kaybolmuş ile cümle
kaybolmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu taş da bir zaman sonra kaybolmuştur.Steinen er senere gått tapt.
Aşırı şekilde hasar görmüş olan orijinali uzun zaman önce kaybolmuştur.Det originale eksemplaret hadde for lenge siden gått tapt.
Ancak seferin lideri ve Eduard Toll ile üç arkadaşı gemiden ayrılarak kuzeye gitmiş ve kaybolmuşlardır.Polarforskeren baron Eduard Toll forlot skipet sammen med tre andre og forsvant.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.En av lærerinnene forsvinner også på mystisk vis.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.Hos de fleste artene er den venstre lungen redusert, eller forsvunnet.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Noe har blitt viktigere og hun vet ikke hva.
Aralarında portre çekimlerinin de bulunduğu fotoğraflarının negatifleri kaybolmuştur.Fotonegativene, bl.a. portrettbildene, er gått tapt.
Bu heykel kaybolmuştur.Stilen som forsvant.
İştah ciddi derecede kaybolmuştur.Arbeidsterapi ble oppfattet som svært viktig.
Yazık ki, tabancam da daha önce kaybolmuştu.Våpenet i seg selv hadde vært brukt tidligere.
Ormanda kaybolmuş, gözleri bağlanmış birisiydim, neresi kuzey neresi güney bilmiyordum.Aku bagaikan seorang pria yang tertutup matanya di hutan, yang bahkan tidak tahu di mana utara atau selatan.
Kitabesi kaybolmuştur.Tanda tangannya hilang.
Tabut ve aracın sürücüsü ise kaybolmuştur.Pengemudi bus dan penumpangnya tewas.
Bu heykel kaybolmuştur.Patung itu sekarang sayangnya hilang.
Kitap kaybolmuştur ve içeriği de bilinmemektedir.Namun sayangnya kitab tersebut hilang dan tidak diketahui keberadaannya.
Annesinin ölümünden sonra ortadan kaybolmuştur.Setelah neneknya meninggal.
Danası kaybolmuş.Peringatan tersebut hilang.
Pilot hatalı seyrüsefer planlaması yapmış veya kaybolmuş olabilir.Pilot otomatis dapat mengalami kegagalan atau tidak berfungsi dengan baik.
Komada, hafızası kaybolmuş bir şekilde uyanır (hiç ölmemiştir).Setelah mewariskan ilmu tersebut Nagaraja pun wafat.
Kuyrukları körelmiş ya da kaybolmuştur.Lambangnya adalah ΔHfθ atau ΔfHθ.
III. Theodosius'un evlenmiş olduğu bilinmektedir ama karısının ismi kaybolmuştur.Setelah kematian Theodora Andronikos menikah lagi, tetapi nama istri keduanya tidak diketahui.
Mağaradan çıktığında ise Ada kaybolmuştur.Saat gagal dan kembali ke tenda ternyata Ida menghilang.
Ama çingenelerin antik büyüleri çok uzun zaman önce kaybolmuştur.Duyên sự tích thần phả của bản xã bị thất lạc đã lâu.
Orijinal nüsha henüz bulunamamıştır ya da kaybolmuştur.Hiện nay bản gốc chữ Hán không còn, và cũng chưa được khắc in.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Châu sau đó cũng biến mất một cách bí ẩn.
Bu medresenin kitabesi varsa da kaybolmuştur.Theo Dương Quảng Hàm, sách này đã thất lạc.
Yazık ki, tabancam da daha önce kaybolmuştu.Trong thời gian đầu họ chưa được trang bị súng đạn.
Ancak bu küçümseme zamanla ortadan kaybolmuştur.Khám phá này đã bị lãng quên vào thời gian đó.
Bu kitap kaybolmuştur.Quyển sách nầy cũng đã mất.
Böylece, akrabalıklar kaybolmuş, aileler parçalanmıştır.Những vụ ly hôn, làm tan vỡ các gia đình.
Komada, hafızası kaybolmuş bir şekilde uyanır (hiç ölmemiştir).生死念書(せいしねんしょ) 一騎討ちの制限時間が無くなる。
Mağaradan çıktığında ise Ada kaybolmuştur.クックが上陸した時、島は無人だった。
Kaybolmuş gemilere yönelik av iki yıl sonra baş göstermiştir.行方不明となったこの船隊の捜索は2年後に始まった。
Manastırın mezarlığı da bugün bütünüyle kaybolmuştur.修道院の建物は現在完全に失われている。
Yaklaşık 90 erkek, 17 kadın ve 11 çocuktan oluşan göçmenler grubu hiç iz bırakmadan ortadan kaybolmuştu.その隊員たちも男90人、女17人、子供11人の植民者達の形跡を見つけられず、戦闘が行われたような兆候も無かった。
Ancak hata yaptığınızı anlayıp o insana geri dönmek istediğinizde o insan yankının içinde kaybolmuştur. "「あなたが人を裁く同じ方法であなたは裁かれ、あなたが使う尺(measure)であなたは計られる(be measured)だろう」。
Aniden ortadan kaybolmuştur.突然彼は失踪した。
Orijinal nüsha henüz bulunamamıştır ya da kaybolmuştur.^ 史実でのリキは行方不明のままであり、現在も発見されていない。
Bu resimlerde anlatım yalınlaşmış, detaylar kaybolmuştur.風化が激しく細部は失われている。
"Öyleyse izninizle efendim..." ve gözden kaybolmus.その際に「すまなかった、どうか許してくれ…」と涙ながらに謝罪し気絶。
Annesinin ölümünden sonra ortadan kaybolmuştur.父親失踪後に母親を失っている。
Rogers muhtemelen Lyme, Connecticut'ta 1820'de doğmuştu, ancak doğum kayıtları kaybolmuştur.メアリー・ロジャースは十中八九、1820年にコネチカット州ライム(Lyme)に生まれたが、ただし誕生の記録は残っていない。
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.また、ヘビの場合、著しく細長くなった体制に応じて左の肺が退化し、右の肺のみが発達する。
Okyanusya'da yaptığı keşifler esnasında kaybolmuştur.休みの日は太平洋で彼女を探している。
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.謎の失踪を遂げたのだ。
Pausanias döneminde hepsi kaybolmuştur.札幌時代に作られた。
Gül ibik tipi zamanla kaybolmuştur.ピンクはその間に逃げてしまった。
Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur.ファラダの死後、未発表作品の多くが失われ、または売却された。
Tutuklular gizlice Almanya'ya taşınmış ve iz bırakmadan kaybolmuşlardı.収監者はドイツへ密かに連行され、まるで夜霧のごとく跡形も無く消え去った。
Bu kitap kaybolmuştur.この草稿は失われてしまっている。
16. yüzyılda yapılmış olan binalar nedeniyle artık kaybolmuşlardır.16世紀に始まった建物の建造によりそれらの区別は失われた。
Persephone'yi kaptığı gibi ortalıktan kaybolmuş.待ち受けていたデスシャドーによって全滅した。
Q metni eğer var olduysa, oldukça erken dönemde kaybolmuş olmalıdır.上王にとって不幸なことに、数の上で優勢であったならばそれはすぐに失われた。
Kitap kaybolmuştur ve içeriği de bilinmemektedir.著書があったようであるが欠損して不明である。
Sözlü dil, kavramsal yazı dilinin ortaya çıkmasıyla ortadan kaybolmuştur.命令形は文法形式上終止形として現れる。
Murgap ve Tecen nehirleri zamanlar çöl içinde kaybolmuştur.銳影 (Ruki)來自失落的沙漠。
Bu kitap kaybolmuştur.此書已散失。
Komada, hafızası kaybolmuş bir şekilde uyanır (hiç ölmemiştir).张俭死后,張氏聽到消息,便号恸而亡。
Bu taş da bir zaman sonra kaybolmuştur.但有一天此劍忽然不見了!
20. yüzyılın başlarında pek çoğu ya kaybolmuştur ya da önemini yitirmiştir.21世纪初,因为各种原因,不少水域已消失或正在消失。