kaybolmuş ile cümle
kaybolmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Pausanias döneminde hepsi kaybolmuştur.În Basarabia, pierduse tot.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Apoi, misteriosul om pur și simplu a dispărut.
Biraz sonra sahne aydinlanir ama Kralice ve Horoz kaybolmuslardir.În partea nordică s-ar vedea ceva, dar tentativele de cățărare sunt ratate.
Bu heykel kaybolmuştur.Această scenă a fost tăiată.
Diğer beş bölüm kaybolmuştur.Az utolsó öt fejezet teljesen hiányzik.
Aynı zamanda gerçekten yoldan çıkmış ve kaybolmuştur.Ám rossz úton járnak és eltévednek.
Fotoğrafları kaybolmuş bir dünyanın canlı resimlerini gösteriyordu.Képek egy eltűnt világból.
1912'den 1923'e kadar 41 film yönetmiştir ancak bunların bazıları kaybolmuştur.1923-ig 41 némafilmet rendezett Svédországban, ezek közül mára sajnos néhány már elveszett.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.A rákok egyes fajainál a hím bal ollója nagyobbodott meg, míg másoknál a jobb.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Vörös Sárkány), majd rejtélyes módon eltűnt.
Çoğu tarihi mobilya kaybolmuştur.Az eredeti bútorzat legnagyobb része elpusztult.
Franklin ve 128 adam bu seferde kaybolmuştur.A házigazda Norvégia ezúttal csak a huszadik helyen végzett.
Aniden ortadan kaybolmuştur.Halála hirtelen következett be.
Annesinin ölümünden sonra ortadan kaybolmuştur.Épp hazaér anyja halála előtt.
14. ve 15. yüzyıllarda kavramsal olarak sözlü konuşmanın işaretleri giderek ortadan kaybolmuştur.A 14. és 15. században a nemesi címerek rang szerint kezdtek elkülönülni egymástól.
Tabut ve aracın sürücüsü ise kaybolmuştur.A kocsis és egy utas meghalt.
Bu kitap kaybolmuştur.E műve elveszett.
Ancak birçok eski yerleşim bugün kaybolmuştur.Az egykori épületegyüttes számos része napjainkban is áll még.
Ama çingenelerin antik büyüleri çok uzun zaman önce kaybolmuştur.Az ősi pogány hiedelmek sokáig fennmaradtak.
1945 hava saldırısının sonucunda Kuki Ailesi’nin belgelerinin çoğu yanmış veya kaybolmuştur.1945-ben Berlin bombázása során a Koehler-gyűjtemény nagy része elégett.
Ordusu kaybolmuştu, kimse gidecek yolu bilmiyordu.Bennünket nem várt senki, nem tudtuk, hova menjünk.
Ama oğlu Rilian kaybolmuştur.Hänen ainut poikansa Rilian on kadonnut.
Bu olaydan sonra kaynaklardan kaybolmuştur.Tämän jälkeen se häviää lähteistä.
Fakat, 1995 SN55 olarak bilinen kaybolmuş centaurun geçmişte daha büyük olduğu biliniyordu.Tosin eräs hävinnyt kentauri 1995 SN55 on todennäköisesti samaa kokoluokkaa.
Meclis dokunulmazlık hakları kaybolmuş ve zaman içinde aşındırılmıştır.Parlamentti menetti merkityksensä ja ajoittain lakkautettiin.
Persephone'yi kaptığı gibi ortalıktan kaybolmuş.Pian vallattiin myös Persepolis.
Çoğu basılmamış, bir kısmı kaybolmuş, arandığı halde bulunamamıştır.Enin osa heistä oli tunnistamatta tai kadoksissa.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Legendan mukaan se kuitenkin katosi mystisesti.
Diğer beş bölüm kaybolmuştur.Lisäksi viisi ilmoitettiin kadonneeksi.
Kız otele geri döndüğünde annesinin ortadan kaybolmuş olduğunu görür.Tytön palatessa hotelliin kukaan ei näytä tuntevan tai muistavan hänen äitiään.
Fotoğrafları kaybolmuş bir dünyanın canlı resimlerini gösteriyordu.Hän maalasi siellä joitakin maalaiselämää kuvanneita teoksia.
Kitabesi kaybolmuştur.Sen käsikirjoitus on kadonnut.
Emek zamanı ve boş zaman arasındaki fark ortadan kaybolmuştur.Työ- ja vapaa-ajan eroa ei nähdä jyrkkänä.
Çocuğun annesi hayatını kaybetmiş, babası ise savaşta kaybolmuştur.Isä on sodassa, totta kai, äitiraukka on kuollut!
Yolcu koltuğunda bıraktığım çanta kaybolmuş!Laukku, jonka jätin auton etupenkille, on poissa!
Yazık ki, tabancam da daha önce kaybolmuştu.Το πιστόλι εν τω μεταξύ έχει εξαφανιστεί.
Bu heykel kaybolmuştur.Το πορτρέτο αυτό φαίνεται πως έχει χαθεί.
İstemli hareketler tümüyle kaybolmuştur.Οι ανεπιθύμητες ενέργειες είναι γενικά ήπιες.
Bundan kısa bir süre sonra ise Bezmen ortadan kaybolmuştur.Τη χρονιά εκείνη ή λίγο αργότερα το Θάρρος εγκαταλείφθηκε.
46.383 kişi kaybolmuş, 29.682 kişi de kaçırılmıştır.1938: συνελήφθησαν 629.695 άτομα και εκτελέστηκαν 328.618.
1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur.Τέλος, 800 από αυτούς κατόρθωσαν να επιβιβαστούν, ενώ 150 πνίγηκαν.
Manastırın mezarlığı da bugün bütünüyle kaybolmuştur.Σήμερα αυτό το μοναστήρι είναι σχεδόν εντελώς απομονωμένο.
Sözde bu tabut kaybolmuş ancak Zwingli nerde olduğunu öğrenmiştir.Ο τόπος ανεύρεσής του δεν είναι γνωστός, λέγεται όμως ότι βρέθηκε στην Ανάφη των Κυκλάδων.
Q metni eğer var olduysa, oldukça erken dönemde kaybolmuş olmalıdır.Ο χαρακτήρας ν λείπει, καθώς εισήχθη πριν από σχετικά λίγο καιρό.
Aynı zamanda gerçekten yoldan çıkmış ve kaybolmuştur.Και αυτό πέρασε απαρατήρητο, και πλέον χαμένο.
Aniden ortadan kaybolmuştur.Απεβίωσε ξαφνικά.
Ona ait olduğu sanılan çok miktarda mücevher de kaybolmuştur.Σε αυτόν βρέθηκαν πολλά χρυσά κοσμήματα.
Bu kitap kaybolmuştur.Και αυτό το κείμενο έχει χαθεί.
Büyük oluk kaybolmuş gibi görünür. bazların eksene açısı 8.8 derecedir.Η κλίση της τροχιάς της Βικτώριας ως προς την εκλειπτική είναι 8,4 μοίρες.
Melaines [1] [2], izleri kaybolmuş antik bir Arcadia kentidir.Οι Μελαινές[1][2] ήταν αρχαία πόλη της Αρκαδίας, τα ίχνη της οποίας έχουν χαθεί.
Bu taş da bir zaman sonra kaybolmuştur.Stenen må altså være rejst før den tid.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.De fleste ormepadder har en veludviklet højre lunge og en relik venstre lunge.
Tek Yüzük Ferah Çayırlar'da kaybolmuş ve uzun süre kimse tarafından bulunamamıştır.Svadilfare forsvandt i skoven og ingen har set ham siden.
Parçaların çoğu kaybolmuş, pek azı elimizde kalmıştır.Mange af dem er forsvundet, eller også er der stort set intet tilbage.
Mezarının yeri kaybolmuştur.Gravstedet er sløjfet.
Emek zamanı ve boş zaman arasındaki fark ortadan kaybolmuştur.Der er et trade-off mellem arbejde og fritid.
Sanatsal mirası bugün nereyse kaybolmuş durumdadır.Ejendommen er i dag nedrevet.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Hun er vågnet og forstod ikke hvad der var sket.
Diğer beş bölüm kaybolmuştur.Fem stærearter er uddøde.
18 kitaplık Chronographia (Χρονογραφία) yazmıştır, başı ve sonu kaybolmuştur.Han skrev en Kronografia (gresk: Χρονογραφία) i 18 bøker hvor begynnelsen og slutten har gått tapt.