kaybolmuş ile cümle
kaybolmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Diğer beş bölüm kaybolmuştur.但仍有5塊下落不明。
Asıl metin kaybolmuş ve geriye sadece bazı parçaları kalmıştır.今碑已破碎,仅剩残片若干块。
Bu at bir gün sahibinin elinden kaçarak kaybolmuş.有一天,一个意外导致他从他主人的车逃了出来。
Rogers muhtemelen Lyme, Connecticut'ta 1820'de doğmuştu, ancak doğum kayıtları kaybolmuştur.로저스는 1820년 코네티컷에서 태어났을 것으로 추측되지만 출생신고서가 남아있지 않다.
Aniden ortadan kaybolmuştur.그리고는 갑자기 사라져버렸다.
Bu kitap kaybolmuştur.프로젝트계가 전멸.
Orijinal nüsha henüz bulunamamıştır ya da kaybolmuştur.홀수 완전수는 아직 발견되지 않았으며 존재하지 않는 것으로 추측된다.
Yazık ki, tabancam da daha önce kaybolmuştu.제하단전에 저의 타격 자세가 비치게 된 것입니다.
Bir süre sonra ortalıklardan o da kaybolmuştur.그 후 스스로 어디론가 사라졌다.
Fakat bu manastır İngiltere'de Protestan Reformu döneminde yıkılmış ve Henry'nin mezarı da kaybolmuştur.그러나 프랑스 대혁명 기간 중 수도원은 파괴되고 그의 무덤과 시신은 실종되었다.
Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur.그가 선종한 후, 그가 반포한 훈령 대부분은 파기되거나 없어져 버렸다.
Bunların birçoğu tarihte kaybolmuştur.현재는 모두 역사속으로 사라졌다.
Kaybolmuş gemilere yönelik av iki yıl sonra baş göstermiştir.החיפוש אחר הספינות הנעדרות החל כעבור שנתיים.
Mezarının yeri kaybolmuştur.הקבר אבד.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.מופיע ונעלם במסתוריות.
Bu kitap kaybolmuştur.ספר זה אבד.
Orta Hindistan'da Kanha Ulusal Parkı dışında barasinga tamamen ortadan kaybolmuştur.במרכז הודו, ברסינגה היערות נעלם לגמרי מלבד בפארק הלאומי קאנאה.
Sonraki birkaç gün Edward ortadan kaybolmuş ve döndüğünde ise Bella'ya ısınmaya başlamıştır.אחרי הערב הזה ברנר נעלם וכשהוא חוזר הם מתחילים לדאוג.
Kitabesi kaybolmuştur.הספר אבד.
Ona ait olduğu sanılan çok miktarda mücevher de kaybolmuştur.רבים מיריביו הצעירים התרברבו שהוא מחוסל.
Her nasılsa "Acil" ibaresi mesajın yolculuğu sırasında kaybolmuştu ve bu birkaç saat kaybettirmiştir.בכל תקופה היסטורית שררו מספר תחבולות ספרותיות, שכעבור זמן מה התיישנו, ואיבדו את אפקט ההזרה שלהם.
Turiddu kendini çok iyi hissetmektedir çünkü Lola ile birleşmiştir ve Santuzzza da ortalıktan kaybolmuştur.Туриду е щастлив, защото е с Лола, а Сантуца я няма.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.След това, непознатият изчезва загадъчно.
Diğer beş bölüm kaybolmuştur.Останалите пет мача са загубени.
Asıl metin kaybolmuş ve geriye sadece bazı parçaları kalmıştır.Текстът се е загубил, останали са само фрагменти.
9. ve 12. yüzyıllarda puzolan bile Avrupa'da kaybolmuştur.През 1-2 век те са изчезнали и в Източна Европа.
18 kitaplık Chronographia (Χρονογραφία) yazmıştır, başı ve sonu kaybolmuştur.Неговата „Хронография“ или „Всемирна хроника" съдържа 18 книги, като началото и краят и са изгубени.
Bu heykel kaybolmuştur.Впоследствие тази статуя е изгубена.
Uygulamanın kaynağı, tarihin derinliklerinde kaybolmuştur.Корените му се губят дълбоко в историята.
Bu labirentlerde, kaybolmuş kişilerin iskeletleri halen mevcuttur.Там щели да се намират бюстове на все още живи личности.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.Подобно на змиите и при безкраките земноводни е развита само дясната част на белия дроб.
Antenler kaybolmuştur.Антените при тях липсват.
Bir kısmı ise tamamen kaybolmuştur.Някои от тях почти изчезват.
1275 kişi ise rehin alınmış ve 150 kişi ise kaybolmuştur.Неделя“ са загинали не десетки, а 150 човека.
Ancak bu küçümseme zamanla ortadan kaybolmuştur.Но както се забелязва това дразнене изчезва с времето.
Saat 23:00’e geldiğinde Rus filosu ortadan kaybolmuştur.Около 11.00 руският крайцер потъва.
Bu nedenle bu ormanda çok fazla kişi kaybolmuştur.За този период от време са унищожени много гори.
Mina, Tahran sokaklarında kaybolmuş birinci sınıf öğrencisi bir kızdır.Тара е първа година ученичка в Националната танцова академия в Сидни.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.Kod većine drugih zmija se lijevo plućno krilo snažno odgradilo, a desno se izdužilo.
Aniden ortadan kaybolmuştur.No Gospa je odjednom nestala.
Kitabesi kaybolmuştur.Njegovi tekstovi su izgubljeni.
Bir kısmı ise tamamen kaybolmuştur.Ova je u cijelosti izgubljena.
Mezarının yeri kaybolmuştur.Nažalost, njena grobnica je uništena.
Bu tablolardan biri bugün mevcut iken diğer kaybolmuştur.Dok su jedni nastajali, drugi su nestajali.
Bu olaydan sonra kaynaklardan kaybolmuştur.Oni postoje i nakon što se ukloni njihov izvor.
Bunların birçoğu tarihte kaybolmuştur.Mnogi podaci o njoj još nedostaju.
Aynı zamanda gerçekten yoldan çıkmış ve kaybolmuştur.A zneužívaný aj skutočne bol.
Q metni eğer var olduysa, oldukça erken dönemde kaybolmuş olmalıdır.Namiesto toho, W by mal začať čo najskôr.
Kuyrukları körelmiş ya da kaybolmuştur.Chvost je zakrpatený alebo chýba.
Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur.Veľa jeho návrhov bolo dokončených alebo realizovaných až po jeho smrti.
Fakat günümüzde bu gelenekler kaybolmuştur.V súčasnosti sa tieto tradície porušujú.
Yürüyüş patikasını bulamayan Trisha kaybolmuştur.Lizzie si myslí, že prechádzka sa neuskutoční.
Alice ise gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Vedci však začínajú jeden po druhom záhadne miznúť.
Ama deniz yarlamamış Kutsal Toprakların yakınlarına bile varamadan ortadan kaybolmuşlardır.Presídlením by navyše stratili svoje posvätné miesta.
Kitap kaybolmuştur ve içeriği de bilinmemektedir.Ako sa knihy stratili, nie je známe.
Tabut ve aracın sürücüsü ise kaybolmuştur.Z vozňa bolo odstránené stanovisko vodiča a elektrická výzbroj.
İstediği şeye tam olarak ulaşamayınca her şeyini toplayıp ortadan kaybolmuştur.Ker pa ji ni mogel dati vsega, kar je hotela, ga je zapustila.
Aralarında portre çekimlerinin de bulunduğu fotoğraflarının negatifleri kaybolmuştur.Negativi fotografij, med njimi tudi posnetki portretov, so se izgubili.
Bu kitap kaybolmuştur.Ta osnutek je izgubljen.
Dünya her zaman olduğu gibidir ancak bütün insanlar kaybolmuştur.Vse je kot nekdaj, le srca ...