kaybolmuş ile cümle

kaybolmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Çocuğun annesi hayatını kaybetmiş, babası ise savaşta kaybolmuştur.Matka dziecka ledwo co zmarła a ojciec jest na wojnie.
Her biri kendi düşüncelerinde kaybolmuş gibidir.Kobieta wydaje się zagubiona we własnych myślach.
Aşırı şekilde hasar görmüş olan orijinali uzun zaman önce kaybolmuştur.Współczuję ludziom, którzy zmarli odrobinę za wcześnie.
In ALCHEMIA (şimdilerde kaybolmuştur).Annunziata (obecnie zniszczona).
Bu nedenle bu ormanda çok fazla kişi kaybolmuştur.W związku z tym występuje tu dużo nieużytków i lasów.
Adada ise Claire kaybolmuştur.Jednak Jack nie wyznaje, że spotkał Claire na wyspie.
Asıl metin kaybolmuş ve geriye sadece bazı parçaları kalmıştır.Nie zachowało się jednak w całości, pozostały tylko fragmenty.
Cenazesi Eyüp Mezarlığı’na defnedildi ancak mezarı daha sonra kaybolmuştur.Zachował się cmentarz, choć większość grobów jest zniszczona”.
Tabut ve aracın sürücüsü ise kaybolmuştur.Zmniejszony został także kokpit oraz kierownica.
Bunların birçoğu tarihte kaybolmuştur.W ciągu wieków wiele z nich zaginęło.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Hon försvinner sedan på ett mystiskt sätt.
Bu efsaneye göre yeryüzünde kaybolmuş her şey ayda bulunmaktadır.Dessa fakta behandlas i boken, som beskriver katastrofen minut för minut.
Hindistan'ın tarım ürünlerinin üçte biri bozulmadan kaybolmuştur.En tredjedel av den köpta maten äts inte utan slängs.
Ama oğlu Rilian kaybolmuştur.Endast hans dotter Rusalka är olycklig.
Kız otele geri döndüğünde annesinin ortadan kaybolmuş olduğunu görür.Tillbaka på hotellet får hon veta att hon redan har checkat ut.
Bu labirentlerde, kaybolmuş kişilerin iskeletleri halen mevcuttur.Få spår av de förkeltiska invånarna finns kvar.
Lyon'daki açık hava heykelleri, Fransız Devrimi sırasında kaybolmuştur.De sista feodala skulderna i Frankrike försvann under franska revolutionen.
Bu heykel kaybolmuştur.Denna sten har försvunnit.
Bu taş da bir zaman sonra kaybolmuştur.Men stenen har därefter försvunnit.
Kulakları kıllar arasında kaybolmuştur.Håret skulle sticka ut bakom öronen.
Ama çingenelerin antik büyüleri çok uzun zaman önce kaybolmuştur.Universalgenier har naturligtvis funnits långt innan dess.
Vimana ‘nın bu bölümü genelde zamanla kaybolmuş ve metalik bir tepelikle değiştirilmiştir.Systemet är officiellt avskaffat i de flesta länder och ersatt av metersystemet.
Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur.De flesta av hans verk är försvunna eller förstörda.
Sözlü dil, kavramsal yazı dilinin ortaya çıkmasıyla ortadan kaybolmuştur.Lag skrivna med kursiv text finns inte längre.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Hon skall dock ha deporterats vidare, men vart är inte känt.
Bu olaydan sonra kaynaklardan kaybolmuştur.Після цього він зникає з наших джерел.
Fakat, 1995 SN55 olarak bilinen kaybolmuş centaurun geçmişte daha büyük olduğu biliniyordu.Однак, за сучасними даними, відкритий 1995 року кентавр 1995 SN55 може бути трохи більшим.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Потім вона зникає таємничим чином.
Bu heykel kaybolmuştur.Та обладунок зник.
Antenler kaybolmuştur.Нині антени демонтовано.
Pers arşivleri kaybolmuştur, o dönem ait bu savaşın Pers kaynakları yoktur.Перські архіви були втрачені, таким чином, немає жодних перських джерел, сучасних до тієї війни.
Fakat günümüzde bu gelenekler kaybolmuştur.Зараз ці традиції зникли.
Mezarının yeri kaybolmuştur.Могилу його втрачено.
Arthur, Lucinda daha küçük bir kız iken kaybolmuştur.Родина переїхала до Філадельфії, коли Люсіль була ще маленькою.
Çoğu tarihi mobilya kaybolmuştur.Більшість сучасних будівель вистояли.
Ama oğlu Rilian kaybolmuştur.Дочка Ріплі була живою.
Bu kitap kaybolmuştur.Ця робота втрачена.
Bu resimlerde anlatım yalınlaşmış, detaylar kaybolmuştur.Зображення і напис так само досить чіткі, втрачено лише незначні деталі.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Як саме він зник не залишивши жодної згадки, невідомо.
18 kitaplık Chronographia (Χρονογραφία) yazmıştır, başı ve sonu kaybolmuştur.Zde napsal osmnáct knih Chronographia (Χρονογραφία), jejichž začátek a konec jsou ztraceny.
Adada ise Claire kaybolmuştur.Aaron se narodil Claire na ostrově.
Sanatsal mirası bugün nereyse kaybolmuş durumdadır.Tato umělecká díla jsou dnes ztracená.
İstediği şeye tam olarak ulaşamayınca her şeyini toplayıp ortadan kaybolmuştur.Když okamžitě nedostala co chtěla, rozhodla se odejít.
Gizemli bir şekilde ortadan kaybolmuştur.Pak stejně tajemně zmizí.
Hindistan'ın tarım ürünlerinin üçte biri bozulmadan kaybolmuştur.Asi jedna čtvrtina kamenné hmoty zůstává stále nezvěstná.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.U cecílie kroužkované je ovšem vyvinuta pouze pravá plíce, druhá je nefunkční.
Ancak bilinmeyen bir şekilde ortadan kaybolmuştur ve ne olduğu bilinmemektedir.Zdá se, že byli vypařeni, ale není jasné jak a proč.
Kitap kaybolmuştur ve içeriği de bilinmemektedir.Jeden prsten zmizel a nikdo o něm nevěděl.
Bir süre sonra ortalıklardan o da kaybolmuştur.Ty po čase naštěstí odezněly.
Rogers muhtemelen Lyme, Connecticut'ta 1820'de doğmuştu, ancak doğum kayıtları kaybolmuştur.Daniel Block se narodil pravděpodobně v Čechách v roce 1802, ale nenalezl se žádný záznam o narození.
Yazık ki, tabancam da daha önce kaybolmuştu.Podobné zbraně ale existovaly i dříve.
Böylece, akrabalıklar kaybolmuş, aileler parçalanmıştır.Pokračujte, apelují příbuzní.
Katiller, bir süre sonra havanın kararmasıyla gözden kaybolmuşlardı.Radní se oprávněně obávali zhoršeného ovzduší.
Bu efsaneye göre yeryüzünde kaybolmuş her şey ayda bulunmaktadır.V dochovaném textu je zmínka o zákrytu planety Měsícem.
Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur.Téměř všechny jeho spisy byly později ztraceny nebo zničeny.
Bu tablolardan biri bugün mevcut iken diğer kaybolmuştur.Dupa ce s-a făcut o popicărie modernă, celelalte au dispărut.
Aniden ortadan kaybolmuştur.Moartea sa a survenit brusc.
Kuyrukları körelmiş ya da kaybolmuştur.Vârfurile sunt zimțate sau despicate.
Annesinin ölümünden sonra ortadan kaybolmuştur.Dar ea a suferit după decesul mamei ei.
Bir süre sonra ortalıklardan o da kaybolmuştur.A dispărut și el după aceea, în împrejurări ciudate.

İlgili Sayfalar