kaybolmuş ile cümle
kaybolmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ben yatakta izlemekte döndü, ama ortadan kaybolmuştu.I turned round from eyeing the bed, but he had disappeared.
Dediklerine göre 10 yıl önce bir hasta kaybolmuş.They say 10 years ago, a patient disappeared.
1974 senesinde genç ve saftım; dünyamın içinde kaybolmuştum.In 1974, I was young, I was naive, and I was pretty lost in my world.
Karıştırılıp alınmış ve başka yerde kaybolmuş olabilir mi?Could it have gotten mixed up and gone somewhere else?
Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum; Kulunu ara, Çünkü buyruklarını unutmadım ben.I have gone astray like a lost sheep. Seek your servant, for I don't forget your commandments.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.But he answered, "I wasn't sent to anyone but the lost sheep of the house of Israel."
Çünkü benim bu oğlum ölmüştü, yaşama döndü; kaybolmuştu, bulundu.› Böylece eğlenmeye başladılar.for this, my son, was dead, and is alive again. He was lost, and is found.' They began to celebrate.
İşte bunlar kendilerine yazık edenlerdir. Uydurdukları putlar da onlardan uzaklaşıp kaybolmuştur.They are verily those who exceeded themselves, and the (gods) they invented abandoned them.
Onlar, kişiliklerini yitirenlerdir. Uydurdukları şeyler bile kendilerini terkedip kaybolmuştur.They are verily those who exceeded themselves, and the (gods) they invented abandoned them.
Bu arada balık, denizde yolunu bulup kaybolmuştu.(The dead fish came alive and went into the water.)
Beklenmeyen veri sonu. Bazı bilgiler kaybolmuş olabilir.& Remove '%1 '
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.Object design may be corrupted.
Tutuklanan fakat kısa sürede serbest bırakılan Milenkoviç olayın ardından ortadan kaybolmuştu.Arrested but soon released, Milenkovic then disappeared.
Bunlar 1990'ların ortalarında uygulamaya konmasına karşın, kentsel kesimlerde ortadan kaybolmuş.These were adopted in the mid-1990s, but have disappeared from urban areas.
Suçlamanın yayınlanmasından kısa bir süre sonra Gotovina ortadan kaybolmuştu.Shortly after his indictment was made public, Gotovina went into hiding.
Stamboliç Ağustos 2000'de Belgrad'da bir parkta sabah koşusu sırasında ortadan kaybolmuştu.Stambolic disappeared while jogging in a Belgrade park in August 2000.
In ALCHEMIA (şimdilerde kaybolmuştur).In ALCHEMIA (not now extant).
Sonrasında Lazo, Vsevolod Sibirtsev ve Alexey Lutski ile birlikte kaybolmuştur.Then, Lazo disappeared, along with Vsevolod Sibirtsev and Alexey Lutski.
21 Nisan 2021 tarihinde Nanggala Bali'nin kuzeyinde derin sularda kaybolmuştur.On 21 April 2021, Nanggala went missing in deep waters during a torpedo drill north of Bali.
Dönem [Cauchy 1897, s. 26] ile ortadan kaybolmuştu."The period had disappeared by [Cauchy 1897, p. 26]."
Ancak eser gözden geçirilirken kaybolmuş, daha sonra bir daha bulunamamıştı.[1]However, the work was lost while being reviewed, never to be found thereafter.[1]
Destanlar için favori bir konuydu ama ne yazık ki bu destanların hepsi artık kaybolmuştur.It was a favorite topic for epics, but, unfortunately, all of these epics are now lost.
Theseus'un hikayesinde aniden kopan üçüncü kitabın bir kısmı kaybolmuştur.Part of the third book, which breaks off abruptly in the story of Theseus, has been lost.
Enstrüman 13. yüzyılda kaybolmuştu veya terk edilmişti.The instrument was lost or abandoned around the 13 century A.D.
Bu oyunların tümü kaybolmuştur ve yalnızca referanslar ve parçalar kalmıştır.All of these plays are lost, and only testimonia and fragments remain.
Ancak, literatürde 1939'dan sonra yavaş yavaş kaybolmuştur.The term was phased away soon after 1939.
Kaybolmuş hissediyorum, kötü anlamda değil, hayatın içinde kaybolmuş hissediyorum." [1]I feel lost, not in a bad way, but just lost in life."[22]
Kendimi toplu bir delilik denizinde kaybolmuş dümensiz bir tekne gibi hissettim.I felt like a rudderless boat, lost on a sea of collective insanity.
Felix ve Regula'nın kafaları kaybolmuş olsaydı, bu bir kargaşaya neden olurdu.Wären die Häupter von Felix und Regula verschwunden gewesen, so hätte dies für Aufsehen gesorgt.
Kitabesi kaybolmuştur.Die Schrift ist jedoch verlorengegangen.
Antenler kaybolmuştur.Antennen fehlen.
10.000 yıl önce Homotherium ve Smilodon cinslerinin en son temsilcileri de ortadan kaybolmuştur.Vor etwa 10.000 Jahren verschwanden die letzten Vertreter mit den Gattungen Homotherium und Smilodon.
Kanton Schwyz' ait olan mühür 1330 ile 1920 arasında kaybolmuştur.Das Siegel von Schwyz ging zwischen 1330 und 1920 verloren.
Bunların birçoğu tarihte kaybolmuştur.Viele davon sind nicht datiert.
Manastırın mezarlığı da bugün bütünüyle kaybolmuştur.Das Kloster ist heute vollständig verschwunden.
Aralarında portre çekimlerinin de bulunduğu fotoğraflarının negatifleri kaybolmuştur.Die Negative der Fotos, darunter Portrait-Aufnahmen, sind verloren gegangen.
Türkiye'de 8 kuş türü son 50 yıl içinde ortadan kaybolmuştur.Er ist eine der fünf Vogelarten, die man in den letzten 50 Jahren in Australien neu entdeckt hat.
Kız otele geri döndüğünde annesinin ortadan kaybolmuş olduğunu görür.Nach der Rückkehr ins Hotelzimmer stellt sie plötzlich fest, dass ihre Mutter im Bett verstorben ist.
Kulakları kıllar arasında kaybolmuştur.Zwischen seinen Ohren steht Galantis.
Bu kitap kaybolmuştur.Diese Schrift ist jedoch verlorengegangen.
Emek zamanı ve boş zaman arasındaki fark ortadan kaybolmuştur.Es gab keine Trennung zwischen Arbeit und Freizeit.
Bu nedenle bu ormanda çok fazla kişi kaybolmuştur.Dadurch gingen in der Vergangenheit viele Waldbestände verloren.
Böylece, akrabalıklar kaybolmuş, aileler parçalanmıştır.Die Stadt ist zerstört, seine Angehörigen verschwunden.
Diğer beş bölüm kaybolmuştur.Fünf weitere Gattungen sind ausgestorben.
Aniden ortadan kaybolmuştur.Doch ist sie plötzlich verschwunden.
Mezarının yeri kaybolmuştur.Sein Grab ist verschollen.
Ölümünden sonra eserlerinin birçoğu gizlenmiş veya kaybolmuştur.In den Kriegswirren verschwanden viele seiner Werke oder wurden zerstört.
Aynı zamanda gerçekten yoldan çıkmış ve kaybolmuştur.Sie haben dasselbe Schicksal erlitten und sind verschwunden.
Lyon'daki açık hava heykelleri, Fransız Devrimi sırasında kaybolmuştur.Der Aufenthalt im französischen Lyon fiel in die Zeit der Revolution.
Bu tablolardan biri bugün mevcut iken diğer kaybolmuştur.Eine befindet sich dort noch heute, die andere ist mittlerweile verschollen.
Her nasılsa "Acil" ibaresi mesajın yolculuğu sırasında kaybolmuştu ve bu birkaç saat kaybettirmiştir.Einige Kontakte überdauerten in Briefform die Zeit der Reise und erstreckten sich auf die Zeit danach.
Bundan kısa bir süre sonra ise Bezmen ortadan kaybolmuştur.Kurz nach seinem Auftauchen ist er spurlos verschwunden.
Ancak bu küçümseme zamanla ortadan kaybolmuştur.Diese abwertende Färbung ist jedoch mit der Zeit verloren gegangen.
Çoğu basılmamış, bir kısmı kaybolmuş, arandığı halde bulunamamıştır.Der obere Teil fehlt und wurde trotz Suche nicht gefunden.
Komada, hafızası kaybolmuş bir şekilde uyanır (hiç ölmemiştir).Es verbleibt nach dessen Tod seinen Hinterbliebenen als Andenken.
Bu olaydan sonra kaynaklardan kaybolmuştur.Danach verschwanden sie aus den Quellen.
Bir kısmı ise tamamen kaybolmuştur.Andere verschwanden vollkommen.
Figürlerdeki detaylar ise kaybolmuş gibiydi.Die Karten jedoch scheinen verloren gegangen zu sein.
Tabut ve aracın sürücüsü ise kaybolmuştur.Der Rennwagen samt Fahrer wird abgeschleppt.
Tamamen kaybolmuş bir halde iken 1951'den itibaren kazılarla büyük bir kısmı ortaya çıkarılmıştır.Der größte Teil des gesamten Gebietes hatte seit 1951 nicht mehr gebrannt.