kaybolmuş ile cümle

kaybolmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.Objectontwerp is mogelijk beschadigd.
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.Objektdesign er måske korrumperet.
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.Objektin rakenne on mahdollisesti vioittunut.
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.Objektkonstruktionen kan vara förstörd.
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.O desenho do pode estar corrompido.
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.Zasnova predmeta je mogoče pokvarjena.
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.Το σχέδιο του αντικειμένου μπορεί να είναι κατεστραμμένο.
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.Дизайна на обекта може би е повреден.
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.Напевно, пошкоджено дизайн об' єкта.
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.Проект объекта может быть повреждён.
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.كائن تصميم أيار.
Nesne tasarımı kaybolmuş olabilir.オブジェクトデザインが壊れている可能性があります。
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş..
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş.Phản xạ tủy sống đã bị mất.
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş.Reflejos del médula espinal se han perdido.
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş.Reflexos na medula espinhal foram perdidos.
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş.Tous ses réflexes dans le cordon médullaire ont été perdus.
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş.רפלקסים בחוט שדרת אבדו.
Omurilik yılında Refleksleri kaybolmuş.さえ最新のテスト、_後の患者の脳波
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Ale než som sa k nemu dostala, bola som úplne stratená.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu. Artık kim olduğumu bilmiyordum.Ale než jsem se k němu dostala, byla jsem ztracená. už jsem vůbec nevěděla, kdo jsem.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Bevor ich ihn traf, fühlte ich mich unendlich verloren.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Dar înainte de a ajunge la el am fost atât de dezorientată.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.De mielőtt elmentem hozzá, nagyon el voltam veszve.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.그를 만나기 전에 저는 갈피를 못 잡고 있었어요.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Maar voor ik bij hem kwam, was ik zo verloren.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Mais avant que j'arrive chez lui, j'étais tellement perdue.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Mas antes de chegar até ele, eu sentia-me tão perdida.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Men innan jag kom till honom var jag fullständigt borta.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Nhưng trước khi gặp anh ta, tôi đã rất mất định hướng.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Pero antes de ir a verlo, me sentía tan perdida.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Prima di andare da lui, mi sentivo persa.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Tapi sebelum saya bertemu dia, saya benar-benar tersesat.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Zanim dotarłam do niego byłam zagubiona.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Αλλά πριν πάω σε αυτόν, ήμουν χαμένη.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Но перед тем как я попала к нему, я была ужасно растеряна.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Но преди да отида при него, бях толкова загубена.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.Проте перед знайомством з ним я була розгублена.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.אבל לפני שהגעתי אליו, הייתי פשוט אבודה.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.لكن قبل أن أصل إليه ، كنت ضائعة.
Ona gitmeden önce, kaybolmuştu.わからない状態でした
O zaman tamamen tablonun içinde kaybolmuş haldeyim.c'est quand je me perds complètement dedans.
O zaman tamamen tablonun içinde kaybolmuş haldeyim.E' quando mi ci perdo completamente.
O zaman tamamen tablonun içinde kaybolmuş haldeyim.Es cuando estoy completamente hay perdido.
O zaman tamamen tablonun içinde kaybolmuş haldeyim.itu adalah ketika aku benar-benar hilang di sana.
O zaman tamamen tablonun içinde kaybolmuş haldeyim.Wtedy czuję się kompletnie zagubiony.
O zaman tamamen tablonun içinde kaybolmuş haldeyim.Τότε είμαι πραγματικά χαμένος σ' αυτό.
O zaman tamamen tablonun içinde kaybolmuş haldeyim.כשאני לגמרי בתוך העבודה.
"Roma vatandaşlarına değil, kaybolmuş koyunlara gidin."Geht nicht den Weg des Heiden, sondern geht zu den verlorenen Schafen."
"Roma vatandaşlarına değil, kaybolmuş koyunlara gidin. Kim olduğunu bilmeyen insanlara gidin."이방인의 길을 안 갈 하지만 잃어버린된 양 들을 보다가. 그들이 누군지 모르는 사람에 게가 서
"Roma vatandaşlarına değil, kaybolmuş koyunlara gidin. Kim olduğunu bilmeyen insanlara gidin."لا تذهبوا في طريق الوثنيون، لكن فضلاً اذهبوا إلى الخروف الضائع. اذهبوا للناس الذين لايعرفون من هم،
"Roma vatandaşlarına değil, kaybolmuş koyunlara gidin."μην πηγαίνετε προς τους ειδωλολάτρες, καλύτερα πηγαίνετε προς τα απολωλότα πρόβατα.
Sonunda Irak'tan ayrıldığımda, kaybolmuştum.Als ich den Irak schließlich hinter mir ließ, war ich orientierungslos.
Sonunda Irak'tan ayrıldığımda, kaybolmuştum.Când m-am întors din Iraq, eram pierdut.
Sonunda Irak'tan ayrıldığımda, kaybolmuştum.Cuando finalmente dejé Iraq, me encontraba perdido.
Sonunda Irak'tan ayrıldığımda, kaybolmuştum.Když jsem konečně opustil Irák, byl jsem ztracený.
Sonunda Irak'tan ayrıldığımda, kaybolmuştum.Khi tôi trở về từ I-rắc, tôi bị mất phương hướng.
Sonunda Irak'tan ayrıldığımda, kaybolmuştum.마침내 이라크를 떠났을 때 저는 어찌할 줄을 몰랐습니다.
Sonunda Irak'tan ayrıldığımda, kaybolmuştum.Lorsque j'ai finalement laissé l'Irak derrière moi, j'étais perdu.
Sonunda Irak'tan ayrıldığımda, kaybolmuştum.Mikor végre eljöttem Irakból, elveszett lettem.

İlgili Sayfalar