kaybolmuş ile cümle

kaybolmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Dediklerine göre 10 yıl önce bir hasta kaybolmuş.On m'a dit qu'un patient avait disparu il y a dix ans.
Dediklerine göre 10 yıl önce bir hasta kaybolmuş.Se spune cã acum 10 ani, a dispãrut un pacient.
Dediklerine göre 10 yıl önce bir hasta kaybolmuş.Λένε οτί πριν από 10 χρόνια, εξαφανίστηκε ένας ασθενής.
Devasa Pasifikte kaybolmuş bir dünyaMột thế giới mất hút giữa Thái Bình Dương bao la
Devasa Pasifikte kaybolmuş bir dünyaO lume rătăcită în vastitatea Pacificului.
Devasa Pasifikte kaybolmuş bir dünyaSvět ztracený v rozlehlosti Pacifiku.
Devasa Pasifikte kaybolmuş bir dünya'Ενας κόσμος χαμένος στην απεραντοσύνη του Ειρηνικού.
Devasa Pasifikte kaybolmuş bir dünyaМир, затерянный на просторах Тихого океана.
Devasa Pasifikte kaybolmuş bir dünya.עולם אבוד במרחב האוקיאנוס השקט
Devasa Pasifikte kaybolmuş bir dünyaالعالم الضائع في سعة المحيط الهادي
Heykelin orijinal halinde, gözleri de olmalı, sanırım kaybolmuşlar.Стоит только посмотреть на глаза или рот, и вы увидите пустоту внутри.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Ale on odpovedal a riekol: Nie som poslaný, iba k ovciam, zahynulým z domu Izraelovho.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.A on odpowiadając rzekł: Nie jestem posłany, tylko do owiec, które zginęły z domu Izraelskiego.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Drept răspuns, El a zis: ,,Eu nu sînt trimes decît la oile pierdute ale casei lui Israel.``
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Er antwortete aber und sprach: Ich bin nicht gesandt denn nur zu den verlorenen Schafen von dem Hause Israel.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Han svarade och sade: »Jag är icke utsänd till andra än till de förlorade fåren av Israels hus.»
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Hän vastasi ja sanoi: "Minua ei ole lähetetty muitten kuin Israelin huoneen kadonneitten lammasten tykö".
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Il répondit: Je n`ai été envoyé qu`aux brebis perdues de la maison d`Israël.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Jezus zei tegen de vrouw: "Ik ben gestuurd om de Joden te helpen en niet de andere volken."
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.예수께서 대답하여 가라사대 나는 이스라엘 집의 잃어버린 양 외에는 다른데로 보내심을 받지 아니하였노라 하신대
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Ma egli rispose: «Non sono stato inviato che alle pecore perdute della casa di Israele»
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Men han svarede og sagde: "Jeg er ikke udsendt uden til de fortabte Får af Israels Hus."
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Men han svarte og sa: Jeg er ikke utsendt til andre enn de fortapte får av Israels hus.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Ngài đáp rằng : Ta chịu sai đến đây , chỉ vì các con_chiên lạc mất của nhà Y-sơ-ra-ên đó thôi .
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Ngài đáp rằng: Ta chịu sai đến đây, chỉ vì các con chiên lạc mất của nhà Y-sơ-ra-ên đó thôi.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.On pak odpověděv, řekl: Nejsem poslán než k ovcem zahynulým z domu Izraelského.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.On pa odgovori in reče: Nisem poslan, razen le k izgubljenim ovcam Izraelove hiše.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Õ pedig felelvén, monda: Nem küldettem, csak az Izráel házának elveszett juhaihoz.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Respondeu-lhes ele: Não fui enviado senão �s ovelhas perdidas da casa de Israel.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Yesus menjawab, "Aku diutus hanya kepada bangsa Israel, khususnya kepada mereka yang sesat.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Y respondiendo dijo: --Yo no he sido enviado sino a las ovejas perdidas de la casa de Israel
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Ο δε αποκριθεις ειπε Δεν απεσταλην ειμη εις τα προβατα τα απολωλοτα του οικου Ισραηλ.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.А Той в отговор каза: Аз не съм пратен, освен до загубените овце от Израилевия дом.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Він же, озвавшись, рече: Послано мене тільки до загублених овечок дому Ізраїлевого.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.Он же сказал в ответ: Я послан только к погибшим овцам дома Израилева.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.ויען ויאמר לא שלחתי כי אם אל הצאן האבדות לבית ישראל׃
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.فاجاب وقال لم أرسل الا الى خراف بيت اسرائيل الضالة.
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.耶 穌 說 、 我 奉 差 遣 、 不 過 是 到 以 色 列 家 迷 失 的 羊 那 裡 去
İsa, ‹‹Ben yalnız İsrail halkının kaybolmuş koyunlarına gönderildim›› diye yanıtladı.耶穌說 、 我 奉 差遣 、 不 過 是 到 以色列 家 迷失 的 羊 那 裡去
Itjtawy adında binlerce yıldır kaybolmuş eski bir Mısır şehrini nasıl bulabildik.이치타위(Itjtawy)라는 고대 이집트 도시를 찾았는지 보여드리겠습니다.
Itjtawy adında binlerce yıldır kaybolmuş eski bir Mısır şehrini nasıl bulabildik.Itjtawy, te vinden die duizenden jaren lang onvindbaar was.
Itjtawy adında binlerce yıldır kaybolmuş eski bir Mısır şehrini nasıl bulabildik.Itjtawy több ezer éve eltűnt városát, megtaláljuk.
Itjtawy adında binlerce yıldır kaybolmuş eski bir Mısır şehrini nasıl bulabildik.llamada Ity-tauy, perdida durante miles de años.
Itjtawy adında binlerce yıldır kaybolmuş eski bir Mısır şehrini nasıl bulabildik.על מנת למצוא עיר מצרית קדומה, שנקראת איטג'טאווי, שעקבותיה נעלמו למשך אלפי שנים.
Itjtawy adında binlerce yıldır kaybolmuş eski bir Mısır şehrini nasıl bulabildik.للعثور على مدينة مصرية قديمة، تدعى إيتجتاوي، مفقودة منذ آلاف السنين.
Itjtawy adında binlerce yıldır kaybolmuş eski bir Mısır şehrini nasıl bulabildik.イチタウイと呼ばれる 古代都市を見つけたのか ということです イチタウイは約4000年前
Itjtawy adında binlerce yıldır kaybolmuş eski bir Mısır şehrini nasıl bulabildik.搵到一座消失咗幾千年嘅 埃及古城伊塔威
Karıştırılıp alınmış ve başka yerde kaybolmuş olabilir mi?Bisa saja itu tercampur dan pergi di tempat lain?
Karıştırılıp alınmış ve başka yerde kaybolmuş olabilir mi?Est-ce qu'elle aurait pu être mélangée avec autre chose et être autre part ?
Karıştırılıp alınmış ve başka yerde kaybolmuş olabilir mi?Könnte es durcheinander gebracht werden <br />und woanders hingegangen ist?
Karıştırılıp alınmış ve başka yerde kaybolmuş olabilir mi?Może jest gdzieś indziej?
Karıştırılıp alınmış ve başka yerde kaybolmuş olabilir mi?Poate c-a ajuns in alta parte?
Karıştırılıp alınmış ve başka yerde kaybolmuş olabilir mi?Potrebbe essere che nella confusione sia andato a finire da qualche altra parte?
Karıştırılıp alınmış ve başka yerde kaybolmuş olabilir mi?Μπορεί να ανακατεύτηκε και να να πήγε κάπου αλλού;
Karıştırılıp alınmış ve başka yerde kaybolmuş olabilir mi?Они могли с чем-то другим перемешаться в другом месте?
Karıştırılıp alınmış ve başka yerde kaybolmuş olabilir mi?هل يمكن انها جمعت مع الاشياء الاخرى و اخدت الى مكان اخر ؟
Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum; Kulunu ara, Çünkü buyruklarını unutmadım ben.(118:176) Я заблудился, как овца потерянная: взыщи раба Твоего, ибо я заповедей Твоих не забыл.
Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum; Kulunu ara, Çünkü buyruklarını unutmadım ben.Błądzę jako owca zgubiona, szukajże sługi twego; boć przykazaó twoich nie zapominam.
Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum; Kulunu ara, Çünkü buyruklarını unutmadım ben.Blodim kakor ovca izgubljena, išči svojega hlapca, ker zapovedi tvojih nisem pozabil.
Kaybolmuş koyun gibi avare dolaşıyordum; Kulunu ara, Çünkü buyruklarını unutmadım ben.Bloudím jako ovce ztracená, hledejž služebníka svého, neboť se na přikázaní tvá nezapomínám.

İlgili Sayfalar