Ana içeriğe geç
Sözlük

kaybolma ile cümle

kaybolma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yıldırım topunun kaybolması genllikle anidir ve sessiz ya da patlayarak olabilir.Lampka powinna palić się bez przerwy, nawet wtedy, gdy synagoga jest pusta lub zamknięta.
Destiny'nin su rezervleri gizemli bir şekilde kaybolmaktadır.Terrängen runt Misty Pass är lite bergig.
Örgüt, yaklaşık 700 kişinin kaybolması ve ölümünden sorumlu tutulmuştur.Han anses idag vara skyldig till hundratusentals människors död eller försvinnande.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Дивним чином жоден з них не був пошкоджений і не загубився.
Çocuk oyunlarıda giderek kaybolmaktadır.Ігри дітей стають дедалі більш похмурими.
Ticari uzay aracı Nostromo'nun kaybolmasının üzerinden 15 sene geçmiştir.Події розвиваються за 15-ть років після катастрофи на «Ностромо».
Yeğenlerinin kaybolmasının bu testere cinayetleri ile ilgisi olduğunu düşünmektedir.Все це посилювало підозри на причетність батьків до вбивства.
1958'de COSATAN'ın ortadan kaybolmasıyla birlikte her iki maden de 1960'ta terk edildi.У 1958 році компанія COSATAN була закрита, а в 1960 припинилася робота на обох виробництвах.
Onun ortadan kaybolması çekimleri aksatır.Z jeho zmizení je zdrcená.
Doğal ortamnın kaybolması bu türü tehdit etmektedir.Nebezpečí pro tento druh představuje ztráta přirozeného prostředí.
Büyük aileler kaybolmaya başladı.Kdy zanikla Velká Morava.
Her iki modelde de hiçbir çalışma kaybolmaz.În niciunul dintre modele nu se pierde muncă.
Yani, kırmızılık; parmakla veya su bardağı gibi bir cisimle bastırıldığında kaybolmaz.Leziunile nu își schimbă culoarea, roșeața nedispărând prin apăsare cu degetul sau cu un pahar din sticlă.
Cinayeti duyunca paniğe kapılıp kaçan denizci, orangutanın da ortadan kaybolmasına sebep olmuştur.Marinarul, conștient de „crimă”, a intrat în panică și a fugit, permițând urangutanului să scape.
Abarognosis (Yunanca; "a" yok, "baros" ağırlık, "gnosis" bilgi.), ağırlık hissi bilgisinin kaybolmasıdır.Din greaca a = absență, baros = greutate, gnōsis = cunoaștere
İlacın etkileri yavaş yavaş kaybolmaya başladı.Efectele medicamentului au început să dispară încetul cu încetul.
Büyük aileler kaybolmaya başladı.Sok család eltűnt.
Aeneas'ın ortadan kaybolmasından şoke olmuşlardır.Döbbenten tapasztalják, hogy Elisa eltűnt.
Dünyada her yıl yaklaşık 2 ila 10 bin konteyner denizde kaybolmaktadır.Évente mintegy 10 000 áruszállító konténer esik a tengerbe.
Mahone Lincoln'ü yakaladığını ve kendisinin de ortalıktan kaybolması gerektiğini söyler.Mahone megkérdi Linctől, hogy készen áll-e, hogy eltűnjenek.
Ön yüz yolunun geleneksel kullanım şekli zamanla kaybolmaktadır.Az elődöntő hagyományos kieséses formában zajlik.
Kaybolmak tamamen imkânsızdır, sadece yürüyerek Peak Tram İstasyonu'na ulaşılabilir.A vízesést csak gyalogosan lehet megközelíteni egy közúti forgalom elől elzárt útszakaszon keresztül.
Bir gün onun da ortadan kaybolması ile köylü sessiz kalamaz.Amíg a gazda meg nem érkezik, addig a rosszindulatú idegen nem moccanhat.
Şehir merkezinde bu gelenekler kaybolmaya yüz tutmuştur.Keskustan alueella harjualue haarautuu.
Mısır ve Suriye’deki egemenliğinin kaybolmasından korkan Selahaddin, Haçlıların yenildiği haberini yayar.Saavutettuaan Egyptin ja Syyrian hallinnan hän oli ympäröinyt ristiretkeläisten valloitukset.
Ancak modern kıyafet geleneksel giysilerin kaybolmasına sebep olmuştur.Perinteiset kansanpuvut ovat nykyään jääneet pois käytöstä.
“Alışveriş-merkezinde-kaybolma” tekniği bir diğer kurtarma stratejisidir.Η τεχνική "χαμένος στο εμπορικό κέντρο" είναι μια άλλη στρατηγική αποκατάστασης της μνήμης.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Δεν θα βλάψουμε ούτε θα ζημιώσουμε κανέναν.
Kaybolmamızı istemiyorum!Δεν θέλω να χαθούμε!
Her iki modelde de hiçbir çalışma kaybolmaz.Begge modeller fik i Europa ingen efterfølger.
Latince gerçekte asla kaybolmamış bir dildir.Latin som et språk har egentlig aldri forsvunnet.
Onun ortadan kaybolması çekimleri aksatır.Hans mareritt forsvinner.
Hiçbiri zarar görmedi ve kaybolmadı.Ingen ble skadet eller meldt savnet.
Her iki modelde de hiçbir çalışma kaybolmaz.I begge skuespillene hender ingenting.
Bu işin sonuca ulaşmasını hızlandırırken Ofsette elde edilen bazı ince detayların kaybolmasına neden olur.Det skal være raskt å se at noe mangler fra sin dedikerte plass.
2015 yılı itibarıyla, ilk iki yontma yazıt, günümüze kadar kaybolmamış en eski Gürcü yazıtlarıdır.Per 2010 er det vanlig sesong, med de to dårligste lagene som rykker direkte ned.
Kaybolma olayları ve ölümler olabilmektedir.Redusere risikoen for hendelser og ulykker.
Büyük aileler kaybolmaya başladı.Anak-anak tangga mulai menghilang.
Yani, kırmızılık; parmakla veya su bardağı gibi bir cisimle bastırıldığında kaybolmaz.Ruam biasanya tidak memucat; warna merahnya tidak memudar saat ditekan dengan jari atau batang gelas.
Yeğenlerinin kaybolmasının bu testere cinayetleri ile ilgisi olduğunu düşünmektedir.Ia yakin, hilangnya sang Ayah berkaitan dengan ajaran ini.
Kullanmadığında da yetenek kaybolmaz.Khi chủ sở hữu chết thì năng lực vẫn không bị mất.
Doğal ortamnın kaybolması bu türü tehdit etmektedir.Loài này bị đe dọa bởi sự mất môi trường sinh sống tự nhiên.
Kitabın kaybolmasına Kevseri çok üzülmüştür.宮本が欠場したのが痛かった。
Bu arada, Mary'nin kızkardeşi Lila, kızkardeşinin ortadan kaybolması için Sam'e söyler.サムの店に、マリオンの妹ライラが姉の消息を尋ねに来る。
Büyük aileler kaybolmaya başladı.多くの著名な一族が没落した。
Tejen ve Murgap adlı akarsuları Karakum çölü içinde kaybolmaktadır.カラクルを過ぎて砂漠の中で消える。
O kişi de benim için kaybolmaz.あれには僕も勝てないな。
Kızı kaybolmadan hemen önce ölen profesörün cesedinden kurtulur.スヒョンを産んだ直後に諜報員の夫を亡くす。
Cebri kaybolma (gözaltında kaybolma), genel olarak öldürülme anlamına gelebilir.禁じ手を打った(指した)場合、即座に負けとなるのが一般的である。
Ekmek parçaları bırakmak kaybolmalarını önledi.彼らはパンのかけらを置くことによって道に迷わなかった。
Beverly ortadan kaybolmadan önce onu yatılı hizmetçi olarak tutar.在為柊家工作前、曾以見習管家的身份為派特莉亞工作過。
Perspektif sanatı, gözlemciden sonsuz uzaklıkta bulunan hayali bir kaybolma veya sonsuz noktası kullanır.透视藝術使用了消失点或是無窮遠點的概念.也就是放在觀察者無窮遠處的一個點。
İletişimsel bellek onu taşıyan bireyler ölmesi ile kaybolmaya başlar.我們必讓那些造成你死亡的人哭泣。
Kızı kaybolmadan hemen önce ölen profesörün cesedinden kurtulur.途中,从不幸身亡的夫人遗体腹中取出王子逃走。
Victoria Şelalesi'nin üzerinde ise,hiç kaybolmayan bir gökkuşağı vardır.正值护国寺庙市,琉璃器碎无一存。
İnsan kaynakları müdürü Judy Maddox ve Jarva Slade, kaybolmalarla yüzyüze geldiğinde bunu hemen reddeder.人力總監朱迪·馬多克斯和倉庫經理賈瓦·斯萊德對此予以堅決否認。
Kaybolmasından önce gençle görülen son kişi Gacy idi.在千津子還沒加入之前是所有人當中最年輕的。
Üçüncü sezonda hiçbir bölümün kaybolmadığı ilk öyküdür.포스트 시즌 내내 단 한 번의 연장전도 치뤄지지 않은 첫 번째 시즌이다.
"Boşluğa Karışmak, Kaybolmak, Ölmek..."אני רוצה להסתתר, להעלם, להיות מוגן...
Victoria Şelalesi'nin üzerinde ise,hiç kaybolmayan bir gökkuşağı vardır.על-פי השָרִיעָה, אין באסלאם היררכיה של פוסקי הלכה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod