Ama ortasında, bir sürü küçük dinozor kayası içeren kocaman bir karatahta var.במילים של סטיבן פינקר, לוח חלק, ברובה. אבל כללה לוח ציור ענק באמצעה,
Ama ortasında, bir sürü küçük dinozor kayası içeren kocaman bir karatahta var.باستثناء منطقة معينة في وسطها بها الكثير من الأحافير الديناصورية
Ama ortasında, bir sürü küçük dinozor kayası içeren kocaman bir karatahta var.探検に耐えられれば 至る所に恐竜の化石が散在しています
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.(93:22) Но Господь – защита моя, и Бог мой – твердыня убежища моего,
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Aber der HERR ist mein Schutz; mein Gott ist der Hort meiner Zuversicht.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Ale Hospodin jest mým hradem vysokým, a Bůh můj skalou útočiště mého.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Ale Hospodin mi je vysokým hradom a môj Bôh skalou môjho útočišťa.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Ale Pan jest twierdzą moją, a Bóg mój skałą ufności mojej.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Da blir Herren mig en borg, og min Gud min tilflukts klippe.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Dar Domnul este turnul meu de scăpare, Dumnezeul meu este stînca mea de adăpost.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.De kõváram lõn én nékem az Úr, és az én Istenem az én oltalmamnak kõsziklája;
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.HERREN er dog mit Bjærgested, min Gud er min Tilflugtsklippe;
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.여호와는 나의 산성이시요 나의 하나님은 나의 피할 반석이시라
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Maar ik vond mijn toevlucht bij de HERE; Hij was mij tot een burcht. Mijn God is mijn rots.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Ma il Signore è la mia difesa, roccia del mio rifugio è il mio Dio
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Mais l`Éternel est ma retraite, Mon Dieu est le rocher de mon refuge.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Men HERREN bliver för mig en borg, min Gud bliver min tillflykts klippa.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Mutta Herra on minun linnani, Jumalani on minun suojakallioni.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Nhưng Ðức Giê-hô-va là nơi ẩn náu cao của tôi; Ðức Chúa Trời tôi là hòn đá, tức nơi tôi nương náu mình.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Nhưng_Ðức_Giê - hô-va là nơi ẩn_náu cao của tôi ; Ðức_Chúa_Trời tôi là hòn đá , tức nơi tôi nương_náu mình .
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Pero Jehovah ha sido mi refugio; mi Dios ha sido la roca de mi confianza
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Tetapi TUHAN adalah pembelaku, Allahku menjadi pelindungku
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Αλλ' ο Κυριος ειναι εις εμε καταφυγιον και ο Θεος μου το φρουριον της ελπιδος μου.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.Но Господ е високата моя кула, И Бог мой е канара, при която прибягвам.
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.ויהי יהוה לי למשגב ואלהי לצור מחסי׃
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.فكان الرب لي صرحا والهي صخرة ملجإي
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.但 耶 和 華 向 來 作 了 我 的 高 臺 . 我 的 神 作 了 我 投 靠 的 磐 石
Ama RAB bana kale oldu, Tanrım sığındığım kaya oldu.但 耶和華 向 來 作 了 我 的 高臺 . 我 的 神 作 了 我 投靠 的 磐石
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Aber, Tom, sie könnten bei uns hinter den Felsen Feuer", sagte Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Ale, Tome, že by oheň na nás zpoza skály," řekl Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Ale, Tom, mogą ogień na nas zza skały," powiedział Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Ale, Tom, že by oheň na nás spoza skaly," povedal Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Ampak, Tom, da bi ogenj na nas izza skale," je dejal Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Dar, Tom, s-ar putea foc la noi din spatele pietre", a spus Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."De, Tom, lehet, hogy tűz ránk a sziklák mögött," mondta Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."하지만, 톰, 그들이 바위 뒤에서 우리 화재 수도"마크했다.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Maar, Tom, ze kunnen op ons vuur van achter de rotsen," aldus Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Mais, Tom, ils pourraient nous tirer dessus par derrière les rochers", a déclaré marques.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Ma, Tom, potrebbero fuoco contro di noi da dietro le rocce", ha detto Marchi.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Men Tom, de kan skjuta på oss bakom stenarna", säger Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Men, Tom, de kunne skyde på os fra bag klipperne," sagde Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Mutta Tom, he saattavat ampua meitä takaa kiviä", sanoi Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Pero, Tom, es posible que el fuego en nosotros desde detrás de las rocas", dijo Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Tapi, Tom, mereka mungkin api pada kami dari balik batu," kata Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi.Tuy nhiên, Tom, họ có thể bắn vào chúng tôi từ phía sau những tảng đá, "nhãn hiệu.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Αλλά, Τομ, που μπορεί να φωτιά σε μας πίσω από τα βράχια", είπε ο Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Але, Том, вони могли стріляти в нас з-за каменів", сказав знаків.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Но, Том, они могли стрелять в нас из-за камней", сказал знаков.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."Но, Том, те биха могли да огън от нас зад скалите", каза Marks.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi.واضاف "لكن ، توم ، لأنها قد النار علينا من وراء الصخور" ، وقال ماركس.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."醜いものだろうと、あなたが知っている。"うわ!"トムは冷笑しながら、言った。
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerAle tím, že zahání kořist blíže k pobřeží, ohrožují je proudy a skryté útesy.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerNhưng khi rượt con mồi ra xa bãi cát, chúng đã liều mạng dưới các dòng hải lưu và đá ngầm.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirler'Ομως κυνηγώντας τα ψάρια προς την ακτή... κινδυνεύουν από ύπουλα υπόγεια ρεύματα και κρυμμένα βράχια.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerОднако из-за мелководья такая охота часто оканчивается увечьями от предательских подводных скал.
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerאך כשהם רודפים אחר להקות הדגים קרוב יותר לחוף הם מסתכנים בזרמים התת-מימיים .הבוגדניים ובסלעים החבויים
Ancak kıyıda sürüleri kavalarken aldatıcı akıntıların, hatta saklı kayaların altlarına kadar dalabilirlerولكن لأنها مطاردة لأفواج أخرى في الشاطئ ، فإنها تواجه خطر التيارات الغادرة و الصخور المخبأة
Arabaya çarpıp bu zararı veren, bir futbol topu büyüklüğündeki bir kaya.운석이 자동차에 부딪히면, 이 정도의 위력을 가집니다.
Arabaya çarpıp bu zararı veren, bir futbol topu büyüklüğündeki bir kaya.אבל מצד שני, אתם יכולים לראות את הסלע שמונח ממש כאן,
Arabaya çarpıp bu zararı veren, bir futbol topu büyüklüğündeki bir kaya.في حجم كرة قدم، وقد ضربت السيارة وسببت هذا التلف.