Beş yaşındayken zaten kayabiliyordum.At five I was already able to ski.
Geçen kış kayak yapmak için Kanada'ya gittim.Last winter, I went to Canada to ski.
Kendinizi kayan kumda bulduğunuzda, hareket etmezseniz daha yavaş batarsınız.If you find yourself in quicksand you'll sink more slowly if you don't move.
Tom kayaya tırmanma girişiminde bulunuyor.Tom is attempting to climb the rock.
Tom kayak yarışında yarışıyor.Tom competes in ski races.
Onlar buluşmaları süresince kayak yapmaya gittiler.They went skiing during their date.
Çok büyük bir kaya parçasını hareket ettirmek çok zor olacak.Moving a huge boulder is going to be very hard.
Yanlışlıkla büyük bir kayaya tekme attım ve baş parmağımı kırdım.I accidentally kicked a large rock and broke my toe.
Hiç kayalara tırmanmaya gittin mi?Have you ever gone climbing on rocks?
Bu bayat ekmek bir kaya kadar sert.This old bread is as hard as a rock.
Gemi kayalara çarptı.The ship crashed on the rocks.
Bazı insanlar aslında kayalar toplarlar.Some people actually collect rocks.
Koşmaya başlamasından sonra beş dakika olmamıştı ki bir kayaya takılıp düştü.Not five minutes after he started running, he tripped on a rock.
Kışın sık sık kayak yapmaya gittim.I often went skiing in the winter.
Kayalıktan dalış yapmak istiyorum.I want to dive off the cliff.
O ülkedeki en popüler sporlar futbol, motorsiklet yarışı ve kayakla atlamadır.The most popular sports in that country are soccer, speedway and ski jumping.
Burada herkes kayak yapar.Everyone skis here.
Onlar ayrıca ay kayaları ve toprağı topladı.They also collected moon rocks and soil.
Senin gözde kayak alanın nedir?What's your favorite ski area?
Bak, kayan bir yıldız!Look, a shooting star!
Mercan kayalığı, bölgenin en önemli cazibesidir.The coral reef is the region's prime attraction.
Ben kayak botları satın almak istiyorum.I want to buy ski boots.
Midori o zaman Hokkaido'da kayak mı yapıyordu?Was Midori skiing in Hokkaido at that time?
Tom kayakta iyidir.Tom is good at skiing.
Tom mükemmel bir kayakçı.Tom is an excellent skier.
Tom bir kayanın altında sürünüyor gibi hissetti.Tom felt like crawling under a rock.
Tom Mary ile kayağa gitmeyi planlıyor.Tom plans to go skiing with Mary.
Kayak maskeleri takan iki kişi bankaya girdi.Two men wearing ski masks entered the bank.
Tom bir kaya ve sert bir yer arasına sıkıştı.Tom is caught between a rock and a hard place.
Tom bir kaya ve sert bir yerin arasında sıkıştı.Tom is caught between a rock and a hard place.
O, kayanın yeni nesline sahip.She belongs to the new generation of rock.
Tom nasıl kayak yapacağını bilmiyor.Tom doesn't know how to ski.
Tom kaya tırmanışı için çok yaşlı olduğuna karar verdi.Tom decided he was too old for rock climbing.
Tom yaklaşık on iki yaşındayken kar kayağı ile ilgileniyordu.Tom became interested in snowboarding when he was about twelve.
O, kayaya tırmanıyor.She's going up the rock.
Ben nasıl kayacağımı biliyorum.I know how to ski.
Tom kayak sever.Tom loves skiing.
Tom kayak yapmayı sever.Tom loves skiing.
Tom oldukça iyi bir kar kayakçısıdır.Tom is a pretty good snowboarder.
Ben bazı kayak botları almak istiyorum.I want to buy some ski boots.
O patenle kayabilir.She can skate.
Yerde bir kaya var.There's a rock on the floor.
O, kaya kadar sertti.It was as hard as rock.
Kayan yıldızlar bir saniyeden daha az bir sürede gökyüzünü geçebilir.Shooting stars can fly across the sky in less than a second.
Yol düşen kayalar tarafından bloke edildi.The road was blocked by fallen rocks.
Düşen kayalar yolu kapattı.Fallen rocks blocked the way.
Ben bir çocukken kayak yapmaya çok gittim.I went skiing a lot as a kid.
Uzaktan görüldüğünde, o kaya bir insan yüzü gibi görünüyor.Seen from a distance, that rock looks like a human face.
Yılda kaç kez kayak yapmaya gidersin?How many times a year do you go skiing?
Kışın sık sık kayak yapmaya gittik.We often went skiing in the winter.
Geçen kış, Kanada'ya kayağa gittim.Last winter, I went skiing in Canada.
O kayak yapamaz.She can't ski.
Mars ince atmosferli büyük bir kayadır.Mars is a large rock with a thin atmosphere.
Az önce kayan bir yıldız gördüm.I just saw a shooting star.
Erkek kardeşin kayak eğitmeni mi?Is your brother a ski instructor?
Çok kaya var.There are plenty of rocks.
Tozlu ve kayalıklı yollarda yürümeyi severim.I like walking on dusty and rocky trails.
Onlar kayalıklara tırmanmaya gitti.They went rock climbing.
Kayak gezimizi iple çekiyorum.I'm looking forward to our ski trip.
Tom geniş bir kayanın üzerinde uzanıyor.Tom is lying on a large rock.