Ana içeriğe geç
Sözlük

kaya ile cümle

kaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Ben, bir kayak kazası sırasında iki yerden bacağımı kırdım.I broke my leg in two places during a skiing mishap.
Ben kışın kayak yapmaya giderdim.I used to go skiing in winter.
Bazen patenle kayarım.I sometimes skate.
Kayak yapmayı yüzmekten çok daha fazla severim.I like skiing much better than swimming.
Onunla kayak yapmaya gitmek istiyorum.I'd like to go skiing with her.
Kayağa gitme konusunda onunla tartıştım.I argued her out of going skiing.
Dinamitle büyük bir kayayı havaya uçurduk.We blew up a huge rock with dynamite.
Uzaktan bakıldığında, kaya, çömelen bir insan figürüne benziyor.Seen at a distance, the rock looks like a squatting human figure.
Uzaktan bakıldığında, kaya, bir insan yüzü gibi görünüyordu.Seen at a distance, the rock looked like a human face.
Bütün erkekler kayaktan hoşlandı.All the boys enjoyed skiing.
Yukarıdan bir kaya düştü.A rock fell from above.
Bir çift yeni kayak almak zorundayım.I have to buy a new pair of skis.
Bir uzmana göre, ne dağcılık ne de kayakçılık tehlikelidir.According to an expert, neither mountaineering nor skiing is dangerous.
Gemi, kayalara çarpmış.The ship was wrecked on the rocks.
Kayalıkların üstünde eski bir kale duruyor.An old castle stands on top of the cliff.
Göletin üstünde kayak yapmak tehlikelidir.Skating on the pond is dangerous.
Burada herkes kayak yapmaya gider.Here everybody goes in for skiing.
Japonya'nın kuzeyinde yaşayan insanlar kışın karda kayak yapmanın tadını çıkarır.The people who live in the north of Japan enjoy skiing in the winter in the snow.
Dalgalar kayalarda kırılıyor.Waves are breaking against the rocks.
O, birlikte kayak yapmaya gitmek istediğim son kişidir.He is the last person I would want to go skiing with.
Oğlu kayalıkların üstüne düştü.His son fell over the cliff.
Büyük bir kayanın arkasına saklandı.He hid himself behind a large rock.
Kayak yaparken bacağını kırdı.He broke his leg skiing.
O, kayak yapmak için deli oluyor.He is crazy about skiing.
Kayak yaparken düşüp kolunu kırdı.He fell and broke his arm while he was skiing.
Kayak yaparken düştü ve kolunu kırdı.He fell and broke his arm while he was skiing.
O, evini kaya üzerine inşa etti.He built his house on rock.
Yamaçtan aşağıya kayabildi.He was able to ski down the slope.
Kayakları arabanın üstüne koydu.He put the skis on top of the car.
Gençken, iyi kayabilirdi.He could ski well when he was young.
O hiç yüzemiyor ama kayak yapmaya gelince o en iyidir.He can't swim at all, but when it comes to skiing, he is the best.
Kış boyunca kayak yapmaya gitti.He went skiing during the winter.
O, kafasını bir kayaya çarptı.He hit his head against a rock.
O, babası kadar ustaca kayar.He can ski as skillfully as his father.
O Hokkaido'da kayak yapmaya gitti.He went skiing in Hokkaido.
Her Kış Hokkaido'da kayak yapar.He skis in Hokkaido every winter.
Gemi bir kayaya çarptı.Their ship struck a rock.
Sarp bir kayalığın tepesine tırmandılar.They climbed to the top of a cliff.
Kışın onlar her zaman kayak yapmaya giderler.They always go skiing in winter.
Her Kış Nozawa'ya kayak yapmaya giderler.They go skiing at Nozawa every winter.
O kayakta çok iyidir.She is great at skiing.
O, nasıl kayacağını bilmiyor.She does not know how to ski.
O hem kayak hem paten yapabilir.She can both ski and skate.
Bir diskoda dans etmeyi kayak yapmaktan daha fazla sever.She likes dancing in a disco better than skiing.
O Bob'un ona kayak yapmayı öğretmesini rica etti.She asked Bob to teach her how to ski.
Hokkaido'daki kuzenim iyi bir kayakçıdır.My cousin in Hokkaido is a good skier.
Kız arkadaşımla kayak yapmaya gitmeyi planlıyorum.I plan to go skiing with my girlfriend.
Düşmüş bir kaya onun yolunu kapadı.A fallen rock barred his way.
Düşen kayalar dağcılar için tehlike oluşturabilir.Falling rocks present a danger to climbers.
Ebeveynlerim her kış kayak yapmaktan hoşlanır.My parents enjoy skiing every winter.
Ne kadar çok denersem deneyeyim o kayaya kadar yüzemiyorum.No matter how hard I try, I can't swim to that rock.
Kayak çok eğlencelidir.Skiing is very fun.
Yeni kayaklar almam gerekiyor.I must buy new skis.
Üşütmek istemedim, bu yüzden kayak yapmaya gitmedim.I didn't want to catch a cold, so I didn't go skiing.
Hokkaido'da kayak yapmaya gitmeyi planlıyorum.I plan to go skiing in Hokkaido.
Hokkaido'da kayak yapmaya gideceğim.I will go skiing in Hokkaido.
Burada, herkes kayak yapmaya gider.Around here, everyone skis.
Bay Sato bir kayanın tepesinde duruyordu.Mr Sato was standing on top of a boulder.
Kayaları nehre fırlatmayın.Don't throw rocks into the river.
O babası kadar ustaca kayak yapabilir.He can ski as skilfully as his father.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod