Ana içeriğe geç
Sözlük

kaya ile cümle

kaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Birlikte kayağa gitmemizin eğlenceli olacağını düşündüm.I thought it would be fun for us to go skiing together.
Kayak aslında olmasını beklediğimden çok daha eğlenceli.Skiing is actually a lot more fun than I expected it to be.
Sadece bizimle kayak yapmaya gitmek isteyebileceğini düşündüm.I just thought you might want to go skiing with us.
Ben her zaman patenle nasıl kayacağımı öğrenmek istedim.I've always wanted to learn how to skate.
Tom kayak yapıyor.Tom's skiing.
Onunla birlikte kayağa gitmek istiyorum.I want to go skiing with her.
Onlar kayak yapıyordu.They were skiing.
Kayak yapıyorlardı.They were skiing.
Kayar mısın?Do you ski?
Kayak yapar mısın?Do you ski?
O küçükken kayakta çok iyiydi.He was a very good skier when he was little.
Geminin gövdesinden kaya midyelerini sıyırdılar.They scraped barnacles off the hull of the ship.
Kumtaşı, tortul bir kaya türüdür.Sandstone is a kind of sedimentary rock.
Ben kayarım.I ski.
Kayak yaparım.I ski.
Onlar kayar.They ski.
Kayak yaparlar.They ski.
Bu kayayı buradan şuraya taşı lütfen.Please, move this rock from here to there.
Tom'un bir çift kayağı olduğundan oldukça eminim.I'm pretty sure Tom has a pair of skis.
Tom kayak yapmayı sevdiğini söyledi.Tom said that he liked skiing.
Tom kayak yaparken bacağını kırdı.Tom broke his leg skiing.
Tom bir kayanın üzerine oturdu.Tom sat down on a rock.
O, düşen kaya tarafından çarpıldı ve anında öldü.He was hit by a falling rock and died instantly.
Ona, düşen bir kaya çarptı ve anında öldü.He was hit by a falling rock and died instantly.
Kaya tepeden aşağı yuvarlandı.The rock rolled down the hill.
Tom senin kayakta iyi olduğunu söyledi.Tom said you were good at skiing.
Kayak yapma hakkında bir kitap okuyorum.I'm reading a book about skiing.
Tom kaya tırmanışına gitti.Tom went rock climbing.
Zemin çok kayalıktı.The ground was very rocky.
Kayak yapma eğlencelidir.Skiing is fun.
Kayak yapmak eğlencelidir.Skiing is fun.
Yeni yağmış kar üzerinde kayak yapmak çok eğlenceli.It's a lot of fun skiing in fresh snow.
Taze karda kayak yapmak çok eğlenceli.Skiing in fresh snow is a lot of fun.
Tom siyah giymişti ve siyah bir kayak maskesi takmıştı.Tom was dressed in black and wore a black ski mask.
Tom bir kayak kazası geçirdi.Tom had a skiing accident.
Hiç kayak yapmıyordum.I've never been skiing.
Hiç kayak yapmadım.I've never been skiing.
Tom hiç kayak yapmıyordu.Tom has never been skiing.
Tom hiç kayak yapmadı.Tom has never been skiing.
Tom Mary'nin kocasından ödünç aldığı bir kros kayağı taşıyordu.Tom was carrying a pair of cross-country skis that he'd borrowed from Mary's husband.
Tom kışın çoğunlukla örgü kayak şapkası giyiyor.Tom often wears a knit ski cap in the winter.
Tom bana su kayağı yapmayı öğreten kişiydi.Tom was the one who taught me how to water ski.
Tom'un babası gelecek hafta sonu Tom'u ve beni kayak yapmaya götürüyor.Tom's father is taking Tom and me skiing next weekend.
Tom'un seninle birlikte kayak yapmaya gideceğini bilmiyordum.I didn't know Tom was going skiing with you.
Tom önümüzdeki hafta sonu bir kayak gezisine gidiyor.Tom is going on a ski trip next weekend.
Tom kayak botlarını çıkardı ve terlik giydi.Tom took off his ski boots and put on a pair of slippers.
Tom bana su kayağında iyi olduğunu söyledi.Tom told me he was good at water skiing.
Tom yollar kapalı olduğu için kayak alanına gidemedi.Tom couldn't get to the ski area because the roads were closed.
Tom'un arabasının çatısına bağlı iki çift kayağı vardı.Tom had two pairs of skis tied to the roof of his car.
Daha önce hiç kayak yapmıyordum.I've never been skiing before.
Daha önce hiç kayak yapmadım.I've never been skiing before.
Geçen hafta gittiğimiz kayak merkezine yönelik web sitesini gördün mü?Have you seen the website for the ski resort we went to last week?
Üç yıldır bir kayak öğretmeniyim.I've been a ski instructor for three years.
Ben kayak yarışlarında yarışıyorum.I compete in ski races.
Sen kayak yarışlarında yarışırsın, değil mi?You compete in ski races, don't you?
O, kayak yarışlarında mücadele ediyor.He competes in ski races.
O, kayak yarışlarında yarışıyor.She competes in ski races.
Mary kayak yarışlarında yarışıyor.Mary competes in ski races.
Kayak yarışlarında rekabet ederiz.We compete in ski races.
Onlar kayak yarışlarında yarışıyorlar.They compete in ski races.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod