Zirvesine tırmanırsanız, burada gizlenecek bir yer veya kaya olmadığını göreceksiniz.If you climb to the top of it, you will see that there is no cover or rocks here.
-- o zaman bu sayıda 10 basamak sola kayarsak bu sayıyı elde ediyoruz.So we have to shift this decimal 10 times to the left to get this thing up here
*"Ama gün gelir...* *...herkesin karţýsýna çatlatamayacađý bir kaya çýkar."*But everyone faces a rock one day that he/she can't crack it
Ama Galileo'nun gördüğü, suluboya resminde de gösterdiği gibi kayalık ve ıssız bir dünya idi.But what Galileo saw was a rocky, barren world, which he expressed through his watercolor painting.
Her ne kadar bir kayayı katı bir magma olarak düşünseniz de.Although, you could think of a rock as solid magma.
Böylece bu aşağı doğru inilirken kayan kişiyi biraz daha itecek.So this would actually repel the rider a little bit as you're going down.
"Parıldayan, her biri ve bana bu kayaların içine."Out with you, in a twinkling, every one, and up into these rocks with me.
"Phineas kayalar fışkıran önce gitti kollarını çocuk, bir keçi gibi.Phineas went before, springing up the rocks like a goat, with the boy in his arms.
"Ama Tom, kayaların arkasından bize ateş olabilir," Marks söyledi."But, Tom, they might fire at us from behind the rocks," said Marks.
Kimler sonra gidiyor? "Diye kayaların fışkıran dedi.Who goes after?" he said, springing up the rocks.
George kayaların baktı ve onları içine iri yarı Tom kaldırmaya çalışırken gördüm eyer.George looked over the rocks, and saw them trying to lift the burly form of Tom into the saddle.
"Yarın, şu ilerideki kayaları geçeceğiz, ve o kayalarda Siren denilen güzel kadınlar otururmuş."Tomorrow, we will sail past those rocks, and on those rocks sit some beautiful women called Sirens.
Ve böylece, en çok sevdiğim iki şeyi biraraya getirdim, kayak ve rüzgar sörfü.And so, I fused together the two things I loved the most, which was skiing and windsurfing.
Sanki... kayak sıçraması gibi.Bit like a...ski jump.
Bu çöpün üzerinden kayarak hız alabilirim.And I could pick up some speed going down this hill of rubbish.
Bulutsunun iç bölgelerinde, küçük kaya parçaları birleşmeye başlarlar.In the inner regions of that nebula, small pieces of rock begin to coalesce.
Ve en sonunda Venus, Dünya, Mars adı verilen küçük kaya gezegenleri meydana getirirler.And eventually form small rocky planets like Venus, Earth and Mars.
Kaya örneği göz önünde bulunduracağımız örnek olacak.WlTH AN ROCK, AND THAT ACTUALLY THE EXAMPLE WE ARE GOlNG TO BE CONSlDERlNG
Yukarıda, kaya bırakıldığında, ilk hız sıfırdır.AT THE TOP, RlGHT WHEN THE ROCK GETS DROPPED, YOU HAVE AN INlTIAL VELOClTY OF "0"
Kayanın başladığı yerden bitişe kadar, kaya ne yapıyor?FROM WHERE THE ROCK STARTED TO WHERE IT ENDS, WHAT'S IT DOlNG?
Kaya "h" kadar bir mesafeyi aşağıya doğru alacak, bu yüzden negatif.IT'S GOlNG TO GO A DlSTANCE OF "h" DOWNWARDS, AND OUR CONVENTlON IS, DOWN IS NEGATlVE
Bu örnekte, yer değiştirme, kayanın elimizden ayrıldığı yerden tabana çarptığı yere kadar.SO, IN THlS EXAMPLE, OUR DlSPLACEMENT, FROM WHERE ROCK LEAVES YOUR HAND TO WHERE IT HlTS THE GROUND
Kaya "h" kadar bir yol alacak.IT'G GOlNG TO TRAVEL A DlSTANCE OF "h"
Ama evlat,... ...sert kayaya çarptık.But man... we hit a bad one.
Kayaların oradalar...şurada.They're right by the rocks... over there.
Ve her liman ekosisteminin temel kayası haline gelirler.And they become the bedrock of any harbor ecosystem.
Katranlı kumları ve kaya petrolü geliştirmek bunun gibidir.Developing tar sands and coal shale is the equivalent.
Birkaç kaya ve birkaç ispinoz kuşu.Some rocks and some finches.
Kayaları görüyoruz.We see rocks.
Belki de kayak.Or skiing.
Büyük bir kaya yerine çakıl taşlarını kullanalım bu sefer.So I'll have pebbles instead of one big rock.
Kayalara tutunup onlarla beslendiler, karayı dönüştürmek üzere.Fungi married algae ... clinging to rock, and eating it too ... transforming barren land.
Mesela, şempazeler birbirlerine findiklari kaya kullanarak nasıl kiracaklarini öğretirler.In this case, chimpanzees teaching each other how to crack nuts with rocks.
Kayadan yapılmış balta için baltayı yapan kişi nasıl yapılacağını bilir.In the case of the stone axe, the man who made it knew how to make it.
Sert kayalara çarparsınız. Dalganın üstünde sörf yaparken, coşkunsunuzdur.When you are surfing on the top, you are all elated.
Bu kaya, büyük ve yoğun.Now this rock is big, dense.
Jilet gibi keskin kayalardan oluşan kanyonlar.Canyons of razor-sharp rock.
Bu kayayı ikiye bölmek için 250 metre kazmamız gerekiyor.In order to split this rock on the fault line, we're gonna have to drill to 800 feet.
Sistem kontrolünü başlat. Bu kayadan kurtulabileceğimize emin ol.Initiate system light system check.
- Kayaya çarpacağız.- We got some rocks!
- Önüne bak! Kayalar!Look out!
Kayalar geliyor!The rocks! Rocks are coming!
Kaya fırtınası sırasında bozulmuş olmalı.It must've gotten damaged during the rock storm.
Cebelitarık kayası gibi duruyor.look like the Rock of Gibraltar.
Her neyse, her yıl tüm şirketi alıp kayak gezisine götürüyoruz.But anyway, every year we've taken the whole company on a ski trip.
Yeryüzü kabuğunun yüzlerce mil altından erimiş kayaların yüzeye çıktığı birer damar yoludurAn artery of superheated rock rises to the surface from hundreds of miles beneath the crust
Bu türler arasında kaya midyeleri ve garip yılanbalıkları da vardırAmong them, residents like these barnacle blennies and strange garden eels
Burada sürüngenleri kayalardan ayırmak çok zordurIt's hard to tell reptile from rock
"Nasıl bu kayanın üzerinden kalkıp eve gideceğim?"How am I going to get off this rock and go home?
Sonra o kayanın üzerinden kalktım ve Tanrım, eve öyle bir koştum ki.And so I got off that rock, and, oh my God, did I run home.
Sol tarafa 4y kareyi kayacağım.So, on the left-hand side I'll put the 4y squared.
Bu tabloda, ressam John James Audubon bir kayanın üzerinde oturuyor.And this painting has John James Audubon, the painter, sitting on the rock.
Şimdi kaya ve metalden oluşan gerçek astroidlerden bahsetmiyorum.Now I don't mean actual asteroids made of rock and metal.
Kayanın kırdığı dalga gibiyim Bana hayat verdin, gel ve geri alI'm like the wave that the rock breaks you gave me life and come to take it back
Her koloni bir numara ile adlandırıldı ve... ...bir kayanın üzerine yazıldı.And every colony has a name, which is a number, which is painted on a rock.
New Caledonia'daki mercan kayalığı.Coral reef in New Caledonia.
Kayayı nasıl yenebilir?How can it win over the rock?
Bu kadar dirençsiz bir element en sonunda kayayı yok eder.Such a non-resistant element finally destroys the rock.
Kaya yok olacak, Yok olmak zorunda.The rock will disappear, will have to disappear.
Frida eşini böyle yansıtmış, onu kaya gibi sağlam bir figür olarak algılamamızı istemiş.The way she's really depicted him, seeing in him Offering him to us as think incredibly solid figure