kayıtsız ile cümle
kayıtsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Başlangıçtaki kayıtsızlığa rağmen, birlik her iki taraf içinde oldukça itibarlıydı.Ondanks deze aanvankelijke roekeloosheid was de alliantie voor beide families zeer prestigieus.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Hiermee is de onvoorwaardelijke overgave van Duitsland een feit.
Ailelerin toplumsal organizasyonlara karşı kayıtsız kalması.Die hingen af van de maatschappelijke positie van het gezin.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.2 września – Japonia podpisała akt bezwarunkowej kapitulacji.
"Asi, Kayıtsız Sorgular" ."Pytania bez odpowiedzi".
14 Ağustos 1945'te Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etmiştir.14 sierpnia 1945 – Japończycy zgodzili się na bezwarunkową kapitulację.
Kimi tahminlere göre kentte kayıtsız 50.000 kadarlık bir Asyalı yabancı işçi nüfusu yer almaktadır.Ocenia się, że w mieście żyje około 50 tys. niezarejestrowanych zagranicznych robotników.
Onun karakteri, haksızlığa karşı kayıtsız kalamayan birisidir.Jest osobą, obok której nie można przejść obojętnie.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.Państwo ma być bezwyznaniowe.
Nerede yaşadığına kayıtsız kal.Kom och se var han låg.
Kayıtsız bir Animagus'tur.Han är en animagus.
Madde 4- Egemenlik kayıtsız şartsız Türk Milletinindir.Personer utan angiven nationalitet är ryska.
"Ekonomi Afrin'e neden kayıtsız?".Чому нас так не любить рідна земля, панове українці?»
Kayıtsız kalınamayacak güzelliğiyle göz kamaştırıcı genç bir kızdır.Красива дівчина, що уміє постояти за себе.
Ona güvenmeye başladığında ise bu ilgiye kayıtsız kalamaz.За його власним визнанням, це робить його невпевненим у собі.
Kimi tahminlere göre kentte kayıtsız 50.000 kadarlık bir Asyalı yabancı işçi nüfusu yer almaktadır.Podle některých odhadů zde žije na 50 000 neregistrovaných zahraničních asijských dělníků.
Deyişlerinde toplumsal konulara da kayıtsız kalmaz.Nechybí však ani poukázání na sociální problémy.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Japonská vláda nechtěla přistoupit na bezpodmínečnou kapitulaci.
Lord Hastings (genç krala kayıtsız şartsız sadık olduğu düşünülerek olacak) ertesi gün hemen idam edildi.Lord Dashwood se druhý den rozhodne odejít z politiky.
1 — Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.14) Vytvořit nestranický kontrolní úřad.
General Franz Böhme, Norveç'teki Alman askerlerinin kayıtsız şartsız teslim olduğunu duyurdu.Generalul Franz Böhme a anunțat capitularea necondiționată a germanilor din Norvegia.
Antakya vatandaşları müzakere etmeye çalıştılar ancak İoannis, şehrin kayıtsız şartsız teslim olmasını istedi.Cetățenii din Antiohia au încercat să negocieze, dar Ioan a cerut predarea necondiționată a orașului.
Kimi tahminlere göre kentte kayıtsız 50.000 kadarlık bir Asyalı yabancı işçi nüfusu yer almaktadır.Conform unor estimări, aproximativ 50.000 de muncitori străini din Asia locuiesc în oraș.
Çok fazla kayıtsız tüketici olması ekonomi için bir tehlikedir.Existența prea multor consumatori indiferenți, este un pericol pentru economie.
Ancak Sovyet tarafının kayıtsız şartsız teslim konusunda ısrarı nedeniyle koşullarda anlaşamadılar.Elmondta továbbá, hogy nem keresik az oroszok közvetítését olyan ügyekkel, mint a feltétel nélküli megadás.
Cassius, Sezar tarafından yolda yakalandı ve kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda bırakıldı.Caesar kuitenkin vangitsi hänet matkalla, ja hänen oli pakko antautua ehdoitta.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.14. elokuuta – Japani hyväksyi antautumisehdot.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Mutta silloin Japani ei antautuisi kunniattomalla tavalla.
Deyişlerinde toplumsal konulara da kayıtsız kalmaz.Hänen tuotantonsa ei sisällä yhteiskunnallisia näkemyksiä.
John elbiseleri hakkında kayıtsız.John ei välitä vaatetuksestaan.
Cassius, Sezar tarafından yolda yakalandı ve kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda bırakıldı.Ωστόσο ο Καίσαρας τον πρόλαβε στο δρόμο κι αναγκάστηκε να παραδοθεί άνευ όρων.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Δεν μπορούμε να αδιαφορούμε για ό,τι συμβαίνει στη χώρα μας.
General Franz Böhme, Norveç'teki Alman askerlerinin kayıtsız şartsız teslim olduğunu duyurdu.General Franz Böhme meddelte at de tyske tropper i Norge overgav sig betingelsesløst.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Vi kan ikke stille os ligegyldige til hvad, som sker i andre dele af verden.
Yanında bulundurduğu menajeri olaylara kayıtsız kalmaya devam etti.Hvike oppgaver han arbeidet med er ukjent.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Vi kan ikke stille oss likegyldige til hva som skjer i andre deler av verden.
Güney Vietnam hükümetinden geriye kalanlar kayıtsız şartsız teslim oldular.Sisa-sisa kantung Belanda di India Selatan dengan cepat menyerah.
1945 - II. Dünya Savaşı sonunda Japonya kayıtsız şartsız teslim oldu.Tahun 1945, Jepang kalah Perang Dunia II dan menyerah tanpa syarat.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.Một ngày sau, Nhật tuyên bố đầu hàng vô điều kiện.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.ドイツ政府は無条件降伏。
Ancak Sovyet tarafının kayıtsız şartsız teslim konusunda ısrarı nedeniyle koşullarda anlaşamadılar.しかし、ソ連は無条件降伏以外の用件では交渉に着かないと通告した。
Eğer bunu yapmazsa bir Hristiyan olarak dinin gereklerine kayıtsız bir kişi olacağını da ona söyler.(略)もし彼がそのように行動することを望まないならば、その人はキリストで商売をする人である。
Kayıtsız kalınamayacak güzelliğiyle göz kamaştırıcı genç bir kızdır.周りが放っておかない大変美しい少女。
8 Mayıs 1945 tarihinde Almanya Müttefik Devletler'e kayıtsız şartsız teslim oldu.1945年5月8日にはドイツが連合国に対し無条件降伏した。
"Asi, Kayıtsız Sorgular" .間接疑問文は「?
Cassius, Sezar tarafından yolda yakalandı ve kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda bırakıldı.但在途中遭恺撒追击,被迫无条件投降。
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.8月14日,日本宣布无条件投降。
Yetenekli hükümdarlar, niyetlerini gizleyip dışarıya doğru kayıtsız gibi dururlardı.大師宿儒,其立身行己,靡不措意於斯。
Kuşatma, kenti savunan kuvvetlerin 13 Şubat 1945 tarihinde kayıtsız şartsız teslim olmasıyla sona erdi.이 포위전은 1945년 2월 13일 도시 방어군이 무조건 항복하면서 끝나게 되었다.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.독일 수병들은 순순히 항복했다.
Kayıtsız kalınamayacak güzelliğiyle göz kamaştırıcı genç bir kızdır.אהבתו אל הנערה היפה נותרת בלתי מושגת.
Ancak Sovyet tarafının kayıtsız şartsız teslim konusunda ısrarı nedeniyle koşullarda anlaşamadılar.עם זאת, אנא קח במיוחד בחשבון שאנו לא מחפשים תיווך סובייטי למשהו כמו כניעה ללא תנאי.
"Asi, Kayıtsız Sorgular" .„Невидимите сигурни неща“.
29 Ekim 1923 günü; "Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir.2, 1978, „Изкуство и живот, неподвластни на забрава.
14 Ağustos 1945'te Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etmiştir.На 15 август 1945 г. японците се предават безусловно.
Tucholsky bu haberlere karşı kayıtsız kalıyordu.Чайковски тежко понася новината.
Güney Vietnam hükümetinden geriye kalanlar kayıtsız şartsız teslim oldular.Охраняващите хотела щурмоваци се предават без съпротива.
Nerede yaşadığına kayıtsız kal.Dođite i vidite mjesto gdje je ležao.
Başlangıçtaki kayıtsızlığa rağmen, birlik her iki taraf içinde oldukça itibarlıydı.Iako na prvi pogled čudno obje su strane u pravu.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Gruzija se predala bez ozbiljnog otpora.