kayıtsız ile cümle

kayıtsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Cassius, Sezar tarafından yolda yakalandı ve kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda bırakıldı.Na tom putovanju Kasija je presreo Cezar koji ga je prisilio na bezuvjetne predaju.
Onun karakteri, haksızlığa karşı kayıtsız kalamayan birisidir.Međutim, zasigurno nisam čovjek koji u nedogled trpi nepravdu.
Cassius, Sezar tarafından yolda yakalandı ve kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda bırakıldı.Na ceste bol dostihnutý Caesarom a prinútený bezpodmienečne sa vzdať.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Nemecko v priebehu 8 dní podpísalo bezpodmienečnú kapituláciu.
8 Mayıs 1945 tarihinde Almanya Müttefik Devletler'e kayıtsız şartsız teslim oldu.Dňa 8. mája 1945 nemeckí najvyšší predstavitelia podpísali bezpodmienečnú kapituláciu.
14 Ağustos 1945'te Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etmiştir.Japonsko oznámilo bezpodmienečnú kapituláciu 15. augusta 1945.
Kimi tahminlere göre kentte kayıtsız 50.000 kadarlık bir Asyalı yabancı işçi nüfusu yer almaktadır.Po nekaterih ocenah živi v mestu 50.000 neregistriranih azijskih delavcev.
Başlangıçtaki kayıtsızlığa rağmen, birlik her iki taraf içinde oldukça itibarlıydı.Glede na razdeljenost obeh blokov je bilo enotnost na republikanski strani vsaj sprva zelo težko doseči.
14 Ağustos - Japonya, kayıtsız şartsız teslim olmayı kabul etti.10. februar - Bagdad se brezpogojno preda.
8 Mayıs 1945 tarihinde Almanya Müttefik Devletler'e kayıtsız şartsız teslim oldu.28. maja je belgijski kralj s svojo vojsko dokončno in brezpogojno kapituliral.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Zahtevali so brezpogojno kapitulacijo.
Dünyanın hiçbir yerinde meydana gelen olaylara kayıtsız kalamayız.Pasaulyje neįmanoma išvengti būtinybės.
Onun karakteri, haksızlığa karşı kayıtsız kalamayan birisidir.Jo knygos tapo kaltinimu, kurio neįmanoma ignoruoti.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Otsustati rahulduda üksnes Saksamaa tingimusteta kapituleerumisega.
8 Mayıs 1945 tarihinde Almanya Müttefik Devletler'e kayıtsız şartsız teslim oldu.8. mail 1945 Saksamaa kapituleerus tingimusteta.
Fakat Mimi hiç kayıtsız şartsız sevebileceği bir erkeği beklediğini söyler.Inimene on unustanud, mis tunne on olla tingimusteta armastatud.
% 1 kayıtsız% 1 ikke registreret
% 1 kayıtsız% 1 inte registrerad
% 1 kayıtsız% 1 등록되지 않음
% 1 kayıtsız% 1 neînregistrați
% 1 kayıtsız% 1 nem regisztrált
% 1 kayıtsız% 1 neregistriran
% 1 kayıtsız% 1 neregistrován( o)
% 1 kayıtsız%1 nicht registriert
% 1 kayıtsız% 1 niezarejestrowany
% 1 kayıtsız%1 non enregistré
% 1 kayıtsız%1 non registrato
% 1 kayıtsız% 1 odregistrovaný
% 1 kayıtsız%1 ongeregistreerd
% 1 kayıtsız% 1 rekisteröimätön
% 1 kayıtsız%1 sin registrar
% 1 kayıtsız% 1 μη καταχωρημένος
% 1 kayıtsız% 1 не зарегистрирован
% 1 kayıtsız% 1 не зареєстрований
% 1 kayıtsız% 1 לא רשום
% 1 kayıtsız% 1 غير مسجَل
% 1 kayıtsız%1 未登録
% 1 kayıtsızO% 1 anulou o registo
% 1 kayıtsızНерегистриран:% 1
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Die Menschen sind sich der Umweltschäden durchaus bewusst.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Không phải là mọi người không quan tâm tác hại đến môi trường.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.사람들이 환경 피해에 대해 무지한 게 아니예요.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Não é que as pessoas sejam ignorantes quanto aos danos ambientais.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Nie znaczy to, że ludzie ci nie są świadomi szkód jakie czynią środowisku.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.No es que la gente sea ignorante sobre el daño al medio ambiente.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Non è che la gente ignori il danno ambientale.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Problema nu este că oamenii n-ar fi conştienţi de pagubele aduse mediului.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Semua orang bukannya tidak peduli pada kerusakan lingkungan.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Δεν είναι ότι οι κάτοικοι αγνοούν την περιβαλλοντική καταστροφή.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Не че хората са невежи за вредите върху околната среда.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Проблема не в том, что люди не знают о наносимом окружающей среде ущербе.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.Це стається не тому, що люди не переймаються знищенням середовища.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.ומכינים פחם על מנת לעשות זאת.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.لا يمكن القول بأن هؤلاء غافلون عن الضرر البيئي الناجم.
Aslında insanlar çevrede yol açtıkları yıkıma kayıtsız değiller.むしろ 皆とてもよく理解しています ただ他の選択肢がないのが現状です
Ben bunu kayıtsızlık olarak değerlendiriyorum... ...bizim kayıtsızlığımız.Én önelégültségnek hívom -- a mi önelégültségünk.
Ben bunu kayıtsızlık olarak değerlendiriyorum... ...bizim kayıtsızlığımız.Eu chamo-lhe complacência — a nossa complacência.
Ben bunu kayıtsızlık olarak değerlendiriyorum... ...bizim kayıtsızlığımız.Ich nenne es Selbstgefälligkeit — unsere Selbstgefälligkeit.
Ben bunu kayıtsızlık olarak değerlendiriyorum... ...bizim kayıtsızlığımız.Ik noem dat zelfingenomenheid -- onze zelfingenomenheid.
Ben bunu kayıtsızlık olarak değerlendiriyorum... ...bizim kayıtsızlığımız.Io la chiamo compiacenza - la nostra compiacenza.

İlgili Sayfalar