kayıt ile cümle
kayıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Oturum Salonuna kayıtlı 343 milletvekilinden 242'si lehine oy kullandı.In de overige 447 gemeenten zou de stemcomputer gebruikt worden.
Şöyle yazar; Kayıtlarını kontrol et.Laat ze maar hun documenten aan ons zien.
Zorlada olsa iskân edilmeleri sağlanarak ceza-î müeyyideyi de ödediği kayıtlarda görülmektedir.Aikido kent de volgende (ere)titels die kunnen worden toegekend.
Müzik eğitimi için Milano "Giuseppe Verdi Konservatuvarı"'na kayıt oldu.Hij studeerde piano aan het Conservatorio di Musica "Giuseppe Verdi" in Milaan.
Kayıtlar dakika dakika tutulur.Teksten voor uren alleen.
Türk Nefroloji Derneği Kayıtları, 1990-1995.Nederland's Adelsboek, 1990-1991.
Kayıta 2013'ün sonlarında başlanmıştır.Het nummer verscheen eind 2013 wereldwijd.
Daha sonra VRAM bu sırayı içerideki bir kaydırmalı kayıt ediciye kopyalar.Vervolgens sleepte de band een platencontract binnen bij het recordlabel Spikefarm Records.
2007, 2008 ve 2009 yılları Türkiye İstatistik Kurumu verilerine dayalı olarak kayıt altına alınmıştır.In de jaren 2007, 2008 en 2009 was het stil rondom Sebastian Ernst.
Mart 2018 itibarıyla Türkiye'de 169.919 kayıtlı Afgan sığınmacı vardır.Volgens gegevens uit oktober 2018 zijn er 160.944 geregistreerde kiezers in Marin County.
1984'te Toronto'da üç parçası stüdyoda kayıt edildi.Tegenwoordig (2014) zijn op de lijst drie objecten uit Estland ingeschreven.
Albümün bir kısmı İsveç'te kayıt edilmiştir.Het album is opgenomen in Zweden.
Almanya kayıtsız şartsız teslim oldu.Hiermee is de onvoorwaardelijke overgave van Duitsland een feit.
2008 kayıtlarına göre köyde 59 kişi yaşamaktadır.In 2001 telde het dorp 95 inwoners.
Resmi kayıtlarda 1503 olarak görünmektedir.Het Sloechterhollt wordt genoemd in 1503.
Bu kayıt, Atatürk'ün sesinin daha gür ve tok olduğunu kanıtlamıştır.Wat hetzelfde is gebleven is de indringende en direct herkenbare stem van Toyah.
3 Ocak 2013 itibarıyla kayıtlı öğrenci sayısı 10327'dir.Op 1 oktober 2011 bedroeg het aantal ingeschreven leerlingen 107.
Tekkenin günümüze ulaşan bölümlerinin mimari özellikleri de bu kayıtları destekler niteliktedir.De diepte waarop de bouwwerken zich bevinden, helpt bij hun datering.
Ailelerin toplumsal organizasyonlara karşı kayıtsız kalması.Die hingen af van de maatschappelijke positie van het gezin.
Ses kayıtları NASA tarafından yayınlanmıştır.De gegevens over de wind worden aangeleverd door de NOAA.
Kayıtlara geçmiş en eski pandemi ise 1510 yılında olmuştur.De oudste vermelding van Ekeren dateert van het jaar 1155.
Bu kayıt, Black metal'in ilk dalgasının bir parçası olarak kabul edilir.De band wordt gezien als een van de pioniers van de Finse black metal.
Albümün kayıtlarına 1985 yılının ortalarında başlanmıştır.De opnames van het album waren in 1985 begonnen.
Günümüzde de CCTV kayıt cihazlarında sabit diskler kullanılmaktadır.In het verleden is geklaagd over de geluiskwaliteit van de cd's.
Albüm kayıtları New York'ta yapılmıştır.Het album is opgenomen in New York.
Ancak çoğu kayıtlar asker sayılarının daha az olduğunu göstermektedir (800'e 400).Maar verslagen geven sterkten van respectievelijk slechts 400 en 800 man.
Verisign Kayıtları, ICANN tarafından akredite edilmiş kayıt şirketleri aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.Registraties in .com worden verwerkt door registrars die door ICANN zijn geaccrediteerd.
Böylece, “Bâtınîler” bütün dinî kayitleri ve hattâ içtimaî yükümlülükleri dahi istinasız kaldırıp atmışlardır.Daarop vielen zij allen op hun knieën en baden innig.
Firmanın aynı isimli bir kayıt firması da bulunmaktadır.Ook hebben de bandleden een platenmaatschappij met dezelfde naam.
18 yaşında evini terk etti ve üniversiteye kayıt oldu.Op zijn achttiende ging hij het huis uit om te studeren.
Peru'da kayıtdışı ekonomi göze çarpar.De geregistreerde werkloosheid is in Hongarije ca.
Kale ile ilgili ilk kayıtlar 1040 tarihine aittir.De vroegste vermeldingen van het kasteel stammen uit 1046.
Fosil kayıtlarına göre, Tunç Çağı başlamadan önce (yak.Archeologisch zijn ze vanaf de vroege ijzertijd (ca.
(Book of the Later Han) Kayıtlarda "Lelang'ta okyanusun ardında Wa'nın halkı yaşar.In dit boek komen de driepoten (Tripods) voor waarmee de marsbewoners de Aarde aanvallen.
Nüfus kayıtlarında ise bu kişilerin doğum yerlerinde Batum yazmaktadır.Onder deze regeling worden de mensen bij geboorte geregistreerd in de geboorteplaats.
Kısa bir süre sonra hepsi yeniden kayıtlar için Atlanta'ya döndü.Vervolgens vertrok hij voor enkele weken terug naar Colombia om alle papieren in orde te maken.
99,775 adet kayıtlı yabancı vardır.Hier liggen 9.475 soldaten begraven.
Sadece toplantı kararları kayıt altına alındı.Pas dan is de zitting van het stembureau opgeheven.
Kayıt işlemi sekiz ay sürdü.Het beleg had acht maanden geduurd.
1307'de yapıldığı kayıtlara geçmiştir.De eerste vermelding in de archieven is uit 1307.
Kayıtlar yerel ağaç istihkamlarının 11. yüzyıl kadar eski olduğunu gösterir.Oude vermeldingen van de plaats dateren Hames dateren al uit de 11de eeuw.
Türkiye'deki Limonidae türleri üzerine ilk kayıt 1940 yılında Lackschewitz tarafından verilmiştir.De wetenschappelijke naam van de soort is voor het eerst geldig gepubliceerd in 1934 door Lackschewitz.
2006’dan 2010 Aralık’a kadar 1.096 elektrikli araba kayıt edildi, ve 2011 süresince 1.082 adet satıldı.Het merk had in Nederland in 2015 een marktaandeel van 0,2% en verkocht 801 auto's dat jaar.
Kayıtlardaki vahşi en büyük Sibirya kaplanı 384 kg. ağırlığındaydı.De zwaarste Siberische tijger woog 465 kg.
1997 yılından itibaren Aksaray Barosuna kayıtlı avukatlık yapmaktadır.Vanaf 1974 was hij volwaardig advocaat aan deze balie.
Ondan 20 yıldır hakkında kayıt bulunmamaktadır.Twintig jaar werd het terrein niet gebruikt.
Ahtapotlar çoğunlukla yumuşak doku içerdikleri için fosil kayıtları göreceli olarak nadirdir.Normaal gesproken fossiliseren de zachte weefsels van een organisme namelijk zelden.
1979 yılının sonunda albümün kayıtlarına başladı.Eind 1979 kwam het album Tent uit.
Birkaç Avrupa dilinde bu şekil kayıtlara geçmiştir.Deze versie haalde in een paar Europese landen de hitlijsten.
Öykünün ses kayıtları bulunmasına rağmen bölümlerin tamamı kayıptır.Als je naar mijn verhalen luistert, zullen al je ziekten verdwijnen.
1573 yılında ilk Osmanlı kayıtlarında Eski Cuma adı ile kayıtlıdır.Rovers lieten hem in 1523 zijn laatste paard.
Aynı anda da Let It Be albümü kayıtları devam ediyordu.Ondertussen gingen de opnamen van het album door.
Bu kayıt günleri sonucunda ortaya çıkan albümün ismi Blowin' Your Mind! oldu.Hetzelfde jaar kwam het ook nog terug op hun album Blowin' your mind!
Kayıtlara geçen ilk uçak kaçırma olayı 1931'de Peru'da gerçekleşti.Pierwszy przypadek porwania samolotu miał miejsce w Peru w 1931 r.
Kayıtlı tarihte, muhtemelen salgın hastalıklara bağlı iki büyük nüfus azalması oldu: 1909'da ve 1950'de.Odnotowano przynajmniej dwa duże spadki liczebności, być może z powodów epidemiologicznych – w 1909 i w 1950.
Poe 27, Virginia ise 13 yaşındaydı, ancak Virginia'nın yaşı kayıtlara 21 olarak geçirilmişti.Poe miał 27, a Virginia 13 lat, choć w dokumentach jej wiek określono na 21 lat.
Provalar ve bölümün kayıtları 30 Kasım'dan 11 Aralık 1964 tarihine kadar tamamen stüdyoda sürmüştür.Próby i nagrania odbywały się od 30 listopada do 11 grudnia 1964, w całości w studiu.
Londra Filarmoni Orkestrası ile, Muzio Clementi'nin Senfoni'lerinin ilk kayıtlarını yapmıştır.W Filharmonii w Londynie przeprowadził pierwsze nagranie Symphonies Muzio Clementiego.
İngiltere'den kayıt yoktur.Anglia, jak wiadomo, żadnego.
2009 Temmuz ayına kadar albümün dokuz şarkısı, özellikle "Smile", "Everybody Hurts" ve "Darlin" kayıt edildi.Przed lipcem 2009 roku gotowych było dziewięć utworów (w tym "Fine", "Everybody Hurts" i "Darlin").