kayıt ile cümle
kayıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kayıtlar onun dinlenebilen son performansıdır.أصبحت الكنيسة مكانه الأخير للاستراحة.
Albümün vokal kayıtları, Almanya'nın Hamburg kentindeki Boyaa Music Studios'ta tamamladı.وتم الانتهاء من التسجيلات الصوتيه في استوديو بويا ميوزيك بمدينه هامبورغ بألمانيا.
Şarkı aslında 39 dakikalık bir kayıttan alınmış ve 5 dakikaya indirilmişti.بعد أن جاء كبديل في الدقيقة 57، سجل بعد 8 دقائق.
Albüm Amerika Kayıt Endüstrisi Birliği tarafından Altın sertifika aldı.اعتمد الألبوم بالشهادة الذهبية من رابطة صناعة التسجيلات الأمريكية.
Deney, yürültüğü sırada iyi kayıt altına alınmamıştı.لم تكن التجربة موثقة بشكل جيد في ذلك الوقت.
Işıklar donatılır, kamera ve ses kayıt ekipmanları kurulur.وضع نظام إنذار، كاميرات وإضاءة كافية.
Bu kayıt (The Black Crown) herkes için.”Este álbum The Black Crown é para todos ".
Helena'nın yaşı ise kayıt edilmemiş ancak onun da küçük olduğu muhtemeldir.A idade de Helena não está citada, mas é muito provável que ela também fosse menor de idade.
Stüdyon kayıtlarının bugünkü bölümünde, ikisi de "Cool"'u 15 dakikada bitirdi.Juntos, no estúdio, eles terminaram "Cool" em quinze minutos.
Timberlake, Madonna'nın önceden hazırladığı kayıtların miktarından etkilendi.Timberlake ficou impressionado com a quantidade de material que Madonna já tinha pronto.
Nerede yaşadığına kayıtsız kal.Seja indiferente ao local onde reside.
Afrika zengin fosil kayıtlarına sahiptir, ancak dağınık ve eksiktirler.A África tem um rico registro fóssil, mas é desigual e incompleto.
Kayıt birkaç denemeden sonra sabah üçte bitti.A gravação finalizou-se às três da manhã após algumas tomadas.
Üç Krallığın Kayıtları (Sanguozhi).Registros dos Três Reinos (Sanguozhi).
Sığınmaevi kayıtlarına göre kızlar "acınası bir evden" kurtulmuşlardı.Documentos do asilo falam que as duas meninas foram "resgatada de uma casa muito miserável."
Resmi kayıtlara göre Teksas Katliamı hiç yaşanmadı.Oficialmente, nos registros, O Massacre da Motosserra no Texas nunca aconteceu.
E-mail ile kayıt doğrulama, saklama alanını 15 GB’a yükseltir.A confirmação da inscrição via e-mail expande o espaço de armazenamento até 15 GB.
Temel kayıt işlemi, kullanıcıların hesaplarına 10240 MB yükler.A inscrição básica permite que os usuários façam o upload de 10240 MB para suas contas.
Efrosini, tarih kayıtlarında iki kez daha görülür.Eufrósine aparece ainda mais duas vezes no registro histórico.
Ocak 2004'te ikinci seviye kayıtlar da sunulabilir hale geldi.Em janeiro de 2004, os registos de segundo nível se tornaram disponíveis.
Askerlik kayıtlarına göre doğum yılı 1902’dir.Sua ficha de serviço militar indica o ano de seu nascimento como sendo 1902.
Verisign Kayıtları, ICANN tarafından akredite edilmiş kayıt şirketleri aracılığıyla gerçekleştirilmektedir.As inscrições são realizadas através de registradores credenciados pela ICANN.
"Ulusal Kayıt Bilgi Sistemi".«Sistema de Informação do Registo Nacional».
Her bir dergi makalesi bilimsel kayıtların sürekli bir ögesi haline gelir.Cada artigo da revista se torna parte de um registro científico permanente.
2012 yılı itibarıyla, ölüm koşullarına ilişkin Rus devlet arşivi kayıtları gizli kalmaktadır.Os arquivos do estado russo referentes às circunstâncias da sua morte permanecem secretos.
8 milyon kayıtlı kullanıcıya sahip olmuştur.Tem mais de 8 milhões de contas de usuário.
Bu kayıt, 1965'in ortalarına kadar 1.05 milyon kopya sattı ve Gitte'ye altın bir disk kazandırdı.O single vendeu 1,5 milhão de cópias em meados de 1965, ganhando Gitte um disco de ouro.
Güney Afrika'da Calitzdorp şehrinde 1933 yılından beri üreyen leylekler olduğuna dair kayıtlar bulunmaktadır.Alguns registos de procriação na África do Sul são conhecidos desde 1933 em Calitzdorp.
Jon Bon Jovi ilk kayıt deneyimini 19 yaşındayken yaşadı.Aos treze anos, Jon Bon Jovi teve sua primeira experiência com gravação.
Auto-Tune, profesyonel kayıt stüdyolarında standart bir ekipman olarak kullanılmaktadır.O Auto-Tune tornou-se um equipamento padrão para gravação em estúdios.
1975'te Horowitz Amerika Radyo Kurumu'na geri dönmüş ve 1982'ye kadar canlı kayıt yapmaya devam etmiştir.Em 1975, Horowitz voltou para a RCA Victor e fez uma série de gravações ao vivo até 1982.
16 Mart 1998'de, Albert Mol'un partneri Guerdon Bill ile ilişkisi kayıt altına alındı.Em 19 de março de 1998, Albert Mol registrou o seu relacionamento com Guerdon Bill.
Provalar ve bölümün kayıtları 30 Kasım'dan 11 Aralık 1964 tarihine kadar tamamen stüdyoda sürmüştür.Os ensaios e gravações ocorreram de 30 de novembro a 11 de dezembro de 1964, inteiramente em estúdio.
Ondan 20 yıldır hakkında kayıt bulunmamaktadır.Não há qualquer outro registo sobre ele quase durante 20 anos.
4 Ekim 2005'te yapılmış olan kayıtlar Flyleaf adı altında yayınlandı.No dia 4 de outubro de 2005, o álbum foi lançado com o nome de Flyleaf.
Kayıtlardan sonra Carl gruptan ayrılır ve yerini Knut Magne Valle alır.Pouco depois Carl abandona a banda e Knut Magne Valle é o seu substituto.
Roza’nın Columbia için yaptığı ilk kayıtlar, Mandili Kalamatiano ve Koftin Eleni Tin Elia (c.As duas primeiras gravações de Roza para Columbia, Kalamatiano Mandili e Koftin Eleni Tin Elia (c.
Sezar'ın çocukluğu ile ilgili kayıtlar çok azdır.Pouco é sabido sobre a infância de César.
İran’dan geldiği kayıtlıdır.Ele é proveniente do Irã.
Cassius, Sezar tarafından yolda yakalandı ve kayıtsız şartsız teslim olmak zorunda bırakıldı.Cássio foi interceptado por César em sua rota e foi forçado a se render incondicionalmente.
Kayıt Kayıt stüdyosu: Roc the Mic Studios, New York, New York.Gravado no Roc the Mic Studios, em New York City.
Bütün bilimsel kayıtları ve yazışmaları yok oldu.Todos os seus registros, relatos e informações foram apagados.
Grup, Nisan 2009'da albüm kayıtları için Grieghallen ve Abyss Studios'a girdi.Em abril entraram nos estúdios Grieghallen e Abyss para começar a gravação.
Ne zaman öldüğü bilinmemktedir ancak 1130 yılındaki kayıtlar ölü olduğu belirtilmiştir.É desconhecido quando morreu, mas é registrado como morto por 1130.
Büyük Britanya'dan tek kayıt vardır.Houve apenas um registro na Grã-Bretanha.
Üç Krallığın Kayıtlarının Açıklamaları (Sanguozhi zhu).Notas para Registros dos Três Reinos (Sanguozhi zhu).
2008 yılında kadar siyasete karışmamış ve hatta bir şekilde seçmen olarak kayıtlı olmamıştır.Até 2008, Cartes não estava envolvido na política e nem sequer era registrado como eleitor.
Gaga ile kayıt şirketi arasında çıkan tartışma sonucu "Alejandro", single olarak yayınlanmak üzere seçildi.Então surgiu uma briga entre Gaga e sua editora, onde "Alejandro" foi finalmente escolhida para ser lançada.
Beam Me Up Scotty Trinidadlı-Amerikalı kayıt sanatçısı Nicki Minaj'ın üçüncü mixtape'idir.Beam Me Up Scotty é o terceiro mixtape da artista americana Nicki Minaj.
Kuzey Amerika'da çok çeşitli dinozorların yaşadığını gösteren zengin dinozor fosil kayıtları mevcuttur.América do Norte tem um rico registro fóssil de dinossauro com grande diversidade.
3.500 yıldan eski mağara resimleri, yanık ve yanık tedavisine ilişkin kayıtlar sunmaktadır.A arte rupestre de há mais de 3500 anos documenta já as queimaduras e o respetivo tratamento.
Aynı zamanda İngiltere Mühendislik Konseyi’nde kayıtlı profesyonel (kiralanan) mühendistir.Ele também é um Engenheiro Credenciado registrado no Conselho de Engenharia do Reino Unido.
Burada Barrett, Gilmour'dan kayıtlar için yardım istedi.Neste ponto, durante a viagem, Barrett pediu para que Gilmour o ajudasse nas sessões de gravação.
General Franz Böhme, Norveç'teki Alman askerlerinin kayıtsız şartsız teslim olduğunu duyurdu.Logo depois, o General Franz Böhme anunciou a rendição incondicional das tropas alemãs na Noruega.
Göl alanında 318 yaşayan kuş türü kayıtlıdır fakat bunların 22 tanesi nesli tükenmek tehlikesinde olan türdür.Das 33 ordens de aves que ocorrem no Brasil, 22 possuem espécies ameaçadas de extinção.
WorldCat, devlet ve özel kütüphanelerden gelen kayıtları saklamaktadır.O WorldCat alberga dados registos e fichas de mais de 71000 bibliotecas públicas e privadas de todo mundo.
Bu kayıtlar için de yapımcı olarak Josh Wilbur seçildi.Josh Wilbur também foi nomeado como o produtor, para a gravação do novo disco.
Şu anda köy nüfusuna kayıtlı çeşitli devlet kademelerinde 200 civarında memur görev yapmaktadır.Ali, trabalham cerca de 200 funcionários do Estado, em diferentes divisões da polícia.
Grubun lideri Sassy, tüm büyük Japon şirketlerine demo kayıtlarını gönderdi, fakat hepsi grubu reddetti.Sassy, o líder da banda, enviou demo tapes para a maioria das gravadoras japonesas, todoas rejeitando a banda.
Bu kayıtları en iyi şekilde yararlanılabilecek hale getirmek gerekir.É necessário fazer bom uso dos dados que eventualmente estejam disponíveis.