kayıt ile cümle
kayıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Awaking the Gods: Live In Mexico, Alman senfonik metal topluluğu Haggard'ın ilk canlı kayıt albümüdür.Awaking the Gods: Live In Mexico — первый концертный альбом немецкой симфоник-метал-группы Haggard.
Balkan vaşağı ilk kez 1941 yılında Bulgar zoolog Ivan Buresh tarafından kayıt altına alınmıştır.Балканская рысь была впервые описана в 1941 году болгарским зоологом Иваном Бурешом.
Aynı zamanda İngiltere Mühendislik Konseyi’nde kayıtlı profesyonel (kiralanan) mühendistir.Он является также дипломированным инженером, зарегистрированным в Совете Инженеров Великобритании.
Resmi kayıtlara göre bu olay bir intihardır, fakat az sayıdaki arkadaşı ve ailesi bunu reddeder.Официальной версией является самоубийство, хотя многие близкие друзья и родственники отвергли эту версию.
İmzayı attıktan sonra kayıt için iki kez geldi ve daha sonra ona çalışmayı dinlettik." dedi.Но боюсь все же, что мы своим промедлением удвоили и утроили нынешние затруднения».
1930: Romanya nüfus kayıtlarında 270,000 Yahudi gözükmekteydi.В 1930 году румынская перепись регистрирует 270 000 евреев.
Charles ve onun orkestrası en sonunda Atlantic'in küçük stüdyosunda "What'd I Say"i kayıt altına almıştı.В феврале 1959 года Чарльз и его оркестр записали финальную версию «What’d I Say» в малой студии Atlantic.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na katılmış kadınların yaşamlarını kayıt altına alan ilk yazardır.Она стала первым исследователем деятельности женщин, внёсших вклад в Войне за независимость США.
Kayıtlı tarihlerde volkanların patlaması uygarlıklara büyük tehlike arz etmiştir.Взрывные извержения вулканов всегда представляли большую опасность для человека.
1904 yılında ise az sayıda kayıt yapmıştır.В 1907 г. осуществила несколько записей.
Timberlake, Madonna'nın önceden hazırladığı kayıtların miktarından etkilendi.Тимберлейк был поражен количеством готового материала для записи, который был у Мадонны.
Rekoru kayıtlardan çıkarılan sporcunun altın madalyası Amerikalı Carl Lewis'e verildi.Его рекорд был отменён, а золотая медаль отдана американцу Карлу Льюису.
2009 yılının Eylül ayında Black Veil Brides bağımsız etiketi StandBy Kayıtları ile anlaştı.В сентябре 2009 года Black Veil Brides подписали контракт с независимым лейблом StandBy Records .
Ayrıca 48 saat içinde de tüm kayıtların biteceğini söyledi.В течение 48 час. все можно будет ликвидировать.
İrlanda Kayıt Müzik Birliği.Ирландская ассоциация звукозаписывающих компаний.
Silahın uçaklara karşı kullanıldığına dair herhangi bir kayıt yoktur.Сведений о боевом применении пистолета не имеется.
1707 - Japonya'da Fuji Dağı'nın kayıtlara geçmiş son patlaması gerçekleşti.В 1747 году на Тауэрском холме произошло последнее обезглавливание.
Kayıtlı Arapça “Uluslararası Mali Raporlama Standartları” (2003-2013).«Международные стандарты финансовой отчетности», официальный арабский перевод, (2003-2013).
İran’dan geldiği kayıtlıdır.Описан из Ирана.
"Kayıt aralarındayken bazen kendimden şüphe ediyorum.Во время записи письма они зачастую ссорятся.
E-mail ile kayıt doğrulama, saklama alanını 15 GB’a yükseltir.После подтверждения регистрации по электронной почте объём увеличивается до 15 ГБ.
Eskiden "yabancı kayıt kartı" veya "yabancı kayıt makbuzu kartı" olarak adlandırıldı.Данные полки получили название «полки иноземного строя» или «полки нового строя».
Binlerce Irak Yahudisi ülkeden ayrılmak için kayıt olmuştu.Тысячи евреев были вынуждены покинуть страну.
IV. kayıttaki resmi (satır IV).Аннотация, IV страница).
Ekim 2009'de üçüncü stüdyo albümü Teenage Dream'in kayıtlarına başladı.В августе 2010 года состоялся релиз её третьего студийного альбома Teenage Dream.
Dönemlerinde her iki soyadı ile de kayıtlara geçmiştir.Она дошла до нашего времени в двух списках.
Birlikte pek çok plak kayıtları yapıldı.Были сделаны и многочисленные записи.
Excubitores hakkında son kayıt 1081 yılıdır.Последнее упоминание об экскувиторах относится к 1081 году.
Bu kayıtta herkes için bir şarkı var; tüm şarkılar benimle ilgili.Ведь каждая песня — обо мне.
Burada Barrett, Gilmour'dan kayıtlar için yardım istedi.Во время этого путешествия Барретт попросил Гилмора помочь ему в студии.
Hollanda'ya kayıtlı olup merkezi Londra'da yer almaktadır.Головная компания зарегистрирована в Нидерландах, штаб-квартира расположена в Лондоне.
Dünyaca ünlü Amerikan kriptozoolojist Loren Coleman bu kayıtları araştırır.Криптозоолог Лорен Коулман изучил данную запись.
Bir yıl sonra kayıtlara girdi.И записала его за один день.
1307'de yapıldığı kayıtlara geçmiştir.Обмен был произведен в 1307.
Güney Vietnam hükümetinden geriye kalanlar kayıtsız şartsız teslim oldular.Оставшиеся без руководства повстанцы сдавались правительственным войскам.
Bu kayıtlar, daha sonradan izlenebilmektedir.Остальные сцены будут утверждены позже.
Sortavala bölgesi ilk kez 1468 yılında İsveç belgelerinde kayıt edilmiştir.Впервые остров отмечен на шведских картах в 1643 году.
Daha sonra bu kayıtlar CD'lere de aktarılmıştır.Впоследствии записи передачи также были выпущены на CD-дисках.
17 dakika süren drama türündeki kısa filmin kopyası ABD kongre Kütüphanesi kayıtlarında bulunmaktadır.Уцелевшая копия фильма, записанная на тридцатипятимиллиметровой плёнке, находится в библиотеке Конгресса США.
Bu kayıtlarda köyde avarıza konu 13 nefer olduğu belirtilmiştir.Предсказание на этом камне говорят что будет 3 мировая.
Dowd'un ise şarkıyı kayıt altına alınması boyunca iki sorunu vardı.Дауд, тем не менее, столкнулся с двумя проблемами при записи.
Halych'e ait ilk kayıtlarda Kiev Knezi Büyük Vladimir'in 981 yılında bu kenti ele geçirdiği vurgulanmaktadır.Летописные данные свидетельствуют об учреждении этого поселения ещё князем Владимиром Великим в 980.
Üç Krallığın Kayıtları (Sanguozhi).История трех царств (неопр.).
Albüm kayıtları sürerken, Tony Yayo'nun hapis cezası devam ediyordu.Альбом был отложен и ожидался из-за нахождения Tony Yayo в тюрьме.
Albümün kayıtlarını Stockholm’de gerçekleştirdim.Сведение альбома было закончено в Стокгольме.
Eserin tek nüshası yazma olup İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi’nde kayıtlıdır (TY, nr.Единственная её копия хранится в Университете Стамбула (nr.
322 nolu taburun kayıtları şöyle yazdı: .”Регистрационный номер 443, см. вече»
Koyukonca adı ise "Kotsokhotana" olarak kayıtlıdır.Собственность именовалась аналогично: кочубеевщина.
Kayıt işlemi sekiz ay sürdü.Работа над гравюрами длилась восемь месяцев.
Kayıt şirketi adları kesinleşene kadar "Sons of Jonas" (Jonas'ın Oğulları) olmasını düşünmüşlerdir.Первоначально группа называлась «Sons of Jonas», но вскоре название было изменено на «Jonas Brothers».
2005 yılının Ocak ayında kayıtları başlayan "Metallitotuus" adlı ilk albümleri 6 Nisan 2005'te yayımlandı.Запись альбома «Metallitotuus» началась в январе 2005 года, и 6 апреля 2005 года он был выпущен.
Tunceli'nın KGM kayıtlarındaki 19 il yolunun toplam uzunluğu 493 km.dir.Его общий налёт на транстихоокеанских маршрутах составлял 944 часа.
Bu kayıtlar 1987'de Syd Barrett: The Peel Sessions adıyla yayınlandı.Эти пять песен первоначально были изданы на альбоме Syd Barrett: The Peel Session.
Greg Wells, Kanada doğumlu müzisyen, şarkı sözü yazarı ve kayıt prodüktörü.Грег Уэллс (англ. Greg Wells) — канадский музыкальный продюсер и автор песен.
1984'te Toronto'da üç parçası stüdyoda kayıt edildi.В 1984 году закрыта студия в Тулузе.
Bu tarihten sonra kendisiyle ilgili tarihi bir kayıt yoktur.После этого о нём нет исторических упоминаний.
İskeçe bölgesi ile ilgili ilk tarihi kayıtlar MÖ 879 yılına dayanır.Древнейший датированный хачкар на территории Армении относится к 879 году.
Mal varlığına el konulmuş ve kayıtları silinmiştir.Их имущество было конфисковано, а архив уничтожен.
Kayıtları Duyal Karagözoğlu yapmıştır.Запись пластинки проходила крайне напряжённо.
Albümün kayıtlarına 1993 yılının yaz aylarında başlamıştır.Сведение альбома происходит летом 1993 года.