kayıt ile cümle
kayıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu grupla ilgili başka bilinen bir kayıt yoktur.Il n'existe aucun enregistrement amateur de ce groupe.
Kargılı adı daha sonra Kargalı olarak kayıtlara geçer.Nas nommera plus tard son label en son honneur.
Kayıt süreci Malibu, Kaliforniya'daki Shangri La Studios'ta gerçekleşti.Les premières séances de répétition du nouveau groupe ont eu lieu aux studios Shangri La à Malibu, Californie.
Bazen, karıncayiyen, köpek ve insanda da görüldüğüne dair kayıtlar vardır.Des formes chroniques ont été récemment repérées chez le chien et chez l'Humain.
Bu asbest türlerinin kayıt edilmesi ve sınıflandırılması çalışmaları halen devam etmektedir.La détection et la filtration de ces substances sont encore à leurs débuts.
2013 yılı verilerine göre Renren'in 178 milyon kayıtlı kullanıcısı vardır.Selon le recensement de 2010, Keller compte 178 habitants.
2006-2007 öğretim yılında kayıtlı öğrenci sayısı 20.021'di.Le nombre d'étudiants inscrits pour l'année académique 2006-2007 est de 19,082.
1707 - Japonya'da Fuji Dağı'nın kayıtlara geçmiş son patlaması gerçekleşti.1707 : Éruption du mont Fuji.
IV. kayıttaki resmi (satır IV).Porte du no 4 (inscrit aux M.H.)
Nomex, DuPont tarafından icat edilmiş bir elyaf teknolojisidir ve kayıtlı bir DuPont Ticari markasıdır.Monsieur Net est un génie de l'informatique qui est embauché chez Dupuis.
Büyük Tarihçinin Kayıtları, vol.Journal of Modern History, Vol.
Fakat onun inşası ilk olarak 1392 yılındaki şehir kayıtlarında not edilir.Première mention écrite de la ville en 1392.
Burada, isteyen herkes kayıt yapabilmektedir.Toute personne qui le souhaite peut y envoyer son texte.
Romalılarla Kelt kabileleri arasında Colchester'da kayıt altına alınan iyi ilişkiler uzun ömürlü olmaz.Les relations cordiales observées à Colchester ne durèrent pas.
1899 - Bayer, aspirini ticari bir marka olarak kayıt altına aldı.En 1899, Bayer dépose le brevet et la marque de l'aspirine, sous la dénomination d'Aspirin.
1927-28 sezonundan itibaren lig maçları, kayıt altına alınmaya başladı.En effet, pour cette édition 1927-1928, le club est éliminé dès les tours préliminaires.
Nashville, 1960'tan günümüze New York'un ardından en büyük kayıt merkezidir.Depuis les années 1960, Nashville est le second centre de production musicale aux États-Unis après New York.
Ben böyle performans etmeyi severim bu yüzden kayıt zamanı bunu çok iyi hissediyorum.J'aimerai la voir sur scène, mais vous savez aujourd'hui c'est tellement difficile.
Bu albümün kayıtları İtalya'da yapılmıştır.Ces remixes sont faits en Italie.
Bunun dışında görünüşü hakkında bir kayıt yoktur.Hormis une image, il n'existe aucune information sur eux.
Mezopotamya sanatının adı çoğu arkeolojik kayıtlarda geçer.La provenance archéologique de la plupart d'entre elles est connue.
Her öğrenciye, bölüme kayıt yaptırdığı ilk dönemden itibaren, bir rehber öğretim üyesi tahsis edilir.Chaque niveau, de la seconde à la deuxième année de classe préparatoire, est commandé par un capitaine.
Kayıtlar 5 Ocak – 9 Temmuz 1987 tarihleri arasında gerçekleşti.Le procès se tient du 5 juin 1989 au 10 juillet 1989.
18 Nisan 2010 seçimlerinde seçmen kütüğünde 147 kişi kayıtlıydı.Il obtint 104 voix sur 174 lors de son élection.
Bunun nedeni ilk ünlü UFO vakası olarak kayıtlara geçen ve 1947'de ABD'de meydana gelen bir olaydır.Le texte s'intitule Conclusive Evidence et paraît aux États-Unis en 1947.
1913 yılı Osmanlı kayıtlarında Emirza olarak geçmektedir.Ce n'est que vers 1931 qu'il reçoit des commandes conséquentes.
Bünyesinde kayıtlı 1000 basketbol oyuncusu ve 50'ye yakın antrenör bulunmaktadır.Il est l'un des premiers entraîneurs à gagner plus de 500 rencontres universitaires de basket-ball.
Ancak takip eden yıllarda İspanya, bu işgalle ilgilenmeyip, kayıtsız kalmıştır.Durant les années qui suivirent, l’Espagne ne se soucia guère de sa nouvelle possession.
73.000 kayıtlı kullanıcısı vardır.73 000 spectateurs.
Dinlediği kayıtlar onun müzik sesini belirlenmesinde etkili oldu.Ces derniers décident de l'aider à enregistrer sa musique.
Kayıt cihazına ihtiyacımız var.Necesitamos una grabadora.
Eski kayıtları dinlemeyi severim.Me gusta escuchar grabaciones antiguas.
Çocuklar bir kayıt dinliyorlar.Los niños están escuchando un disco.
Tom Fransızca dersine kayıt yaptırdı.Tom se apuntó a la clase de francés.
Tom bir Fransızca kursuna kayıt yaptırdı.Tom se apuntó a clases de francés.
2011 yılında, kayıtlı toplam öğrenci sayısı 549.432 idi.En 2011, el número total de estudiantes matriculados fue de 549 432.
Müzik kayıt – 4220 Studios, Hollywood, Kaliforniya.Grabación musical – 4220 Studios, Hollywood, California.
Kayıtlı Arapça “Dünya Ticaret Sistemi İşletme Kılavuzu” (1999).Versión Autorizada en Árabe de “Guía de Negocios para el Sistema Mundial de Comercio” (1999).
Kayıt dosyaları dördüncü aşamada okunur.El archivo de registros se lee en la etapa cuatro.
Kayıtları birçok parçaya ayırır ve onların hiçbirinin saldırıya uğramadığından emin olur.Divide los registros en varias partes y asegura que ninguno de ellos puede ser atacado.
Kendisinin en iyi trompet kayıtları Hot Five ve Hot Seven kayıtlarında dinlenebilir.Su mejor sonido trompetístico se puede escuchar en las grabaciones con sus Hot Five y Hot Seven.
Podcast Capture, kullanıcılara kayıt ve podcast dağıtmak için izin veren bir uygulama.Podcast Captura, una aplicación que permite a los usuarios grabar y distribuir podcasts.
"Ulusal Kayıt Bilgi Sistemi".«Sistema de Información de Registro Nacional».
Kullanıcılar, bir veya daha fazla dil çalışmaya başlarken kayıt olurlar.Los usuarios se inscriben para estudiar uno o más idiomas.
Cappella Maggiore'nin 1368 yılında var olduğu kayıtlara geçmiştir.Está documentado que la Cappella Maggiore ya existía en 1368.
Ancak takımın ismi resmî kayıtlara "Trabzonspor 1966" olarak geçti.Sin embargo, el nombre formal del equipo que figuró en los registros oficiales fue "Trabzonspor 1966".
League321.com - Hırvat futbol liglerinin tabloları, kayıtları ve istatistikleri.League321.com - Tablas, estadíticas y records de la ligas del fútbol de Francia.
Rihanna'nın Loud turunun Avrupa ayağından önce, albüm kayıtlarına Los Angeles'ta başladık.Antes de ir a la parte europea de la gira Loud Tour de Rihanna, empezamos a grabar el álbum en Los Ángeles.
Daha önce bir kayıt yapmadı.Nunca ha hecho un disco.
Sığınmaevi kayıtlarına göre kızlar "acınası bir evden" kurtulmuşlardı.Documentos del establecimiento cuentan que las dos niñas fueron "rescatadas de una casa muy miserable".
Albümün kayıtları Tayland, Avustralya, Atlanta ve Los Angeles'ta gerçekleştirildi.La grabación del álbum tuvo lugar en Tailandia, Australia, Atlanta y Los Ángeles.
2005'te Nielsen, TiVo gibi dijital video kayıt araclarının kullanımını da ölçmeye başladı.En el 2005, Nielsen comenzó a medir usando los grabadores de video digital como TiVo.
7 Şubat-14 Mart Venezia Kayıt yaptıran tek takım.Jugados el 7 de febrero y 14 de marzo Venezia fue el único equipo registrado.
Kayıtlı Arapça “Uluslararası Mali Raporlama Standartları” (2003-2013).Versión Autorizada en Árabe de “ Normas Internacionales de Información Financiera” (2003-2013).
Bu kayıtta herkes için bir şarkı var; tüm şarkılar benimle ilgili.Hay una canción para cualquier persona en ese álbum; Me relaciono con todas esas canciones.
1-8 Mart Andrea Doria Kayıt yaptıran tek takım.Jugados el 1 y 8 de marzo Andrea Doria fue el único equipo registrado.
Ocak 2004'te ikinci seviye kayıtlar da sunulabilir hale geldi.Los registros de segundo nivel, en tanto, se pusieron a disposición en enero de 2004.
Sony Music'ten Jani Jalonen gruba ilgi duymaya başlamış ve 2003 yılında bir kayıt sözleşmesi imzalanmıştı.Jani Jalonen de Sony Music se interesó en la banda y firmaron un contrato en el año 2003.
Albümün ilk kayıtlarının yapımcılığını The Teardrop Explodes adlı gruptan Troy Tate üstlenmiştir.Las sesiones de la primera grabación del álbum fueron producidas por "Troy Tate" de The Teardrop Explodes.
Mayfair Studios, Primrose Hill, Londra, İngiltere'de yer alan bir kayıt stüdyosu.Mayfair Studios es un estudio de grabación ubicado en Primrose Hill, Londres, Inglaterra.