kayıp ile cümle
kayıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kayıp kavramının içeriği maddi ve maddi olmayan öğelerden oluşur.Bonita podniku se skládá z finančních a nefinančních aspektů.
Hermannstadt Muharebesi'nden daha fazla kayıp verildi.Nejvíce bylo poškozeno město Muzaffarabád.
Bu çatışmada Amerikan tarafı hiçbir kayıp vermemiştir.Na americké straně nebyly žádné ztráty.
Filmin bilinen kopyaları kalmıştır, fakat film kayıp olarak bilinir.O obsahu tohoto snímku se nedochovaly žádné údaje, filmové materiály jsou pokládány za ztracené.
Bunun yanında insanî kayıplar çatışmanın önemli değerlerinden birisidir.Přesto si uvědomovali, že se jedná o citelnou ztrátu v jejich válečném úsilí.
Kayıp Zamanın İzindeHledání ztraceného času.
Savaş da büyük kayıplar verilir.Válka přinesla i nesmírné ztráty v hospodářství.
Bu tahlilde kayıplar daha düşüktür.O dosaženou ztrátu se tento zdroj snižuje.
Herodot tarafların kayıpları hakkında bir rakam vermemektedir.Neúspěch ovšem Vratislav nezaplatil ztrátou údělu.
Abisi uzun süredir kayıptır ve kimliğini gizlemektedir.Chlapec vzápětí zmizel a od té doby je nezvěstný.
Bu listeye kayıp olan eserlerde dahildir.Vypráví o místě, které se ztratilo z mapy.
Ama profesör kayıptır.Princ zůstal nezvěstný.
Leo'nun çalışmalarının çoğu kayıptır.Mnoho z jeho hudebních děl se ztratilo.
Çünkü Raymond tam 5 yıl kayıptır.Splnění tohoto úkolu trvalo Rajmondovi 5 let.
Uzun mesafelerde kayıpları çok azdır.Na kratších vzdálenostech chybí dostatek těchto supernov.
Mahpus (roman) (alt başlığı: Kayıp Zamanın İzinde), Marcel Proust'un 1913–1927 arasında yazdığı romanı.Typickým příkladem je Hledání ztraceného času (1913–1927) Marcela Prousta.
Ancak bu operasyon aşırı derecede yüksek kayıplara mal oldu.Její šaty podstatně tyto utracené částky navýšily.
Üçüncü defter kayıptır.Třetí druh vyhynul.
Ayaklanmanın bastırılmasından muhalefet hareketi önemli kayıplara uğradı.Naprostou katastrofou pro povstalce byl fakt, že ztratili moment překvapení.
Her iki taraf ta açlık ve hastalık sonucu çok sayıda kayıplar verdi.Kvůli mrazu a epidemiím ztratily obě strany velké množství mužů i sil.
Buna rağmen demiryolu boyunca yapılan tüm Sovyet saldırıları, ağır kayıplarla geri atıldı.Zbylí Švýcaři se snažili uprchnout přes řeku, ale utrpěli těžké ztráty.
Kıtanın ismi "kayıp alan" anlamına gelir.Jeho úplně první track se nazývá „Lost“.
Sofokles tarafından yazılmış bir tragedyanın konusudur ancak asıl metin kayıptır.O Sofoklově dramatu pojednává článek Filoktétés (Sofoklés).
Tur otobüsü buzlu yolda kayıp takla atmış, Burton da otobüsün camından fırlayıp altında kalmıştı.Burton byl při smyku vyhozen z horního lůžka oknem a autobus se na něho záhy převrátil.
Bu arada Yezid'in ordusu da çok fazla kayıp vermişti.Část civilistů z Jamit navíc odešla již předem.
Olası sonuçlar avantaj, dezavantaj, kazanç, kayıp veya zafer olabilir.Jedná se o cíl získat pozornost, pomstu, moc nebo se vyhnout neúspěchu.
Luftwaffe Genelkarargahı, 5-8 Temmuz arasında kayıpların sadece 41 uçak olduğunu rapor etti.Între 5–8 iulie, Generalquartiermeister der Luftwaffe a raportat pierderea a doar 41 de avioane.
Glenn Seaborg bizmut altın için birkaç bin atom üretti ama net bir kayıp.Glenn Seaborg a produs câteva mii de atomi de aur din bismut, dar cu o pierdere netă.
Bu arada "Kötü"nün çetesi de ağır kayıplar vermiştir.Asupra satelor răsculate s-a abătut atunci o cumplită urgie.
24 kişi ise halen kayıp olarak listelenmektedir.Încă 24 de persoane rămân încă date dispărute.
Kayıplar, Sovyet tarafında 5.500 kişi, Alman tarafında ise 850 kişidir.Pierderile umane s-au cifrat la circa 5.500 de partea sovietică și 850 de cea germană.
Bu durum yeniden değerlendirilerek emir geri çekilene kadar çok fazla (ve gereksiz) kayıp verildi.Pentru ei a fost foarte grea despărțirea astfel fiind grea si revederea lor.
Almanlar, 9.000 esir aldıklarını ve Sovyet kayıplarının 23 bin olduğunu belirtir.Germanii au luat circa 9.000 de prizonieri și au numărat 23.000 de morți sovietici.
Çok sayıdaki Filistinli can kayıpları uluslararası kınamalar getirdi.Numărul mare al victimelor palestiniene a provocat condamnarea internațională.
Sadece Moskova Muharebesi'nin kayıpları bir milyonu bulmaktaydı.Doar în bătălia de la Moscova sovieticii pierduseră aproximativ un milion de oameni.
Kemer ve Pachinger'in koleksiyonunun çoğu şu an için kayıptır.Centura în sine, împreună cu majoritatea obiectelor din colecția lui Pachinger, a fost pierdută.
Saldırılar her iki tarafta ağır kayıplar ile geri püskürtüldü.Atacurile au fost respinse cu pierderi grele de ambele părți.
Riskin ölçümü: Sayılabilen olasılıklarla, kayıpların her birinin olma ihtimallerinin toplamı.Măsurarea riscului: Un set de posibilități, fiecare cu cuantificate probabilități și cuantificate pierderile.
Savaşın sonunda her iki tarafın güçleri de ağır kayıplara uğramıştı.La sfârșitul bătăliei ambele armate suferiseră pierderi grele.
Kayıp Rıhtım.Calea rătăcita.
Uzun zamandır kayıp olduğu düşünülen tablo, restore edildikten sonra 2011'de sergilendi.Mult timp a fost crezută pierdută, dar după regăsirea sa, a fost restaurată și expusă în 2011.
Her iki tarafın avcı filoları o denli zayıftı ki, 12 Temmuz’da hiç kayıp raporu olmamıştır.În acest sector în ziua de 12 iulie, avioanele de vânătoare nu au raportat nicio pierdere.
Bazı işitme kayıpları geri dönüşlü olabilir.În unele cazuri, pierderea auzului poate fi reversibilă.
Tarafların kayıpları neredeyse dengedeydi.Pierderile au fost aproximativ egale.
Bu çatışmada Amerikan tarafı hiçbir kayıp vermemiştir.Pe acest stadion Spania nu a pierdut nici un meci internațional.
Daha sonra uzaylıyla tanışır ve "Kayıp Tanrı" hakkındaki broşürleri dağıtırken Jaggu’nun ilgisini çeker.Jaggu întâlnește extraterestrul și devine curioasă în timp ce-l privește distribuind pliante despre Zei lipsă.
Heather:Dagur'un kayıp kardeşidir.Dagur este fratele lui Heather.
12 gün boyunca küçük çatışmalara giren her iki ordu da az kayıp verdi.Timp de 12 zile, cele două armate s-au înfruntat în mai multe ciocniri soldate cu pierderi minime.
Bloom,Kayıp Kralığı kurtarıp Sparks Prensesi olmayı başarabilecek mi?Va putea Bloom împreună cu grupul Winx Club să salveze Dimensiunea Magică și să devină prințesă?
Osmanlı kuvvetleri toplamda 26000 kayıp verdi, garnizonun tamamı öldürüldü, yaralandı veya esir alındı.30.000 de oameni, întreaga garnizoană fiind ucisă, rănită sau capturată.
Sovyet rakamları ise ölü ya da yaralı olarak 45 bin kayıptır. .Cifrele sovietice dau 45.000 de morți și prizonieri.
Mesajda Xi, hayat kayıpları, yaralılar ve hayatını kaybedenlerin aileleri için derin üzüntülerini sundu.Este datoria musulmanului de a oferi condoleanțe familiei și rudelor celui decedat.
Stalingrad Muharebesi'nde Macaristan İkinci Ordusu çok ciddi kayıplar verdi.În timpul bătăliei de la Stalingrad, Armata a II-a maghiară a suferit pierderi uriașe.
Hala kayıp.Pierdută.
Her iki taraf için kayıplar tam bir kesinlikle belirlenememektedir, öte yandan savaşın sonu daha kesindir.Deși pierderile celor două părți nu pot fi stabilite cu exactitate, rezultatul strategic este mai clar.
Bu taşkınlarda büyük maddi kayıplar yaşanmaktadır.De aici enormele noastre pierderi.
Kuvvet ve silah yönünden kayıplar, daha sonraki yarma girişimlerinde daha fazlasıyla gerçekleşti.Pierderile în oameni și arme aveau să afecteze profund următoarele tentative de spargere a încercuirii.
Sofokles tarafından yazılmış bir tragedyanın konusudur ancak asıl metin kayıptır.Filoctet este o tragedie scrisă de Sofocle.
Bu uyuşturucular, sürekli kayıp oluşturmazlar, sadece geçici etki gösterirler.Aceste probe au loc fără întrerupere fiind tot timpul cronometrate.
Bu ilerlemedeki İtalyan kayıpları daha çok İngiliz istihkamcıların döşemiş olduğu mayınlar yüzünden olmuştur.Numărul mare de pierderi suferite de italieni s-a datorit și panicii iscate în rândul soldaților.