kayıp ile cümle

kayıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Beevor tutsak olarak Sovyet kayıplarını 240 bin olarak vermektedir.UPA oceniła straty sowieckie na 240 zabitych!
Ayrıca ABD Genelkurmay Başkanı şu ana dek sivil kayıp rapor edilmediğini açıkladı.Amerykanie poinformowali też, że nie odnotowali do tamtej pory żadnych ofiar wśród cywilów.
Gürcü kayıpları ise 160 olarak gösterildi.But wysadzany klejnotami (Lo stivale ingioiellato) 160.
Özellikle Sovyet Hava Kuvvetleri'nin kayıpları çok ağırdır.Straty wojsk sowieckich wyniosły ok.
Kayıp Kıta Atlantis adına yapılan heykel, Paradise Adası, Nassau, Bahamalar.Projekt wzorowany był na hotelu Atlantis, Paradise Island w Nassau na Bahamach.
Ölü, yaralı ve kayıp olarak toplam kayıp 1231 kişi.123 000 zabitych, rannych i zaginionych.
Her iki taraf da kayıplar verecek ve nihayet River Song gerçek kimliğini açıklayacaktır.W tym samym odcinku Doktor poznaje również prawdziwą tożsamość River Song.
Battleaxe Harekâtında İngiliz tank kayıpları 91, Alman kayıpları ise 12 dir.W starciu tym Brytyjczycy stracili 21 czołgów, Niemcy – 22.
Onunla birlikte hem Suriye muhalefeti'nden hem de Beşşar Esad güçlerinden kayıp verildi.Jego przeciwnikami byli Drudż (demon kłamstwa) oraz Sauru.
Hafızasını kaybeden Geralt önceki hayatının kayıp anılarını kurtarmaya çalışır.Usiłuje odzyskać z dawna utraconą pamięć.
Bu görüntülere ait resimler mevcut olsa da film görüntüleri hâlen kayıptır.Każdą sytuację widziałam w głowie tak wyraźnie, jakby zdjęcia do filmu były już wykonane.
Tahliye sonrasında iki Fransız yolcunun kayıp olduğu görüldü.Do zmierzchu Francuzi utracili 2 zabitych.
Kayıp Sembol (İngilizce: The Lost Symbol) Amerikan yazar Dan Brown'un 2009'da çıkan kitabıdır.Rzeźba Kryptos jest także przedmiotem analizy w innej książce Dan Browna z 2009 roku Zaginiony symbol.
Teleskoplarda yansıma kayıpları olabileceği için bu miktar yüzde on kadar azalır.Usterka ta ogranicza pole widzenia teleskopu o niecałe 5%.
Kayıplar 20 ölü, 24 yaralı ve 4 kayıptır.Straty własne: 1 zabity, 2 zaginionych i 4 rannych.
Bu kayıp uygarlığı bulmak için çok aceleci davranıyordu.Bardzo szybko tracił on siły w walce z żywiołem.
Her iki tarafın kayıpları ağırdı.Straty były ciężkie po obu stronach.
Ancak bu çatışmalarda ciddi kayıplara uğradı.W trakcie tych walk poniosła ciężkie straty.
Osmanlılar 12 bin kayıp verdi ve Güney Makedonya'ya çekildi.26 tys. tomów i wywieziono ją do Szwecji.
O yüzden Cudana kesik başa gider ve kayıp oğlunun akıbetini sorar.Później jednak zmartwychwstają i pokonują syna nieprawości.
Bu taarruz ağır kayıplarla başarısız oldu.Atak załamał się z ciężkimi stratami.
Baskındaki İngiliz kayıpları az sayıdaki Alman kayıpları ile karşılaştırıldığında oldukça fazlaydı.Szczęśliwie jednak zniszczenia były, w porównaniu z innymi miastami niemieckimi, niewielkie.
19 Nisan kayıpları: Seelow Tepeleri'ndeki Alman savunma hattı, Berlin dışındaki son önemli savunma hattıydı.Wzgórza Seelow stanowiły ostatnią zasadniczą linię obrony poza Berlinem.
1943'ün başında Almanya'nın zırhlı birlikleri ağır kayıplar vermişti.W roku 1941 oddziały w nie uzbrojone poniosły ciężkie straty.
Luftwaffe Genelkarargahı, 5-8 Temmuz arasında kayıpların sadece 41 uçak olduğunu rapor etti.Dowództwo Luftwaffe ogłosiło, że od 1 lipca do 15 sierpnia zniszczono 572 myśliwce wroga.
Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vazgeçmek zorunda kalındı.Stracił jednak tak wiele okrętów, że zmuszony był w końcu wycofać się z bitwy.
Tüm bu kayıplara karşın Cermen güçleri yitirdikleri yerleri yaz aylarında geri almayı başardılar.Dzięki temu zwycięstwu Szwedzi odzyskali wszystkie utracone latem tego roku zameczki.
Çok kayıp verdiler.Poniósł duże straty.
Her iki tarafın kayıpları konusunda kesin rakamlara ulaşmak oldukça güçtür.Trudno ocenić realne straty ludzkie obu stron.
Savaş kayıpları devam ettikçe halkın desteğini kaybettiği kanısına vardı.Dowódcy AK obawiali się utraty jej poparcia.
Ruslar da büyük kayıplar verdi.Rosjanie doznali podobnych strat.
Kayıplar hatırı sayılır ölçüdeydi ve bütün ordu daha önce olduğundan daha az etkindi.Jednak rokowania nie mogły być gorsze: zgromadzona armia miała znacznie mniejszy niż oczekiwano stan liczebny.
Ancak kayıp nehre düşen kendisi olur.Spotkać można zwalone pnie przegradzające rzekę.
Kayıp filminde de rol almıştır.Nie ominęły go również role filmowe.
Tiger'ların kayıp vermesinin sebebi düşmanlar değil karmaşık mekanik yapısıydı.Przyczyną katastrofy maszyny była usterka techniczna, a nie ostrzał wroga.
Bu kayıpların görece kısa süreli bir deniz muharebesinde gerçekleşmesi pek olağan görülmemektedir.Wypadek ten często nie jest formalnie zaliczany do misji księżycowych.
"Tanrıça Kubaba'nın Kayıp Yüzü".Obraz Matki Boskiej Łaskawej z pocz.
WOFF ile kayıpsız bir sıkıştırma elde ediliyor.Oficjalnie: Tai Woffinden przegrał z kontuzją!
Kayıp ve artıkları asgariye indirir.Przegrane baraże o awans.
Özellikle subay kayıpları yüksekti.Straty pułku były bardzo duże.
Sadece Moskova Muharebesi'nin kayıpları bir milyonu bulmaktaydı.Milicja oceniła, że naganiacze z Polski zarobili co najmniej milion dolarów.
Giza'daki kazıda kayıp olan şey buydu.Świadczą o tym wykopaliska w Jerychu.
Lakin; yolda Moğolların saldırısına uğrarlar ve çok büyük kayıplar verirler.Jeźdźcy Rohanu szarżują na nich, lecz ponoszą znaczne straty.
Bu durum Şimon'nun kayıp olup olmadığı konusunu tartışmaya açar.Ciekawam, czy to się już rozstrzygnie, czy jeszcze nie.
Bu kayıplar da çatışmadan değil, bu birkaç kişi yüzme bilmiyordu.Nie osiągnął na nich żadnych sukcesów, nie licząc rozstrzelania licznych pływających min.
Diğer üç bölüm kayıptır.3 pozostałe pręciki są zmarniałe.
Bir çatal kayıp.Nie ma widelca.
Alfonso'nun ordusunun verdiği kayıp çok büyüktür (59500 ölüden fazla).Dödstalet för Alfonsos armé var enormt, fler än 59 500 dog.
1911 - Hiram Bingham III, Machu Picchu'yu (İnka'ların kayıp şehri) yeniden keşfetti.24 juli – Hiram Bingham III återupptäcker Machu Picchu i Peru.
O nedenle Cansu'nun 2 yıldır kayıp olduğunu ondan saklarlar.Därmed har ATP stängt av honom i två år.
Her iki tarafın kayıpları ağırdı.Båda sidors förluster var svåra.
Kayıp kişiye dikkat edin!Lyssna på den drabbade.
Pirus zaferi, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir zafer.En pyrrhusseger är en dyrköpt seger, en seger med stora egna förluster.
Kayıplar hakkında net bir bilgi yoktur.Det finns inga uppgifter om omkomna.
Eğer bu durum sağlanmazsa kayıp yaşayacaklardır.Om man inte kan göra det så har man förlorat.
Ruslar da büyük kayıplar verdi.Ryssarna fick i och med detta stora förluster.
Foča'dan 2704 kişi katliamlar sırasında öldürülmüştür veya halen kayıptır.2 704 personer från Foča saknas eller dödades under kriget, majoriteten var bosniaker.
Köpek 5 Karış Masum Kalamayız Kayıp Yalan (Akustik Versiyon)Hunden får inte riva något hinder (5 fel).
Bazı kayıp eşya büroları, eğer mümkünse eşyasının sahiplerine ulaşmaya çalışır.Undvik om möjligt att skada civil egendom!
1989 yılında kurulmuş ve adını John Milton'ın Paradise Lost (Kayıp Cennet) isimli epik şiirinden almıştır.Albumets låtar bygger till viss del på John Miltons Det förlorade paradiset (Paradise Lost).
İlgili Sayfalar