kayıp ile cümle
kayıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Dört bölüm kayıptır.Quattro di loro risulteranno dispersi.
Müttefik kayıpları ölü ve yaralı olarak 2.000 kadardır.Le perdite spagnole furono 2000 tra morti e feriti.
Kayıp Kıta Atlantis adına yapılan heykel, Paradise Adası, Nassau, Bahamalar.L'hotel è stato fatto sul modello dell'Atlantis Paradise Island di Nassau, Bahamas.
Her iki tarafın kayıpları konusunda kesin rakamlara ulaşmak oldukça güçtür.È quasi impossibile determinare le perdite per i due contendenti.
But Also dizilerinin de kayıp bölümleri bulunmaktadır.Questo si deve al fatto che contengono inclusioni disperse.
Ama sonuçta iki taraf da ağır kayıplar verdi ve bir sonuç alınamadı.Tuttavia, entrambe le automobili hanno avuto problemi e non hanno tagliato il traguardo.
Kayıp Otoban ya da İngilizce adıyla Lost Highway, 1997 tarihli David Lynch filmi.Strade perdute (Lost Highway) è un film del 1997 diretto da David Lynch.
Kayıp çocuk veyâ ondan bir iz bulunamadı.This Little Boy apparentemente non sembra aver lasciato traccia alcuna.
İki tarafta büyük kayıplar vermiştir.Entrambe le parti ebbero grandi perdite.
Bu ani saldırılarda düşmana büyük kayıplar verdiriliyordu.Nondimeno, Chūpān inflisse al nemico pesanti perdite.
Alman kayıpları konusunda bir değerlendirme yapmak daha zordur.Le perdite tedesche sono invece più difficili da determinare.
Sovyet kayıpları, Kızıl Ordu standartlarına göre bile çok yüksektir.Inoltre le forze finlandesi erano decisamente inferiori rispetto a quelle dell'Armata Rossa.
Ailedeki Ölüm, Jason Todd'u uzun zamandır kayıp olan annesini bulması hususunda soru işaretlerinde bıraktı.In Batman: Una morte in famiglia, Jason Todd utilizzò il computer per scoprire l'identità di sua madre.
Harald Hauptmann, Kayıp Zamanların Peşide.Marcel Proust, Alla ricerca del tempo perduto.
Filmin bilinen kopyaları kalmıştır, fakat film kayıp olarak bilinir.Non rimane traccia di alcuna copia e quindi è considerato film perduto.
Birkaç kayıp verdikten sonra, IJA devriyesi geri çekildi.Dopo diversi tentativi falliti, la colonna si ritirò.
Evet,Kaygalak içerdedir ama kayıptır.Chi ci entra, perde la ragione.
1940'ta altın sistemi terk edilmiş ve savaş yılları sırasında markka yüksek enflasyondan kayıplar vermiştir.Il gold standard venne abolito nel 1940, e il marco soffrì una pesante inflazione durante la guerra d'inverno.
İsrail gazetesi Haaretz verilen kayıpların çoğunun bu silah yüzünden verildiğini iddia etti.Per motivi di fuso orario, i giornali israeliani andarono in stampa con questa notizia.
Orada üç ceset ve Judith Myers'ın kayıp mezar taşını bulur.Qui scopre i cadaveri di Annie, Lynda e Bob e la lapide di Judith Myers che era stata trafugata dal cimitero.
Herodot savaş alanında 6.400 Pers ölü sayılmış olduğunu, Atina kayıplarının 192 olduğunu yazmaktadır.Erodoto riporta che i Persiani persero oltre 6.400 uomini contro i 192 degli ateniesi.
"Eksik" derken ne demek istiyorsunuz? (fosil kayıtları) Kayıp insanlar?In quale accezione va inteso il termine "mancanza"?
V. cilt ise kayıptır.Union Wels scomparso.
2. Kitāb al-Moʿāmalāt ("İşlemler kitabı") kayıptır.Kitāb al-Mustaṭraf («Libro degli aneddoti peregrini»)
Kanada kuvvetleri kayıp verseler de 6000 esir almayı başardılar.Le forze confederate contrattaccarono riuscendo a catturare 600 prigionieri.
Kısmi oy kayıplarına rağmen istikrarını 2014 yılına kadar sürdürmüştür.Nonostante la sua età, ha continua la carriera di arbitro sino al 2014.
Ruslar da büyük kayıplar verdi.Nel frattempo, i russi soffrirono notevoli perdite.
Saldırılar her iki tarafta ağır kayıplar ile geri püskürtüldü.Gli attacchi saranno respinti a costo di pesanti perdite da entrambe le parti.
Bu kadar genç yaşta hayatını kaybetmesi trajik bir kayıp." dedi.Mi sembra terribile che un incidente domestico abbia reclamato la sua vita ad un'età relativamente giovane".
Bu kayıplara rağmen Romalılar kesin bir yenilgiyi engellediler ve dayandılar.Nonostante i Romani fossero in inferiorità numerica, inflissero una dura sconfitta ai ribelli, decimandoli.
Ancak ciddi kayıplara katlanıldı.Fu sempre respinto con gravi perdite.
O da kayıptır.Sono inoltre caduchi.
Giza'daki kazıda kayıp olan şey buydu.Si trova ai piedi della Sfinge di Giza.
Tacitus Kaledonya kayıplarını 10 bin, Roma kayıplarını 360 olarak verir.Secondo Tacito, i Caledoni persero 10 000 uomini, i Romani appena 360.
Ruslar 100 kadar asker kayıp verirken, müttefikler 500 asker kaybı vermişlerdir.Le perdite russe furono stimate a circa un centinaio di uomini, quelle alleate a circa 500.
Gerçekte Sovyet uçak kayıpları daha yüksektir.Le perdite di aviatori statunitensi invece fu relativamente contenuta.
Almanya’nın insan kayıpları ise 10 bin ölü ve 50 bin yaralı ya da kayıptır.Tutto questo al costo di soli 10 000 morti e 50 000 tra feriti e dispersi.
Her iki tarafın kayıpları ağırdı.Le perdite per entrambi gli schieramenti furono pesanti.
Fakat bu uğurda ağır kayıplara da katlandılar.I danni che ne derivarono furono ingenti.
Olgunluk çağında Historika Hypomnemata (Tarihi Hatıralar) adlı bir yapıt (bugün kayıptır) yazdı.In questo esempio c'è una perdita dell'aggiornamento (lost update) di Ta.
Çünkü hiçbir kayıp yoktur.Tuttavia, niente è perduto.
Hayat kadınları son birkaç aydır kayıplara karışmaktadır.Durante l'ultimo ventennio la società fu coinvolta in alcune disavventure.
Luftflotte 4'in dört nakliye grubunun kayıpları öylesine ağırdır ki sonuç olarak "resmen çözülmüş"lerdir.Ognuno a bordo crede che l'Arma Quattro sia dunque maledetta.
Ağır kayıplara rağmen ilerlemelerini başarıyla tamamladılar.Queste operazioni terminarono con successo, anche se con pesanti perdite.
Ünlü bir kişi olan babası üç gündür kayıp.Il padre probabilmente alcolizzato è sparito da quattro anni.
Kayıp bir kaşık var.Одной ложки не хватает.
Bagajım kayıp.Мой багаж потерялся.
Biri kayıp.Один отсутствует.
Kayıp değildim.Я не пропадал.
Bir tane sevdiğim aşık olduğum kadın var, ellerimden kayıp gitmesine izin veremem.Я люблю одну женщину и не позволю себе её потерять.
Kedi kayıp.Кот исчез.
Kedimiz kayıp.Наш кот пропал.
Düşman kayıpları sekiz ölü ve neredeyse otuz yaralıya ulaştı.Потери противника составили восемь человек убитыми и почти тридцать ранеными.
Karım kayıp.Моя жена пропала.
Polis bütün gece kayıp kızı ve olası kaçıranı aradı.Полиция всю ночь искала пропавшую девушку и её предполагаемого похитителя.
Uzaktan eğitimin kazanımları ve kayıpları nasıl ölçülecek?Как будут измеряться выгоды и потери дистанционного образования?
Newt, kayıp yaratıkları bulmasında kendisine yardım etmesi için Jacob'ı ikna eder.Ньют уговаривает Якоба помочь найти пропавших существ.
Geminin batmasının ardından verilen kayıp sayısı, kaynaklara göre farklılık göstermektedir.Распределение этих потерь по кораблям различается в зависимости от источника.
Alman kayıpları konusunda bir değerlendirme yapmak daha zordur.Это затрудняет любые исследования о немецких потерях.
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.Распространились слухи, что это тело принадлежит той самой мусульманской девочке и что она была убита евреями.
İlgili Sayfalar