kayıp ile cümle

kayıp kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bölüğün kayıpları üç ölü ve bir yaralıdır.Die stürmende Gruppe erlitt einen Toten und drei Verwundete.
Abisi uzun süredir kayıptır ve kimliğini gizlemektedir.Sein Vater gilt bereits seit langer Zeit als verschollen und wird von vielen für tot gehalten.
O yüzden Cudana kesik başa gider ve kayıp oğlunun akıbetini sorar.Sie beginnt an Gott zu glauben und möchte weiteren Kontakt mit dem Retter ihres Kindes.
Neticede Fransız saldırısı ağır kayıplarla başarısız olmuştur.Der Angriff wurde unter schweren französischen Verlusten vorgetragen.
Erişim tarihi: 22 Haziran 2015. ^ "Helak: Kayıp Köy - Kayıp Köy: Helak".22. Juni 2005 Die Suche nach der Wahrheit: Schrank der Schande.
Sovyetler Birliği bu sabotaj sayesinde fazla kayıp vermeden Amerikan topraklarına ilk adımını atmıştır.Bei den US Open verpasste sie den Sprung ins Hauptfeld.
Yunan birlikleri büyük kayıplar vererek hızla çekilmeye başlamıştır.Die Japaner ziehen sich nach schweren Verlusten zurück.
Altı gün boyunca surların önünde her iki taraf için kayıplara mal olan çatışmalar sürdü.Es kam zu wochenlangen, für beide Seiten verlustreichen Kämpfen.
Fakat bu başarı, büyük kayıplar pahasına elde edilebilmiştir.Diese scheiterte dann allerdings unter großen Verlusten.
Sırasıyla Son, Kayıp Şehir ve Kayıp isimli dizilerde oynadı.Die Sleestaks leben in der so genannten Verlorenen Stadt.
Mercek kullanımıyla kayıp % 17 ye kadar azaltılmıştır.Das Volumen des Gehäuses wurde um 17 % reduziert.
İsrail bu kişileri İsrail'in kayıp kabilelerinden olduğunu dile getirmiştir.Die Gemeinschaft betrachtet sich als Abkömmlinge der verlorenen zehn Stämme Israels.
Astolfo Orlando'nun kayıp ettiği aklını ayda bulur ve küçük bir şişeye doldurarak bunu yeryüzüne getirir.Sein Freund Astolfo findet den Verstand später auf dem Mond und bringt ihn zurück.
Buna ek olarak, sık sık direnç kayıpları vardır.Zusätzlich wird die Rückreaktion oft auch begünstigt.
Ancak kayıp nehre düşen kendisi olur.Vom Fluss mitgerissen verlieren sie sich.
Bu kayıplar da çatışmadan değil, bu birkaç kişi yüzme bilmiyordu.Unter dieser unbefriedigenden Situation litten nicht nur die Besucher, sondern auch die Geschäfte.
Bu yüzden, kayıp momentuma karşı gelecek başka bir parçacık olmalıdır : yani, nötrino.Im umgekehrten Fall spricht man von einem dekompensierten, also störenden Tinnitus.
Bu görüntülere ait resimler mevcut olsa da film görüntüleri hâlen kayıptır.Es existieren viele Fotos dieser Szenen, jedoch nicht die Filmszenen selbst.
Üç gündür köpeğim kayıp.Mon chien a disparu depuis trois jours.
Şu halde kara deliği oluşturan enformasyon kayıp mıdır, değil midir?Alors, l’information qui a formé le trou noir est-elle perdue ou pas ?
"Kayıp Şehir'i Biz Bitirdik!".Académos épargne la ville en leur disant où elle est (à Aphidna).
Altı bölümden oluşur: Parça 1 (1-8 bölümler) günümüze eksik ulaşmıştır, başlangıcı kayıptır.Il est divisé en six parties : Partie 1 (chapitres 1-8) qui est incomplète, comme son début a été perdu.
Araştırma ekipleri bu kayıp elementi saptayıp izole etmeyi denediler.Les équipes de chercheurs essayaient de découvrir et d'isoler cet élément manquant.
Bunu izleyen birkaç hafta içinde Alman birlikleri bir 100 bin daha kayıp vermiştir.Dans les quelques semaines suivantes, les Allemands perdirent encore 100 000 hommes.
İki ordunun kayıpları hakkında belirtilen görüşler ihtilaflıdır.Les estimations des pertes des deux armées varient.
Floransa'da Ferdinando de Medici için bestelediği operalar kayıp olmuştur.Les opéras composés pour Ferdinand de Médicis sont perdus.
Kayıplar da yüksek oldu.Les pertes sont élevées.
"Eksik" derken ne demek istiyorsunuz? (fosil kayıtları) Kayıp insanlar?Qu'entendez-vous par « manquant » ?
Corbulo, Asya deneyimleri hakkında şimdi kayıp olan bir eser yazmıştı.Corbulo a écrit un livre (perdu à ce jour) sur sa vie en Asie.
Taş Harry'nin uyuşmuş parmakları arasından kayıp Yasak Orman'da kaldı.La pierre tombe des mains d'Harry dans la forêt interdite.
Alman kayıpları konusunda bir değerlendirme yapmak daha zordur.Les pertes allemandes sont plus difficiles à évaluer.
Bazı işitme kayıpları geri dönüşlü olabilir.Certaines atteintes auditives sont réversibles.
Ağır kayıplara rağmen Japonlar donanma bombardımanı yardımıyla kasım ortalarında Şanghay'ı ele geçirir.À la mi-novembre, les Japonais prennent possession de Shanghai avec le soutien des bombardements de la marine.
Bununla birlikte Alman kayıpları da ağır olmuştur.Mais les pertes allemandes sont lourdes également.
Bu ani saldırılarda düşmana büyük kayıplar verdiriliyordu.Au cours de ces dernières actions, a infligé à l'ennemi des pertes sévères.
Buna rağmen İsrail henüz İgboları Kayıp On Kabile'den biri olduğunu resmi olarak kabul etmemiştir.Cependant, l'État d'Israël n'a toujours pas, à ce jour, reconnu les Ibos comme une des Tribus perdues.
Ruslar da büyük kayıplar verdi.Les pertes Russes étaient tout aussi considérables.
Fakat bu uğurda ağır kayıplara da katlandılar.Ils comptèrent de lourdes pertes ce jour-là.
Almanlar, 9.000 esir aldıklarını ve Sovyet kayıplarının 23 bin olduğunu belirtir.Les Allemands firent quelque 9 000 prisonniers soviétiques et en tuèrent 23 000 autres.
Stalingrad Muharebesi'nde Macaristan İkinci Ordusu çok ciddi kayıplar verdi.Lors de la bataille de Stalingrad, la 2e armée hongroise subit de terribles pertes.
Kayıp çalışmaları (bilinenler): Yusuf ile Balaban Destanı (şiir/destan), Dünya Masal ve Efsaneleri (çeviri).Ils dirent : "Ô Zul-Qarnayn, les Yajuj et les Majuj commettent du désordre sur terre.
Ama profesör kayıptır.De plus, le professeur est annoncé disparu.
Hulk yener ve kayıplara karışır.Notre quotidien est fait de victoires et de défaites.
Ancak büyük bir sorun var: Percy Jackson kayıp!Article détaillé : Percy Jackson.
Fakat aradığı saati kayıptır.Joyeusement, il demande quelle horloge il doit monter maintenant.
Kayıp Müslüman kızın cesedinin bulunduğu ve Yahudiler tarafından öldürüldüğü dedikoduları hızla yayıldı.La rumeur se répand que le corps est celui de la petite musulmane et qu'elle a été tuée par les Juifs.
Cull; Thor bilnmeyen, kayıp amcasıdır.Titre : Tarzan, the lost adventure.
Eğer bu durum sağlanmazsa kayıp yaşayacaklardır.Si cela n'est pas fait, alors tout sera perdu.
Kayıpsız ve sıralı mesajlaşma.Venez sans instruments et observez.
Savaşın sonunda her iki tarafın güçleri de ağır kayıplara uğramıştı.À la fin de la bataille, les deux armées avaient subi de lourdes pertes.
Her gemiden altı kişi kayıp vermiş oldular.Plusieurs dizaines de navires sont perdus de chaque côté.
Giza'daki kazıda kayıp olan şey buydu.Elle a été découverte dans la mangrove de Gesera.
Dolayısıyla, ağır kayıplar vererek geri çekildi.Il se retire, après de lourdes pertes.
Yedi dörtlükten oluşan bu şiirin ilk dörtlüğü kayıptır.Dans la confusion qui en résulte, la quatrième des Sept Épées est perdue.
Derlediği diğer eseri kayıptır.Encore une tradition curieuse qui se perd.
İlk Türk filmi olarak bilinen bu çekim halen kayıptır.Le manuscrit de cette première version semblent perdu.
Üçüncü defter kayıptır.Le troisième chapiteau a disparu.
Resim, Marcel Proust'un Kayıp Zamanın İzinde romanında da yer alıyor.À la recherche du temps perdu de Marcel Proust.
Her iki taraf açısından da ağır kayıplarla geçen muharebeler 1943 yılının Mayıs ayına kadar sürdü.La plupart d'entre eux sont tombés dans les derniers jours de combat, pendant le mois de mai 1943.
Tahliye sonrasında iki Fransız yolcunun kayıp olduğu görüldü.Deux passagers décédés étaient de nationalité française.
İlgili Sayfalar