kayış ile cümle
kayış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1. yüzyılda tanınan kiraz ve kayısı popülerdi.Cherries and apricots, both introduced in the 1st century BC, were popular.
Taşıma kayışına ve küçük boyutuna, göçebe kullanıma uyarlamalar dikkate değerdir.Note the strap for carrying it and its small size, adaptations to nomadic use.
Chon, Ibanez gitarlarını ve Overdrive Straps gitar kayışlarını destekler.Chon endorses Ibanez guitars and Overdrive Straps guitar straps.
Kuru üzüm ve kuru kayısı da eklenebilir. [1]Raisins and dried apricots may also be added.[4]
URZ APT, tüm varyantlarda silindirik bir kaptan kayışla beslenen alıcıyı kullandı.The URZ APT used the receiver, which in all variants were belt-fed from a cylindrical container.
Kayış beslemesi, cephane kutusunda bulunan bir besleme rotorunu kullanır.The belt feed uses a feeding rotor found in the ammo box.
Adını kayısı meyvesinden almaktadır.Ihren Namen hat sie wohl von ihren Früchten.
Transmisyon kayışı neden hiç değiştirilmemiş?Warum wurde der Keilriemen nie ausgewechselt?
En üst ödüllerin isimleri de "Altın Kayısı", ve daha küçük olan "Gümüş Kayısı".Hauptpreise sind die „Goldene Aprikose“ und die kleinere „Silberne Aprikose“.
Kayısı ve üzüm yurtdışına da ihraç edilmektedir.Isländische Wolle und Fleisch sind im Ausland nicht mehr gefragt.
Alt cins Prunus : Erik ve kayısılar.Rolf Dähler u. a.: Von Narren und Distelfinken.
Geri kalanlar arasında da kayısı çoğunluktadır.Et bien d'autres encore (à compléter)
2004'ten beri Moskva sineması her yıl Uluslararası Altın Kayısı Film Festivali'ne ev sahipliği yapmaktadır.Depuis 2004 le cinéma Moskva reçoit chaque année le Festival international du film Golden Apricot.
Bu özel tasarım değişikliği kayışıa kullanıcı tarafından değiştirilebilen olmasını sağlar.Cette configuration pouvait être modifiée par l'usager.
Kayısı bahçeleri çok yaygındır.Arbuste de jardin très courant.
Kayışdağı mahallesi, tepenin eteklerinden kuzeydoğuya doğru yayılmıştır.La commune longe les flancs nord-est des collines qu'elle borde.
Kayış - Çocukları korkutmak için uydurulmuş kötücül varlık.Un problème qui l'empêche d'effrayer les enfants correctement.
Alt cins Prunus : Erik ve kayısılar.Plafond du premier étage : Éros et Vénus.
Gözlükler fok derisinden dar kayışlarla başa takılır.Elles sont poussées haut sous les lunettes de la voûte.
Ayrıca elma ve kayısı ağaçları da vardır.Elle présente également des arbres et des arbustes.
Meyve olarak Kayısı vişne ve üzüm yetişir.Se alimenta de hierba, hojas y frutos.
Mahallede üzüm, kayısı, incir gibi çeşitli meyveler yetiştirilmektedir.Se cultivan hortalizas y frutales como: vides, sandías y melones.
Prunus mume (Çin eriği veya Japon kayısısı), Prunus cinsinden bir ağaç türüdür.Prunus pensylvanica, el Cerezo Pin o Cerezo de Fuego, es una especie perteneciente al género Prunus .
Transmisyon kayışı neden hiç değiştirilmemiş?¿El interruptor debería ser accionado?
Muhafazakâr bir çizgiye kayış, parti üyeleri arasında ciddi bir bölünmeye sebep oldu.El giro conservador provocó una grave división en el partido.
Bir yüzünde kayış taşıma sapı bulunur.Tiene un casco de motocicleta cubriendo su rostro.
Bunların adı kayış kasnağıdır.Este es el nombre que sale en los horarios de Renfe.
Adını kayısı meyvesinden almaktadır.De ella reciben su nombre los cereales.
Çantanın bağlama kayışları sığın derisinden yapılır.Dichas donaciones se realizan a través del cofre dentro del fuerte.
Bu özel tasarım değişikliği kayışıa kullanıcı tarafından değiştirilebilen olmasını sağlar.Este parámetro de umbral suele ser modificable por el usuario.
Bu olay Big Bang’den 150 milyon-1 milyar yıl sonra gerçekleşti (kırmızıya kayışta 6<z<20).Ciò avvenne tra i 150 milioni ed il miliardo di anni dopo il Big Bang (a redshift 6 < z < 20).
Meyve olarak Kayısı vişne ve üzüm yetişir.Non mancano legumi (fagioli) e frutta (fragole).
Tarımın ise neredeyse tamamı kayısıcılığa dayanmaktadır. ^ YerelNeTTeoria della misura Quasi ovunque Quasi certamente
Belli başlı geçim kaynağı kayısı tarımıdır.Si tratta quindi di una pianura di origine alluvionale.
Transmisyon kayışı neden hiç değiştirilmemiş?Il propulsore non venne modificato.
Transmisyon kayışı yırtılmış.Il motore di sinistra viene spento.
Dünya kayısı üretiminin %80'i ülkemizden ve bu üretimin tamamı Malatya'dan sağlanmaktadır.L'80% degli Euro contraffatti nel mondo arriva da Napoli, vengono prodotti materialmente in quell'area.
1.3 CDTI motorlarda, 1.7 CDTI motorların aksine Triger kayışı değil zincir kullanılmaktadır.Quanto al 1.3 CDTI, esso non viene sostituito da nessun'altra unità motrice.
720 kişinin yaşadığı Kayışdağı Darülaceze’ye yerleştirilen Engin, geçmişte kalan zor günlerini anlattı.Предполагалась, что это именно те 220 слов, которые должны знать дети определенного возраста.
Kayış - Çocukları korkutmak için uydurulmuş kötücül varlık.Старик, чувствующий себя обузой детям.
Ayrıca sera çevresinde 40 dönüme yakın kayısı bahçesi kurulmuştur.Обнаружено также около сорока каменных орудий труда из кварцита.
Başta tuğla fabrikası ve kayısı işleme fabrikaları olmak üzere küçük sanayi tesisleri bulunur.В бывших заводских цехах обосновались мелкие фабрики и ремонтные мастерские.
Pestil genellikle kayısı kullanılarak yapılır.يستخدم كلب بورزوي عادة لصيد الذئاب.
Kayısı üretimi köyün en önemli gelir kaynağıdır.انتاج العسل هوالنشاط الأكثر اهميه للقرية.
Kayış Baldır veya Kayış Bacak da denilen, ayakları kayıştangulyabanidir.Apontar ou tocar alguma coisa com os pés também é considerado rude.
Savaşta kılıçlar atın üstüne bağlanan kayışa takılır.Hij mag het zwaard houden, het paard wordt aan de kist gebonden.
Transmisyon kayışı yırtılmış.Deze zender is failliet.
2013 yılında Rusya'ya 1.500 ton kayısı ihracatı yapılmıştır.In 2011 werden 1300 pompstations van Shell in Afrika overgenomen.
Bu durumda göstergenin alt kısmındaki siyah top kayış tarafına (içeri) doğru hareket eder.Het heerlijkheidswapen kan hiervan afgeleid zijn, waarbij voor andere kleuren gekozen is.
Transmisyon kayışı neden hiç değiştirilmemiş?Nigdy nie zmodyfikowano silnika ani układu przenoszenia mocy.
Tarımın ise neredeyse tamamı kayısıcılığa dayanmaktadır. ^ YerelNeTTomasz Zwijacz-Kozica: Na co gwiżdżą? czyli prawie wszystko o świstakach.
Bunların adı kayış kasnağıdır.Typen kallas Enskedestugan.
İç çamaşırın içinde veya tek başına giyilebilirler ve küçük elastik kayışlarla tutulurlardı.De bars ensamma, eller med en kjortel under.
1.3 CDTI motorlarda, 1.7 CDTI motorların aksine Triger kayışı değil zincir kullanılmaktadır.Till skillnad från 1,1,1-trikloretan regleras 1,1,2-trikloretan inte av Montrealprotokollet.
Savaşta kılıçlar atın üstüne bağlanan kayışa takılır.Під час нагородження військовиків на знаку розміщуються перехрещені мечі.
Burada, sanki kayışlarda yatay bir konumda asılıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.У ціх місцях соми наче «висять» на опущеному у воду листі дерев.
Üzüm bahçeleri ve kayısılıklar vardır.Sunt vii și grădini cu pomi”.
Transmisyon kayışı yırtılmış.Celula de transmisie specială a fost distrusă.
Alt cins Prunus : Erik ve kayısılar.'Eragon': Oul și el.
Biraz kayısı reçeli ister misiniz?Vreți niște gem de caise?