Aslında çok basit bir kavram.На самом деле, это довольно простая концепция.
Aslında çok basit... ve eğer çok önemli bir sorumluluk kavramı Bankacılık anlamak için.Dit idee van een schuld is feitelijk heel eenvoudig en heel belangrijk als u het bankwezen wilt begrijpen.
Aslında çok basit... ve eğer çok önemli bir sorumluluk kavramı Bankacılık anlamak için.Konsep beban ini sangat sederhana, dan sangat penting jika Anda ingin mengerti... ...tentang perbankan.
Aslında çok basit... ve eğer çok önemli bir sorumluluk kavramı Bankacılık anlamak için.Questo concetto è molto semplice - - e anche molto importante per capire il sistema bancario.
Aslında çok basit... ve eğer çok önemli bir sorumluluk kavramı Bankacılık anlamak için.Toto pojetí závazku je velmi jednoduché -- a velmi důležité, chcete-li porozumět bankovnictví.
Aslında çok basit... ve eğer çok önemli bir sorumluluk kavramıDetta skuldbegrepp är faktiskt mycket enkelt -- och mycket viktigt om du vill förstå banker.
Aslında çok basit... ve eğer çok önemli bir sorumluluk kavramıEs ist eine Verbindlichkeit, weil das Geld zu einem späteren Zeitpunkt an Sie zurückgezahlt werden soll.
Aslında çok basit... ve eğer çok önemli bir sorumluluk kavramıTa koncepcja zobowiązania jest właściwie bardzo prosta -- i bardzo ważna jeśli chcesz zrozumieć bankowość.
Aslında çok basit... ve eğer çok önemli bir sorumluluk kavramıברזרבה, ורק החלק של האגורה עדיין מולווה. בזמן זה, הסכום
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Der er således tale om to lykkebegreber, som vi kan tage i brug, et per selv.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Det finns faktiskt två lyckokoncept som vi kan använda, ett för vardera självet.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.En realidad hay dos conceptos de felicidad a los que podemos referirnos, uno para cada yo.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Er zijn echt twee vormen van geluk die we kunnen toepassen, één per ik.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Es gibt tatsächlich zwei Konzepte vom Glück, die wir anwenden können, eines pro Selbst.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Esistono in realtà due concetti di felicita' che noi possiamo utilizzare, uno per ogni sè.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Există de fapt două concepte de fericire pe care le putem aplica, una pentru fiecare sine.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Existem dois conceitos de felicidade que podemos aplicar, um para cada eu.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Igazából kétféle boldogság-fogalom van, amit alkalmazhatunk, mindegyik énhez egy.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Il y a véritablement deux conceptions du bonheur qui s'appliquent à chacun.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Istnieją dwie koncepcje szczęścia, zależne od jaźni.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.행복을 정의 내리는 두가지 방법이 있습니다. 두 주체 각각 하나씩 적용될 수 있죠.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.On todella kaksi käsitystä onnellisuudesta, joita käytämme, yksi kuhunkin minuuteen.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Skutečně existují dva koncepty štěstí, které máme k dipozici - jeden za každé já.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Teda skutočne existujú dva koncepty šťastia ktoré sa vzťahujú na každé JA.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Tetapi terhadap diri kita, kedua konsep kebahagiaan itu hanya bisa diterapkan salah satu dari konsep itu.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Thực tế có hai khái niệm về hạnh phúc mà chúng ta có thể áp dụng cho từng bản chất.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Всъщност има две представи за щастието, които можем да прилагаме, всяка за себе си.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Действительно существуют две концепции счастья, которые мы можем использовать, каждая для соответствующего я.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.Дійсно існують дві концепції щастя, які ми можемо використовувати, кожну до відповідного я.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.יש באמת שני מושגים של אושר שאנו יכולים להחיל, אחד לכל אני.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.إن هناك مفهومين للسعادة التي نقوم بتطبيقها، مفهوم لكل نفسية.
Aslında her bir benliğe uygulanabilecek farklı bir mutluluk kavramı vardır.そこで出てくる質問は "経験の自己はどれだけ幸せなのか?" そして "経験の自己の人生において
-aslında kavramak zor değil.잘 생각해보면 그닥 찾기 어려운 것도 아니지요.
-aslında kavramak zor değil.וזה לא קשה להבין, אם תחשבו על זה.
-aslında kavramak zor değil.وهو أمرٌ ليس صعب الفهم ان فكرنا به جيداً
-aslında kavramak zor değil.普段
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.A vlastne, moja téza tu je, že viera je prirodzený stav vecí.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.E, de facto, creio que a minha tese nesta matéria é que a crença é o estado natural das coisas.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Ed infatti, credo che la mia tesi sia che credere sia lo stato naturale delle cose.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.És tulajdonképpen, azt hiszem, azt állítom, hogy a hit a dolgok természetes rendje.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Et en fait, ma théorie à ce sujet est que croire est l'état naturel des choses.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Ich denke sogar, und das ist meine zentrale Aussage: Glaube ist die natürliche Lage der Dinge.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.사실, 여기서 제 전제는 믿는다는 것은 자연스러운 상태라는 점입니다.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Mijn stelling is dat geloven natuurlijk is.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Och faktiskt, jag tror att min tes här är att tilltro är sakernas naturliga tillstånd.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Og faktisk, tror jeg min tese her er at tro er tingenes naturlige tilstand.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Și cred că, de fapt, teza mea este că credința este starea naturală a lucrurilor.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Thực ra, luận điểm chính của tôi ở đây là tin tưởng là trạng thái tự nhiên.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Väitän itse asiassa, että usko on asioiden luonnollinen tila.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Vlastně si dovolím tvrdit, že víra je přirozený stav.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.W rzeczywistości, teza która postawię tutaj mówi, że wiara jest naturalnym stanem rzeczy.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.Y de hecho creo que mi tesis es que la creencia es parte natural de las cosas.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.И на практика, мисля, че тезата ми тук е, че вярването е естественото състояние на нещата.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.И на самом деле, я утверждаю то, что в порядке вещей верить во что-то.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.ולמעשה, אני חושב שהטענה שלי היא שאמונה היא המצב הטבעי.
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.في الواقع اعتقد ان رسالتي هنا هي ان التصديق هوالحالة الطبيعية للامور
Aslında, sanırım beni inanç kavramının doğal bir durum olduğunu savunuyorum.信じることが自然な状態だと示すものです もともとそれを選んで 信じるのです
Aslında, uzun yıllardır buralarda olan öğretim üyeleri halen yanlış kapıyı kavrama hatasına düşüyorlar.In der Tat passiert es Dozenten, die schon jahrelang hier sind, das sie nach dem falschen Griff greifen.
Atmosfer kavramı biraz tuhaf gelmş olabilir.Agora você está dizendo - Sal, isso é estranho.
Atmosfer kavramı biraz tuhaf gelmş olabilir.Teď si říkáte: "Sale, tohle je zvláštní.