Uzayda yön kavramı yoktur.Nie mają świadomości gestu w przestrzeni.
Kyoto ekolü de yokluk kavramının üzerinde durmaktadır.Kolejny relikt komunizmu odchodzi w zapomnienie!
Boyut kavramını daha iyi anlayabilmek için tek boyuttan, yani doğrudan başlanılır.Zatem najlepiej tę wielkość znać a priori.
Bir kavramı en güzel, en etkili biçimde anlatmayı amaçlar.Pod względem poznawczym wydaje się być wiedzą najlepszą, najbardziej adekwatnie opisującą rzeczywistość.
Göç kavramına da dikkat edilmelidir.Należy także zwrócić uwagę na aspekt religijny całego przedsięwzięcia.
Erkek kendi iradesiyle, yeni fikirleri, kavramları işlemek ve meydana getirmek için harekete geçer.Każdy z nich przywozi własną historię, marzenia, cel.
Bu kavramın bir uygulaması "özel VLAN" olarak adlandırılır.To, co nazywamy postępem, to właśnie ten wicher.
Kült kavramı subjektiftir.Przewodnik subiektywny.
Bu kitap, Alman nasyonal sosyalistlerin ırk kavramı konusundaki görüşlerinin doktrini olmuştu.Prowadził również wykłady na temat absurdalności ideologii narodowych socjalistów niemieckich.
Eleştiriler bilişsel dil bilgisi ve pragmatikteki yeni dil kuramlarının kavramlarını da etkiler.Współcześni badacze podkreślają nowość przekładu oraz samego podejścia tłumacza.
Töre, geçim derdi, ağalık gibi kavramlar sıkça filmde işlenmektedir.Ze względu na swój wygląd roboty często pojawiają się w filmach.
Lütuf kavramı ayrıca Tanrı’nın gücünü ifade eder.Bywa również odczytywane jako „moc Boga”.
Kavramları hızlı bir şekilde anlayabilirim.Szybko rozumieją wydawane polecenia.
İktisatta kullanılan iki tür ücret kavramı vardır: parasal ücret ve reel ücret.W grze są 2 rodzaje pieniędzy: kredyty oraz złoto.
Modern hayatta İmece benzeri kavramlar gelişmiştir.Jak te współczesne różnice się rozwinęły?
Milliyetçilik gibi kavramları reddederler.Głosi poglądy nacjonalistyczne.
“Çizelge Oyun” adını verdiği kavramsal bir oyun yazdı.Wymyślają grę pod tytułem „Kłamstwo”.
Ekümen kavramı 'dünya patrikliği' anlamına gelmektedir.Patriotyzm rozumiał jako „miłość Ojczyzny”.
İnsan hakları kavramının açık bir tanımına ihtiyacımız var.Potrzebujemy jasnej definicji koncepcji praw człowieka.
Augustus'un kendi deneyimleri, sabrı, nezaketi ve politik kavrama hızı da başarısında önemli rol oynamıştır.Augustus' egna erfarenheter, hans tålamod, takt och politiska företrädanden spelade också roll.
Bu mücadele sırasında Gandi'nin fikirleri şekillendi ve Satyagraha kavramı olgunlaştı.Gandhis idéer tog form och begreppet satyagraha mognade under denna kamp.
Jenosit (soykırım) kavramı Polonyalı hukukçu Raphael Lemkin tarafından ortaya atılmıştır.Begreppet genocid introducerades och definierades av den polske juristen Raphaël Lemkin.
Evrenin Büyük Mimarı kavramı Martinizmde de görülmektedir.Tanken om en Hela Världens Store Byggmästare förekommer också i martinismen.
Türk Birliği kavramı bütün Türk Dünyası'nda aynı anlaşılmamaktadır.Det är viktigt att påpeka att ordet dhikr inte uttalas likadant över hela den muslimska världen.
En önemli kitabı Hukuk Kavramı (1961)'dır.Hans viktigaste bok är Psychologische Probleme (1933).
Evrenin (Büyük) Mimarı, Tanrı kavramı olarak Hristiyanlıkta birçok kez kendine yer bulmuştur.Tanken om Gud som (Hela) Världens Store Byggmästare har använts många gånger i kristendomen.
Bazı Türk uluslarında Atayurt kavramı kullanılmaktadır.Inom vissa länder används begreppet för nationella polisstyrkor.
Buradaki kilit kavram, "harcanacak masraf kalemi" dir.Det här vapnet är den nedgrävda "skatten".
Thompson'ın çalışması onun "sınıf" kavramını tanımlaması bakımından da ayrıca önemliydi.Man skulle kunna säga att Thompsons syn på klassen handlade om klassen för sig.
Termal hareket kavramı iki yüzyıl sonra geldi.Konceptet om värme som en form av rörelse kom först två århundraden senare.
Chandrasekhar limiti olarak bilinen astrofizik kavramını ortaya atmıştır.Chandrasekhargränsen är ett begrepp inom astronomin.
Kültürler kavramı ise, kültürün oluşum yönüne atıfta bulunmaktadır.Kulturpolitiken skulle således sättas i samhällets tjänst.
Alan (Fransızca: champ) Fransız sosyolog Pierre Bourdieu'nün anahtar kavramalarından biridir.Ett annat sätt att ta sig an maktkoncentration i samhället har den franske sociologen Pierre Bourdieu.
İndie, İngilizce independent (bağımsız) sözcüğünden üretilmiş bir kavramdır.Indie är en förkortning av engelskans ord independent (oberoende).
Kavram, düşünce özgürlüğünü, düşünceyi ifade özgürlüğünü ve örgütlenme özgürlüğünü bünyesinde barındırır.Frihet att tala, tänka och röra sig fritt runt Jorden.
Böylece dalga boyu kavramını ortaya çıkardı.Först då förstod jag dess fulla djup.
Bütün aday teoriler hala üstesinden gelinmesi gereken kavramsal ve biçimsel sorunlara sahiptir.Alla kandidatteorier har fortfarande stora formella och begreppsmässiga problem.
(Vurgular eklendi) Bu kavramın Marksist teori içinde de özgül bir yeri vardır.Begreppet spelar en stor roll inom den marxistiska teorin.
Theos kelimesinin kökeni Hint Avrupa dillerinde dinî kavramlar içinde yer alır.Det latinska ordet kan, enligt vissa, härleda från det indoeuropeiska pesnis.
Hinduizm sonradan gelişen bir kavramdır.Tornen är en senare uppfinning.
"Tanrı Vergisi" deyimi bu kavramı biraz daha açıklar.Smeknamnet "Taxen" är lättare att förstå.
Kavramların yazımında bir standart mevcut değildir.Siffervärdena i denna tabell utgör inte någon standard.
Demokrasiye zıt bir kavramdır.Direktdemokrati är ett viktigt inslag.
Kavrama, kavramsallaştırmanın bir sınırıdır.Sagån utgör gräns till Uppland.
Müziksel gösterimde nota değeri, bir notanın ne kadar süreyle çalınacağını belirten kavram.I notskrift anger en nots notvärde hur lång den spelade tonen skall vara.
Kısaltma olarak İngilizce "search and rescue" kavramından oluşturulan SAR kullanılır.Översättning av den engelska beteckningen search and rescue dog, se Räddningshund.
Kavramın genel kullanımı için Olta maddesine bakınız.Se arbetartidning för det allmänna begreppet.
Kavramsal model hangi detayları temsil edecek?Plankartan skall visa för vilket område detaljplanen gäller.
Bu kavramlar şu şekildedir: Katılımcı sözlüklerin içerik bakımından üç farklı çeşidi vardır.Exempel på detta är den arabiska skriften där bokstäverna har upp till fyra olika former beroende av kontext.
Çoğu kez eşanlamlı olarak anarko-kapitalizm kavramı da kullanılır.Framför allt anarkism och syndikalism brukar beskrivas med ordet.
"Kapalı toplum" kavramı yaygın olarak reel sosyalizm / komünizm uygulamalarında görülür.Rent konkret syftar innebörden på den politik som fördes i socialismens eller kommunismens namn.
Kavram olarak özellikle politika ve sosyoloji alanlarında tartışmalara yol açmıştır.Hon försökte profilera partiet inom bl.a. social- och miljöpolitiken.
Düet kavramı özellikle müzik dünyasında kendini belli etmektedir.Musikstilen kan sägas ligga främst åt världsmusik-hållet.
IFR, İngilizce instrument flight rules (aletli uçuş kuralları) kavramının akronimidir.Helikoptern kan flyga enligt Instrument Flight Rules (IFR).
Bunlardan bazıları, İkili Kodlama Teorisi, Kavramsal-Önermesel Hipotez ve İşlevsel-Eşitlik Hipotezidir.Andra hypoteser är autoimmunitet, hypotyreos, med mera.
"Kötü niyet" kavramı ise; anlaşılmaz ve soyut bir kavram olduğu için ispat edilmesi oldukça zordur.Benämningen rök är en skatteenhet som är svår att precisera och uträkna.
Kavraması katı mekaniğin modern bilimini geliştirmekte kritikti.Han anses ha höjt disciplinen till modern vetenskaplig nivå.
Kavramayı tanımlamak zordur.Begreppet har visat sig svårt att definiera.
Bu ilke dönemsellik kavramı esas alınarak yaratılmıştır.Deras förmenta opålitlighet hade format sig till ordspråk.
Asil Yol kavramı, Budizm’de aşamalardan oluşan doğrusal bir yol anlamına gelmemektedir.God karma är i sig själv inte tillräckligt för att nå den buddhistiska vägens slutmål.