Ancak elleri ile kavrama konusunda çok güçlüydü.Ele era habil com as mãos.
“Langue” ve “parole” kavramları karşılıklı bağımlılıklarının karmaşık ilişkisi içerisinde de bulunmaktadır.Por exemplo, as palavras "estado" e "espírito" têm seus respectivos sentidos isoladamente.
Aynı kelimenin konotasyonları ise "sevgi" ve "koruma" gibi kavramlardır.Os dois termos primários dessas declarações são "Vontade" e "Amor", respectivamente.
DNA nanoteknoloji kavramı 1980'li yılların başlarında Nadrian Seeman tarafından icat edilmiştir.É conhecido por ter desenvolvido a nanotecnologia do DNA no início da década de 1980.
İşte bu yüzden de ben asla şu saçma tiyatrosu kavramını kabul etmedim.Nunca senti isso em uma audiência para filmes ruins...
Nagarjuna, „Boşluk“ kavramını asla diğer kuramları çürütmek, değiştirmek için ortaya atmamıştır.Cuidado com o artigo al. Em nomes próprios, nunca o elimine porque ele pode alterar o sentido do nome.
Sözün kutsal gücünden kaynaklanan bir kavramdır.Palavras Sagradas de Poder.
Günümüzde "neo-Nazi" ile "dazlak" kavramları neredeyse eş anlamlı hale gelmiştir.Hoje, em dia, os termos "taxonomia numérica" e "fenética" são usadas quase como sinônimos.
İşletmenin sürekliliği kavramı maliyet esasının temelini oluşturur.A essência do conceito está em gerar valor para negócios.
Oyunda, aşk kavramı işleniyor.Na obra, há uma passagem sobre o significado do amor.
Ondokuzuncu yüzyılda bu denklikler iki ayrı kavram olarak ele alınırdı.Durante o século XIII esses dois grupos se enfrentaram.
Anno Domini, Efendimizin yılında anlamına gelen Latince kavram.Anno Domini is Latijn voor in het jaar des Heren.
Bu kavram, 10 Eylül 1999 tarihinde, Brad L. Graham tarafından bir şaka olarak ortaya atılmıştır.De term werd voor het eerst gebruikt op 10 september 1999 door Brad L. Graham.
O yalnızca içsel gerekliliğin olduğu kavramsal bir sistemdir, aksi hiçbir şey değil."Het geeft je alleen een vals gevoel van veiligheid en niet meer dan dat.”
İngilizce "notice to airmen" (havacılara bildiri) kavramının kısaltmasıdır.NOTAM komt van het Engels Notice to Airmen.
Talih ve doğruluk gibi kavramları içerisinde barındırır.Ook moedigt hij zaken als reinheid en waarheidsgetrouwheid aan.
Bazı ayetlerde, istidraç kavramı farklı kelimelerle anlatılmaktadır.Stellen dat woorden tekens (semeia) zijn van affecten in de ziel is iets anders.
Bu terimleri kavram olarak ilk kullanan kişi Hippolyte Castille olmuştur.De eerste die het woord hysterie gebruikte was Hippocrates.
Kilise'de peygamberlik kavramı çok önemli bir yer tutmaktadır.In de christelijke kerk neemt de prediking een belangrijke plaats in.
Var olan ya da var olduğu söylenen şey, varlık kavramının içeriğini oluşturur.Het bestaan, of zijn, van iets is dat wat het een entiteit maakt.
Anne kavramı birçok dinde ve kültürde kutsal sayılmıştır.Zeven is een heilig getal in veel volken en culturen.
Çoğu birey, transseksüellik kavramını reddetmektedir.De meeste protestanten nemen de idee van transsubstantiatie niet aan.
Bu kavrama için açık bir itiraz yerçekimi:şeyler düşüyor,çıkmıyor.Bij deze discipline gaat het parcours louter naar beneden; er komen geen beklimmingen voor.
Kavramsal model hangi detayları temsil edecek?Aan welke rolmodellen ze zich kunnen spiegelen.
"Alternatif hipotez" kavramı R.Fisher'in formülasyonun da bulunmamaktadır.Het concept van de alternatieve hypothese maakte geen deel uit van de formulering door Fisher.
TACAN kısaltması İngilizce Tactical Air Navigation kavramının akronimidir.TACAN is een afkorting voor TACtical Air Navigation.
Bu kavram komünist rejimlerde gelişmiş demokrasi çeşitlerini kapsamaktadır.Hiermee beschrijft hij het delen van macht in democratische systemen in gesegmenteerde samenlevingen.
Mükemmellik, eksiksiz ve kusursuz olma durumunu ifade eden bir kavramdır.Het perfecte aspect dient met name te worden onderscheiden van het imperfectief en perfectief aspect.
Diğer kavramlar bağlantının donanımı ile burada kendi paralel taşıma sistemleri yanı sıra gelir.Andere noties van verbinding zijn uitgerust met hun eigen parallelle transportsystemen.
Liberalizm kavramı siyasal, ekonomik ve toplumsal özgürlükleri savunur.Zij hecht aan ondernemingszin en politieke, sociale en economische vrijheid.
Sivil İtaatsizlik KavramıBurgerlijke ongehoorzaamheid
Budizm'de bodhisattva yolunun kilit kavramlardan biri olarak kabul edilmektedir.In het westerse boeddhisme lijkt er een verschuiving plaats te vinden in de doelstellingen van het pad.
Buna göre erdem, hangi davranışların insanca ya da kabul edilir olduğunu belirten bir kavramdır.Het is dus de opvatting die een mens heeft over hoe de wereld is of zou moeten zijn.
Ancak onların kavramları hala mümkün.In de baan zijn wissels mogelijk.
Hıristiyan Türklerde 40 Aziz kavramı vardır.In de Christelijke wijk bevinden zich ongeveer 40 christelijke heilige plaatsen.
Almancadan alınan bu kavram İngilizcede de "Cultural History" olarak adlandırılmıştır.Deze periode in de Duitse geschiedenis heet de Kulturkampf.
Bununla birlikte o dönemde ABD, Mao'nun kuvvetlerinin önemini daha yeni kavramaya başlamış görünüyordu.Hierna begon Mao de invloed van de factie uit het leger te verminderen.
Din kavramının kökeni nedir?Waar zit de fout in de redenering?
Cinsel yönelim kavramı heteroseksüellik ile özdeşleştirilmişti.Ik claim met klem mijn heteroseksualiteit.
Debriyaj kavraması geliştirildi.Debbies geest verdwijnt.
Reklam sarmalı bir reklamcılık kavramıdır.Reclame is echter wel een vorm van promotie.
1702’de, Guillaume Amontons gazların gözlemleyerek mutlak sıfır kavramını tanıttı.In 1702 had Guillaume Amontons al eens gespeculeerd over zo'n absoluut nulpunt.
Ancak bu kavramları birbirine indirgememek de gerekir.Maar deze begrippen mogen niet zomaar vereenzelvigd worden.
Böylece "Hukuk devleti" kavramı öne çıkarılmış oldu.Het concept van de 'prijsvraag' werd verlaten.
Matematikte uzaklık fonksiyonu (ya da metrik), fiziksel uzaklık kavramının bir genelleştirmesidir.In de wiskunde is een begrip afstand of metriek gedefinieerd als generalisatie van het gewone afstandsbegrip.
Taşıt hareket hâlinde iken en önde kalan kısımdır ve pupa (kıç) kavramının zıttıdır.De voorrand is bovenaan scherp maar onderaan afgerond terwijl de achterrand juist onderaan scherper is.
Arketip kavramını çözmesi onu Freud'tan ayıran bir özelliktir.Zijn theorieën verkregen een geheel uniek karakter, zeer verschillend van Freud.
Aslında Kam (şaman) kavramından daha geniş kapsamlıdır.Het schaambeen is groter dan het zitbeen.
Mazmun kelime anlamı olarak "anlam, kavram" demektir.Het woord buut betekent eigenlijk "doel, mikpunt".
Zira ezeli ve ebedi vacibü'l vücud olan Allah, mutlak yokluk kavramına müsaade etmez.God sleept niemand er met de haren bij, terwijl het hart weigert en zich verzet.
Birçok dilbilimciye göre idioglossiayla ilintili bir kavramdır.Het is volgens sommige auteurs primair een taalkundig begrip.
İçinde Rahmi sözcüğü geçen kavramlar aşağıdadır.Op de onderste rij staan de bezittelijke voornaamwoorden.
Cemaatte abi, kardeş gibi kavramlar kullanılır.Het zusje gebruikt de staart van haar broertjes bijvoorbeeld als schommel.
Kült kavramı subjektiftir.Het smaakoordeel is dus subjectief.
Çoğu kez eşanlamlı olarak anarko-kapitalizm kavramı da kullanılır.Dikwijls wordt zelfs gesproken van een autocratisch leiderschap.
Eş yönlülük kavramı yönden bağımsız olan özellikler için homojenliğin sonucu değildir.Rehwinkel komt zonder problemen uit voor zijn homoseksuele geaardheid.
Kavram ile “şeyler”, söz ile eylem arasındaki ilişki nedir?Wat is de overeenkomst / het verschil in betekenis tussen de woorden bedrijf en concern?
Bununla beraber depresyon, öğrenilmiş çaresizliğe göre daha kapsamlı bir kavramdır.In zichzelf gekeerde woede is een erkende oorzaak van depressie.
Bu kavram uzay-zamanda kuramsal "tüneller" ifade ediyordu.Hij beschreef een "nevelig" gebied in de ruimte.
O bir fotoğrafçı değil, bir kavramsal sanatçı, bir gösteri sanatçısıdır.Maar niet als fotograaf, maar als webpagina ontwerper.