Ana içeriğe geç
Sözlük

kavram ile cümle

kavram kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kavramın tanımı ülkeden ülkeye veya aynı ülkede çağdan çağa farklılık gösterebilir.وربما اختلف الزي من بلد إلى بلد، ومن عصر إلى عصر.
Ses türü, insan sesinin aralığını belirten kavram.قال الشهود أنه سمعوا صوت بشري منقول.
Kavraması katı mekaniğin modern bilimini geliştirmekte kritikti.كان يسعى لتطوير ذوق العلوم الحديثة .
Scratch sözcüğü, aşağıdaki kavramların birisine ilişkin kullanılmış olabilir: Scratch, bir programlama dili.قد تشير كلمة بروسيت إلى: ProSet، وهي لغة برمجة.
Bundan itibaren fiziksel ayırt edilebilir kavramlar matematiksel karmaşıklıkta izole edilmiştir.ومن هذا، تم عزل ملحوظة المفاهيم الفيزيائية من التعقيد الرياضى.
Sözlü dil, kavramsal yazı dilinin ortaya çıkmasıyla ortadan kaybolmuştur.ومما لا شك فيه أن الأدب الإسباني الشفوي قد وجد قبل ظهور النصوص الإسبانية المكتوبة.
İngiliz parlamentosu kavramı 1707 Birleşme Yasasından beri kullanılmaktadır.لقب ملكة إنجلترا تم إلغاؤه منذ عام 1707.
Bu bağlamda Tayılga'nın karşıtı olan bir kavramdır.هي إحدى المجالات التي تتعامل معها الطوبوجيا التفاضلية.
Kavram fiziğe Michael Faraday tarafından kazandırılmıştır.وقد كان رد دافي سريعًا وفخورًا بمايكل فارادي.
Bu süreçte benlikle ve birbirleriyle ilişkili pek çok kavram üretilmiştir.نُشرت مؤخرًا مُقارنة مُمنهجة ومُفصلة بين تلك الطريقتين.
Bu kavramların pek çoğu başta İngilizce olmak üzere Avrupa dillerinden geçmedir.معظم تلك الكلمات دخلت عبر اللغات الرومانسية قبل دخولها اللغة الإنجليزية.
Bu makroskopik bakış açısı elektromanyetik kavramları ve hesaplamaları kolaylaştıran bir yaklaşımdır.حيث أن النظرة العيانية هي تقريب يبسط المنظور الكهرومغناطيسي والحسابات.
Çince'de bu kavram, bu şekliyle mevcut değildir.وليست تلك المشكلة في الصين وحدها.
Hıristiyan Türklerde 40 Aziz kavramı vardır.حارة النصارى تحتوي على نحو 40 في الأماكن المقدسة المسيحية.
Kültürler, kültür kavramına ilişkin olarak bir sıfat halini ifade etmektedir.وعلى العكس من ذلك، فهي تتشكل بالافتراضات الثقافية حول الضعف البشري.
Fransız halkının aldığı eğitim ise milletleşme kavramına önemli bir katkı yaptı.رفض معونة فرنسا مهمًا كان شكلها.
Bu bakımdan en geniş hacme ve en büyük genellike sahip "varlık" kavramı daha üstün sayılır.وعلى هذا الأساس تكون أوسع "أنا" هي الأفضل.
Bazı ülkelerde millî üniversite kavramı da aynı anlamda kullanılır.وعموما، فإن أغلب الأفكار في هذا المضمار تصب في نفس السياق تقريبا.
Gıda güvenliği: İki kavramı belirtmektedir.ترتكز الإرشادات على فكرتين مهمتين.
Anahtar kavram budur çünkü insanlar her şeyi lineer ve kolay anlaşılır bir biçimde görmeye şartlanmışlardır.هذا هو مفهوم رئيسي منذ اكتسب الناس فكرة أنهم كانوا مشروطين لعرض كل شيء بطريقة خطية وواضحة.
Bu iki kavram arasındaki ilişki her ne kadar güçlü olsa da birbirleriyle aynı değillerdir.لكن مع ذلك فهناك اختلافات بصرية بينهما بغض النظر عن الحجم.
Cinsel kimlik, cinsiyet kimliğinden daha geniş kapsamlı bir kavramdır.ولا تزال الاستخبارات تعتبر سمة ذكورية أكثر من كونها سمه أنثوية .
Bu işlemde esas olan kavramların belirlenmesidir.من الأهمية بمكان أن يتم وضع هذه الأسس بقوة.
Hasta yatağı kavramı aynı zamanda, hastanelerin yatak kapasitesi için de kullanılmaktadır.كما يستخدم المصطلح في الاستخدامات السريرية مرادفاً لاستخدامات داخل المشفى كإشارة إلى سرير المرض.
Sosyal politika genellikle Sosyal Devlet ve Refah Devleti kavramlarıyla birlikte kullanılmaktadır.وأخيرا، غالبا ما يعتبر الرأس المال الاجتماعي معيار نجاح الديمقراطية والمشاركة السياسية.
Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkeler Uzak Doğu kavramına dahil edilmemektedir.كما أثبت أن نيوزيلندا وأستراليا غير متّصلتين بالقارّة الجنوبية.
Kamu hukuku ve kamu yararı kavramı da bulunmakla birlikte özel hukuk ve kişi hakları ön plandadır.تحقيق العدل من خلال تطبيق القانون حيث تكون المصلحة العامة والخاصة هي أساس التشريع.
İlk kategori sosyal kavramada görülen eksikler üzerine yoğunlaşır.وتركز الفئة الأولى على العجز في الإدراك الاجتماعي.
Yaşam kalitesi, yaşam standardı kavramı ile karıştırılmamalıdır.ينبغي عدم الخلط بين جودة الحياة وبين مفهوم مستوى المعيشة، والذي يعتمد بصورة أساسية على الدخل.
Hans Peter Luhn, bilgi erişim öncülerinden biri ifade basma ve kavramı kullanarak uygulamaktadır.ويرجع الفضل لهانس بيتر لوهن (من الرواد في استرجاع المعلومات) في استعمال هذا المصطلح والمفهوم في التطوير.
Bu yüzden oyunlaştırma kavramı üzerinde, program tanıtım kitabında özellikle durulmuştur.فقد كانت الترجمة صعبة للغاية حيث أنها تطلب اهتماما خاصا بالجانب الرياضي للكتاب.
Termal hareket kavramı iki yüzyıl sonra geldi.O conceito de movimento térmico veio dois séculos mais tarde.
Aynı kök politikası kavramı 1995 yılındaki Netscape Navigator 2'ye dayanmaktadır.O conceito da política de mesma origem remonta ao navegador Netscape Navigator 2 em 1995.
WPan teknolojisindeki anahtar kavram "takmak"(plugging in) olarak bilinir.Um conceito-chave na tecnologia WPAN é conhecido como "plugging in".
Jack "Anne Kadın" ve "Arkadaş Kadın" kavramlarını "Kempton-Wace mektupları"nda karşılaştırmıştı.London comparara os conceitos de "mulher mãe" e "mulher companheira" em The Kempton-Wace Letters.
Benzer yaklaşımlar yazılım kavramından önce de vardı.Haviam de preceder fórmulas que se assemelhavam seu respeito.
Özgür üreticiler birliği kavramı proletarya kavramı çerçevesinde daha açık anlaşılabilir.O conceito de "livre associação", porém, torna-se mais claro em relação ao conceito de proletariado.
Nalimov genelde atıf yapma endeksi (citation index) kavramı önerisiyle değeri anılır.Nalimov é geralmente creditado com a proposta do conceito de índice de citação.
Harlem Shake (meme), 2013 yılında başlayan bir internet (meme'si) kavramı.Harlem Shake (meme), um meme na internet de 2013.
Antik Mısır dinî sanatı yerleri, nesneleri ve kavramları da insan biçiminde tasvir etmiştir.A arte religiosa egípcia também retrata lugares, objetos e conceitos em forma humana.
1865 yılında bilimi entropi kavramıyla tanıştırdı.Em 1865 introduziu o conceito de entropia.
Aşağıdaki kladogram ve filogenetik tanımları, evrimsel ilişkilerin mevcut kavramlarını yansıtmaktadır.O cladograma e definições filogenéticas abaixo refletem o atual entendimento de relações evolucionárias.
Bu kavram, 10 Eylül 1999 tarihinde, Brad L. Graham tarafından bir şaka olarak ortaya atılmıştır.O termo "blogosfera" foi cunhado em 10 de setembro de 1999 por Brad L. Graham como uma piada .
En önemli kitabı Hukuk Kavramı (1961)'dır.Seu trabalho mais famoso é The Concept of Law, de 1961.
Bu tartışmadan itibaren olası değer kavramının tanımı yapılmıştır.A partir desta discussão, a noção de valor esperado foi introduzida.
Mısırlıların insan ruhu kavramı oldukça karmaşıktı ve inanışa göre ruh farklı parçalardan müştekildi.Os egípcios tinham uma concepção complexa da alma humana, que segundo eles, consistia em várias partes.
Tamamen ayrı olan önceki üç kavramla karıştırılmaması gerekir.Não deve confundir-se com os três conceitos anteriores, dos quais se separa claramente.
Daha sonra, ölen annesinin konseptini kavramış olmadığını fark etti.Madonna reconheceu mais tarde que ela não tinha entendido o conceito de sua mãe morrer.
Ayrıca, Ørsted'in keşfi birleştirilmiş bir enerji kavramına doğru büyük bir adım oldu.As descobertas de Ørsted representaram também um grande passo em direcção a um conceito de energia unificado.
Merkle ağacı kavramı adını 1979 yılında Ralph Merkle'in patentiyle almıştır .Árvores de Merkle foram inventadas em 1979 por Ralph Merkle.
Düzgün bağlantılar için, ilişkili holonomi monodromi türüdür, ve doğal olarak küresel bir kavramdır.Para conexões planas, a holonomia associada é do tipo monodromia, e é um conceito inerentemente global.
Hayvan kavramına ilişkin modern çalışmalar, bu kavramların insanlara özgü olmadığını göstermiştir.Estudos modernos da cognição animal mostraram que tais conceitos não são unicamente humanos.
Onların şarkının kavramı filmi Léon esinlenmiştir:ve bu nedenle "Leon" olarak adlandırılmıştır.A canção delas foi inspirada no filme Léon: The Professional, recebendo o nome de "Leon".
Matematiksel düşünce kökenleri Sayı, büyüklük ve form kavramları ile kaim oldu.A origem do pensamento matemático jaz nos conceitos de número, magnitude e forma.
Ad {\displaystyle \operatorname {Ad} } kavramı bir Lie grubunun ek gösterimi'yle yakından ilişkidir .O conceito gera a representação adjunta de um grupo de Lie Ad {\displaystyle \operatorname {Ad} } .
Allah'ın varlığı kavramı gerek özet gerek detaylı olarak birçok eserinde ele alınır.Deus está, portanto, intimamente conectado a uma parte de Sua criação.
O bir fotoğrafçı değil, bir kavramsal sanatçı, bir gösteri sanatçısıdır.Ele não precisa ser necessariamente um programador ou um artista.
Sosyal sistemler alanına otopoiesis kavramını en etkili biçimde uygulayan kişi kuşkusuz Niklas Luhmann’dır.O responsável pela colocação da autopoiese no meio social foi Niklas Luhmann.
Söz konusu bu tür kavramlar, avcı-toplayıcı toplumlarda gündelik hayatın bir parçası olurdu.Eles teriam sido parte da vida cotidiana de sociedades de indivíduos caçadores-coletores.
Kolektivistler genellikle toplum, halk, ulus veya ülke gibi kavramlara odaklanırlar.Os coletivistas muitas vezes concentram seus objetivos em comunidade, sociedade, nação ou país.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod