Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.Puis il congédia ses frères, qui partirent; et il leur dit: Ne vous querellez pas en chemin.
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.Puścił tedy bracią swą, i odjechali, a mówił do nich: Nie wadźcie się na drodze.
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.Så lot han sine brødre fare, og de reiste; og han sa til dem: Trett ikke med hverandre på veien!
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.Så tog han Afsked med sine Brødre, og da de drog bort, sagde han til dem: "Kives ikke på Vejen!"
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.Sitten hän päästi veljensä menemään ja sanoi heille: "Älkää riidelkö matkalla".
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.Vậy , Giô-sép đưa anh_em mình lên_đường . Lại dặn họ rằng : Xin anh_em đừng cải lẫy nhau dọc đường .
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.Vậy, Giô-sép đưa anh em mình lên đường. Lại dặn họ rằng: Xin anh em đừng cải lẫy nhau dọc đường.
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.Και εξαπεστειλε τους αδελφους αυτου και ανεχωρησαν και ειπε προς αυτους, Μη συγχυζεσθε καθ' οδον.
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.И отпустил братьев своих, и они пошли. И сказал им: не ссорьтесь на дороге.
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.Така изпрати братята си та си отидоха; и поръча им: Да не се карате по пътя.
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.וישלח את אחיו וילכו ויאמר אלהם אל תרגזו בדרך׃
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.ثم صرف اخوته فانطلقوا وقال لهم لا تتغاضبوا في الطريق
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.於 是 約 瑟 打 發 他 弟 兄 們 回 去 、 又 對 他 們 說 、 你 們 不 要 在 路 上 相 爭
Kardeşlerini yolcu ederken onlara, ‹‹Yolda kavga etmeyin›› dedi.於是 約瑟 打發 他 弟兄 們 回去 、 又 對 他 們說 、 你 們 不 要 在 路上 相爭
Kavga bundan ibarettir. Maşa'Allah alimlerimiz de ağzını açamıyor.المعركة كلها عن هذا الأمر. وما شاء الله، علمائنا أيضا لا يمكنهم
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.A goteira contínua num dia chuvoso e a mulher rixosa são semelhantes;
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.A sebes záporesõ idején való szüntelen csepegés, és a morgó asszonyember hasonlók.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Een lekkend dak bij zware regen is net zo erg als een ruziënde vrouw.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Ein zänkisches Weib und stetiges Triefen, wenn's sehr regnet, werden wohl miteinander verglichen.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Et stadig takdrypp på en regndag og en trettekjær kvinne ligner hverandre.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Ett oavlåtligt takdropp på en regnig dag och en trätgirig kvinna, det kan aktas lika.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Gotera continua en un día de lluvia y mujer rencillosa son semejantes
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Il gocciolar continuo in tempo di pioggia e una moglie litigiosa, si rassomigliano
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Istri yang suka pertengkaran seperti bunyi hujan yang turun seharian
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Kapanie ustawiczne w dzień gwałtownego deszczu, i żona swarliwa są sobie podobni;
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Kapání ustavičné v čas přívalu, a žena svárlivá rovní jsou sobě;
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.다투는 부녀는 비오는 날에 이어 떨어지는 물방울이라
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Một máng xối giột luôn luôn trong ngày mưa lớn, Và một người đờn bà hay tranh cạnh, cả hai đều y như nhau.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Một máng_xối giột luôn_luôn trong ngày mưa lớn , Và một người đờn bà hay tranh cạnh , cả hai đều y_như nhau .
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Neprestano kapljanje v dan hudega dežja in žena, ki se rada prepira, sta si enaka;
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.O straşină, care picură necurmat într'o zi de ploaie, şi o nevastă gîlcevitoare sînt tot una.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Räystäästä tippuva vesi sadepäivänä ja toraisa vaimo ovat yhdenveroiset.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Une gouttière continue dans un jour de pluie Et une femme querelleuse sont choses semblables.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Ustandseligt Tagdryp en Regnvejrsdag og trættekær Kvinde ligner hinanden;
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Ustavičné kvapkanie v deň prívalu a svárlivá žena sú si rovné.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Ακαταπαυστον σταξιμον εν ημερα βροχερα, και φιλερις γυνη ειναι ομοια
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Непрестанная капель в дождливый день и сварливая жена – равны:
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.Непрестанно капене в дъждовен ден И жена крамолница са еднакви;
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.דלף טורד ביום סגריר ואשת מדונים נשתוה׃
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.الوكف المتتابع في يوم ممطر والمرأة المخاصمة سيّان.
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.大 雨 之 日 連 連 滴 漏 、 和 爭 吵 的 婦 人 一 樣
Kavgacı kadının dırdırı Yağmurlu günde damlaların dinmeyen sesi gibidir.大雨 之 日 連連 滴漏 、 和 爭吵 的 婦人 一 樣
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Abitare su un angolo del tetto è meglio di una moglie litigiosa e una casa in comune
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Bättre är att bo i en vrå på taket än att hava hela huset gemensamt med en trätgirig kvinna.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Bedre å bo i et hjørne på taket enn med trettekjær kvinne i felles hus.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Bolje je prebivati v podstrešnem kotu nego z ženo prepirljivo v skupni hiši.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.E' meglio abitare su un angolo del tetto che avere una moglie litigiosa e casa in comune
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Es ist besser, im Winkel auf dem Dach sitzen denn bei einem zänkischen Weibe in einem Haus beisammen.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Es ist besser wohnen im Winkel auf dem Dach, denn bei einem zänkischen Weibe in einem Haus beisammen.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Hellere bo i en Krog på Taget end fælles Hus med frættekær Kvinde.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Hellere bo i en Krog på Taget end fælles Hus med trættekær Kvinde.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Het is beter om op een hoek van het platte dak te wonen, dan onder één dak met een ruziënde vrouw.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Het is beter op een hoek van het platte dak te wonen, dan in één huis met een ruziezoekende vrouw.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Jobb a tetõ ormán lakni, mint háborgó asszonynyal, és közös házban.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Jobb lakni a tetõnek ormán, mint a háborgó asszonynyal, és közös házban.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.다투는 여인과 함께 큰 집에서 나는 것보다 움막에서 혼자 사는 것이 나으니라
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Lépe jest bydliti v koutě na střeše,nežli s ženou svárlivou v domě společném.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Lepiej jest mieszkać w kącie pod dachem, niżeli z żoną swarliwą w domu przestronnym.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Lepiej mieszkać w kącie pod dachem, niżeli z żoną swarliwą w domu przestronnym.
Kavgacı kadınla aynı evde oturmaktansa, Damın köşesinde oturmak yeğdir.Lepšie je bývať v kúte na streche ako so svárlivou ženou v spoločnom dome.