Için çarparak kapı ve kavgalar, sokakta çalışan rakamlar tam rakam saklanma yerleri.Usted debe encontrar una calle llena de figuras que corrían, de portazos y lucha por escondrijos.
Için çarparak kapı ve kavgalar, sokakta çalışan rakamlar tam rakam saklanma yerleri.Você deve entender a rua cheia de figuras em execução, de portas batendo e luta por esconderijos.
Için çarparak kapı ve kavgalar, sokakta çalışan rakamlar tam rakam saklanma yerleri.Vous devez la figure la rue pleine de chiffres course, des portes qui claquent et se bat pour cachettes.
Için çarparak kapı ve kavgalar, sokakta çalışan rakamlar tam rakam saklanma yerleri.Ви повинні з'ясувати вулиці повні працює цифри, ляскають двері і бореться за схованках.
Için çarparak kapı ve kavgalar, sokakta çalışan rakamlar tam rakam saklanma yerleri.Вы должны выяснить улицы полны работает цифры, хлопают двери и борется за тайниках.
Için çarparak kapı ve kavgalar, sokakta çalışan rakamlar tam rakam saklanma yerleri.يجب أن الرقم الشارع الكامل من الشخصيات على التوالي ، لتغلق الأبواب وتحارب من اجل يختبئ - الأماكن.
Için çarparak kapı ve kavgalar, sokakta çalışan rakamlar tam rakam saklanma yerleri.隠れ場所。 あなたが古いの不安定な平衡の突然印象的な騒ぎを把握する必要があります
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Befolkningen led. Befolkning kæmpede.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Die Menschen litten. Die Menschen kämpften.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Folket led. Folket slogs.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.국민들은 고통 받고, 분투하고 있었습니다.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.La gente sufría. La gente peleaba.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Les gens souffraient. Ils se battaient.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Lidé trpěli. Lidé mezi sebou bojovali.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Ľudia trpeli. Bojovali medzi sebou.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Ludzie cierpieli. Walczyli ze sobą.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Mensen lijdden. Mensen vochtten.
İkinizin cinayetten önceki gece büyük bir kavgaya tutuştuğunuzu biliyoruz.Nós sabemos que tiveram uma grande discussão na noite anterior ao assassinato.
İkinizin cinayetten önceki gece büyük bir kavgaya tutuştuğunuzu biliyoruz.On sait que vous vous êtes disputés la nuit précédant le meurtre.
İkinizin cinayetten önceki gece büyük bir kavgaya tutuştuğunuzu biliyoruz.Sappiamo che la notte prima dell'omicidio avete avuto una brutta lite.
İkinizin cinayetten önceki gece büyük bir kavgaya tutuştuğunuzu biliyoruz.Wir wissen ihr beide hatte einen riesen Streit in der Mordnacht,
İkinizin cinayetten önceki gece büyük bir kavgaya tutuştuğunuzu biliyoruz.Ξέρουμε ότι τσακωθήκατε έντονα τη νύχτα πριν τον φόνο.
İkinizin cinayetten önceki gece büyük bir kavgaya tutuştuğunuzu biliyoruz.Мы знаем, что вы поссорились за ночь до его убийства.
İkinizin cinayetten önceki gece büyük bir kavgaya tutuştuğunuzu biliyoruz.なにがあったのよ
İkisi arasındaki bir kavgayı düşün!Hãy tưởng tượng cuộc chiến giữa hai loại ma xem!
İkisi arasındaki bir kavgayı düşün!¡Imagina una lucha entre los dos!
İkisi arasındaki bir kavgayı düşün!Imagine un combat entre les deux !
İkisi arasındaki bir kavgayı düşün!Давай их сравним!
İkisi arasındaki bir kavgayı düşün!Представи си ги да се сбият!
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Azzal, aki harcolt a gengszterek ellen az általános iskolában, ő volt az igazságos Geum Jan Di.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Celle qui s'est battue avec un gang à mon école primaire, qui aimait la justice, Geum Jan-Di.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Den som slogs mot gäng i mitt lågstadie och var rättvisans tjej, Geum JanDi.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Die, die in der Schule gegen Gangs gekämpft hat und eine Verfechterin der Gerechtigkeit war? Geum Jan Di?
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.중딩 때 삥 뜯던 일진하고 맞짱뜬것도 다 정의소녀 금잔디였잖아
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Tá, čo bojovala proti školskému gangu na základnej škole, bola dievčaťom spravodlivosti, Geum Jan Di.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Tisto, ki se je borila proti tolpam v šoli in je bila pravično dekle, Geum JanDi.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Tyttö joka taisteli puolestani jengejä vastaan yläkoulussa, oli oikeiden puolesta taistelija Geum JanDi.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.Yang bertengkar dengan gangster di SMP, pembela keadilan, Geum Jan-Di.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.В школе ты поставила на место нахалку, которая меня ограбила. Эта смелая девочка - Гом Чан Ди.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.את זו שנלחמת נגד קבוצה כשהיינו צעירות ילדת צדק גום גאן די.
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.الشخص الذي قاتل العصابات في المدرسة طوال الوقت كانت فتاة العدالة (غوم جان دي
İlkokulumda çetelerle kavga eden kız, adaletli Geum JanDi'ydi.それなのに 何?
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Mọi người đang vật lộn. Mọi người đang chống chọi.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Oamenii sufereau. Oamenii se luptau.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Οι άνθρωποι υπέφεραν. Οι άνθρωποι τσακώνονταν.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Люди страдали, люди воевали.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Люди страждали. Люди боролися.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Хората страдали. Хората се биели.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.אנשים סבלו. אנשים התקוטטו.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.الناس كانت تعاني. الشعب كان يتقاتل.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.極限状況です
İngilizcede korku yendiğimiz birşeydir. Kavga ettiğimiz birşeydir. Üstesinden geldiğimiz birşeydir.В английской терминологии мы говорим о победе над страхом, мы боремся со страхом, мы его преодолеваем.
İngilizcede korku yendiğimiz birşeydir. Kavga ettiğimiz birşeydir. Üstesinden geldiğimiz birşeydir.На английски страх означава нещо, което овладяваме; нещо, с което се борим и което преодоляваме.
İngilizcede korku yendiğimiz birşeydir. Kavga ettiğimiz birşeydir.V angleškem jeziku je strah nekaj kar premagamo, nekaj, s čimer se borimo.
İngilizcede korku yendiğimiz birşeydir. Kavga ettiğimiz birşeydir.Waar we ons tegen moeten verzetten.
İngilizcede korku yendiğimiz birşeydir. Kavga ettiğimiz birşeydir.Walczymy z nim i przezwyciężamy.
İngilizcede korku yendiğimiz birşeydir. Kavga ettiğimiz birşeydir.Στα Αγγλικά, ο φόβος είναι κάτι που υπερνικάμε είναι κάτι που παλεύουμε, που ξεπερνάμε.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.As pessoas estavam a sofrer, As pessoas estavam a lutar.
İnsanlar acı çekiyordu, kavga ediyordu.Az emberek szenvedtek.
İnsanlar birdenbire caddelere akar ve kavgalar yaparlardı너도 나도 할것 없이 거리로 몰려나와