Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Mieux vaut habiter dans une terre déserte, Qu`avec une femme querelleuse et irritable.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Parempi asua autiossa maassa kuin toraisan vaimon vaivattavana.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Thà ở nơi vắng vẻ, Hơn là ở với một người đờn bà hay tranh cạnh và nóng giận.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Thà ở nơi vắng_vẻ , Hơn là ở với một người đờn bà hay tranh cạnh và nóng_giận .
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Καλητερον να κατοικη τις εν γη ερημω παρα μετα γυναικος φιλεριδος και θυμωδους.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.Лучше жить в земле пустынной, нежели с женою сварливою и сердитою.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.По-добре да живее някой в пуста земя, Нежели със свадлива жена и досада.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.טוב שבת בארץ מדבר מאשת מדונים וכעס׃
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.السكنى في ارض برية خير من امرأة مخاصمة حردة.
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.寧 可 住 在 曠 野 、 不 與 爭 吵 使 氣 的 婦 人 同 住
Çölde yaşamak, Can sıkıcı ve kavgacı kadınla yaşamaktan yeğdir.寧 可 住在 曠野 、 不 與爭 吵 使氣 的 婦人 同住
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.A hímek nagyon komolyan veszik a hierarchiát, mert ezzel elkerülik a testi küzdelmet.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Câinii masculi ţin foarte mult la ierarhie, deoarece asta împiedică luptele fizice.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.수캐는 서열 문제에 아주 민감한데, 물리적인 충돌을 막아주기 때문이지요.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Les mâles sont très sérieux à propos de la hiérarchie, car ça évite les affrontements physiques.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Mannelijke honden zijn erg serieus over hiërarchie, omdat het gevechten voorkomt.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Os cães macho levam muito a sério a hierarquia, porque evita as lutas físicas.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Psy-samce poważnie traktują hierarchię, bo zapobiega ona walkom.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Rüden ist die Hierarchie sehr wichtig, denn sie beugt physischen Kämpfen vor.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Τα αρσενικά σκυλιά θεωρούν ότι η ιεραρχία είναι ένα πολύ σοβαρό θέμα, γιατί αποτρέπει τους καβγάδες.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.Кобыли очень серьезны по отношению к йерархии, так-как она предотвращяет драки.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.כלבים זכרים מאוד רציניים לגבי היררכיה, משום שהיא מונעת מאבקים פיזיים.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.ذكور الكلاب جادة جداً فيما يتعلق بالتسلسل الهرمي، لأنه يمنع العراك الجسدي.
Çünkü erkek köpekler hiyerarşi konusunda çok ciddidirler, çünkü fiziksel kavgayı engeller bu.階級性を非常に大事にします。 勿論、一方で、雌犬の階級制度は
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››\30:32\Thi Tryk på Mælk giver Ost, Tryk på Næsen Blod og Tryk på Vrede Trætte.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››căci baterea laptelui dă smîntînă, scărpinarea nasului dă sînge, şi stoarcerea mîniei dă certuri.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››Kajti stiskanje mleka da maslo in nos stiskan izpusti kri: draženje pa rodi prepir.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››Kdo tluče smetanu, stlouká máslo, a stiskání nosu vyvodí krev, tak popouzení k hněvu vyvodí svár.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››대저 젖을 저으면 뻐터가 되고 코를 비틀면 피가 나는 것 같이 노를 격동하면 다툼이 남이니라
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››lebo tlak na smotanu vyvodí maslo, a tlak na nos vyvodí krv, a tlak do hnevu vyvodí svár.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››Sillä maitoa pusertamalla saa voin, nenää pusertamalla saa veren, ja vihoja pusertamalla saa riidan.
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››Ty såsom ost pressas ut ur mjölk, och såsom blod pressas ut ur näsan, så utpressas kiv ur vrede. ----
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››כי מיץ חלב יוציא חמאה ומיץ אף יוציא דם ומיץ אפים יוציא ריב׃
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››لان عصر اللبن يخرج جبنا وعصر الانف يخرج دما وعصر الغضب يخرج خصاما
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››搖 牛 奶 必 成 奶 油 . 扭 鼻 子 必 出 血 . 照 樣 、 激 動 怒 氣 必 起 爭 端
Çünkü nasıl sütü dövünce tereyağı, Burnu sıkınca kan çıkarsa, Öfkeyi kurcalayınca da kavga çıkar.››搖 牛奶 必 成 奶油 . 扭鼻子 必 出血 . 照樣 、 激動 怒 氣必 起 爭端
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.ولقد عرفت السبب بعد ذلك بعدما تركت البنك الدولى بعد مناقشة حادة.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.大ゲンカして世界銀行をやめた後のことです 世界銀行のメンバーは
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Am aflat apoi, după ce am părăsit, după o mare ceartă, Banca Mondială.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Dat ontdekte ik achteraf, nadat ik, na een zware strijd, de Wereldbank had verlaten.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Ich fand es später heraus, nachdem ich nach einem großen Streit die Weltbank verlassen hatte.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Je l'ai découvert plus tard, après avoir quitté, après un grand combat, la Banque Mondiale.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.저는 크게 싸우고나서 세계은행을 떠나게 되었고, 그 후에야 이유를 알게 되었습니다.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Lo supe después, después de irme, después de una gran pelea, del Banco Mundial.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Megtudtam később, miután nagy küzdelem mellett elhagytam a Világbankot.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Później mogłem tego dokonać, gdy odszedłem po wielkiej walce z Banku Światowego.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Setelah itu saya menemukan setelah saya mundur dari Bank Dunia.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Tôi đã tìm được câu trả lời sau đó, sau khi tôi nghỉ làm ở Ngân hàng Thế giới sau một cuộc tranh cãi.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Zjistil jsem to později, poté, co jsem odešel, po velkém boji se Světovou bankou.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Το ανακάλυψα αργότερα, αφού έφυγα, μετά από ένα μεγάλο καβγά, από την Παγκόσμια Τράπεζα.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Разбрах след това, след като напуснах, след голяма борба, Световната банка.
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.Я узнал впоследствии, покинув с огромным скандалом "Ворлд Банк".
Daha sonra bunu buldum; büyük bir kavgayla Dünya Bankası'ndan ayrıldıktan sonra.גיליתי מאוחר יותר, אחרי שעזבתי בריב גדול את הבנק העולמי.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Beste collega's, als je twee eenzaten ziet, geef ze dan geen bokshandschoenen om het uit te vechten.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Dragi colegi, când vedeți doi indivizi singuri nu le dați mănuși de box pentru că se bat.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."여러분, 두명의 낯선 사람을 보시면 그들이 싸우도록 복싱글러브를 주지마세요.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Miei cari colleghi, quando vedete due individui soli, non date loro i guanti da pugilato perché si battano.
"Değerli arkadaşlarım, iki ayrı farklı insan gördüğünüzde, onlara kavga etmeleri için boks eldiveni vermeyin."Mis queridos colegas, cuando vean a dos individuos, no les den guantes de boxeo para que se peleen.
Dikkat et. - Kavga mı ettiniz?Marija zadzwoniła i powiedziała, że wszystko poszło dobrze.
Dinleyin, siz ikiniz, ibikli horozlar gibi kavga edeceksiniz.Also, ihr werdet wie Kampfhähne aufeinander losgehen.