Bu, iki adamın arasında bir kavga çıkmasına neden olur.這引起了二人之間的衝突。
Birkaç ay sonra, Tom bir gün Summer’a asılan bir adamla kavga edince, Summer’la ilk tartışmasını yaşar.約會進行幾個月後,Tom和一個同Summer搭訕的男人打了起來。
Böylece Çin'deki komünistler ve milliyetçiler arasındaki güç kavgası başlamış oldu.從此,開展國民黨和共產黨在中國的鬥爭。
Ve zaman zaman kavga etseler de yine de iyi anlaşmışlardır.「雖然有時會吵架但是關係非常好喔♪」。
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.本作中只有對話而沒有參加戰鬥。
Bir Rus dergisi Layka'yı "soğukkanlı" olarak niteledi ve diğer köpeklerle kavga etmediğini yazdı.當時蘇聯雜誌描述萊卡脾氣「冷靜」,不會和其他犬隻起衝突。
"Çocuklar neden kavga ediyorsunuz.》(何故 人は争うんだろう?
En agresifler erişkin erkeklerdir ve yemek ya da eş için kavgalardan dolayı yara izleri oldukça yaygındır.成年的雄性袋獾最具侵略性,而在牠們身上也往往找到因為爭奪食物或配偶而打鬥所產生的傷痕。
Bu rekabet nedeniyle Karsspor-Iğdırspor maçlarında sık sık kavga çıkmaktadır.外校在比赛中常由于妒忌引发争斗。
Hep kavga etseler de birbirlerini çok sevmektedirler.他們彼此相愛,也偶爾吵架。
Çok kavgalara girmiş, çok yiğitlikler yapmıştır.他作战勇猛,颇著战功。
5. Kural: Şahsi kavgalarda yer almak yasaktır.第115条~食物不准放桌上。
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.骊姬说“以皋落之狄朝夕苛我鄙”。
"Haç-Hilal Kavgasında Son Durum".著有《ラバウル戦の末路》。
Sık sık Blossom ile kavga eder.常常和摩訶吵架。
Kavgadan kaçmazlar.不能戰鬥。
Her şey uygun olarak kavga çıkmadan hal yoluna koyulur.因此在挑戰前必須充分準備。
İki kardeş, kavga ederler ölesiye.孚兄弟各诬己引过,争相为死。
Sürekli Usagi ile kavga ederler ama aslında birbirlerini çok severler.經常和風蘭吵架,但彼此關係其實非常好。
Bu kavganın sonunda NBA yönetimi tarihinin en büyük cezalarını verdi.這是NBA史上最重的罰單。
Buffy onu barda yakalar ve kavga ederler.他就抓波菲在店裡打雜和賠償。
Her an kavga çıkarmaya hazırdır.始終想要和才藏決鬥。
Yalancı olarak anılmaya sinirlenen Poe, English'i yumruk yumruğa bir kavgaya zorladı.被当成骗子让爱伦·坡感到愤怒,他跟英格里希打了一架。
Turne sırasında grup içi kavgalar artarak devam etmekteydi.乐队内部的争吵持续着。
Kavga edip, öldürüldüğü düşünülmektedir.事情败露,张遇被杀。
Fakat Minnie kızgınlıkların kavgaya dönüşmesini önlemeyi başarır.當路恩對反亂感到憤怒以致於陷入瘋狂。
Kavgadan üstün çıkan Bliss oldu.混战的胜出者是高欢。
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...路面残留马蹄印痕等。
İşe karışan erkeklerle kavga edebilir.是位精通近戰格鬥的達人。
Birbirlerini çok seven bu üç kardeşin kavga ve tartışmaları devam etmektedir.兄弟间冲突不断,三兄弟都想争夺汗位。
Insanlara yönelmiş uysal tipin aksine kazanmak için kavgaya tutuşan, zafer isteyen insanlardır.我们想要培养出以因命运而团结为社会战士为荣的女孩。
Böylece Rodos şövalyeleri taht kavgasından yararlanmışlardır.結果,呂底亞的騎兵們被逼下馬作戰。
Lia onunla kavga eder, sonra barışmak ister.그리하여 그녀는 우라노스에게 응징을 가하고 이들을 구출하려는 마음을 먹고 계획을 세운다.
Genellikle birbirleriyle kavga ederler.그들은 자주 서로 다투었다.
"Çocuklar neden kavga ediyorsunuz.왜 사람들은 싸우는가?
Beyazlar ile siyahlar arasında kavga çıktı.그들은 남부 흑인들과 백인들 사이의 논쟁에 질렸다.
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.그렇다고 해서 우리들 사이에 논쟁이 있었던 것은 아닙니다.
Sürekli Usagi ile kavga ederler ama aslında birbirlerini çok severler.물론 다른 애들한테도 그렇고) 서로 티격태격거리는 사이지만 실제로는 자두를 엄청나게 좋아한다.
Her an kavga çıkarmaya hazırdır.매번 싸움질을 반복하다가 투옥된다.
Kavgamız devlet ve dünyaya aittir.소속 정당은 조국과 공화국을 위한 연합이다.
Bu yüzden arada Roger ile kavga eder.그래서 가끔씩 러시아와의 갈등이 있기도 한다.
Bu kavgaya karışanlardan birisi de oydu.이 결투로 인해 이가 하나가 부러진다.
Kavga sırasında hapishane iyice karışır.교도소에 수감되었을 때 순경과 친분이 있다.
"Ilımlı İslam kavgası" (html).“ 네덜란드 IT교육의 경쟁력” (HTML).
Aralarında bir kavga çıkan iki çirkin insandır" dedi.그러나 서로를 절절하게 그리워하는 두 사람의 인연은 자꾸만 빗겨간다.
Fîrûz Şâh’ın ölümü, oğulları arasında saltanat kavgalarına yol açtı.그의 재위 말기는 그의 아들들 사이의 분쟁으로 얼룩졌다.
Her şey uygun olarak kavga çıkmadan hal yoluna koyulur.전체는 하나를 위해, 싸울 준비를 하거라.
Ateş ile Arzu, bir süre beraber yaşadıktan sonra kavga edip ayrılmışlardır.일찍부터 활쏘기와 말타기를 좋아하는 데다가 평소 무인이 될 자질을 연마하였다.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.전분은 두영의 친구인 관부와 대립하였는데, 서로를 탄핵하기에 이르렀다.
Onun kedi kumu yüzünden ailde sürekli kavga çıkar.자두네 아빠가 주워온 고양이로 언제나 자두를 항상 따라다닌다.
Çocukluklarından beri Prusya ile sürekli kavga ederler.학창 시절 내내 여러 아이들과 끊임없이 싸움을 했다고 한다.
Herkesin hücre sayımı sırasında kavga başlar.직렬입력에 대해 매 클럭마다 CRC값이 출력된다.
Randall konusunda ne yapacaklarını tartışan ikili kavgaya tutuşur.타르타로스로의 사건을 계기로 싸우는 두사람.
Çünkü dizide her şey aleyhine olduğundan bu durum onu daima kavgaya çekmektedir.그가 관직에 등용되면 바로 따라서 그를 파직하라는 상소가 항상 있었다.
Miyako gibi kavgayı sevmez ve uzak durmayı tercih eder.그러나 시키는 별다른 신경을 쓰지 않으며 오히려 아자카를 마음에 들어하는 것 같다.
(Uptocking’in kimi zaman gerçek kavgayla sonuçlandığını da belirtmek gerekir.)(헤로도토스는 그런 일이 실제 있었는 지에 대해서는 의심의 여지가 있다는 것을 인정했다.)
Erkekleri ayrıca bölgelerini savunmak için "koku kavgaları" yapar.또한 십장들은 "근무태도가 나태하다" 등의 이유로 인부들에게 폭력을 행사했다.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.둘이 부스 안에서 서로 케미스트리가 잘 맞았다.”라고 말했다.
Orada, Doc ile kısa bir kavga ederler.죠아와 싸울때 터득.
Kavgaları birbirlerine aşık olduklarını göstermemek amaçlıdır.서로 존중할 수 없는 것은 서로 사랑할 수 없다는 것이다.