Çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü.Cuộc chiến chuyển thành cuộc đấu pháo.
Örüşmek fiili kavga etmek demektir.Tham đốc giặc là Phạm Văn Điềm lại đánh Phú Yên.
Sebastian'ın ekibi ile kavga başlar.17: Trận Sevastopol bắt đầu.
Edward 1066 yılında öldükten sonra doğrudan tahtın varisi olmadığından taht kavgaları başlayacaktır.Năm 566, sau khi Trần Văn Đế qua đời, Thái tử Bá Tông kế vị, tức Trần Phế Đế.
İleriki haftalarda ikisi arasında kavgalar devam etti.Cả hai tiếp tục chiến đấu trong những tuần sau.
Yılan şeklindeki canavar Apep ile kavga etmiştir.Ông cùng các thần khác chiến đấu với con rắn Apep.
Hitler’in Kavgam (Mein Kampf) kitabının yazım ve düzenleme işlerini kendisi yürüttü.Hitler đã đề xướng và thực hiện Führerprinzip (nguyên tắc lãnh đạo).
Öykülerde Holmes'un ettiği kavgalar genelde sonradan anlatılır.Những câu chuyện phù thủy ở Congo liên tục được đưa ra.
Ayrıca, bazen birbirleriyle kavga ederler.Cho dù cả hai lúc nào cũng cãi nhau.
Bu olay İskandinav halklarının en gözde tanrısı Balder'in ölümüyle sonuçlanan kavgaya yol açmıştır.Nó mô tả sự câm lặng và buồn đau của các vị thần sau cái chết của Balder.
Kavga edip, öldürüldüğü düşünülmektedir.Đình Bảo ra trận và bị giết.
Styles bunu reddetti ve ardından ikisi arasında kavga çıktı.Ông nhận lời thách thức của Fiore, và từ đó dấy lên cuộc cãi vã giữa hai người.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.Vua mới còn nhỏ, các công tử tranh nhau làm phụ chính, xung đột với nhau.
Agrippina ve Claudius son aylarında daha fazla kavga eder olmuşlardı.DiCaprio và Nolan thảo luận về kịch bản trong nhiều tháng.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Có thể dẫn tới những vụ cướp.
Bu, iki adamın arasında bir kavga çıkmasına neden olur.Điều này gây ra một mâu thuẫn giữa cả hai.
Arkadaşları birbirleriyle kavga ederken onlar bir köşeye oturup konuşmaya başladılar.Thay vì đấu tranh với nhau, hai chị em đã ngồi lại và nói chuyện với nhau.
"Çocuklar neden kavga ediyorsunuz.「何故 人は争うんだろう?
Evdekilere karşı kuşak çatışması ile karşılaştığından anne-babası ile sürekli kavga eder.両親とよく喧嘩してはプチ家出を繰り返しているらしい。
Ateş ile Arzu, bir süre beraber yaşadıktan sonra kavga edip ayrılmışlardır.一哉と別れた後もつきまとっている。
Neurath'un az kavgacı ve tedbirli doğasının aksine, Ribbentrop tümden 1938-1939'da savaşı destekledi.戦争については慎重だったノイラートと対照的に、リッベントロップは1938年から1939年にかけてはっきりと戦争を支持している。
Seninle Beraberim Aşk Kavgam Şimdi Var Mısın ?「恋愛で振り回されたことはある?
İki kardeş, kavga ederler ölesiye.兄が二人いたが戦死している。
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.争うほどの相手がいなかったから。
İlk adam ile kavga etmektedirler.ならず者 第一の会話相手。
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.ノアも「(2人が別れた事で)すごく落ち込んでいたと思う。
Maçtan sonra üç takım arasında kavga çıktı.試合後に3人でダンスを披露した。
Evde kavga esnasında kendi babasının resmini görür.戦いの後、父の別荘を訪問する。
Kavga etmeye meraklıdır.争い事は苦手。
Söz kavgası çıkarmaya bayılıyor.約束を破ることを嫌うらしい。
Belli ki karısıyla kavga etmişti.妻と喧嘩になり別居した。
Kavgadan kaçmazlar.戦闘はしない。
Kavga edip, öldürüldüğü düşünülmektedir.粛清され死亡したと思われていた。
Kısık sesle konuşuyor, kavga edenlerden hiç hoşlanmıyor.おっとりとしたマイペース派で、争いごとは好きではない。
İşe karışan erkeklerle kavga edebilir.男組と共闘する。
Kavganın bilardo oyunu yüzünden çıktığından şüphe edilmekte.卓球が原因で離婚に追い込まれる経歴を持つ。
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.彼らはそれが喧嘩と盗難を引き起こすと考えていた。
Fakat Fuchs bu kavgada kimseden yana taraf olmadı.ドゥボーズはこれについて誰にも議論しなかった。
İsim olarak "Şeref Stadı" belirlendi ancak daha sonra kavgalar çıkıp asılan tabela indirildi.「決定稿」の判子が押されていたが、あとからバッテンで書き消されており、不採用となった。
Kavgacı siyam balığının doğal yaşam alanı sığ ve durgun sulardır.ドウクツギョ科魚類の繁殖サイクルは非常に長く、緩慢である。
İkisi arasında kavga çıktı.2人の間にはトラブルが起きていた。
Müdür: İki kafalı kavga eden akademisyenlendir.冷徹な判断力の持ち主であり、学院の序列2人者である閂と対立していた。
Sık sık kavga ederler ama çok yakın iki arkadaştırlar.妹とは喧嘩も多いが仲は良い。
İki tanrıça arasında kavga çıkar.女神との戦いに参加する。
Oğluyla büyük bir kavgaya tutuşur.息子の篤とは対立ばかりしている。
Forum üçe üç kavgayla sonuçlandı.結果は3戦全勝であった。
2005 yılı başında The Game, G-Unit ile bir kavgaya başladı.2005年からはセ・リーグとの交流試合を開始した。
İki adam kavgaya başlarlar.決闘を開始する二人。
Kavga yöntemi de alışılmadıktı.契約内容も通常ではなかった。
Beyazlar ile siyahlar arasında kavga çıktı.黒人と白人が共にだ。
Ancak bakmadığı bir sırada kardeşleri balık için kavga eder ve onu parçalar.彼の兄弟達は、彼が見ていなかった間に魚が誰のものなのか争った結果、魚を細かく切った。
Jaures yiğitçe kavgaya katıldı.葛栄の乱に参加した。
O zaman, Asarı tanrılarının yurdu olan gökyüzünde büyük bir kavga çıkar ve bu kavga savaşa dönüşür.神々の棲む神界に魔族の集う魔界が侵攻し神魔戦争が勃発した。
Çünkü Robin kavga etmenin çok etkileyici olduğunu söylemiştir.ロビンが死ぬ衝撃作。
Sürekli Usagi ile kavga ederler ama aslında birbirlerini çok severler.チャーリーと喧嘩ばかりしているが、実は仲むつまじい。
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...奈落では反逆の印でもある。
Ancak ertesi hafta maç başlamadan önce beş kadın arasında kavga çıktı.1週間後の試合に備えて、5人の特訓が始まる。
Gerek cumhuriyet öncesinde gerekse sonrasında pek çok kalem kavgasına girdi.朝鮮半島では独立後に多くの速記法が考案されて現在に至っている。
Jimmy ilk başta kavgaya gitmek istemez, ama Alex'in ziyareti fikrini değiştirir.Jimmy原不打算去了,但Alex的訪問改變了他的主意。
Ateş ile Arzu, bir süre beraber yaşadıktan sonra kavga edip ayrılmışlardır.其後兵火,集散亡。