Sonrasında kavga arenanın dışına sokağa taşındı.Derefter faldt han om på gaden.
Ancak, bazen anlaşılmaz bir kavgadır.Måske med et enkelt skænderi engang imellem.
Bu, iki adamın arasında bir kavga çıkmasına neden olur.Dette skabte en strid mellem de to venner.
Daha sonra The Highlanders ile uzun süren kavga çıktılar.Dette førte til en langvarig krig med sassaniderne.
Akhilleus'la Agememnon bu yüzden kavgaya tutuşurlar.Menelaos får sin bror, Agamemnon, til at gå i krig.
Kendi aralarında kavga etmekten hoşlanırlar.De kan også godt lide et godt bad engang imellem.
Bazı gruplar ise Malaya’daki kavgaya katılmak için oraya kadar gitmişti.Samtidig pågik der processer for at samle Malaya i en union.
İki adam kavgaya başlarlar.De to kvinnene begynner å slåss.
Sonra da Profesörle kavga eder.Han jobber sammen med prof.
Belli ki karısıyla kavga etmişti.Dessuten hadde han hatt et forhold med hans kone.
Uzun süre baba ve oğul arasında taht kavgaları devam etti.Striden mellom far og sønn fortsatte dog.
Agrippina ve Claudius son aylarında daha fazla kavga eder olmuşlardı.Agrippina og Claudius hadde i større grad vært uforlikte i de siste månedene før hans død.
Leonara ve Doraliçe Riccardo yüzünden birbirleriyle sözlü kavgaya girişirler.Leonora og Doralice krangler om Riccardo.
Böylece Çin'deki komünistler ve milliyetçiler arasındaki güç kavgası başlamış oldu.Med dette begynte rivaliseringen mellom nasjonalister og kommunister i Kina.
İlk adam ile kavga etmektedirler.De kjemper til siste mann, i hovedsak.
Dövüş esnasında, Starkaður hile yapar ve Gunnar kendini yepyeni bir kavganın içinde bulur.Underveis jukser Starkad og Gunnar er atter i stridigheter.
Lombardlar ve Flamanlar arasındaki husumet, kavgayı ağırlaştırdı.Fiendskapen mellom de fra Flandern og de fra Lombardia utviklet seg til en strid.
Bazı gruplar ise Malaya’daki kavgaya katılmak için oraya kadar gitmişti.Samtidig pågikk det prosesser for å samle Malaya i en union.
Müthiş bir kavgaydı.Det ble en hard kamp.
O sırada bir kavga çıkar.Det blir også en slåsskamp her.
Bu kavgalar dolayısıyla Normandiya'da planladığından daha uzun zaman kaldı.Dette var de lengste hoppene som til da var gjort i Norge.
Orada, Doc ile kısa bir kavga ederler.Litt senere slapper Laeddis av ute sammen med dr.
Maçın sonunda oyuncular ve taraftarlar arasında büyük bir kavga çıkmıştır.Det oppsto full slåsskamp mellom spiller og tilskuer.
Ancak bakmadığı bir sırada kardeşleri balık için kavga eder ve onu parçalar.Sedangkan ia tidak melihat saudaranya bertarung dengan ikan dan mencincangnya.
Ayrıca gruplar arasında kavgalar da kaçınılmazdır.Pertarungan antara mereka pun tidak terelakkan.
Hep kavga etseler de birbirlerini çok sevmektedirler.Mereka selalu bertengkar, tetapi mereka saling menyayangi.
"Çocuklar neden kavga ediyorsunuz.Kenapa punya anak banyak sekali?"
Her an kavga çıkarmaya hazırdır.Ia selalu menang dalam perkelahian.
Sebastian'ın ekibi ile kavga başlar.17: Pertempuran Sevastopol dimulai.
Müthiş bir kavgaydı.Terjadilah peperangan yang luar biasa.
Daha sonra üçü arasında kavga çıktı.Maka terjadi perkelahian tiga pihak.
Kendi aralarında kavga etmekten hoşlanırlar.Akibatnya terjadi pertempuran diantara mereka sendiri.
Hank küfürlü konuşan,sürekli içki içen ve kavga etmeyi seven birisidir.Leo selalu menemani Hariman yang selalu gentayangan di diskotek, minum-minum dan suka berkelahi.
Kendisiyle kavga eden, tartışan seslerin işitilmesi.Maka terjadinya perseteruan yang dipicu oleh agama.
Genellikle Palamutiks ile kavga eder.Ia terkadang berantem dengan Bramble.
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.Daging ini kadang-kadang dapat diganti dengan daging babi.
Alex ve o sürekli kavga ederler.Ia dan Musa kemudian berkelahi.
Ferit sevgilisi Selma'dan kavga ederek ayrılır.Rana memutuskan meninggalkan Ferre, kekasihnya.
Gelecek hafta, geri dönüş yapan Lesnar ve Joe arasında kavga çıktı.Pertarungan terjadi antara War Rig dan pasukan Joe.
'Makber' kavgası.Pengantar Ekonomi Makro.
İkisi arasında kavga çıktı.Terjadilah pertengkaran di antara mereka.
İki grup birbiriyle kavga etmeye başladı.Hingga suatu saat, keduanya bertengkar.
Aralarında bir kavga çıkan iki çirkin insandır" dedi.Tetapi hubungan antara dua alam itu dipertautkan manusia yang kemudian memberi arti kepadanya.
Ryan ve Trey kötü bir kavga halindedir.Rachel dan Finn (Cory Monteith) mengalami masa sulit dalam hubungan mereka.
Seninle Beraberim Aşk Kavgam Şimdi Var Mısın ?Mampukah mereka mempertahankan cintanya?
İşe karışan erkeklerle kavga edebilir.Pertempuran memengaruhi seseorang yang terlibat dalam pertempuran.
O sırada bir kavga çıkar.Saat itu terjadilah pertengkaran.
Kavga ederler.Mereka bertengkar.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.Kerajaan-kerajaan kecil ini tak henti-hentinya bergonta-ganti sekutu dan saling memerangi.
Sürekli tartışmalarına ve Sanae ile kavga etmesine rağmen, Shinka kendine bakmaya ve onun tersine büyür.Mặc dù luôn cãi nhau liên tục và đánh nhau với Sanae, Shinka cố gắng quan tâm đến cho cô và ngược lại.
Her an kavga çıkarmaya hazırdır.Họ luôn luôn sẵn sàng cho chiến tranh trong bất kỳ lúc nào.
"Çocuklar neden kavga ediyorsunuz.Tại sao họ lại phải chiến đấu?
Birkaç ay sonra, Tom bir gün Summer’a asılan bir adamla kavga edince, Summer’la ilk tartışmasını yaşar.Sau vài tháng hẹn hò, Tom đánh nhau với một người đàn ông tán tỉnh Summer, và họ cãi nhau lần đầu tiên.
Diziden ayrılma sebebi Jamie Lynn Spears ile kavga etmesi olarak biliniyor.Vào 2006, Nikolas bỏ đi vì một hiềm khích với Jamie Lynn Spears.
"Ilımlı İslam kavgası" (html).“Kinh hoàng tai nạn đường sắt” (HTML).
O gecenin geç saatlerinde, Nina evine Lily ile birlikte döner ve annesiyle yeniden kavga ederler.Sau khi trở về căn hộ, Nina cãi nhau với mẹ mình.
O ve Kane New Nexus'la kavga etmeye başladılar.Big Show và Kane sau đó bắt đầu thù với New Nexus.
Böylece Çin'deki komünistler ve milliyetçiler arasındaki güç kavgası başlamış oldu.Như vậy cuộc đấu tranh giành quyền lực giữa Quốc dân đảng và Đảng Cộng sản Trung Quốc bắt đầu.
Çok kavgalara girmiş, çok yiğitlikler yapmıştır.Ông đã tham gia nhiều trận chiến, lập được nhiều công trạng to lớn.
Ve zaman zaman kavga etseler de yine de iyi anlaşmışlardır.Mặc dù thường xuyên cãi nhau, họ làm việc với nhau rất tốt với.