İki tanrıça arasında kavga çıkar.Luptele dintre două popolații.
Kavgadan kaçmazlar.Nu participă la lupte.
Torunları ile çok eğlendi ama kızı ve damadı ile kavga etti.Ea a avut o relație strânsă și caldă cu fiica și ginerele ei, dar relația cu fiii ei a fost tensionată.
Hem birbirleriyle, hem de diğer tüm etoburlarla kavga ederler.Să stea în locul celuilalt, străin, cu toate bagajele.
1290 senesinde kavga yatıştı.A fost terminată în anul 1290.
O sırada bir kavga çıkar.Astfel izbucnește o luptă.
Ayrıca, bazen birbirleriyle kavga ederler.Uneori, concurează unul împotriva celuilalt.
Sonra her biri onu tek başına ele geçirmek için diğerleri ile kavgaya tutuşurlar.Reușește să îi facă sa lupte unii cu ceilalți după care îi învinge.
Kavga başlar.Lupta începe.
Beyazlar ile siyahlar arasında kavga çıktı.Au avut loc confruntări între indieni și coloniștii albi.
Bu rekabet nedeniyle Karsspor-Iğdırspor maçlarında sık sık kavga çıkmaktadır.Dispută deseori meciuri pentru centurile de campion.
Saygısızlık yapar ve kavgacıdır.E rușine și ne disprețuiește lumea.
Bu, iki adamın arasında bir kavga çıkmasına neden olur.Motiv suficient pentru ca între cei doi să se iște un duel.
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.Iar despre istoria noastră nu aveam cum să nu discutăm.
Bunun nedeni ise Ekreklilerin büyük çoğunluğunun ticaretle uğraşması ve kavgacı bir yapıya sahip olmasıdır.În primul rând, vom trata mai pe larg tema creării unor mărci puternice și a unui capital de piață al mărcii.
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...Pe urmele lui pornesc și hoții.
İlk adam ile kavga etmektedirler.Vizitatorii iau primul contact cu oamenii.
Böylece taht kavgalarını azaltmayı amaçladı.Astfel, constată că trebuie să reducă dimensiunile striațiilor.
İki kardeş, kavga ederler ölesiye.Acești doi frați avură o ceartă asupra moștenirii.
Tom kavgaya karışmak istemiyordu, fakat başka seçeneği yoktu.Tom nu a vrut să se amestece în dispută, dar nu a avut de ales.
Fakat bu çocuklar birbiri ile anlaşamıyor,sürekli kavga ediyorlardı.Cei șapte copii nu se pot înțelege între ei și se ciondănesc permanent.
Yerini kimin alacağı konusunda bir iktidar kavgası başladı.Erőszakos harc vette kezdetét, hogy ki veszi át a helyüket.
Attila'nın ölümüyle oğulları arasında taht kavgaları başlamıştır.Attila halálát követően Attila két fia között a hatalomért harc kezdődött.
Sık sık kavga ederler ama çok yakın iki arkadaştırlar.Gyakran veszekednek, de ettől függetlenül a legjobb barátok.
İlk adam ile kavga etmektedirler.Beszélgetni kezd az új harcpartnerével.
Eazy-E'nin oğlu genç rapçi Lil' Eazy-E, The Game ile bir kavgaya başladı.Ugyanebben az évben a fiatal rapper Lil Eazy-E, a néhai Eazy-E fia, konfliktusba keveredett Game-el.
The Game, Doctor's Advocate albümündeki birkaç şarkıda kavganın bittiğini söyledi.A Doctor's Advocate albumon több dalban is megemlítette hogy a vita véget ért.
Kavga ederler.Közben veszekednek.
İki adam kavgaya başlarlar.A két férfi összeverekedik.
Sokaktaki bir silahlı kavga sahnesinde Tom Cruise kısa olarak gözükmektedir.Ezután nem sokkal Tom Cruise oldalán szerepelt a Világok harcában.
25 Şubat 2013 Raw bölümünde, Mr. McMahon'a saldırma teşebbüsünde bulunan Brock Lesnar'la kavga etti.2013. február 25-én tér vissza a RAW-on, miután Brock Lesnar megpróbálta megtámadni Vince McMahon-t.
Kavgayı köpek kazanır; Çançura ise ağır yaralanır.A csatában a mórok győznek, maga a király is súlyosan megsebesül.
Sonra her biri onu tek başına ele geçirmek için diğerleri ile kavgaya tutuşurlar.A többiek egyenként szállingózva utánuk.
Seninle Beraberim Aşk Kavgam Şimdi Var Mısın ?Vajon egymásra talál valaha a szerelmes pár?
Ellen'le yaptığı kavgayı kaybeder ve pencereden aşağı düşer.Összetűzésbe kerül Selinával és kilöki az ablakon.
"Çocuklar neden kavga ediyorsunuz.Miért gyűlnek össze a katicák?
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.A rongálást fosztogatás kísérte.
Ardından Barney ve Robin kavga edip boşanırlar.Ezután mindenki megdöbben, amikor kiderül, hogy Barney és Robin elváltak.
Sürekli Usagi ile kavga ederler ama aslında birbirlerini çok severler.Az animében rendszeresen összetűzésbe kerül Tigrisszemmel, noha tulajdonképpen kedvelik egymást.
Sık sık Blossom ile kavga eder.Gyakran veszekszik Csetével.
Kavgaları birbirlerine aşık olduklarını göstermemek amaçlıdır.Megegyeznek, hogy nem kötelezik el magukat egymás irányában.
Beyazlar ile siyahlar arasında kavga çıktı.Itt a németek és a fehérek ellen küzdöttek.
Grup içinde zaman zaman çok sert kavgalar yaşanmıştı.A pályákon sokszor túl kemény meccsek zajlottak.
Bir kavga Sharon'ın hastaneye kaldırılmasıyla sonuçlanınca Sharon ondan ayrıldı.Akkor lett vége, amikor egy heves összetűzést követően Sharon kórházba került a sérülései miatt.
Diğer adam kavgadan sonra kaybolur.Némi vita után a férfi marad.
Açlık Oyunları televizyondan canlı olarak yayınlanan ve ölümüne bir kavgadır.Az életre-halálra zajló küzdelmet élőben közvetíti a tévé.
1466'da Hacı Giray ölünce oğulları taht kavgası ve karışıklık çıkardılar.Mikor Hadzsi Giráj 1466-ban meghalt, fiai viszálykodni kezdtek a káni címért.
O ve Kane New Nexus'la kavga etmeye başladılar.Lord és Paice Tony Ashtonnal fogott össze.
Çıkan kavganın sonunda Cena, Miz ve Styles'a Attitude Adjustment yaptı.Év vége felé közeledve erősödtek a stílusi különbségek, Attila és a zenekar között.
Taht kavgaları ve sevdaları, kardeş kanının dökülmesi sebebiyle yıkım dönemi başladı.Megértették és szerették egymást, éppen ezért Anasztasziját nagyon lesújtotta öccse vérzékenysége.
Drexl ve Clarence kavgaya tutuşur, Clarence Drexl’a silah çeker ve onu öldürür.Clarence elmegy Drexl-höz a lány cuccaiért, és megöli Drexl-t.
2003'te, Bertrand Cantat kız arkadaşı Marie Trintignant ile bir kavga yaşadı.2002-ben, amikor Krisztina második gyermeküket várta, Cantat Marie Trintignant-nal költözött össze.
Çok kavgalara girmiş, çok yiğitlikler yapmıştır.Nagyon ügyes, sok kalandba keveredik.
'Makber' kavgası.A MacBride-jelentés.
Ayrıca gruplar arasında kavgalar da kaçınılmazdır.Lisäksi on taisteluita ryhmien välillä.
Alex ve o sürekli kavga ederler.Hän ja Jack riitelevät.
İlk adam ile kavga etmektedirler.Se on yksi ensimmäisistä vastustajista.
Bu yavru devler birbirleriyle hiç geçinemez, sık sık kavga ederlermiş.Vanhemmilla ei ollut keskenään juuri mitään yhteistä, ja he riitelivät usein.
Oğlan kavgada yenildi.Tein lapsen Jouduin TYKSiin Tapellaanko?
Kavgadan kaçmaz hattâ hoşlandığı bile söylenebilir.Tämän voi sanoa varmasti, vaikka sitä vihaisi.