Ana içeriğe geç
Sözlük

kavga ile cümle

kavga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Rick bunu öğrenir ve Pete ile kavga ederler.Rick zoekt de confrontatie met Pete op en slaat hem in elkaar.
Müthiş bir kavgaydı.Het is een geweldige slag.
Hemen bütün çevresiyle sürekli kavga halindeydi.Hij komt voortdurend in conflict met zijn omgeving.
Çok cesur bir dövüşçü olmasına rağmen kavga başlatıcı değildir.Hoewel ze een sterke vechter is, houdt ze niet van vechten.
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.Er was geen sprake van ruzie binnen de groep.
Kavga ilerleyince Charlie bu iki polisle birlikte katrana saplanır.Wanneer Charlie terugkeert, rekent hij af met de twee agenten.
1466'da Hacı Giray ölünce oğulları taht kavgası ve karışıklık çıkardılar.Na de dood van Hacı I Giray in 1466 ontstond er een opvolgingsstrijd tussen zijn zoons.
AB sürecinde son günlerde yaşanan kavga ve tartışmalara bir bakıverin.Zie verder en voor een recente discussie.
Kendi aralarında kavga etmekten hoşlanırlar.Ze willen samen vechten voor hun relatie.
Bilal'le kavgalarına devam ederler.Bilal gaat een discussie met hem aan.
2003'te, Bertrand Cantat kız arkadaşı Marie Trintignant ile bir kavga yaşadı.In 2002 kreeg Cantat een relatie met actrice Marie Trintignant.
Jolie bu dönemde babasıyla eskisi kadar kavga etmedi.Jolie had jarenlang geen persoonlijk contact meer met haar vader.
Belli ki karısıyla kavga etmişti.Het begon met een ruzie met zijn vriendin.
Eazy-E'nin oğlu genç rapçi Lil' Eazy-E, The Game ile bir kavgaya başladı.De oudste zoon van Eric "Eazy-E" Wright is nu ook een rapcarrière begonnen onder de naam Lil' Eazy-E.
Buffy, vampirle kavgası sırasında kaçar.Rudolph is op de vlucht voor vampierenjager Rookery.
Genellikle birbirleriyle kavga ederler.Vaak maken ze ruzie met elkaar.
İki grup birbiriyle kavga etmeye başladı.De twee begonnen dan te ruziën met elkaar.
Maddy, okulda kendisine bela olan çocuk ile kavga eder ve onu defeder.Cal ontmoet een dakloze student en helpt hem.
Raimondo bir kavganın çıkmasını önler.Romeo probeert het gevecht te verhinderen.
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.Soms wordt de advocaat met een toef slagroom geserveerd.
Ancak bu çalışmalar yanında birçok kavga getiriyordu.Niettemin bracht dit tal van oorlogen met zich mee.
Ben Reed le tartışır ve kavga ederler.Sander weigert dit en ze maken ruzie.
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...De agenten vinden ook sporen van geweld.
Styles bunu reddetti ve ardından ikisi arasında kavga çıktı.Lucas vatte dat op als een afwijzing, waarna de twee contact met elkaar verloren.
1290 senesinde kavga yatıştı.Die tegenstand werd pas in 1290 volledig gebroken.
Alex ve o sürekli kavga ederler.Met Chester heeft hij bijna de hele tijd ruzie.
Bu yüzden arada Roger ile kavga eder.Hij krijgt daarover uiteraard ruzie met George.
Sık sık Blossom ile kavga eder.Hij heeft vaak ruzie met Shadow.
Kavga ederler.Ruzie maken.
Küfür edilmez, dedikodu yapılmaz ve kavga edilmez.Dit is normaal, geeft geen klachten en hoeft niet behandeld te worden.
İki tanrıça arasında kavga çıkar.Er ontstaat een gevecht tussen de twee vrouwen.
Bunun üzerine kavga çıktı.Hierover ontstond strijd.
Her an kavga çıkarmaya hazırdır.Hij is klaar om overal en altijd te worstelen.
Maalesef Bachmann artık bu kavgada yer alamayacak...Hopelijk steekt Ruben daar geen stokje voor...
Çıkan kavga silahlı çatışmaya dönüştü.Het werd het toneel van regelmatige gewapende strijd.
Onunla kavga edersin.Je krijgt met hem te doen.
Eğer yorgunsa, bir kadınla asla kavga etme.Maak nooit ruzie met een vrouw als ze moe is.
O ve Kane New Nexus'la kavga etmeye başladılar.On i Kane rozpoczęli rywalizację z drużyną New Nexus.
İki adam kavgaya başlarlar.Dwóch mężczyzn zaczyna walczyć.
"Çocuklar neden kavga ediyorsunuz.Dlaczego oni muszą walczyć?
Yalancı olarak anılmaya sinirlenen Poe, English'i yumruk yumruğa bir kavgaya zorladı.Poe, rozzłoszczony, że ktoś śmiał nazwać go kłamcą, wyzwał Englisha na walkę na pięści.
Dövüş esnasında, Starkaður hile yapar ve Gunnar kendini yepyeni bir kavganın içinde bulur.Ponieważ w trakcie potyczki, jego oponenci oszukują, Gunnarr wdaje się w nową sprzeczkę.
Kavga ederler.Kłócą się.
Belli ki karısıyla kavga etmişti.Z tego powodu pokłócił się z żoną.
Padişahın dört oğlu (İsa, Musa, Mehmet, Süleyman) arasında kavgalar çıkmıştır.Żonaty (żona Ewa), ma czwórkę dzieci (trzech synów i córkę).
Big Cass ringe geldi ve Rusev'le kavga ettiler.Do ringu wkroczył Big Cass, który pobił się z Rusevem.
Aynı gece Kevin Steen ve El Generico, Briscoe Brothers ile kavga etti.Tej samej nocy, Steen i El Generico wzięli udział w brawlu z Briscoe Brothers.
Her an kavga çıkarmaya hazırdır.Jest zawsze gotowy do walki.
Ateş'le hep kavga eder.Zawsze pali się do walki.
7 Mart 2016 Raw bölümünde Zayn, ana kadroya girdi ve Owens ile kavga etti.7 marca 2016 na odcinku Raw, Zayn zaatakował Owensa.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.Piotr Napierała, "Konflikt dwóch światów.
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.Między przyjaciółkami nie doszło do konfliktu.
Oğlan kavgada ye­nildi.Wdaje się w kłótnie z młodym chłopakiem.
Loch Ness ile kısa bir kavga sonrasında, The Giant, Dünya Zafer Şampiyonasını Flair'i yenerek tekrar kazandı.Po odbyciu krótkiej rywalizacji z Loch Nessem, The Giant odzyskał światowy tytuł pokonując Flaira.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.W tej sytuacji zamiast zachęcać skutecznie zraziły do siebie tę grupę narodową.
Bu kavga böylece bir sokak savaşına dönüştü.Incydent zamienił się w walki uliczne.
Gelgelelim aralarında çıkan bir kavgadan ötürü Romulus, Remus'u öldürür.Miał zginąć przypadkową śmiercią, gdy usiłował rozdzielić walczących między sobą Romulusa i Remusa.
Sık sık Blossom ile kavga eder.Często kłóci się z Gortem.
Ertesi hafta Strowman ve Reigns, Fastlane'deki maç için sözleşme imzalarken aralarında yine kavga çıktı.Tydzień później Strowman i Reigns podpisali kontrakt na walkę na Fastlane.
Fakat eşlerinin arası açık olup ve birbirleriyle kavgalı oldukları için Kral İldibad.Obaj królowie rywalizowali o władzę i zwalczali się nawzajem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod