Jolie bu dönemde babasıyla eskisi kadar kavga etmedi.ولم تتشاجر أنجلينا مع والدها كثيراً في تلك الفترة.
'Makber' kavgası.معركة مكة المكرمة.
Bir kez Angelo'yla kavga etmek istemiştir.وقد كان يتجادل مع أرلونج.
Söz kavgası çıkarmaya bayılıyor.وكان يحب الجدل ..
Ayrıca, bazen birbirleriyle kavga ederler.وأحيانًا يتعارك الذكور.
Kimse de onunla alay etmez, onun önceki inatçı, kavgacı, Herik beyliğine de pek haram gelmezmiş.(فإن كان المتصل بهما ليس علماً ولا صفة : كسرحان ، كسرت ما قبل ياء التصغير وقلبت ألفه ياء.
Bu tip oyunlara bazen kavgacı ismi de verilmektedir.وأحيانا يسمى هذا النوع من مدافعي الأطراف بلاعب الجناح الخلفي.
"Çocuklar neden kavga ediyorsunuz.ولماذا سرح من الشبيبة.
Ancak yeni bir taht kavgası başlatan Yusuf Kadir Han, Gazneli Mahmut'tan yardım istedi.إلا أن يوسف قادر خان بدأ بصراع جديد على العرش، وطلب المساعدة من الغزنوي.
Doğası Leomon ile kavga etmek.لعب مع لوليتيانو.
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.أحياناً تقتصر الوليمة على الحلويات.
8 Ekim Raw programında dört kadın arasında kavga çıktı.No episódio de 8 de outubro do Raw, ocorreu um confronto entre as quatro mulheres.
Padişahın dört oğlu (İsa, Musa, Mehmet, Süleyman) arasında kavgalar çıkmıştır.Vieram com eles seus quatro filhos, entre os quais Abramo, de quatro anos, o segundo da prole.
Romalılar ve Piktler, daha büyük bir tehdit göz önüne alındığında kavgalarının çocuksu olduğunu kabul eder.Todos os romanos e pictos concordam que sua disputa é infantil dada a ameaça maior.
Kısa süre sonra, kahramanlar ve Örümcek arasında başka bir kavga başlar.Logo depois, outra luta entre heróis e Homem-Aranha começa.
Raimondo bu kavgada bulunanlara Kilise adına kavgadan kaçınmalarını ister.Raimondo exorta os contendores a, em nome da Igreja, pararem de lutar.
İki adam kavgaya başlarlar.Dois homens começam uma briga.
Ancak bakmadığı bir sırada kardeşleri balık için kavga eder ve onu parçalar.Enquanto ele não olhava seus irmãos brigaram pelo peixe e acabaram o picando.
Big Cass ringe geldi ve Rusev'le kavga ettiler.Big Cass apareceu e começou uma briga com Rusev.
Agrippina ve Claudius son aylarında daha fazla kavga eder olmuşlardı.Agripina e Cláudio foram enfrentando cada vez mais nos meses anteriores à sua morte.
Daha sonra iki takım arasında kavga çıktı.Se disputou em duas etapas.
Kavgadan iki saat sonra Rudd gruptan kovuldu.Rudd foi demitido duas horas após a briga.
Ateş'le hep kavga eder.Está sempre junto com Fogo.
Aile kiliseye doğru giderken çocuklar kavga etmektedir.Quando a família dirige até a igreja, as crianças começam a brigar.
İhrama girmiş kimseler arasında kavga çıkarsa ve küfür edilirse ceza verilir.Mas aquele que vos perturba, seja quem for, sofrerá condenação.
Böylece Çin'deki komünistler ve milliyetçiler arasındaki güç kavgası başlamış oldu.Assim começou a luta pelo poder entre os nacionalistas e comunistas.
Bu yüzden sürekli birbirleriyle kavga ederler.Estão sempre brigando um contra o outro.
7 Mart 2016 Raw bölümünde Zayn, ana kadroya girdi ve Owens ile kavga etti.No episódio do Raw do dia 7 de março de 2016, Zayn fez sua estreia no main roster e atacou Owens.
Çok iyi bir dövüşçüdür, kavgalarda önce yumruklarını kullanmayı tercih eder.Ele não é um bom capitão, porque começa a lutar antes de dar suas ordens.
Daha sonra üçü arasında kavga çıktı.Foi necessária uma decisão entre os três.
Buna rağmen abisiyle taht kavgasına tutuştu.Contudo, seu irmão interrompe a luta.
O gece Proof ve Keith Bender arasındaki bilardo oyunu kavgaya dönüştü.Durante o jogo, houve uma discussão entre Keith Bender e Proof, ocasionando em uma briga.
Boomer ve Melli'ye sürekli kavga ederler.Carla e Melanie estão sempre brigando por Harry.
11 numara olayından dolayı Bobby ile kavga da etmiştir.Disputou pelo PT e com o número 13.
Bunun üzerine kavga çıktı.Por isso fomos à luta.
Drexl ve Clarence kavgaya tutuşur, Clarence Drexl’a silah çeker ve onu öldürür.Os dois, eventualmente, brigam; Clarence saca uma arma e mata Drexl e seu guarda-costas.
"Çocuklar neden kavga ediyorsunuz.Por Que Eles Precisam Lutar?
Bu kavga böylece bir sokak savaşına dönüştü.As disputas eventualmente se transformaram em uma guerra.
Her zaman izci fasulyeler ile kavgaya hazırdır.Sempre bate de frente com Bia.
Taht kavgasındaki rakibini salıvermesinin ardındaki mantık bilinmemektedir.Não será permitida a entrada de pessoas estranhas no interior do ringue, durante o andamento da luta.
Maçın sonunda oyuncular ve taraftarlar arasında büyük bir kavga çıkmıştır.O episódio gerou uma briga entre os jogadores.
Aralarında çıkan kavgayı Şerif Rance yatıştırır ve Sid'in ceketinin göğsüne iki maçakızı kardı iğneler.O Xerife Jack Rance acalma a briga e retira duas cartas do paletó de Sid, como um sinal de trapaça.
İago Cassio'yu sarhoş yapıp bir kavga etmeye neden olma niyetlidir.Yago inicia um brinde e trata de embebedar Cassio, incitando-o para uma luta.
Bu tip oyunlara bazen kavgacı ismi de verilmektedir.Este jogo é chamado às vezes de joota chupai.
Ana etkinlikte yapılan Chicago Sokak Kavgası'nda Tommaso Ciampa, Johnny Gargano'yu yenmiştir.No evento principal, Tommaso Ciampa derrotou Johnny Gargano em uma luta Chicago Street Fight.
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.Ele não teve conflitos sobre tudo isso.
Kavgadan kaçmazlar.Eles não se focam em combate.
Seth "siz ikinizin kavgalarından bıktım" der.O slide diz: "Você deve usar ambos".
T-Bag genç bir kızı baştan çıkartmaya çalışırken kızın babası ile kavga eder.É quando Tomás passa a disputar com o pai o amor da moça.
Hanedan kavgaları ve fetih savaşları Avrupa'daki birçok devleti dönem boyunca sürekli savaş halinde tutmuştur.Suas cavalaria leve e artilharia continuariam a fazer incursões pela Europa Central durante décadas.
Sürekli Usagi ile kavga ederler ama aslında birbirlerini çok severler.Discutem muito entre o outro pelas variadas razões, mas no fundo, gostam muito um do outro.
Torunları ile çok eğlendi ama kızı ve damadı ile kavga etti.Tinha uma relação muito boa com a sua filha e com o marido dela, mas não se dava bem com os seus dois filhos.
Çocuklar kavga etmeye başladılar.Os meninos começaram a lutar.
Padişahın dört oğlu (İsa, Musa, Mehmet, Süleyman) arasında kavgalar çıkmıştır.Zij baarde hem vier kinderen, die echter allen jong stierven.
"Çocuklar neden kavga ediyorsunuz.Waarom huilen baby's?
İlk adam ile kavga etmektedirler.Hij houdt zich met de eerste bezig.
Chloe (Madison Scott) Allie ve Tess kavga ettiklerinde aralarını yapan arkadaşları.Chloe (Madison Scott) is de reservevriendin van Tess en Allie als ze ruzie hebben.
Puck sahneye girer ve Oberon'un kraliçesi olan Titania ile kavgasını anlatmaya koyulur.Puck komt op en verhaalt van Oberons ruzie met Titania, zijn koningin.
Ama o zamanlarda Harry ve Ron ile kavgalı olduklarından bunu onlra söyleyemez.Ze rept er echter met nog geen woord over tegen Harry en Ron.
Kavga sırasında hapishane iyice karışır.In de gevangenis hebben ze melaatsheid opgelopen.