Ana içeriğe geç
Sözlük

kavga ile cümle

kavga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çocukluklarından beri Prusya ile sürekli kavga ederler.Sie haben sich seit der Reise mit Luisa immer weniger getroffen.
Sokak kavgalarının da izleri var üzerinde...Ab Hudiksvall gibt es auf der Strecke auch Kreuzungen.
Sık sık Blossom ile kavga eder.Er streitet sich oft mit Tasha.
Pensilvanya Üniversitesi'nde okurken, karıştığı bir kavga sonrası bir yıl hapis yattı.Danach begann er ein Studium an der University of Pennsylvania, das er jedoch bereits nach einem Jahr abbrach.
Oğlan kavgada ye­nildi.Der Junge willigt ein.
Şimşek çaktırma yeteneğine sahiptir ve Percy ile sık sık kavga eder.Er ist schnell erregbar und streitet sich oft mit Celcia.
Gazeteci İpek, Tıp Öğrencisi Emre'ye arabayla çarpınca ikisi arasında kavga çıkar.Südkurier gegen Schwäbische Zeitung - Wenn zwei sich streiten.
Lakin ikisinin arasındaki kavga Kirpi Shadow tarafından bölünür.Die beiden Bergrücken werden durch die Schlucht Cluse de Bange voneinander getrennt.
Agrippina ve Claudius son aylarında daha fazla kavga eder olmuşlardı.Agrippina und Claudius bekämpften sich laut diesen Quellen heimlich in den letzten Monaten vor dessen Tod.
İnsan ilişkileri ve iktidar kavgalarını incelemektedir.Sie probiert Beziehungen und Lebensmöglichkeiten aus.
O sırada bir kavga çıkar.Daraufhin bricht ein Streit aus.
Sürekli olarak turşu suyu yüzünden kavga etmektedirler.Es muss sich ständig über Beetlejuice ärgern.
O gecenin geç saatlerinde, Nina evine Lily ile birlikte döner ve annesiyle yeniden kavga ederler.Als Layla abends wieder zu Hause eintrifft, kommt es zur erneuten Konfrontation mit ihrer Mutter.
Hızlı bir oyuncudur ancak her an biriyle kavgaya tutuşabilir.Dies ist ein instanzierter Kampfplatz, der nur einmal pro Tag von jedem Spieler betreten werden kann.
Doğası Leomon ile kavga etmek.Leiningens Kampf mit der Wildnis.
Çünkü Robin kavga etmenin çok etkileyici olduğunu söylemiştir.Was Robin allerdings daraus gemacht hat, ist wirklich Wahnsinn.
Hep kavga etseler de birbirlerini çok sevmektedirler.Seid stets willens, Euch untereinander zu Willen zu sein.
Bu, iki adamın arasında bir kavga çıkmasına neden olur.Es kommt zum Streit zwischen beiden Männern.
Ama tek bir defa bile bu kavgalarda Kutsal Mızrağı kullanmamıştır.Er hatte durch diese geschickte Diplomatie den Heiligen Stuhl vorerst nicht gegen sich.
Benimle kavga etmek için bir bahane buldu.Il a trouvé un prétexte pour se battre avec moi.
Onlar durmadan kavga eder.Ils se chamaillaient sans cesse.
Her buluştuklarında kavga ederler.Ils se disputent à chaque rencontre.
Her karşılaştıklarında, kavga ederler.Chaque fois qu'ils se rencontrent, ils se disputent.
Sürekli kavga çıkarmaya çalışırdı.Il cherchait constamment à déclencher une dispute.
Bugün ikiniz kavga ettiniz değil mi?Vous vous êtes bagarrées, toutes les deux, aujourd'hui, n'est-ce pas ?
8 Ekim Raw programında dört kadın arasında kavga çıktı.Lors de l'épisode de Raw du 8 octobre, une confrontation s'est produite entre les quatre femmes.
5. Kural: Şahsi kavgalarda yer almak yasaktır.Article 5 : Il est interdit de combattre à son propre compte.
İkisi arasında çıkan kavgayı Cody, Christopher Daniels ve güvenlik ayırdı.Les deux ont été séparées par Cody, Christopher Daniels et la sécurité.
2005 yılı başında The Game, G-Unit ile bir kavgaya başladı.Au début de 2005, Game se lance dans une rivalité face à G-Unit.
Cena, Corbin'le kavgaya hazırlanırken; Styles, Cena'ya saldırdı.Alors que Cena allait se battre avec Corbin, Styles attaqua Cena.
Aralarında bir kavga çıkan iki çirkin insandır" dedi.Mais les relations entre les deux hommes atteignaient leur point de rupture.
İlk adam ile kavga etmektedirler.Les combats se font à la première personne.
The Game, Doctor's Advocate albümündeki birkaç şarkıda kavganın bittiğini söyledi.Sur l'album de Game, Doctor's Advocate, il annonce la fin des hostilités dans plusieurs de ses chansons.
Onuncu kralın ölümünden sonra Arnor üç prensin taht kavgasının yol açtığı iç savaşla zayıfladı.Après la mort de son dixième roi, l'Arnor a été secouée par la guerre civile entre ses trois fils.
"Çocuklar neden kavga ediyorsunuz.Pourquoi les hommes arrivent-ils à se battre ?
Ardından Barney ve Robin kavga edip boşanırlar.Puis Barney et Robin se fiancent.
'Makber' kavgası.Bataille de MacGregor.
Çıkan kavganın sonunda Cena, Miz ve Styles'a Attitude Adjustment yaptı.Une bagarre a alors éclaté et Cena porta l'Attitude Adjustment sur Styles et Miz.
Müthiş bir kavgaydı.Ce fut une belle bagarre.
Yirmi yaşlarında iki Türk'le kavga etti ve bir tanesini öldürdü.Lors de ses 22 ans, il réagit à l'agression par deux turcs qui ont agressé sa soeur.
Sık sık Blossom ile kavga eder.Il se dispute très souvent avec Cartman.
Curley: Patronun oğlu olan kavgacı bir genç adam.Curley : fils du patron, homme de petite taille.
Yalancı olarak anılmaya sinirlenen Poe, English'i yumruk yumruğa bir kavgaya zorladı.Vexé d’avoir été traité de menteur, Poe se battit avec English.
Sürekli Usagi ile kavga ederler ama aslında birbirlerini çok severler.Il se chamaille souvent avec sa sœur mais, en réalité, tous deux s'aiment beaucoup.
Hemen bütün çevresiyle sürekli kavga halindeydi.Ils étaient constamment en guerre avec leurs voisins.
İhrama girmiş kimseler arasında kavga çıkarsa ve küfür edilirse ceza verilir.Quiconque vous tourmentera, le paiera et quiconque s’opposera à vous sera puni.
Kaptan Amerika gelir ve kavgayı sonlandırır.Mais c'est finalement Captain America qui réussit, démantelant l'organisation.
Eazy-E'nin oğlu genç rapçi Lil' Eazy-E, The Game ile bir kavgaya başladı.Plus tard dans l'année, le jeune rappeur Lil Eazy-E, fils du rappeur Eazy-E, lance une rivalité avec Game.
Bu kavgalar dolayısıyla Normandiya'da planladığından daha uzun zaman kaldı.Ces combats méconnus furent pourtant plus durs que ceux de Normandie.
Ancak kişilikleri uyuşmadığı için hep kavga ederler.Ils se disputent tout le temps sans raisons particulières.
Gelgelelim aralarında çıkan bir kavgadan ötürü Romulus, Remus'u öldürür.Au cours de la querelle, Romulus tue Rémus.
Hırsızlık yapar kavgalar ederdi.Ils y font du brigandage.
Reigns, Lesnar'ı kavgaya hazır olması için uyardı.Reigns l'a interrompu et a averti Lesnar d'être prêt pour le combat.
7 Mart 2016 Raw bölümünde Zayn, ana kadroya girdi ve Owens ile kavga etti.Le 7 mars 2016 à Raw, Zayn fait un retour surprise dans le roster principal en attaquant Owens.
Aksi halde bu durum komşu erkeklerle yeniden bir kavgaya neden olur.Ces coutumes provoquèrent des heurts avec les seigneurs voisins.
Leonara ve Doraliçe Riccardo yüzünden birbirleriyle sözlü kavgaya girişirler.Leonora et Doralice querelle à propos de Riccardo.
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.Le miel remplace parfois le sucre.
Bu dönemde PKK içinde de güç kavgası yaşanmıştır.La discorde s'installe alors plus que jamais au sein du PQ.
İki adam kavgaya başlarlar.Les deux hommes commencent à se battre.
Ateş'le hep kavga eder.On doit souvent combattre le feu par le feu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod