Ana içeriğe geç
Sözlük

kavga ile cümle

kavga kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Torunları ile çok eğlendi ama kızı ve damadı ile kavga etti.Son père était violent avec ses enfants et son épouse.
Laertes ile Hamlet göğüs göğüse gelir ama kavga durdurulur.Lui et Hamlet en viennent aux mains, mais la bagarre est brisée.
16 Aralık, 2006'da Knicks-Nuggets kavgasına karıştı ve oyundan atıldı.Le 16 décembre 2006, une bagarre éclate lors du match opposant les Knicks aux Nuggets.
Kavga sayım zamanı başlar, birçok yaralanma ve ölüm meydana gelir.Le combat a éclaté pendant un comptage occasionnant ainsi beaucoup de décès et de dommages.
Hep birlikte avlanır, dinlenir, leş arar ve kavga ederler.C'est la nuit, les gens se parlent, se disputent, se reposent.
Bu, iki adamın arasında bir kavga çıkmasına neden olur.S'ensuit une bagarre entre les deux hommes.
Genellikle birbirleriyle kavga ederler.Ils sont très souvent en train de se battre entre eux.
29 yaşında iken bir bar kavgası sırasında başına bir kama saplanması ile öldürülmüştür.À l'âge de 9 ans il perd un œil lors d'une querelle avec Verbrugge.
Beyazlar ile siyahlar arasında kavga çıktı.Ils se battaient contre les anglais ou blancs contre noirs.
İki kardeş, kavga ederler ölesiye.Deux de ses frères sont morts dans des combats.
Ancak, bazen anlaşılmaz bir kavgadır.Une relation parfois conflictuelle.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.Au lieu de mettre fin aux conflits entre les factions de Trébizonde, il les a encouragés.
Bu tartışma üçlü kavgaya dönüşür ve düello yaparlar.La discussion entre les deux femmes tourne à la dispute et elles s'affrontent en duel.
Maçtan sonra üç takım arasında kavga çıktı.Trois matchs ont alors été disputés par la nouvelle équipe.
Oğlan kavgada ye­nildi.Le jeune garçon s’est endurci.
Enkidu ile Gılgamış kavgaya tutuşmuşlar.Il y a une grosse bagarre avec Mikko.
Şimdiye dek gruplar arasında yaklaşık seksen kez kavga çıkmıştır.Par le passé, l'événement a déjà réuni jusqu'à une soixantaine d'équipes.
Sürekli olarak turşu suyu yüzünden kavga etmektedirler.Constant Paisant, au sujet de la bataille des Glières.
Böylece Çin'deki komünistler ve milliyetçiler arasındaki güç kavgası başlamış oldu.Reprise des combats entre les nationalistes et les communistes chinois.
Bir takım için insanlar birbirlerini öldürmekte veya kavga edebilmektedir.Les joueurs ont la possibilité de coopérer entre eux, ou de se combattre.
İki adam akşamleyin caddede kavga etmeye başladılar.Dos hombres comenzaron a pelearse en la calle de noche.
Seninle kavga etmek istemiyorum.No quiero pelear contigo.
Sen benimle kavga etmeye mi çalışıyorsun?¿Estás intentando pelearte conmigo?
Çoğu durumda, onlar Birinci Bölük ve hayvanlar arasındaki kavgada dışarda kalırlar.En la mayoría de los casos, se quedan fuera de combate entre el Primer Escuadrón y los animales.
Ancak Jack Shephard (Matthew Fox), onlarla birlikte gitmek ister ve bir kavga başlar.Jack Shephard (Matthew Fox), sin embargo, quiere ir con ellos y comienza una pelea.
2005 yılı başında The Game, G-Unit ile bir kavgaya başladı.A principios de 2005, The Game inició una disputa con G-Unit.
"Çocuklar neden kavga ediyorsunuz.«Por qué luchan los soldados».
The Game, Doctor's Advocate albümündeki birkaç şarkıda kavganın bittiğini söyledi.En álbum de The Game, Doctor's Advocate, afirma que la pelea ha terminado en algunas de las canciones.
Lombardlar ve Flamanlar arasındaki husumet, kavgayı ağırlaştırdı.La hostilidad entre flamencos y lombardos agravó la disputa.
Agrippina ve Claudius son aylarında daha fazla kavga eder olmuşlardı.Agripina y Claudio se habían ido enfrentando cada vez más en los meses anteriores a su muerte.
İki adam kavgaya başlarlar.Los dos hombres empiezan a luchar.
Kavga sırasında hapishane iyice karışır.Durante el interrogatorio, la cárcel estalla en un alboroto.
O günden bu yana, Crips çetesiyle yapılacak çatışma ve kavgalar devam etmektedir.Desde entonces, han surgido enfrentamientos y disputas entre los diferentes grupos Crips.
Chloe (Madison Scott) Allie ve Tess kavga ettiklerinde aralarını yapan arkadaşları.Chloe (Madison Scott) es la amiga respaldo de Allie y Tess cuando estaban teniendo una pelea.
Üçlü arasında yine kavga çıktı ve en son Big Show, Cass'e yine KO Punch yaptı.Una pelea estalló entre los tres que otra vez terminó con Big Show dando un K.O. Punch a Cass.
Çatışma: Grup üyeleri birbirlerine tanıdık hale gelirler, tartışırlar, küçük kavga ve tartışmalar oluşur.El Núcleo: Es un grupo pequeño de miembros que participan activamente en discusiones, debates y proyectos.
Albüm adı Axl Rose ve Steven Adler'ın karıştığı bir yemek kavgasından gelmektedir.Se refiere a una pelea de spaguettis entre Axl Rose y Steven Adler.
Bu, iki adamın arasında bir kavga çıkmasına neden olur.Ello causa un enfrentamiento entre ambos hombres.
O ve Kane New Nexus'la kavga etmeye başladılar.Después empezó junto con Kane un feudo con The New Nexus.
Müthiş bir kavgaydı.Fue un combate magnífico.
Oyun bir savaş veya kavga halinin temsilidir.La guerra es un juego, o de estrategia o de azar.
Hizipler arası kavgayı bitirmek yerine, gerçekte bunu cesaretlendirmiştir.En lugar de poner fin a la lucha entre las facciones, él aún más la alentó.
Romalılar ve Piktler, daha büyük bir tehdit göz önüne alındığında kavgalarının çocuksu olduğunu kabul eder.Los romanos y los pictos coinciden en que su disputa es infantil dada la amenaza de la criatura.
Alex ve o sürekli kavga ederler.Ella y Elliot constantemente discuten.
Padişahın dört oğlu (İsa, Musa, Mehmet, Süleyman) arasında kavgalar çıkmıştır.De este matrimonio nacieron ocho hijos (cuatro varones y cuatro mujeres).
Bazen kral domuzla şekerler için kavga ederler.En algunas ocasiones son un sustituto del café con churros.
Böylece Çin'deki komünistler ve milliyetçiler arasındaki güç kavgası başlamış oldu.De este modo se inició la lucha por el poder entre los nacionalistas y los comunistas.
Seninle Beraberim Aşk Kavgam Şimdi Var Mısın ?¿Alcanza con solo el amor?.
O sırada bir kavga çıkar.En ese contexto asiste a una pelea.
İki tanrıça arasında kavga çıkar.Disputa entre dos machos.
Ana etkinlikte yapılan Chicago Sokak Kavgası'nda Tommaso Ciampa, Johnny Gargano'yu yenmiştir.Tommaso Ciampa derrotó a Johnny Gargano en un Chicago Street Fight.
Beyazlar ile siyahlar arasında kavga çıktı.Margen con pelos blancos y negros.
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.No hubo nunca ningún problema porque nunca discutimos sobre nada.
İkisi kavga eder ve sabah, Hubert'i yatılı okula geri gönderir.A la mañana siguiente, envía a Hubert de vuelta al internado.
Fakat 1658 yılında ikili kavga ettiği için bu yazışmalar uzun süreli olamadı.Por ejemplo, en 1659, no pudo trabajar durante numerosas semanas.
Kendi aralarında kavga etmekten hoşlanırlar.Sólo se pelean entre ellos.
Tartışmada aşırıya kaçmak; aile üyeleri arasında çok fazla kavga ya da yetersiz barışçıl tartışma.Extremos en conflicto (ya sea demasiada lucha o argumentación insuficiente entre los miembros de la familia).
Kavgadan kaçmazlar.Evitar la lucha.
O ve Harper sürekli popüler Gigi ve arkadaşlarıyla kavga ederler.Ella a menudo pelea con Iron Man y sus amigos.
Bu düşmanlık ve kavga sonucu hem Bubi aşiretinden hem de Yüksel'lerden 7'şer adam öldürülmüştü.Entre los muertos figuraban von Götzen y Bruay.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod