Ana içeriğe geç
Sözlük

kavanoz ile cümle

kavanoz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Ý tưởng nhốt đom đóm trong lọ thủy tinh, không biết tại sao, luôn vô cùng thú vị đối với tôi.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Z jakichś przyczyn trzymanie świetlików w słoiku jawiło mi się zawsze jako świetny pomysł.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Την ιδέα των πυγολαμπίδων στο βάζο, που για κάποιο λόγο, πάντα μου φαινόταν συναρπαστική.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Наприклад, мене завжди дуже захоплювала історія про світлячків у вазі.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Почему-то мысль о светлячках в банке всегда меня воодушевляла.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.Тази идея за светулките в буркана, по някаква причина, винаги беше наистина вълнуваща за мен.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.הרעיון של גחליליות בצנצנת, מסיבה כלשהי, תמיד היה מרגש בשבילי.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.هذه الفكرة حول اليراعات في مرطبان، لسبب ما، كانت مثيرة فعلا لي.
Bir kavanozdaki ateşböcekleri fikri, bir nedenden dolayı, beni her zaman heyecanlandırmıştır.いつもわくわくさせられました ホタルを出してあげるには
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Cette œuvre préserve donc la mémoire de mes amis dans ces bocaux, et en plus, ils bougent.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Dieses Stück verewigt meine Freunde in diesen Gläsern, und sie bewegen sich sogar.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Dit stuk gedenkt mijn vrienden in potten. Ze bewegen.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Esta obra memoriza assim os meus amigos nestes frascos, E eles até se mexem.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Ez a darab megörökíti a barátaimat ebben az üvegben, amiben mozognak is.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Karya seni ini mengenang teman-teman saya di toples dan di sini mereka benar-benar bergerak.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.이 작품으로 친구들을 기념할 수 있을 뿐만 아니라
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.los cuales pueden hasta moverse.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Lucrarea asta îmi imortalizează prietenii în borcane, iar ei se pot mișca înăuntru.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Nghĩa là tác phẩm này giữ kí ức bạn bè tôi trong những chiếc lọ, và họ thực sự cử động.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Questo oggetto commemora i miei amici in questi barattoli, mentre si muovono.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Takže toto dielo zvečňuje mojich kamarátov v takýchto sklenených nádobách, v ktorých sa dokonca môžu hýbať.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Ta rzeźba upamiętnia moich przyjaciół, którzy nawet się tam poruszają.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Έτσι, αυτό το έργο διαιωνίζει τους φίλους μου σε αυτά τα βάζα όπου πραγματικά κινούνται.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.В этой скульптуре увековечены мои друзья в стеклянных банках, они, между прочим, даже двигаются внутри.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.Тож ця робота увіковічнює моїх друзів у цих банках, і вони рухаються довкола.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.אם כן, היצירה הזו מנציחה את החברים שלי בתוך הצנצנות הללו, והם באמת יכולים לנוע סביב.
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.لذلك هذا القطعة تحيي ذكرى أصدقائي في هذه الجرار،
Bu eser, arkadaşlarımı kavanozların içinde abideleştiriyor ve onlar sahiden hareket ediyorlar.なんと実際に動き回ります
Bunun üzerine babam da üçüncü kavanozu denedi.E o meu pai tinha um terceiro boião de comprimidos.
Bunun üzerine babam da üçüncü kavanozu denedi.Mijn vader had een derde pot pillen.
Bunun üzerine babam da üçüncü kavanozu denedi.Mio padre aveva un terzo barattolo di pillole.
Bunun üzerine babam da üçüncü kavanozu denedi.Så min pappa hade en tredje pillerburk.
Bunun üzerine babam da üçüncü kavanozu denedi.Şi tatăl meu avea un al treilea borcan cu pastile.
Bunun üzerine babam da üçüncü kavanozu denedi.Und mein Vater hatte noch einen Topf.
Bunun üzerine babam da üçüncü kavanozu denedi.Y mi papá tenía otro frasco con pastillas.
Bunu ufacık bir cam kavanoza koydular, üzerinde emayeden müthiş bir etiket ile,Det förpackar det i en pytteliten glasburk, med en underbar emaljetikett på.
Bunu ufacık bir cam kavanoza koydular, üzerinde emayeden müthiş bir etiket ile,멋진 에나멜 상표를 붙인 작은 유리병에 담아서 프랑스풍으로 만들었습니다.
Bunu ufacık bir cam kavanoza koydular, üzerinde emayeden müthiş bir etiket ile,La mettono in un barattolo di vetro sottile, con una bellissima etichetta smaltata,
Bunu ufacık bir cam kavanoza koydular, üzerinde emayeden müthiş bir etiket ile,Ze stoppen het in een klein glazen potje, met een prachtig geëmailleerd etiket,
Bunu ufacık bir cam kavanoza koydular, üzerinde emayeden müthiş bir etiket ile,הם שמו את החרדל בצנצנת זכוכית קטנה, עם תווית מזוגגת נהדרת,
Bunu ufacık bir cam kavanoza koydular, üzerinde emayeden müthiş bir etiket ile,يضعون المستردة في مَرْطَبان زجاجى صغير, و عليها علامة تجارية رائعة,
Bunu ufacık bir cam kavanoza koydular, üzerinde emayeden müthiş bir etiket ile,フランス製に見えますが、実際はカリフォルニアで作っています
Çok tuzlu. Tüm tuz kavanozunu içine mi döktün?Apa kau menuangkan seluruh garam yang ada di dalam botol?
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Bởi chúng ta không phải những lọ mứt; chúng ta là những con người phi thường, khác biệt, tuyệt vời.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.För vi är inte syltburkar. Vi är extraordinära, annorlunda, underbara människor.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Hagyjuk a címkéket, mert nem lekvárosüvegek vagyunk. Mi rendkívüli, különböző, csodálatos emberek vagyunk.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Karena kita bukan botol selai, kita manusia yang luar biasa, beragam, indah.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.우리는 잼 단지가 아니잖아요. 우리들은 특별하고, 다르고, 경이로운 사람들이니까요.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Nie jesteśmy słoikami na dżem. Jesteśmy wspaniałymi, różnymi, cudownymi ludźmi.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Pentru că nu suntem borcane cu gem; suntem oameni extraordinari, diferiţi, minunaţi.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Perché non siamo barattoli di marmellata; siamo persone straordinarie, diverse, bellissime.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Porque nós não somos frascos de compotas; nós somos pessoas extraordinárias, diferentes e fantásticas.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Porque no somos botes de mermelada; porque somos seres extraordinarios, diferentes y maravillosos.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Pretože nie sme zaváraninové fľaše -- sme výnimoční, odlišní, nádherní ľudia.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Protože nejsme žádné sklenice marmelády; jsme neobyčejní, různorodí, skvělí lidé.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Want we zijn geen jampotjes; wij zijn buitengewone, verschillende, fantastische mensen.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Wir sind keine Marmeladengläser. Wir sind außergewöhnliche, andersartige, wunderbare Menschen.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Διότι δεν είμαστε βάζα μαρμελάδας, είμαι μοναδικοί, διαφορετικοί, υπέροχοι άνθρωποι.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Защото ние не сме буркани за сладко; ние сме изключителни, различни, прекрасни хора.
Çünkü reçel kavanozları değiliz, biz olağanüstü, değişik, harikulade insanlarız.Потому что мы -- не банки с вареньем; мы экстраординарные, разные, удивительные люди.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod