katliam ile cümle
katliam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonuç olarak Bâb-ı Âli, katliamlar yüzünden kınandı.Toante (Θοων), foi assassinado pelas Moiras.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Israel não apresentou justificativas para o ataque.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.A União Africana condenou a ação, chamando-o como uma "tentativa de golpe de Estado".
Bu olay ABD tarihinin en kötü lise katliamıydı.Trata-se do pior tiroteio da história dos Estados Unidos.
1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku buldu.Na ocorreu outro massacre similar em Klungkung.
Katliamlar ertesi gün devam etti.As greves terminaram no dia seguinte.
Yeni imparator bu katliama engel olacak hiçbir harekette ve sözde bulunmadı.O Império parece não ter feito nada para o manter.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Também será construído um memorial em homenagem às vítimas.
Arnavutlara uygulanan katliamlar, 1941'e kadar devam etti.Contudo, os ataques dos índios contra os brancos continuaram até 1900.
Zamanla tüm katliam ve savaşlara rağmen sayılarının arttığı ve özgür Spartalı nüfusunu geçtiği bilinir.Completamente apaixonado, passa, inclusive, por cima de suas mentiras e armações.
Sağ kalanların bir kısmı ise İran'a kaçıp katliamdan kurtulmayı başardılar.Is outros irlandeses conseguiram escapar com suas vidas.
İran, 1975'te Irak'la anlaşmaya varıp sınırları kapatınca, Irak, Kürtlere karşı katliama girişti.Quando o Irã e o Iraque assinam um tratado de paz em 1975, o apoio cessa.
Daha sonra, Rus ordusu çekildikçe katliamlar artmaya başladı.Antes do Armistício, as forças russas começaram a realizar saques.
Her ikisi de katliam günü yazılmıştı.Ambos os presidentes foram baleados numa sexta-feira.
Temmuz 1995'te burada ve cıvardaki başka suç mahallerinde Srebrenitsa katliamını işlediler."O relatório deixa claro que a enorme crimes foram cometidos na área de Srebrenica em julho de 1995.
Roboski Katliamı nedir?".«O que é um fichamento bibliográfico?».
Erişim tarihi: 3 Mayıs 2009. ^ "Güçlükonak Katliamı Suç Duyurusu".6 de maio de 2009 «Los Três Amigos: lançamento da animação».
Plaka D, bir boğa katliamının manzarasıdır.Op plaat D ziet men een scène van een stierenslachting.
Çünkü Katyn Katliamı ortaya çıkmıştı.Ook kwam het Bloedbad van Katyn aan de orde.
Bu makale 1944 yılında gerçekleşen Oradour-sur-Glane katliamı hakkındadır.De film is gebaseerd op het bloedbad van Oradour-sur-Glane in 1944.
1993 - Başbağlar Katliamı.1993 - Totale maansverduistering.
Grup 1999'da Columbine Lisesi katliamı ile ilişkilendirilmiştir.De stad werd in 1999 opgeschrikt door het Bloedbad op Columbine High School.
İkinci bölüm olan Teksas Testere Katliamı Bölüm II'de gözükmüştür.Spionage contra Spionage deel I en II.
Bu savaşlar sırasında ABD Kızılderili katliamları da görülür.Tijdens dit bombardement werden ook Amerikaanse troepen geraakt.
Bunun üzerine katliam daha da şiddetlendi.Het geweld werd nog sterker verminderd.
Bazı kaynaklar bu katliamda öldürülen insanların sayısının 40.000 olduğunu ifade eder.Er wordt gezegd dat 40.000 Franken het leven lieten in deze strijd.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.De Verenigde Naties veroordeelden het bloedbad en bestempelden het als "genocide".
Ancak bu sefer de Columbine Lisesi katliamı yaşandı.Het 'Bloedbad op Columbine High School'.
Kıbrıs Türk gazeteleri katliam haberlerine geniş yer verdi.De Nederlandse pers bericht over het algemeen zorgvuldig over zelfmoord.
Bu katliam sırasında birçok Jedi öldü.Heel veel Jedi's worden gedood.
Katliamların çoğu da kiliselerde yapıldı.De meeste moskeeën werden tot kerken omgebouwd.
Diekmann, bu katliamda kıdemli subay olarak hazır bulundu.Diekmann was de hoogste officier aanwezig.
Kontrolünü garanti altına almak için Agatokles, siyasi karşıtlarına karşı bir katliama başladı.Huerta begon met een vervolging van zijn politieke tegenstanders.
Bosna Savaşı'nın bu en kanlı olayı Srebrenitsa Katliamı olarak adlandırılmıştır.Deze massaslachting werd bekend als het Bloedbad van Bleiburg.
Yahudilerin dinleri zorla değiştirilmesi üzerine katliamın eşiğinden dönüldü.De joden werden op straffe van de dood gedwongen zich te laten dopen.
6 Aralık 1989 tarihinde burada École Polytechnique katliamı yer aldı.Het verhaal is gebaseerd op het bloedbad aan de École Polytechnique uit 1989.
Bu katliamlara diğer Fransız şehirleri de maruz kaldılar.Ook in andere Franse steden gaan mensen massaal de straat op.
Katliamın ardından Fransız hükümeti olaylarda sadece üç kişinin öldüğünü iddia etti.Bij de politieactie zijn volgens de Franse Politie drie doden gevallen.
1993 Sivas Katliamı sanıklarının avukatlığını üstlenmiştir.Van recentere datum is het bloedbad van Sivas uit 1993.
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Op die manier kon ze al spelenderwijs gewend raken aan haar rolstoel.
Bu korkunc katliamdan şehir savunucularından sadece 800 kişi kurtulabildi.Slechts zestien ridders van de Orde wisten de slachtpartij te ontkomen.
Temmuz 1995'te burada ve cıvardaki başka suç mahallerinde Srebrenitsa katliamını işlediler.In juli 1995 pleegden Servische strijdkrachten hier en in andere delen van de enclave Srebrenica een bloedbad.
Ölüm ve bu katliam -sadece birkaç insan kurtulmuştur- onu bile şaşırtmıştır.De ontvoering, zwendel en – inmiddels meerdere - moorden hangen allemaal samen.
Kudüs tarihinin en büyük katliamını yaşadı.De inname van Jeruzalem was een van de grootste slachtingen uit de middeleeuwse geschiedenis.
Erişim tarihi: 28 Nisan 2014. ^ "Hayata Gecirilmiş Kafes Planı Maraş katliamı".28 april 1944: Op deze dag werd het "Ontwerp van overeenkomst van sociale solidariteit" bekendgemaakt.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ "Hocalı Katliamının 13. Yıldönümü".(Uitg. bij gelegenheid van de viering van de vijftigste sterfdag van de auteur op 13 dec.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Een monument herinnert aan de slachtoffers.
Bu makale 1944 yılında gerçekleşen Oradour-sur-Glane katliamı hakkındadır.Film oparty jest na historii masakry we francuskim Oradour-sur-Glane w 1944 roku.
1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku buldu.W 1908 roku podobne wydarzenia miały miejsca w Klungkung.
1864 - Sand Creek Katliamı gerçekleşti.Przeżył masakrę nad Sand Creek w 1864 r.
1996 - Avustralya, Port Arthur katliamı.Również w 1996 roku miała miejsce masakra w Port Arthur w Australii.
Olay, tarihe Sand Creek Katliamı olarak geçti.Nie poniósł kary za masakrę nad Sand Creek.
Bunu, Londra ve York'taki Yahudi katliamları takip etti.Wkrótce potem doszło do masakry wyznawców judaizmu w Londynie i Yorku.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Izrael nie zdecydował się na uderzenie odwetowe.
"Güçlükonak katliamı"."Dokonują masakry".
Film, Teksas Katliamı serisinin yedinci filmidir ve 1974 tarihli ilk filmin devam bölümü niteliğindedir.Jest to szósta część z cyklu Życzenie śmierci oraz remake pierwszego filmu z 1974 roku o tym samym tytule.
Bu savaşta İnyupik güçleri Koyukonları yenmiş ve katliam yapmışlardır.Tym razem komendant wieży ostatecznie go pokonał i zabił.
Ancak bu sefer de Columbine Lisesi katliamı yaşandı.Tekst nawiązuje do Masakry w Columbine High School.
Fakat Protestanların çoğunluğu böyle bir katliama karşı çıktı.Większość głosujących opowiedziała się za takim zapisem.
Katliamdan sonra kasabayı tamamen yaktılar.Po masakrze miasto zostało w części spalone.