Her ikisi de katliam günü yazılmıştı.Ambos os presidentes foram baleados numa sexta-feira.
Temmuz 1995'te burada ve cıvardaki başka suç mahallerinde Srebrenitsa katliamını işlediler."O relatório deixa claro que a enorme crimes foram cometidos na área de Srebrenica em julho de 1995.
Roboski Katliamı nedir?".«O que é um fichamento bibliográfico?».
Erişim tarihi: 3 Mayıs 2009. ^ "Güçlükonak Katliamı Suç Duyurusu".6 de maio de 2009 «Los Três Amigos: lançamento da animação».
Plaka D, bir boğa katliamının manzarasıdır.Op plaat D ziet men een scène van een stierenslachting.
Çünkü Katyn Katliamı ortaya çıkmıştı.Ook kwam het Bloedbad van Katyn aan de orde.
Bu makale 1944 yılında gerçekleşen Oradour-sur-Glane katliamı hakkındadır.De film is gebaseerd op het bloedbad van Oradour-sur-Glane in 1944.
1993 - Başbağlar Katliamı.1993 - Totale maansverduistering.
Grup 1999'da Columbine Lisesi katliamı ile ilişkilendirilmiştir.De stad werd in 1999 opgeschrikt door het Bloedbad op Columbine High School.
İkinci bölüm olan Teksas Testere Katliamı Bölüm II'de gözükmüştür.Spionage contra Spionage deel I en II.
Bu savaşlar sırasında ABD Kızılderili katliamları da görülür.Tijdens dit bombardement werden ook Amerikaanse troepen geraakt.
Bunun üzerine katliam daha da şiddetlendi.Het geweld werd nog sterker verminderd.
Bazı kaynaklar bu katliamda öldürülen insanların sayısının 40.000 olduğunu ifade eder.Er wordt gezegd dat 40.000 Franken het leven lieten in deze strijd.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.De Verenigde Naties veroordeelden het bloedbad en bestempelden het als "genocide".
Ancak bu sefer de Columbine Lisesi katliamı yaşandı.Het 'Bloedbad op Columbine High School'.
Kıbrıs Türk gazeteleri katliam haberlerine geniş yer verdi.De Nederlandse pers bericht over het algemeen zorgvuldig over zelfmoord.
Bu katliam sırasında birçok Jedi öldü.Heel veel Jedi's worden gedood.
Katliamların çoğu da kiliselerde yapıldı.De meeste moskeeën werden tot kerken omgebouwd.
Diekmann, bu katliamda kıdemli subay olarak hazır bulundu.Diekmann was de hoogste officier aanwezig.
Kontrolünü garanti altına almak için Agatokles, siyasi karşıtlarına karşı bir katliama başladı.Huerta begon met een vervolging van zijn politieke tegenstanders.
Bosna Savaşı'nın bu en kanlı olayı Srebrenitsa Katliamı olarak adlandırılmıştır.Deze massaslachting werd bekend als het Bloedbad van Bleiburg.
Yahudilerin dinleri zorla değiştirilmesi üzerine katliamın eşiğinden dönüldü.De joden werden op straffe van de dood gedwongen zich te laten dopen.
6 Aralık 1989 tarihinde burada École Polytechnique katliamı yer aldı.Het verhaal is gebaseerd op het bloedbad aan de École Polytechnique uit 1989.
Bu katliamlara diğer Fransız şehirleri de maruz kaldılar.Ook in andere Franse steden gaan mensen massaal de straat op.
Katliamın ardından Fransız hükümeti olaylarda sadece üç kişinin öldüğünü iddia etti.Bij de politieactie zijn volgens de Franse Politie drie doden gevallen.
1993 Sivas Katliamı sanıklarının avukatlığını üstlenmiştir.Van recentere datum is het bloedbad van Sivas uit 1993.
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Op die manier kon ze al spelenderwijs gewend raken aan haar rolstoel.
Bu korkunc katliamdan şehir savunucularından sadece 800 kişi kurtulabildi.Slechts zestien ridders van de Orde wisten de slachtpartij te ontkomen.
Temmuz 1995'te burada ve cıvardaki başka suç mahallerinde Srebrenitsa katliamını işlediler.In juli 1995 pleegden Servische strijdkrachten hier en in andere delen van de enclave Srebrenica een bloedbad.
Ölüm ve bu katliam -sadece birkaç insan kurtulmuştur- onu bile şaşırtmıştır.De ontvoering, zwendel en – inmiddels meerdere - moorden hangen allemaal samen.
Kudüs tarihinin en büyük katliamını yaşadı.De inname van Jeruzalem was een van de grootste slachtingen uit de middeleeuwse geschiedenis.
Erişim tarihi: 28 Nisan 2014. ^ "Hayata Gecirilmiş Kafes Planı Maraş katliamı".28 april 1944: Op deze dag werd het "Ontwerp van overeenkomst van sociale solidariteit" bekendgemaakt.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ "Hocalı Katliamının 13. Yıldönümü".(Uitg. bij gelegenheid van de viering van de vijftigste sterfdag van de auteur op 13 dec.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Een monument herinnert aan de slachtoffers.
Bu makale 1944 yılında gerçekleşen Oradour-sur-Glane katliamı hakkındadır.Film oparty jest na historii masakry we francuskim Oradour-sur-Glane w 1944 roku.
1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku buldu.W 1908 roku podobne wydarzenia miały miejsca w Klungkung.
1864 - Sand Creek Katliamı gerçekleşti.Przeżył masakrę nad Sand Creek w 1864 r.
1996 - Avustralya, Port Arthur katliamı.Również w 1996 roku miała miejsce masakra w Port Arthur w Australii.
Olay, tarihe Sand Creek Katliamı olarak geçti.Nie poniósł kary za masakrę nad Sand Creek.
Bunu, Londra ve York'taki Yahudi katliamları takip etti.Wkrótce potem doszło do masakry wyznawców judaizmu w Londynie i Yorku.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Izrael nie zdecydował się na uderzenie odwetowe.
"Güçlükonak katliamı"."Dokonują masakry".
Film, Teksas Katliamı serisinin yedinci filmidir ve 1974 tarihli ilk filmin devam bölümü niteliğindedir.Jest to szósta część z cyklu Życzenie śmierci oraz remake pierwszego filmu z 1974 roku o tym samym tytule.
Bu savaşta İnyupik güçleri Koyukonları yenmiş ve katliam yapmışlardır.Tym razem komendant wieży ostatecznie go pokonał i zabił.
Ancak bu sefer de Columbine Lisesi katliamı yaşandı.Tekst nawiązuje do Masakry w Columbine High School.
Fakat Protestanların çoğunluğu böyle bir katliama karşı çıktı.Większość głosujących opowiedziała się za takim zapisem.
Katliamdan sonra kasabayı tamamen yaktılar.Po masakrze miasto zostało w części spalone.
Bu katliam, Van Diemen's Land Company tarafından yapılan son şiddet olaydır.Pozostałości po GRD przejęła firma Van Diemen.
1982 - Lübnan'da Sabra ve Şatilla Filistin mülteci kamplarında katliam.1982 – Rozpoczęła się rzeź palestyńskich uchodźców w libańskich obozach Sabra i Szatila.
1995 - Markale Katliamı: 37 kişi öldü, 90 kişi de yaralandı.Markale został ostrzelany po raz drugi 28 sierpnia 1995; wówczas zginęło 28 osób, zaś 90 odniosło obrażenia.
2 Şubat - Suriye'de Hama Katliamı başladı.3 lutego – w Syrii rozpoczęto bombardowanie Hims.
Grup 1999'da Columbine Lisesi katliamı ile ilişkilendirilmiştir.Fabuła nawiązuje do masakry w Columbine High School w 1999 r.
Limoges Katliamı 1370 yılında yapılmış siyasi sebepli katliam.Brał udział w oblężeniu Limoges w 1370 r.
Ruanda KatliamıLudobójstwo w Rwandzie.
Bu katliam II. Dünya Savaşı sırasında Yugoslavya'da meydana gelen en büyük toplu cinayetlerden biridir.Był to jeden z największych aktów ludobójstwa na terenie byłej Jugosławii podczas II wojny światowej.
Bu katliam Avrupa'nın gördüğü gelmiş geçmiş en büyük toplu katliam olma özelliğini taşır.Opowiada ona o próbie największego zamachu terrorystycznego, jaki kiedykolwiek widział świat.
Shooting Dogs 2005 yılı yapımı, Ruanda'da 1994 yılında yaşanan katliamı konu edinen film.Shooting Dogs är en tysk-brittisk film från 2005 som handlar om folkmordet i Rwanda 1994.
Roboski Katliamı nedir?".Vad är polarforskning?”.
Foča'dan 2704 kişi katliamlar sırasında öldürülmüştür veya halen kayıptır.2 704 personer från Foča saknas eller dödades under kriget, majoriteten var bosniaker.
Yezd ele geçirildikten sonra şehirde katliam yapılarak en az 7000 kişi öldürüldü.Efter attentatet arresterades åtminstone 7 000 personer av Gestapo.