Arnavutlara uygulanan katliamlar, 1941'e kadar devam etti.و استمرت المذابح التى شُنت على الألبان حتى عام 1914 .
Mark Mazower, Sırpların yaptığı katliamların "soykırım değil de intikam amacıyla" yapıldığını iddia etmiştir.يقول مارك مازور , أن المجازر التى ارتكبها الصرب "لم تكن بهدف القتل الجماعى و لكن بهدف الأنتقام.
Birlikte birçok katliam yapmışlardır.قام العديد من المذابح.
Bu kurum 1982 Hama katliamını işlemekle suçlanmıştı.كان أحد الضباط الذين تم اتهامهم بالقيام بمجزرة حماة 1982.
Müslümanların Yahudilere karşı katliamları 20. yüzyılda da devam etti.إستمرت المذابح ضد اليهود في البلدان الإسلامية في القرن العشرين.
1968 - Vietnam Savaşı sırasında My Lai katliamı gerçekleştirildi.1968 - وقوع مجزرة ماي لاي خلال حرب فيتنام.
2 Şubat - Suriye'de Hama Katliamı başladı.2 شباط - مجزرة حماة في سوريا .
1944 - Nazi katliamı: 800 Çingene çocuk sistematik bir şekilde Auschwitz kampında öldürüldü.1944 - إبادة 800 من الأطفال الغجر في «معسكر اعتقال إشويتز» النازي.
1945 - Fransa'nın Cezayir Katliamı.مجزرة خراطة، مجزرة قام بها الاحتلال الفرنسي للجزائر في سنة 1945م.
Katliamlar ertesi gün devam etti.استمرت عمليات القتل في اليوم التالي.
Daha sonrasında bu yaşayan kişiler katliamı aktardılar.اليحث عن مفقودين ناجين من هذه المجزرة.
Sağ kalanların bir kısmı ise İran'a kaçıp katliamdan kurtulmayı başardılar.كما أن الكثير منهم هاجروا إلى إيران هرباً من مجازر العثمانيين.
Bu olay Kanada tarihindeki İçinde Kanadalıların bulunduğu en büyük toplu katliam olarak kayda geçti.هذا هو الهجوم الأكثر دموية للسيارات في التاريخ الكندي.
Bu katliam Le Paradis katliamı olarak tanınır.وأصبح هذا الهجوم معروفا باسم مذبحة مطار اللد.
Teksas Testere Katliamı Bölüm 2'de görülmüştür.من أعماله مجزرة منشار تكساس 2.
"Güçlükonak katliamı".مجزرة الانقلاب".
"İsrail'in Şucaiyye katliamı"."جدار الفصل الإسرائيلي".
Şehri yakıp yıktı ve şehir halkını katliama uğrattı.تم تدمير الكنيسة وطرد قسّها من المدينة.
Jamestown Katliamı.مؤسسة جيمزتاون.
Teksas Testere Katliamı filminin karakteri.من أعماله مجزرة منشار تكساس.
Katliamların devlet eliyle gerçekleştirilmiş olmaları da mümkündür.كما أن توقيت تنفيذ المذبحة يأتي عقب قيام الدولة.
Katliamın ardından Fransız hükümeti olaylarda sadece üç kişinin öldüğünü iddia etti.في اليوم التالي، الحكومة الفرنسية أكدت أن ثلاثة جنود فرنسيين من القوات الخاصة لقوا حتفهم في الحادث.
İrini bu isyanı duyunca, Hagios Eugenius Manastırı katliamından esir alınanları idam ettirdi.وعندما سمعت ايرين عن هذا العصيان ، أعدمت الأسرى المأخوذين من مذبحة دير أيا أفجينوس.
Hadassah Tıp Konvoyu Katliamı olarak anılan bu saldırıda 78 kişi öldürüldü.وقد تم عمل كمين لتلك المجموعة، وتم قتل 78 فيما اشتهر باسم مذبحة البعثة الطبية لهداسا.
Sonuç olarak Bâb-ı Âli, katliamlar yüzünden kınandı.كسر الخواطر: مسلسل كويتي كسر الخواطر (مسلسل مصري) كسر الخواطر: مسلسل سوري كسر الخواطر (مسلسل كويتي)
Oscar Schindler Nanking Katliamıمقالة خاصة : لا يمكن إنكار مذبحة نانجينغ نانجنغ
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.لم ترد إسرائيل على الهجوم.
Katliamlar sadece üçüncü dünya ülkelerinde değil varlıklı batı ülkelerinde de görülmektedir.يعتبر الاغتصاب مشكلة في البلدان المتقدمة وليس في العالم الثالث فحسب.
Bu olay tarihe Hama Katliamı olarak geçti.وقد وصفت الحادث بأكمله كمثال على الهستيريا الجماعية.
Katliamlar dönemin batı medyasında da yer aldı.احتلت المجازر مكانة في اعلام الغرب.
Bu makale 1944 yılında gerçekleşen Oradour-sur-Glane katliamı hakkındadır.O filme é baseado no Massacre de Oradour-sur-Glane, em 1944.
Katliamın korkunç sahnesi açıklanabilirlikten de ötedir.As cenas de horror do massacre são indescritíveis.
Resmi kayıtlara göre Teksas Katliamı hiç yaşanmadı.Oficialmente, nos registros, O Massacre da Motosserra no Texas nunca aconteceu.
Bu eserimde çoğu zaman William'ı övdüm ancak bu vahşice katliam hakkında iyi bir şey söyleyemem.Tenho muitas vezes elogiado Guilherme neste livro, mas não posso dizer nada de bom sobre este massacre brutal.
İkinci Haçlı Seferi (1147) sırasında, Almanya'daki Yahudiler çok sayıda katliama maruz kaldı.Na Segunda Cruzada (em 1147) os judeus na Alemanha foram sujeitos a vários chacinas.
Vietnam Kuzey Kore ve Romanya'da da kitlesel katliamlar yapılmıştır.Assassinatos em massa também ocorreram no Vietnã, Coreia do Norte e Romênia.
Rus Paskalyasından sonra Yahudilere yapılan katliam özenle planlandı.Houve um plano organizado para o massacre aos judeus no dia a seguir à páscoa russa.
1864 - Sand Creek Katliamı gerçekleşti.29 de novembro de 1864: Massacre de Sand Creek.
Kuzey Kore, Vietnam ile bazı Doğu Avrupa ve Afrika ülkelerinde daha küçük ölçekli katliamlar kaydedilmiştir.Também houve mortes em menor escala na Coreia do Norte, Vietnã, alguns países europeus e africanos orientais.
Teksas Katliamı sona ermemişti.O Massacre da Motosserra no Texas não parou.
Bu olay Shinwar Katliamı olarak bilinmektedir.O evento tornou-se conhecido como o Massacre Shinwar.
Çünkü Katyn Katliamı ortaya çıkmıştı.Começa o Massacre de Katyn.
Bu korkunc katliamdan şehir savunucularından sadece 800 kişi kurtulabildi.Apenas 800 conseguiram fugir do massacre que se seguiu.
Johnson, Perryman'ı Katliam filminden önce de tanıyordur.Johnson conheceu Perryman antes das filmagens de The Texas Chainsaw Massacre 2.
Bu katliamdan erkekler, kadınlar ve çocuklardan kurtulan olmadi.No massacre, não foram respeitadas, nem mulheres e nem crianças.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.1942 — Himmler decide dar início aos experimentos com prisioneiros em Auschwitz.
Burada yapılan katliamlarda ailesinin kurtulan tek üyesiydi.O seu marido era o único membro da família presente quando morreu.
Sonuç olarak Bâb-ı Âli, katliamlar yüzünden kınandı.Toante (Θοων), foi assassinado pelas Moiras.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Israel não apresentou justificativas para o ataque.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.A União Africana condenou a ação, chamando-o como uma "tentativa de golpe de Estado".
Bu olay ABD tarihinin en kötü lise katliamıydı.Trata-se do pior tiroteio da história dos Estados Unidos.
1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku buldu.Na ocorreu outro massacre similar em Klungkung.
Katliamlar ertesi gün devam etti.As greves terminaram no dia seguinte.
Yeni imparator bu katliama engel olacak hiçbir harekette ve sözde bulunmadı.O Império parece não ter feito nada para o manter.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Também será construído um memorial em homenagem às vítimas.
Arnavutlara uygulanan katliamlar, 1941'e kadar devam etti.Contudo, os ataques dos índios contra os brancos continuaram até 1900.
Zamanla tüm katliam ve savaşlara rağmen sayılarının arttığı ve özgür Spartalı nüfusunu geçtiği bilinir.Completamente apaixonado, passa, inclusive, por cima de suas mentiras e armações.
Sağ kalanların bir kısmı ise İran'a kaçıp katliamdan kurtulmayı başardılar.Is outros irlandeses conseguiram escapar com suas vidas.
İran, 1975'te Irak'la anlaşmaya varıp sınırları kapatınca, Irak, Kürtlere karşı katliama girişti.Quando o Irã e o Iraque assinam um tratado de paz em 1975, o apoio cessa.
Daha sonra, Rus ordusu çekildikçe katliamlar artmaya başladı.Antes do Armistício, as forças russas começaram a realizar saques.