katliam ile cümle
katliam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kendisine bağlı birlikler çekilme esnasında Arap asilerin katliam amaçlı saldırılarına maruz kaldı.Dès l'adoption du plan de partage, il est l'objet d'attaques arabes.
Eylül Katliamı, Fransa'da yapılmış yerel halk hareketi.Droit Plan local de redynamisation, en France.
Aslında Katyn katliamını Ruslar değil, Alman askerleri yapmışlardır.Enfin, d'autres maintiennent que les assassins étaient des soldats allemands et non des Lituaniens.
Katliamlar ertesi gün devam etti.Les tueries ont duré jusqu'au lendemain.
Katliamın örtbas edilmesinin bir parçası olarak Ishii, geriye kalan 150 kişinin öldürülmesini emretmiştir.Como parte del encubrimiento, Ishii ordenó la ejecución de 150 prisioneros.
Olay, tarihe Sand Creek Katliamı olarak geçti.Este ataque es conocido como la Masacre de Sand Creek.
Bu eserimde çoğu zaman William'ı övdüm ancak bu vahşice katliam hakkında iyi bir şey söyleyemem.He alabado con frecuencia a Guillermo en este libro, pero no puedo decir nada bueno de su brutal matanza.
1570: Korkunç İvan, Novgorod halkının toplu katliamı için emir verdi.1570: Iván el Terrible ordena la masacre de los habitantes de Nóvgorod.
Slumber Party Slaughter (Katliam Pijama Partisi) Amerikan slasher türü bir korku filmi.Slumber Party Slaughter (Masacre en Fiesta de Pijamas) es una película de horror americana del género slasher.
Hatta birçoğu, katliama uğrayarak canlarını da kaybettiler.¡Alá!”, dispararon e hirieron a muchos de sus camaradas.
Gazetelerde Maraş Katliamı haberleri bulunmaktadır.Van a tener las noticias de la masacre en directo.
Plaka D, bir boğa katliamının manzarasıdır.En la cara B hay un ritual de sacrificio de un toro y una escena procesional.
Binbaşı Ethan Allen Hitchcock şubat ayında Dade Katliamı kalıntılarını bulmuştur.Ethan A. Hitchcock estaba entre los que quedaba del partido Dade en febrero.
Holokost'ta Yahudilere karşı Hristiyanlarca yapılan katliam ve cinayetler de dahildir.Se encontró con los cristianos y los Judíos que viven en Coilum (Kollam).
Pogrund 21 Mart 1960 yılında Sharpeville katliamında gazete muhabiri olarak çalışmış.El 21 de marzo de 1960 se produjo la llamada «matanza de Sharpeville».
Bu katliamda yaklaşık 1200 mahkûm öldürülmüştü.En este levantamiento murieron cerca de 1200 personas.
Bunlardan en bilineni savaş esirlerinin öldürüldüğü Katyn Katliamıdır.Sí que conocen Katyn, sobre la masacre de los oficiales polacos que tuvo lugar allí.
Rus Paskalyasından sonra Yahudilere yapılan katliam özenle planlandı.Estaba sobradamente planeada una masacre generalizada contra los judíos el día siguiente a la Pascua rusa.
Katliam, 1968 Yaz Olimpiyatları'nın başlamasından 10 gün önce gerçekleşmiştir.La masacre ocurrió diez días antes de la apertura de los Juegos Olímpicos de México 1968.
Çünkü Katyn Katliamı ortaya çıkmıştı.Véase también masacre de Katyn.
Roboski Katliamı nedir?".¿Qué es la robótica?.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Develar un monumento en memoria de las víctimas.
Nanking KatliamıMapa de Nanumanga
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Ahora, debe desaparecer para acabar con la cadena de odio.
Tıpkı Goya'nın çalışmasında olduğu gibi Kore'de Katliam'da da iki ayrı parça vardır.En catalán la diéresis también tiene dos funciones.
Katliam ise tür olarak bir kara mizahdır.Mi muerte es tan ligera como una pluma.
Bu katliam Le Paradis katliamı olarak tanınır.Este asesinato masivo es conocido como la Masacre de El Salado.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.1942: Los nazis llevan a cabo la Masacre de judíos en Lublin.
Katliamın korkunç sahnesi açıklanabilirlikten de ötedir.Son impactantes sus escenas sobre la danza de la muerte.
Katliam hem Washington'a, hem de Amerikalı general Douglas MacArthur'a rapor edilmiştir.Roxas contó con el apoyo del gobierno estadounidense y el General Douglas MacArthur.
Resmi kayıtlara göre Teksas Katliamı hiç yaşanmadı.Finalmente se ve que el asesinato de George nunca tuvo lugar.
Osmanlı döneminde büyük Müslüman kentlerinde katliamlara karşı kalabalık gösteriler düzenlenmekteydi.Durante este periodo medieval los relojes de horas temporarias se realizaban en la cultura musulmana.
Polonya yönetimi Volin Katliamı kurbanlarının sayısının 36.750 olduğunu ifade etmektedir.Según las autoridades neerlandesas dejó un saldo de 36 417 víctimas fatales.
Cape Grim Katliamı (İng.Puy Griou (Cantal).
DNA profillemesi katliam kurbanlarının kimliklerinin belirlenmesinde de kullanılmıştır.Su cadáver necesitó ser reconocido por las pruebas de ADN.
Bu katliam Avrupa'nın gördüğü gelmiş geçmiş en büyük toplu katliam olma özelliğini taşır.Este hallazgo supone el mayor conjunto de arte mueble de la prehistoria europea jamás hallado.
"İsrail'in Şucaiyye katliamı".«Asesinato en el corazón de Jerusalén.
"MARAŞ KATLİAMI ZEMİNİNDE YABANCILAŞMA".«"La ingrata conducta del pueblo catalán..."».
İnançsız kişilerin bu kadar büyük katliamını hiç kimse görmüş duymuş değildi.Y no he visto a nadie que se ocupara en serio de tanta tristeza.
Ruanda KatliamıEl genocidio de Ruanda.
Hocalı Katliamı zamanı onlarla insanın hayatını kurtarmışdır.La oportuna intervención de un colega le salvó entonces la vida.
Kore'de Katliam, İspanyol ressam Pablo Picasso'nun 1951 tarihli tablosu.Masacre en Corea, un cuadro de Pablo Picasso.
Bilgi notu katliamla ilgili soruşturma ve yargılamalar sürerken hiç ortaya çıkmadı.Nunca hubo ningún juicio ni encuesta legal acerca de la desaparición y muerte de los dos muchachos.
İstanbul’da Cumartesi akşamı gerçekleşen acımasız katliamı lanetliyor, kınıyorum.Es de destacar la afluencia al Vía Crucis de la madrugada del Viernes Santo, muy sobrio.
Her ikisi de katliam günü yazılmıştı.Ambos presentes durante los asesinatos.
Bu makale 1944 yılında gerçekleşen Oradour-sur-Glane katliamı hakkındadır.Il film è basato sul massacro di Oradour-sur-Glane nel 1944.
Olay, tarihe Sand Creek Katliamı olarak geçti.Questo fatto è passato alla storia come "Massacro di Sand Creek".
Çünkü Katyn Katliamı ortaya çıkmıştı.Avviene il massacro di Katyn'.
2 Şubat - Suriye'de Hama Katliamı başladı.2 febbraio – Siria: ha inizio il massacro di Hama.
1959 - Kerkükte, üç gün üç gece sürecek, Türkmen katliamı başladı.Aspetta domani Tre volte baciami Oi Marì...
Ancak katliamdan sonra ada, ticari ününü hiçbir zaman geri kazanamadı.A seguito del massacro, ad ogni modo, l'isola non riprese mai la sua prominenza in campo commerciale.
Yirmi dakika içinde bitirdiği katliamdan sonra kendisini öldürdü.Morì dopo venti giorni dall'aggressione.
Bu olay Katyn Katliamı olarak bilinir.Questo episodio è noto come massacro di Katyn'.
1944 - Nazi katliamı: 800 Çingene çocuk sistematik bir şekilde Auschwitz kampında öldürüldü.10 ottobre - 800 bambini rom vengono sistematicamente uccisi ad Auschwitz.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.La polizia locale non fece niente per impedire il massacro.
Grup 1999'da Columbine Lisesi katliamı ile ilişkilendirilmiştir.È liberamente ispirato al massacro della Columbine High School nel 1999.
İkinci Haçlı Seferi (1147) sırasında da, Fransa’daki Yahudiler sık sık katliamlara kurban gitmişlerdir.Nel Seconda Crociata (1147) gli ebrei in Francia furono oggetto di massacri frequenti.
Katliamcılar 29 çocuğu da rehin aldılar ve daha sonra Meksika'ya köle olarak sattılar.I 27 bambini sopravvissuti catturati finiranno per essere venduti come schiavi in Messico.
Bunun üzerine katliam daha da şiddetlendi.L'effetto che ne risultò fu ancora più violento.
Katliamlar ertesi gün devam etti.Il giorno seguente, il massacro andò avanti.