katliam ile cümle
katliam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Burada hoşgörüsüzlüğün ve katliamın korku verici yüzünü gördü.Proti intoleranci zde bylo stavěno dobro a milosrdenství.
Erişim tarihi: 19 Ağustos 2013. ^ a b "Mısır'daki katliamın bilançosu: 3 bin 533 ölü".Rekordní počet mrtvých v Afghánistánu: Loni kvůli bojům v Afghánistánu zemřelo 3 545 civilistů.
Otostopçu Teksas Testere Katliamı karakteri.Jeho tvůrci jsou autory Texaského masakru motorovou pilou.
Filmde anlatıldığı gibi baba, ailesini katliamdan sağ kurtarmaktadır.Vraždou prý zachrání čest rodiny.
Sally Hardesty (10 Ekim 1950-11 Şubat 1977) Teksas Testere Katliamı kahraman karakteri.Sally Hardesty (10 octombrie 1950-11 februarie 1977) este eroina din Masacrul din Texas.
"Korkunç katliamın görgü tanığı anlattı".A murit un martor al adevărului”.
Fez’de 1276 ve 1465 yıllarında başka katliamlar da olmuştur.Au mai existat masacre la Fez în 1276 și 1465.
İkinci Haçlı Seferi (1147) sırasında da, Fransa’daki Yahudiler sık sık katliamlara kurban gitmişlerdir.În timpul celei de-a Doua Cruciade (1147) evreii din Franța au fost supuși unor frecvente masacre.
Bir başka katliam da Barfuruş'ta 1867'de gerçekleşti.Un alt masacru a avut loc la Barfurush în 1867.
Bağdat'ta 1828 yılında Yahudilere karşı bir katliam gerçekleşti.A existat un alt masacru la adresa evreilor din Bagdad în 1828.
Teksas Testere Katliamı karakteri.Personaj din Masacrul din Texas.
Bu olay Katyn Katliamı olarak bilinir.Aceasta a devenit cunoscut ca Masacrul de la Katyn.
Filmin adının aslında Teksas Testere Katliamı olması gerekir.Format:Seria Masacrul din Texas
Teksas Testere Katliamı Bölüm 2'de görünmüştür.Apare doar în Masacrul din Texas Partea a 2-a.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.Comisia Europeană a condamnat atacul, numindu-l „un act barbar”.
Ancak bu sefer de Columbine Lisesi katliamı yaşandı.Evenimentul tragic este cunoscut sub numele de: masacrul de la liceul Columbine.
Treznea KatliamıMasacrul din Treznea.
L.A.'de bir katliam yaratmak isterler.A susținut mai apoi o audiție în Los Angeles.
Justin McCarthy ise katliamda ölenlerin sayısının 35,000 olduğunu belirtir.Nimr al Khatib a estimat din auzite că 335 de persoane au murit.
Katliam hem Washington'a, hem de Amerikalı general Douglas MacArthur'a rapor edilmiştir.Armata filipineză se afla sub comanda generalului american Douglas MacArthur.
Eylemciler 1890 Wounded Knee Katliamı mevkisini sembolik değerinden dolayı seçmişlerdi.În 1890, masacrul de la Wounded Knee a pus capăt rezistenței Sioux.
Katliamda en genci 16 günlük, en yaşlısı ise 95 yaşında olmak üzere 126 Türk öldürülmüştür.Cea mai în vârstă persoană arestată avea 86 de ani, iar cea mai tânără, 16.
Katliamlar ABD başkanı Ulysses S. Grant tarafından geliştirilen politikayı da etkiledi.Acest articol se referă la președintele american Ulysses S. Grant.
Olay, tarihe Sand Creek Katliamı olarak geçti.Ez később a Sand Creek-i mészárlás néven jutott a köztudatba.
Bosna Savaşı'nın bu en kanlı olayı Srebrenitsa Katliamı olarak adlandırılmıştır.A boszniai háború egyik legvéresebb eseménye a srebrenicai mészárlás volt.
""Güçlükonak Katliamını Derin Devlet Yaptı"".Csak a sűrű éjszaka vetett véget a mészárlásnak."
Bu olay Kanada tarihindeki İçinde Kanadalıların bulunduğu en büyük toplu katliam olarak kayda geçti.Ez volt a legnagyobb tömeggyilkosság Kanada történetében.
Çünkü Katyn Katliamı ortaya çıkmıştı.A katyńi mészárlás során gyilkolták meg.
Ruanda KatliamıA roueni mészárlás.
Eylemciler 1890 Wounded Knee Katliamı mevkisini sembolik değerinden dolayı seçmişlerdi.1890-ben megsebesült a Wounded Knee mészárlásban.
1972 Yaz Olimpiyatları'ndaki Münih Katliamı'ndan sonra köyler son derece güvenli hale getirildi.Az 1972-es nyári olimpián történt terrorakciót követően jelentősen megerősítették a biztonsági intézkedéseket.
Katliamda sonradan İsrail'in eski başbakanlarından olan Ariel Şaron'un rolü olduğu bilinmektedir.A mészárlást tétlenül szemléli a jelenlévő Aríél Sárón izraeli parancsnok, későbbi miniszterelnök.
Bir sonraki sene yaşanan Sevgililer Günü'nde Warden komadan çıkar ve hastanede katliam çıkarır.Egy évvel később Valentin napkor, Warden felébred a kórházban a kómából és elindul dühöngve gyilkolni.
Film, Teksas Katliamı serisinin yedinci filmidir ve 1974 tarihli ilk filmin devam bölümü niteliğindedir.A film a Bosszúvágy-filmek hatodik része és az azonos című, 1974-es első rész feldolgozása.
Ancak bu mitingler geçici hükümetin katliamına sebep oldu.Ez azonban már túl későn történt meg ahhoz, hogy megmentse a monarchikus államberendezkedést.
Katliamlar ve soykırım sona erdiğinde Kaliforniya Kızılderili nüfusu % 90 azalmıştır.A gyarmatosítás közben Amerikába behurcolt betegségek következményeként az indián lakosság 90%-a kihal.
Bu olaya "Bolton Katliamı" adı verilmektedir.Az esemény „a pelhamita kisdedek lemészárlása” nevet kapta.
Maraş Katliamı'ndan etkilenen Kürt-Alevi bir ailenin hikâyesini konu edinmektedir.Az ijesztőnek tűnő maskarák halmaza elbeszéli az egész törzs történetét.
Katliamın ardından Fransız hükümeti olaylarda sadece üç kişinin öldüğünü iddia etti.A kormány szerint az összecsapásokban három katona meghalt.
Bu katliam sırasında birçok Jedi öldü.Az akcióban több azeri meghalt.
Olay, tarihe Sand Creek Katliamı olarak geçti.Tapahtuma tunnetaan Sand Creekin verilöylynä.
Bu olay Stockholm Katliamı olarak bilinmektedir.Tapahtumaa kutsutaan Tukholman verilöylyksi.
Bu makale 1944 yılında gerçekleşen Oradour-sur-Glane katliamı hakkındadır.Hän otti osaa kesäkuussa 1944 Oradour-sur-Glanen joukkomurhaan.
Katliam mahalinden toplanan bazı kafatası ve kemikler Smithsonian Enstitüsü'nde bulunmaktadır.Jäljellä oleva luu ja muiden luiden valukopiot sijaitsevat Smithsonian instituutissa.
L.A.'de bir katliam yaratmak isterler.Terroristit aikovat tehdä terrori-iskun Los Angelesiin.
Teksas Testere Katliamı'da görünmüştür.Hän kuoli Texasissa henkirikoksen uhrina.
Bu olay Katyn Katliamı olarak bilinir.Tapaus tunnetaan Katynin joukkomurhana.
1972 Münih Olimpiyatları Katliamı'ndan iki ay sonra kurulmuştur.GSG 9 perustettiin kaksi kuukautta vuoden 1972 kesäolympialaisten verilöylyn jälkeen.
Yahudilerin dinleri zorla değiştirilmesi üzerine katliamın eşiğinden dönüldü.Juutalaisia pakotettiin kääntymään kristinuskoon kuoleman uhalla.
Bilge Köyü Katliamı.Tietäjän kylä.
Raccoon City, bir katliamın eşiğindedir."Et, Paavo, olet vain murhehuoneessa.
İsyancılar faaliyetlerine, özellikle katliamlarına, devam ettiler.Isis jatkoi vastahyökkäyksiään ja niiden yrityksiä.
Sıkıyönetim ilânı katliam furyasını başlatmıştır.Pakolliset liikkeet aloittivat voimisteluohjelman.
Sabra ve Şatilla Katliamı'na bizzat tanıklık etti.Myöhemmin hän oli osoittamassa mieltään Sabran ja Shatilan verilöylyjä vastaan.
Eylemciler 1890 Wounded Knee Katliamı mevkisini sembolik değerinden dolayı seçmişlerdi.Vuonna 1890 siellä tapahtui Wounded Kneen verilöyly.
Belgesel, yüzlerce kayıp kızdan biri olan Emoş Gülver'in yaşamı üzerinden Dersim Katliamı'nı anlatıyor.Operaatio Stella Polarikseen liittyy huhu kadonneista miljoonista.
Bu katliama ithafen ozanlar The Rains of Castamere (Castamere Yağmurları) isimli şarkıyı yazarlar.Reynen suvun tuhosta tehtiin kuuluisa laulu The Rains of Castamere.
Akabinde Yahudiler'e karşı gerçekleştirilen katliamda Yahudiler'in çoğu öldürüldü.Kaasukammioissa tapetut olivat enimmäkseen juutalaisia.
1997 - Cezayir'de silahlı kişiler dört köyde katliam yaptı, 412 kişiyi öldürdüler.1997 – Algerian levottomuuksissa kuoli joukkomurhissa neljässä kylässä jopa 400 ihmistä.
Malmédy Katliamı).Σφαγή στο Μαλμεντύ.