katlı ile cümle
katlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Basının "Moro Krateri Katliamı" açıklaması kamuoyuna ulaştı.The press' account of the "Moro Crater Massacre" fell on receptive ears.
Yedi katlı binanın sismik testi.Seismic test of seven-story building
İkinci Lonca'dan tüccar Ivan Chernikov'un üç katlı konağı 1913'te inşa edildi.The three-story mansion of merchant Ivan Chernikov of the Second Guild was built in 1913.
Aquarium Unter den Linden üç katlı bir binaydı.The Aquarium Unter den Linden was a three-story building.
1835'te inşa edilen revaklı çok katlı tahıl ambarı, Kiszombor, Macaristan .Multi-storey granary with portico, built in 1835, Kiszombor, Hungary.
1909 Adana katliamından sonra yerel Ermeni cemaatinde aktif almaya başladı.She started to become active in the local Armenian community after the Adana massacre of 1909.
İnsanlık bu katliama kayıtsız kalmamalıdır.Die Menschheit darf diesem Gemetzel nicht gleichgültig gegenüberstehen.
Efendisinin katlinden sonra Enderun'a alın(mıştır.)Nun wolle er seinem Herrn in den Sumpf folgen.
Bu katliam kızılderililerin beyazlara karşı son direnişini de yok etti.Dieses Massaker brach den letzten Widerstand der Indianer gegen die Weißen.
Binbaşı Ethan Allen Hitchcock şubat ayında Dade Katliamı kalıntılarını bulmuştur.Major Ethan Allen Hitchcock war unter denjenigen, die die Überreste der Dade-Gruppe im Februar fanden.
1903'te okul binasının ikinci kısmı beş katlı olarak inşa edildi.Im Jahre 1903 wurde der zweite Bau der Schule, ein fünfstöckiges Gebäude errichtet.
Hatta Sivas Katliamı gibi olaylar bu durumu daha da kötüleştirmiştir.Phänomene wie die europäische Finanzkrise verschärfen die Situation.
Bu katliamlarda 7000'de Polonyalı Yahudi öldürüldü.Diesen Massakern fielen auch etwa 7000 polnische Juden zum Opfer.
Magga - Acıların sona ermesinin yolunu Sekiz Katlı Asil Yol gösterir.Zum Erlöschen des Leidens führt der Edle Achtfache Pfad.
Çünkü Katyn Katliamı ortaya çıkmıştı.Das Massaker von Katyn.
Pogrund 21 Mart 1960 yılında Sharpeville katliamında gazete muhabiri olarak çalışmış.In Südafrika wir dieser Tag am 21.März, im Gedenken an das Massaker von Sharpeville im Jahr 1960, begangen.
Ruanda KatliamıDer Genozid in Ruanda.
İçinde çok katlı binalar ve çok sayıda eğitim kurumu bulunmaktadır.In ihm sind Leihstelle und mehrere Lesesäle untergebracht.
Bina 1987 yılında tamamlanmış olup 248 metre ve 75 katlıdır.Es wurde im Jahre 1987 fertiggestellt und ist 248 Meter hoch.
Kabul etmeyenler ise açlığa ve katliamlara maruz kaldılar.Wer das nicht tat, habe Leben und Vermögen aufs Spiel gesetzt.
Plaka D, bir boğa katliamının manzarasıdır.Platte D zeigt die Tötung von Bullen.
Ancak bu sefer de Columbine Lisesi katliamı yaşandı.Sie wollten das Massaker an der Columbine High School nachmachen.
Bu olay, Kazakistan'da Goloşçiyokin Katliamı (Kazakça:Голощекиндік геноцид) olarak da anılmaktadır.Die Hungersnot ist in Kasachstan bekannt als „Goloschtschokin-Genozid“ (Kasachisch: Голощекиндік геноцид).
Katliamdan sonra kasabayı tamamen yaktılar.Nach der Eroberung wurde die Stadt komplett niedergebrannt.
Yapı 25 katlıdır.Der Bau hat 25 Stockwerke.
İnançsız kişilerin bu kadar büyük katliamını hiç kimse görmüş duymuş değildi.Niemand hatte dieser zahllosen Toten je teilnahmsvoll gedacht.
Bu olay Kanada tarihindeki İçinde Kanadalıların bulunduğu en büyük toplu katliam olarak kayda geçti.Es war damit die größte Massenverhaftung in der kanadischen Geschichte.
Treznea KatliamıMassaker von Treznea
Yahudilerin katli ancak zorla din değiştirmeleri sayesinde önlenebilmiştir.Die Freude ist nur ein schwacher Schatten, außer wenn sie mit Leiden abwechselt.
Adımlarını hızlandırır ve çok katlı bir binaya girer.Sie rennen hinaus und springen in ein großes Portal.
Araları mazgallı olan sekiz burç ikişer katlıdır.Acht Würfel, die miteinander verbunden sind.
Her türlü savaş, yağma ve katliam yasaktır.Jegliche Art von Blutvergießen, Krieg und Plünderung sind verboten.
Bunların ikisi ikişer katlıdır.Beide sind zweigeschossig.
Buna rağmen iki kardeşin de Eylül ayındaki Centralia Katliamına katıldıkları bilinir.Außerdem waren die beiden Schwestern auf dem Cover der Septemberausgabe der Seventeen zu sehen.
Katliam yaklaşık olarak iki saat arayla gerçekleşen iki ayrı saldırıdan oluşmaktadır.Diese zeigen sich einige Stunden bis zwei Tage vor der eigentlichen Attacke.
Bu katliamdan erkekler, kadınlar ve çocuklardan kurtulan olmadi.Während der Massaker werden auch Frauen und Kinder nicht verschont.
İki katlı kuzey ek bölüm naosa birleşir.Der nördliche Treppenaufgang wird von zwei Nagas flankiert.
Bilge Köyü Katliamı.Die Rache der Weisen Frau.
Bu yüksek taraca üzerine 10 katlı tahtadan bir kuşatma kulesi benzeri kule yapıldı.Im Zentrum der Anlage wuchs aus diesem Riegel ein zehngeschossiger Turm.
Almanlara karşı katliamlar yapıldı.Der Völkermord an den Deutschen.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ "Hocalı Katliamının 13. Yıldönümü".In: Das Blättchen 13. Jahrgang.
Toplu katliamlara maruz kalmışlardır.Sie fielen den Massenoperationen zum Opfer.
İki katlı eğitim binasında bilgisayar laboratuvarı da mevcuttur.Für das Selbstlernzentrum stehen zwei Computerräume zur Verfügung.
İtfaiyenin merdivenleri kısa kaldığı için beş katlı mağazanın terasına ulaşılamadı.So gibt es die Möglichkeit, vom Bahnhof direkt in die unterste der fünf Verkaufsebenen zu gelangen.
Bazı kaynaklar bu katliamda öldürülen insanların sayısının 40.000 olduğunu ifade eder.Quellen berichten von über 60.000 Menschen die in diesem Lager getötet wurden.
Bu katliam Le Paradis katliamı olarak tanınır.Das Massaker wurde als el corte bekannt.
2004 - Dünya Matematik Katliam Günü olarak kayıtlara geçti.Welt, 14. Dezember 2004 Ausbildung zum Töten.
Hocalı Katliamı zamanı onlarla insanın hayatını kurtarmışdır.Aus diesem Schicksalsfaden wurde dann das Leben der Menschen gewebt.
Daha sonra Darla ile birlikte koca bir köyü katliama uğratmışlardır.Später verbündeten sie sich mit der Stadt Erfurt.
Eylül Katliamının belli başlı sahnelerinden biri olmuştur.So verurteilte er als einer der Ersten die Septembermassaker.
1941 yılında Sırbistan'da gerçekleştirilen bu katliamlarda toplam 4000 sivil hayatını kaybetmiştir.Bei den beiden größten Erschießungen in Serbien wurden im Oktober 1941 insgesamt 4000 Zivilisten getötet.
Katliamın örtbas edilmesinin bir parçası olarak Ishii, geriye kalan 150 kişinin öldürülmesini emretmiştir.Ishii ließ die verbleibenden 150 Gefangenen umbringen, um die Experimente zu verschleiern.
Yezd ele geçirildikten sonra şehirde katliam yapılarak en az 7000 kişi öldürüldü.Knapp 7000 Personen wurden allein in jenem Jahr in der Stadt getötet.
Bu hatlarda çift katlı veya düşük kapasiteli araçların kullanılması doğru değildir.Eine Verwendung von Doppel- oder Zwillingsseilen ist daher nicht möglich.
Sağlık ocağı vardır 3 katlı sağlık ocağı lojmanı bulunur.Auf dem Third Deck befinden sich die medizinischen Räume.
Tünelleri daima 2 katlıdır.Sie besitzt stets zwei Zinken.
33 katlı olan binada 4 bodrum katı da yer almaktadır.Auf seinen drei Stockwerken verfügt der Palast über 44 Räume.
1996 - Avustralya, Port Arthur katliamı.2004 – Hexenjagd, von Arthur Miller.
Yapının kuzey tarafı 2 katlı düzenleme gösterir.An seine nördliche Seite ist die Rückseite von Haus 2 angebaut.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.Den Holocaust leugnete er und bezeichnete ihn als kommunistische Verschwörung.
İlgili Sayfalar