katlı ile cümle

katlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Neoklasik tarzda inşa edilen bina, üç katlıdır.Clădirea concepută pentru o familie deosebit de bogată, are trei intrări.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.Comisia Europeană a condamnat atacul, numindu-l „un act barbar”.
Ancak bu sefer de Columbine Lisesi katliamı yaşandı.Evenimentul tragic este cunoscut sub numele de: masacrul de la liceul Columbine.
Treznea KatliamıMasacrul din Treznea.
L.A.'de bir katliam yaratmak isterler.A susținut mai apoi o audiție în Los Angeles.
Bu olaylar yasakların başlamasından beri meydana gelen "en yoğun fil katli" olarak tanımlanmıştır.Acesta a fost numit „una dintre cele mai grave crime concentrate” de la interdicția fildeșului.
Gemiyi altı katlı yaptım.Astfel, la bordul aeronavei erau 6 poersoane.
Justin McCarthy ise katliamda ölenlerin sayısının 35,000 olduğunu belirtir.Nimr al Khatib a estimat din auzite că 335 de persoane au murit.
Katliam hem Washington'a, hem de Amerikalı general Douglas MacArthur'a rapor edilmiştir.Armata filipineză se afla sub comanda generalului american Douglas MacArthur.
Bina, 239 metre yüksekliğinde ve 60 katlı olup 2012 yılında tamamlanmıştır.Măsurând 309,6 m în înălțime, construcția a fost terminată în data de 30 martie 2012.
Ayrıca ara sıra “çok katlı Taler” de döküldü.Uneori emite și un "szrit" strident.
76 katlı bir gökdelendir.Sub cerul înstelat 75.
Yaprak kenarları katlı dişlidir.Solzi laterali sunt netezi.
Eylemciler 1890 Wounded Knee Katliamı mevkisini sembolik değerinden dolayı seçmişlerdi.În 1890, masacrul de la Wounded Knee a pus capăt rezistenței Sioux.
Katliamda en genci 16 günlük, en yaşlısı ise 95 yaşında olmak üzere 126 Türk öldürülmüştür.Cea mai în vârstă persoană arestată avea 86 de ani, iar cea mai tânără, 16.
Katliamlar ABD başkanı Ulysses S. Grant tarafından geliştirilen politikayı da etkiledi.Acest articol se referă la președintele american Ulysses S. Grant.
Bu dönemde bir - iki katlı evler inşa edildi.Pe acel loc au fost construite ulterior două locuințe private cu etaj.
Olay, tarihe Sand Creek Katliamı olarak geçti.Ez később a Sand Creek-i mészárlás néven jutott a köztudatba.
1825 yazında artan serveti sayesinde Allan Moldavia adı verilen iki katlı tuğla bir ev satın aldı.1825 nyarán Allan egy kétemeletes téglaházat vásárolt, amit Moldaviának hívtak.
Bosna Savaşı'nın bu en kanlı olayı Srebrenitsa Katliamı olarak adlandırılmıştır.A boszniai háború egyik legvéresebb eseménye a srebrenicai mészárlás volt.
Semtte çok yüksek ve çok katlı binalar bulunur.A felhőkarcolók nagyon magas, lakható épületek.
""Güçlükonak Katliamını Derin Devlet Yaptı"".Csak a sűrű éjszaka vetett véget a mészárlásnak."
Bu olay Kanada tarihindeki İçinde Kanadalıların bulunduğu en büyük toplu katliam olarak kayda geçti.Ez volt a legnagyobb tömeggyilkosság Kanada történetében.
Çünkü Katyn Katliamı ortaya çıkmıştı.A katyńi mészárlás során gyilkolták meg.
Ruanda KatliamıA roueni mészárlás.
Bina sarıya boyanmış ve iki katlıdır.A sárgára festett épület két szintes.
Eylemciler 1890 Wounded Knee Katliamı mevkisini sembolik değerinden dolayı seçmişlerdi.1890-ben megsebesült a Wounded Knee mészárlásban.
1972 Yaz Olimpiyatları'ndaki Münih Katliamı'ndan sonra köyler son derece güvenli hale getirildi.Az 1972-es nyári olimpián történt terrorakciót követően jelentősen megerősítették a biztonsági intézkedéseket.
Yapı üç katlıdır.Az épület háromszintes.
Genellikle iki katlı inşa edilirler.Olykor előfordul, hogy fészkét háztető alá építi.
Katliamda sonradan İsrail'in eski başbakanlarından olan Ariel Şaron'un rolü olduğu bilinmektedir.A mészárlást tétlenül szemléli a jelenlévő Aríél Sárón izraeli parancsnok, későbbi miniszterelnök.
Bodrum dahil 3 katlıdır.A ház az alagsorral együtt háromszintes.
Bir sonraki sene yaşanan Sevgililer Günü'nde Warden komadan çıkar ve hastanede katliam çıkarır.Egy évvel később Valentin napkor, Warden felébred a kórházban a kómából és elindul dühöngve gyilkolni.
8-10 katlı binalarda bulunmaktadır.Ezek 8–10 hegyvidéki részből állanak.
Evleri genellikle üç-dört katlı ve bahçelidir.Ezek általában 3-4 szobás, középfolyosós épületek voltak.
Gemiyi altı katlı yaptım.Hat hajó állt készen.
Film, Teksas Katliamı serisinin yedinci filmidir ve 1974 tarihli ilk filmin devam bölümü niteliğindedir.A film a Bosszúvágy-filmek hatodik része és az azonos című, 1974-es első rész feldolgozása.
Binanın 510 metre yüksekliğinde ve 101 katlı olması planlanmaktaydı.A torony a tervek szerint 510 méter magas, és 101 emeletes lesz.
Ancak bu mitingler geçici hükümetin katliamına sebep oldu.Ez azonban már túl későn történt meg ahhoz, hogy megmentse a monarchikus államberendezkedést.
Katliamlar ve soykırım sona erdiğinde Kaliforniya Kızılderili nüfusu % 90 azalmıştır.A gyarmatosítás közben Amerikába behurcolt betegségek következményeként az indián lakosság 90%-a kihal.
Yapı 25 katlıdır.A térfogata 25 köbméter.
Beş katlı en son Huruşovka 1971 yılında inşa edilmiştir.Az ötszintes téglaépület épület 1979-ben épült.
İki katlı inşa edilen bina, Art Nouveau tarzının örneklerinden biridir.A három, eltérő magasságú szék az újbirodalmi művészet gyönyörű példái.
Bu olaya "Bolton Katliamı" adı verilmektedir.Az esemény „a pelhamita kisdedek lemészárlása” nevet kapta.
Maraş Katliamı'ndan etkilenen Kürt-Alevi bir ailenin hikâyesini konu edinmektedir.Az ijesztőnek tűnő maskarák halmaza elbeszéli az egész törzs történetét.
Ragtime müzik türünün gelişmesinde önemli katlıları vardır.Rimszkij-Korszakov a zeneesztétika fejlődésében sajátos helyet foglal el.
Katliamın ardından Fransız hükümeti olaylarda sadece üç kişinin öldüğünü iddia etti.A kormány szerint az összecsapásokban három katona meghalt.
Evler genelde 2 katlıdır.A kabinok általában kétszemélyesek.
Bu katliam sırasında birçok Jedi öldü.Az akcióban több azeri meghalt.
Çok süslü ve üç katlı sahne binası tamamen yıkılmıştır.Az ötszögletű, három emeletes tömör épület majdnem teljesen dísztelen.
Adaya 4 katlı yarı kuleler ve iki katlı bir baraka dikilmiştir.Fennmaradt két tornya és déli félköríves bástya.
Girişin arkasında iki katlı, cam çatılı bir salon vardı.A belső tereket és felületeket Beck Ö. Fülöp és Pongrácz Szigfrid plasztikus munkái díszítették.
Olay, tarihe Sand Creek Katliamı olarak geçti.Tapahtuma tunnetaan Sand Creekin verilöylynä.
Binlerce yıl önce yedi katlı yeraltında Tarsus'ta yaşayan yılanlar vardı.Tuhansia vuosia sitten oli käärmeitä, jotka elivät seitsemän kerrosta Tarsuksen maan alla.
Bu olay Stockholm Katliamı olarak bilinmektedir.Tapahtumaa kutsutaan Tukholman verilöylyksi.
Bu makale 1944 yılında gerçekleşen Oradour-sur-Glane katliamı hakkındadır.Hän otti osaa kesäkuussa 1944 Oradour-sur-Glanen joukkomurhaan.
Tam simetrik olan iki katlı binada dört daire ve büyük bir salon vardı.Kaksikerroksisessa symmetrisessä rakennuksessa oli neljä asuntoa ja aula.
76 katlı bir gökdelendir.Pilvenpiirtäjässä on 76 kerrosta.
Katliam mahalinden toplanan bazı kafatası ve kemikler Smithsonian Enstitüsü'nde bulunmaktadır.Jäljellä oleva luu ja muiden luiden valukopiot sijaitsevat Smithsonian instituutissa.
L.A.'de bir katliam yaratmak isterler.Terroristit aikovat tehdä terrori-iskun Los Angelesiin.
İlgili Sayfalar