katlı ile cümle

katlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kıbrıs Türk gazeteleri katliam haberlerine geniş yer verdi.De Nederlandse pers bericht over het algemeen zorgvuldig over zelfmoord.
Bu katliam sırasında birçok Jedi öldü.Heel veel Jedi's worden gedood.
Gemiyi altı katlı yaptım.Het schip telde zes traveeën.
Bunun için çoğu kez çift katlı çadırlar kullanılır.Hierbij wordt veelal een dubbele draad doorslaggaren gebruikt.
Mahalledeki evlerin çoğu tek katlı ve taş binalardır.De meeste woningen in de wijk zijn eengezinswoningen en flats.
Katliamların çoğu da kiliselerde yapıldı.De meeste moskeeën werden tot kerken omgebouwd.
Diekmann, bu katliamda kıdemli subay olarak hazır bulundu.Diekmann was de hoogste officier aanwezig.
Müstakil evler ve iki katlı yapılar çok nadirdir.Verse kleppen en doublettn zijn erg zeldzaam.
Kontrolünü garanti altına almak için Agatokles, siyasi karşıtlarına karşı bir katliama başladı.Huerta begon met een vervolging van zijn politieke tegenstanders.
Köylerde binalar genellikle iki katlı olarak ve ahşaptan yapılmıştır.Voor de arbeiders werden huizen van twee verdiepingen gebouwd, meestal van hout.
Bosna Savaşı'nın bu en kanlı olayı Srebrenitsa Katliamı olarak adlandırılmıştır.Deze massaslachting werd bekend als het Bloedbad van Bleiburg.
Yahudilerin dinleri zorla değiştirilmesi üzerine katliamın eşiğinden dönüldü.De joden werden op straffe van de dood gedwongen zich te laten dopen.
6 Aralık 1989 tarihinde burada École Polytechnique katliamı yer aldı.Het verhaal is gebaseerd op het bloedbad aan de École Polytechnique uit 1989.
Bu katliamlara diğer Fransız şehirleri de maruz kaldılar.Ook in andere Franse steden gaan mensen massaal de straat op.
Katliamın ardından Fransız hükümeti olaylarda sadece üç kişinin öldüğünü iddia etti.Bij de politieactie zijn volgens de Franse Politie drie doden gevallen.
230 adet tek katlı,300 adet çift katlı ev bulunmaktadır.260 op het terrein en de rest in Aussenwohngruppen.
Bu işletme şekli iki katlı bir meşçere kuruluşu gibidir.Dit is een vorm van twee-onder-een-kapwoning.
1993 Sivas Katliamı sanıklarının avukatlığını üstlenmiştir.Van recentere datum is het bloedbad van Sivas uit 1993.
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Op die manier kon ze al spelenderwijs gewend raken aan haar rolstoel.
İki, üç, dört katlı evler olarak yapılmaktadırlar.Men spreekt dan van één-, twee-, drie- of vierbeukige woningen.
Bu korkunc katliamdan şehir savunucularından sadece 800 kişi kurtulabildi.Slechts zestien ridders van de Orde wisten de slachtpartij te ontkomen.
1960'larda binanın iki avlusuna, birkaç katlı sergi salonları yapıldı.Bij de renovatie in de jaren 60 werd van elke twee huisjes één gemaakt.
Mahallede 2008 yapımı 8 derslikli 3 katlı ilkokul vardır.In de toren hangen naast de voorslag uit 1998 drie eeuwenoude zware luidklokken.
Temmuz 1995'te burada ve cıvardaki başka suç mahallerinde Srebrenitsa katliamını işlediler.In juli 1995 pleegden Servische strijdkrachten hier en in andere delen van de enclave Srebrenica een bloedbad.
Ölüm ve bu katliam -sadece birkaç insan kurtulmuştur- onu bile şaşırtmıştır.De ontvoering, zwendel en – inmiddels meerdere - moorden hangen allemaal samen.
Kudüs tarihinin en büyük katliamını yaşadı.De inname van Jeruzalem was een van de grootste slachtingen uit de middeleeuwse geschiedenis.
Genellikle iki katlı inşa edilirler.Meestal wordt twee keer gebroed.
Erişim tarihi: 28 Nisan 2014. ^ "Hayata Gecirilmiş Kafes Planı Maraş katliamı".28 april 1944: Op deze dag werd het "Ontwerp van overeenkomst van sociale solidariteit" bekendgemaakt.
(Bkz: Kaynak gösterme) ^ "Hocalı Katliamının 13. Yıldönümü".(Uitg. bij gelegenheid van de viering van de vijftigste sterfdag van de auteur op 13 dec.
Araları mazgallı olan sekiz burç ikişer katlıdır.Acht opvarenden verdrinken hierbij.
Dik yamaçlarda dikilen sayısız tarihi çok katlı otel binası bulunmaktadır.De stad is het meest bekend om de warmwaterbronnen die in een hoop hotels aanwezig zijn.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Een monument herinnert aan de slachtoffers.
Ayrıca ara sıra “çok katlı Taler” de döküldü.Er wordt ook vaak over 'Abstede/Sterrenwijk' gesproken.
Semtte çok yüksek ve çok katlı binalar bulunur.De wijk is drukbevolkt en staat vol hoge gebouwen.
Camii iki katlıdır.Fazli is tweebenig.
Bu makale 1944 yılında gerçekleşen Oradour-sur-Glane katliamı hakkındadır.Film oparty jest na historii masakry we francuskim Oradour-sur-Glane w 1944 roku.
1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku buldu.W 1908 roku podobne wydarzenia miały miejsca w Klungkung.
1864 - Sand Creek Katliamı gerçekleşti.Przeżył masakrę nad Sand Creek w 1864 r.
1996 - Avustralya, Port Arthur katliamı.Również w 1996 roku miała miejsce masakra w Port Arthur w Australii.
Olay, tarihe Sand Creek Katliamı olarak geçti.Nie poniósł kary za masakrę nad Sand Creek.
Gemiyi altı katlı yaptım.Zbudowano 6 okrętów.
Bunu, Londra ve York'taki Yahudi katliamları takip etti.Wkrótce potem doszło do masakry wyznawców judaizmu w Londynie i Yorku.
76 katlı bir gökdelendir.Jest to 76 szczyt Ziemi.
İnsulalar altı veya yedi katlı olarak inşa edilmekteydi.Plac został obudowany sześcio- i siedmiopiętrowymi budynkami.
Chilehaus (Şili Evi), Hamburg, Almanya'da bulunan ve on katlı bir ofis binasıdır.Chilehaus – dziesięciopiętrowy budynek biurowy w Kontorhausviertel w Hamburgu, w Niemczech.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Izrael nie zdecydował się na uderzenie odwetowe.
"Güçlükonak katliamı"."Dokonują masakry".
Film, Teksas Katliamı serisinin yedinci filmidir ve 1974 tarihli ilk filmin devam bölümü niteliğindedir.Jest to szósta część z cyklu Życzenie śmierci oraz remake pierwszego filmu z 1974 roku o tym samym tytule.
Bu savaşta İnyupik güçleri Koyukonları yenmiş ve katliam yapmışlardır.Tym razem komendant wieży ostatecznie go pokonał i zabił.
Ancak bu sefer de Columbine Lisesi katliamı yaşandı.Tekst nawiązuje do Masakry w Columbine High School.
Hatta kullanılmak üzere dokuzu çift katlı yetmiş beş vagon alınacağı duyuruldu.Następnie Škodzie zlecono przebudowę kolejnych 25 wozów.
Kule 9 katlı Kyoto Tower Hotel'in üzerindedir ve Kyoto İstasyonu'nun karşısında yer almaktadır.Wieża wieńczy 9-piętrowy hotel Kyoto Tower Hotel.
Fakat Protestanların çoğunluğu böyle bir katliama karşı çıktı.Większość głosujących opowiedziała się za takim zapisem.
Katliamdan sonra kasabayı tamamen yaktılar.Po masakrze miasto zostało w części spalone.
Bu katliam, Van Diemen's Land Company tarafından yapılan son şiddet olaydır.Pozostałości po GRD przejęła firma Van Diemen.
1982 - Lübnan'da Sabra ve Şatilla Filistin mülteci kamplarında katliam.1982 – Rozpoczęła się rzeź palestyńskich uchodźców w libańskich obozach Sabra i Szatila.
19.yüzyılda inşa edilmiş, iki katlı karkas bir yapıdır.XIX wieku została wybudowana jednopiętrowa, murowana kamienica.
1995 - Markale Katliamı: 37 kişi öldü, 90 kişi de yaralandı.Markale został ostrzelany po raz drugi 28 sierpnia 1995; wówczas zginęło 28 osób, zaś 90 odniosło obrażenia.
2 Şubat - Suriye'de Hama Katliamı başladı.3 lutego – w Syrii rozpoczęto bombardowanie Hims.
Grup 1999'da Columbine Lisesi katliamı ile ilişkilendirilmiştir.Fabuła nawiązuje do masakry w Columbine High School w 1999 r.
İlgili Sayfalar