katlı ile cümle

katlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu eserimde çoğu zaman William'ı övdüm ancak bu vahşice katliam hakkında iyi bir şey söyleyemem.Tenho muitas vezes elogiado Guilherme neste livro, mas não posso dizer nada de bom sobre este massacre brutal.
Katedralin doğusunda Fyodor Lidval tarafından tasarlanmış altı katlı Astoriya Oteli bulunmaktadır.Ao leste da catedral está o Hotel Astoria, com seis andares, projetado por Fyodor Lidval.
10 katlı binada 74 yargıç odası, 22 yüksek mahkeme, 2 geniş mahkeme salonu bulunur.O edifício, de 10 andares, tem 74 escritórios judiciais, 22 tribunais e 2 salas de audiência grandes.
İkinci Haçlı Seferi (1147) sırasında, Almanya'daki Yahudiler çok sayıda katliama maruz kaldı.Na Segunda Cruzada (em 1147) os judeus na Alemanha foram sujeitos a vários chacinas.
Vietnam Kuzey Kore ve Romanya'da da kitlesel katliamlar yapılmıştır.Assassinatos em massa também ocorreram no Vietnã, Coreia do Norte e Romênia.
Rus Paskalyasından sonra Yahudilere yapılan katliam özenle planlandı.Houve um plano organizado para o massacre aos judeus no dia a seguir à páscoa russa.
1864 - Sand Creek Katliamı gerçekleşti.29 de novembro de 1864: Massacre de Sand Creek.
Kuzey Kore, Vietnam ile bazı Doğu Avrupa ve Afrika ülkelerinde daha küçük ölçekli katliamlar kaydedilmiştir.Também houve mortes em menor escala na Coreia do Norte, Vietnã, alguns países europeus e africanos orientais.
Teksas Katliamı sona ermemişti.O Massacre da Motosserra no Texas não parou.
Barton da Her şeyi Gören Göz'ün altına 13 katlı bir piramit yerleştirmeyi tavsiye etti.Para o reverso, Barton sugeriu uma pirâmide de treze camadas abaixo do Olho da Providência.
Bu olay Shinwar Katliamı olarak bilinmektedir.O evento tornou-se conhecido como o Massacre Shinwar.
Slumber Party Slaughter (Katliam Pijama Partisi) Amerikan slasher türü bir korku filmi.Slumber Party Slaughter é de filme de terror americano do gênero slasher.
Çünkü Katyn Katliamı ortaya çıkmıştı.Começa o Massacre de Katyn.
Bu korkunc katliamdan şehir savunucularından sadece 800 kişi kurtulabildi.Apenas 800 conseguiram fugir do massacre que se seguiu.
Johnson, Perryman'ı Katliam filminden önce de tanıyordur.Johnson conheceu Perryman antes das filmagens de The Texas Chainsaw Massacre 2.
Bu katliamdan erkekler, kadınlar ve çocuklardan kurtulan olmadi.No massacre, não foram respeitadas, nem mulheres e nem crianças.
"Katliam pişmanları!"."Tubarões me mordam!"
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.1942 — Himmler decide dar início aos experimentos com prisioneiros em Auschwitz.
Burada yapılan katliamlarda ailesinin kurtulan tek üyesiydi.O seu marido era o único membro da família presente quando morreu.
Sonuç olarak Bâb-ı Âli, katliamlar yüzünden kınandı.Toante (Θοων), foi assassinado pelas Moiras.
Bir avlu içinde yer alır ve üç katlıdır.Possui um cassino e três cavernas ao redor.
İsrail, katliamı durdurmak için hiçbir eylemde bulunmadı.Israel não apresentou justificativas para o ataque.
Tek katlı evlerde ise sokak cephesinde hiç pencere yoktur.Em alguns cômodos, as paredes também não têm janelas.
Dante, İlahi Komedya'da Limbus'u iki katlı olarak göstermektedir.Dante recorda Frei Dolcino na Divina Comédia.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.A União Africana condenou a ação, chamando-o como uma "tentativa de golpe de Estado".
Eski tarzda, fırfırlı, dantelli ve katlı giymeyi seviyor.Ela usa óculos, dentadura e gosta de chocolate.
Şubat 2007'de, Burç Halife dünyanın en çok katlı yapısı olan Sears Kulesi'ni geçmişti.Fevereiro de 2007 Burj Khalifa ultrapassa a Willis Tower e é o edifício com mais andares.
Bu olay ABD tarihinin en kötü lise katliamıydı.Trata-se do pior tiroteio da história dos Estados Unidos.
1908 yılında Klungkung'da benzer bir çatışma ve katliam vuku buldu.Na ocorreu outro massacre similar em Klungkung.
Katliamlar ertesi gün devam etti.As greves terminaram no dia seguinte.
Yeni imparator bu katliama engel olacak hiçbir harekette ve sözde bulunmadı.O Império parece não ter feito nada para o manter.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Também será construído um memorial em homenagem às vítimas.
Arnavutlara uygulanan katliamlar, 1941'e kadar devam etti.Contudo, os ataques dos índios contra os brancos continuaram até 1900.
İki katlı bir binadır.Tratava-se de um edifício de dois andares.
Zamanla tüm katliam ve savaşlara rağmen sayılarının arttığı ve özgür Spartalı nüfusunu geçtiği bilinir.Completamente apaixonado, passa, inclusive, por cima de suas mentiras e armações.
Sağ kalanların bir kısmı ise İran'a kaçıp katliamdan kurtulmayı başardılar.Is outros irlandeses conseguiram escapar com suas vidas.
Taipai 101 denilmesinin sebebi 101 katlı yapı olmasından dolayıdır.O nome EH101 surge por mero acaso.
İran, 1975'te Irak'la anlaşmaya varıp sınırları kapatınca, Irak, Kürtlere karşı katliama girişti.Quando o Irã e o Iraque assinam um tratado de paz em 1975, o apoio cessa.
Beş katlı bina yüksekliğinde orglar bulunmaktadır.Existe uma média de 55 edifícios altos.
Daha sonra, Rus ordusu çekildikçe katliamlar artmaya başladı.Antes do Armistício, as forças russas começaram a realizar saques.
Her ikisi de katliam günü yazılmıştı.Ambos os presidentes foram baleados numa sexta-feira.
Temmuz 1995'te burada ve cıvardaki başka suç mahallerinde Srebrenitsa katliamını işlediler."O relatório deixa claro que a enorme crimes foram cometidos na área de Srebrenica em julho de 1995.
Roboski Katliamı nedir?".«O que é um fichamento bibliográfico?».
2008 yılının başından bu yana, iki katlı 600 metrekare kullanım alanı olan köy konağı yapımı sürmektedir.E foi anunciado em 2013 a construção de um novo Hospital Regional com mais de 200 leitos.
Toplam 346 metre yüksekliğe sahiptir ve 73 katlıdır.Com a altura de 346 metros, tem 73 andares.
Erişim tarihi: 3 Mayıs 2009. ^ "Güçlükonak Katliamı Suç Duyurusu".6 de maio de 2009 «Los Três Amigos: lançamento da animação».
Plaka D, bir boğa katliamının manzarasıdır.Op plaat D ziet men een scène van een stierenslachting.
Çünkü Katyn Katliamı ortaya çıkmıştı.Ook kwam het Bloedbad van Katyn aan de orde.
Bu makale 1944 yılında gerçekleşen Oradour-sur-Glane katliamı hakkındadır.De film is gebaseerd op het bloedbad van Oradour-sur-Glane in 1944.
Tapınaklar tek katlı olurdu.De tempels hadden geen dak.
1993 - Başbağlar Katliamı.1993 - Totale maansverduistering.
Grup 1999'da Columbine Lisesi katliamı ile ilişkilendirilmiştir.De stad werd in 1999 opgeschrikt door het Bloedbad op Columbine High School.
İkinci bölüm olan Teksas Testere Katliamı Bölüm II'de gözükmüştür.Spionage contra Spionage deel I en II.
Ayrıca köy halkı tarafından 2013 yılında iki katlı Cemevi yaptırılmıştır.Daarnaast waren tot 2013 twee wolkenkrabbers van deze hoogte in aanbouw.
Bu savaşlar sırasında ABD Kızılderili katliamları da görülür.Tijdens dit bombardement werden ook Amerikaanse troepen geraakt.
Bunun üzerine katliam daha da şiddetlendi.Het geweld werd nog sterker verminderd.
Bazı kaynaklar bu katliamda öldürülen insanların sayısının 40.000 olduğunu ifade eder.Er wordt gezegd dat 40.000 Franken het leven lieten in deze strijd.
Selefi Pertinax'ın katlinden sonra tahtı, Praetorian Muhafızlarından açık artırma ile satıldı.Na de moord op Pertinax, werd de troon door de op geld beluste praetoriaanse garde per opbod verkocht.
Uluslararası toplum bu saldırıyı kınamış ve "vahşi bir katliam" olarak nitelendirmiştir.De Verenigde Naties veroordeelden het bloedbad en bestempelden het als "genocide".
Ancak bu sefer de Columbine Lisesi katliamı yaşandı.Het 'Bloedbad op Columbine High School'.
İlgili Sayfalar