katlı ile cümle
katlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bina 80 ve 42 katlı iki kuleden oluşmaktadır.Ils sont parqués entre 24 et 48 heures dans deux écuries.
Bugün okul hala, sekiz katlı üç blokta eğitim ve öğretimi sürdürmektedir.Le réseau est actuellement constitué de trois lignes régulières et huit circuits scolaires.
Eylül Katliamı, Fransa'da yapılmış yerel halk hareketi.Droit Plan local de redynamisation, en France.
Aslında Katyn katliamını Ruslar değil, Alman askerleri yapmışlardır.Enfin, d'autres maintiennent que les assassins étaient des soldats allemands et non des Lituaniens.
Katliamlar ertesi gün devam etti.Les tueries ont duré jusqu'au lendemain.
2 katlı ve 7 odalı müze-ev, bahçe içindedir ve sokağa penceresi yoktur.Si l'hôtel est bien au numéro 70, il n'y a aucun jardin (garden) dans la rue.
Katliamın örtbas edilmesinin bir parçası olarak Ishii, geriye kalan 150 kişinin öldürülmesini emretmiştir.Como parte del encubrimiento, Ishii ordenó la ejecución de 150 prisioneros.
Olay, tarihe Sand Creek Katliamı olarak geçti.Este ataque es conocido como la Masacre de Sand Creek.
Bu eserimde çoğu zaman William'ı övdüm ancak bu vahşice katliam hakkında iyi bir şey söyleyemem.He alabado con frecuencia a Guillermo en este libro, pero no puedo decir nada bueno de su brutal matanza.
1570: Korkunç İvan, Novgorod halkının toplu katliamı için emir verdi.1570: Iván el Terrible ordena la masacre de los habitantes de Nóvgorod.
Slumber Party Slaughter (Katliam Pijama Partisi) Amerikan slasher türü bir korku filmi.Slumber Party Slaughter (Masacre en Fiesta de Pijamas) es una película de horror americana del género slasher.
Hatta birçoğu, katliama uğrayarak canlarını da kaybettiler.¡Alá!”, dispararon e hirieron a muchos de sus camaradas.
Gazetelerde Maraş Katliamı haberleri bulunmaktadır.Van a tener las noticias de la masacre en directo.
Burçların bir kısmı da 2 katlı hale getirilerek kale muhafızları için tahsis edilmiştir.Otras 2 hojas le sirven de guardas.
Plaka D, bir boğa katliamının manzarasıdır.En la cara B hay un ritual de sacrificio de un toro y una escena procesional.
Binbaşı Ethan Allen Hitchcock şubat ayında Dade Katliamı kalıntılarını bulmuştur.Ethan A. Hitchcock estaba entre los que quedaba del partido Dade en febrero.
Holokost'ta Yahudilere karşı Hristiyanlarca yapılan katliam ve cinayetler de dahildir.Se encontró con los cristianos y los Judíos que viven en Coilum (Kollam).
Pogrund 21 Mart 1960 yılında Sharpeville katliamında gazete muhabiri olarak çalışmış.El 21 de marzo de 1960 se produjo la llamada «matanza de Sharpeville».
Bu katliamda yaklaşık 1200 mahkûm öldürülmüştü.En este levantamiento murieron cerca de 1200 personas.
Bunlardan en bilineni savaş esirlerinin öldürüldüğü Katyn Katliamıdır.Sí que conocen Katyn, sobre la masacre de los oficiales polacos que tuvo lugar allí.
Rus Paskalyasından sonra Yahudilere yapılan katliam özenle planlandı.Estaba sobradamente planeada una masacre generalizada contra los judíos el día siguiente a la Pascua rusa.
3 katlı ilköğretim okulu vardır.Tres Centros de Educación Primaria.
Altı katlı bir binaydı ve 193 yatak odasına sahipti.Era un parador de 3 estrellas y poseía 6 habitaciones.
İki katlı evlerin alt katı hayvan barınağı olarak kullanılırdı.Los dos pisos más bajos de una torre residencial se reservaban para ganado.
Katliam, 1968 Yaz Olimpiyatları'nın başlamasından 10 gün önce gerçekleşmiştir.La masacre ocurrió diez días antes de la apertura de los Juegos Olímpicos de México 1968.
Çünkü Katyn Katliamı ortaya çıkmıştı.Véase también masacre de Katyn.
Roboski Katliamı nedir?".¿Qué es la robótica?.
Onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar.Develar un monumento en memoria de las víctimas.
Nanking KatliamıMapa de Nanumanga
Ragtime müzik türünün gelişmesinde önemli katlıları vardır.En la música de Krenek hay gran variedad de estilos.
Genellikle 5 katlı olarak inşa edilmiştir.Por lo general solían pesar sobre los cincuenta gramos.
Artık bu katliamı durdurmak için tekerlekli sandalyesinde elinden geleni yapacaktır.Ahora, debe desaparecer para acabar con la cadena de odio.
Tıpkı Goya'nın çalışmasında olduğu gibi Kore'de Katliam'da da iki ayrı parça vardır.En catalán la diéresis también tiene dos funciones.
Katliam ise tür olarak bir kara mizahdır.Mi muerte es tan ligera como una pluma.
2 katlı 4 daire lojmanı vardır.Cuenta con catorce salas de exposición en dos niveles.
Bu katliam Le Paradis katliamı olarak tanınır.Este asesinato masivo es conocido como la Masacre de El Salado.
1942 - Naziler, Auschwitz'te gazla öldürme katliamlarına başladı.1942: Los nazis llevan a cabo la Masacre de judíos en Lublin.
Katliamın korkunç sahnesi açıklanabilirlikten de ötedir.Son impactantes sus escenas sobre la danza de la muerte.
Yapı iki katlı olup, kasabanın merkezinde yer almaktadır.Es uno de los dos, ubicados en el centro urbano de la ciudad.
Katliam hem Washington'a, hem de Amerikalı general Douglas MacArthur'a rapor edilmiştir.Roxas contó con el apoyo del gobierno estadounidense y el General Douglas MacArthur.
Asarılar dağılır ve yurtlarının kalıntıları üzerinde yeniden yedi katlı bir ülke kurulur.Sigue adelante otra vez, encontrarás siete tiendas de paño en otro lugar.
Resmi kayıtlara göre Teksas Katliamı hiç yaşanmadı.Finalmente se ve que el asesinato de George nunca tuvo lugar.
Osmanlı döneminde büyük Müslüman kentlerinde katliamlara karşı kalabalık gösteriler düzenlenmekteydi.Durante este periodo medieval los relojes de horas temporarias se realizaban en la cultura musulmana.
Polonya yönetimi Volin Katliamı kurbanlarının sayısının 36.750 olduğunu ifade etmektedir.Según las autoridades neerlandesas dejó un saldo de 36 417 víctimas fatales.
Genellikle iki katlı inşa edilirler.Son edificios generalmente de dos plantas.
Cape Grim Katliamı (İng.Puy Griou (Cantal).
DNA profillemesi katliam kurbanlarının kimliklerinin belirlenmesinde de kullanılmıştır.Su cadáver necesitó ser reconocido por las pruebas de ADN.
Bu katliam Avrupa'nın gördüğü gelmiş geçmiş en büyük toplu katliam olma özelliğini taşır.Este hallazgo supone el mayor conjunto de arte mueble de la prehistoria europea jamás hallado.
"İsrail'in Şucaiyye katliamı".«Asesinato en el corazón de Jerusalén.
"MARAŞ KATLİAMI ZEMİNİNDE YABANCILAŞMA".«"La ingrata conducta del pueblo catalán..."».
İnançsız kişilerin bu kadar büyük katliamını hiç kimse görmüş duymuş değildi.Y no he visto a nadie que se ocupara en serio de tanta tristeza.
The Hotel Tower ise 65 metre yükseklikte ve 16 katlı bir Courtyard Marriott otelidir.Sus 68 pisos albergan un hotel Marriott.
Ruanda KatliamıEl genocidio de Ruanda.
Hocalı Katliamı zamanı onlarla insanın hayatını kurtarmışdır.La oportuna intervención de un colega le salvó entonces la vida.
Neoklasik tarzda inşa edilen bina, üç katlıdır.La fachada de este nuevo edificio es de estilo manierista con tres cuerpos.
Sağlık ocağı vardır 3 katlı sağlık ocağı lojmanı bulunur.En cuanto a la sanidad, el Sector III tiene tres centros médicos de carácter público.
Kore'de Katliam, İspanyol ressam Pablo Picasso'nun 1951 tarihli tablosu.Masacre en Corea, un cuadro de Pablo Picasso.
Bilgi notu katliamla ilgili soruşturma ve yargılamalar sürerken hiç ortaya çıkmadı.Nunca hubo ningún juicio ni encuesta legal acerca de la desaparición y muerte de los dos muchachos.
B Blok, 135,7 metre uzunluğunda olup 27 katlıdır.El bloque B mide 127 metros, tiene 27 pisos.
Fakat Türkmen ileri gelenleri, kardeşinin katlinde parmağı olduğu gerekçesiyle onun beyliğini kabul etmediler.Pese a todo, las ansias de poder de Ana no le dejaron aceptar el ascenso al trono por parte de su hermano.
İlgili Sayfalar