Ana içeriğe geç
Sözlük

katip ile cümle

katip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bonifacio yönetimindeki Katipunan, 1896'da, Filipin Devrimi'ni başlatmıştır.Katipunan skulle 1896 starta Filippinska revolutionen.
II.Dönem Divanı Riyaset Katipliği yapmıştır.Andra dagen rids uthållighetsprovet.
Burada 3. katip idi.Та був заарештований втретє.
1998-2000 – Ataşe, Üçüncü Katip, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Balkan Ülkeleri Daire BaşkanlığıУ 1998—2000 рр. — аташе, третій секретар відділу Балканських країн МЗС України.
2000-2004 –Üçüncü Katip, İkinci Katip, Ukrayna'nın Rusya Federasyonu Büyükelçiliği (Moskova).У 2000—2004 рр. — третій, другий секретар Посольства України в Російській Федерації.
Dediler: - Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.A jak prohlásí: „Nemáme se čeho bát.
Burada 3. katip idi.Nakonec byl třetí Peták.
İmparatoraluk saray dairesindeki katiplik kariyerinde hızla ilerledi.Čarodějka ji v prezidentském paláci rychle paralyzovala.
Baş katip kurum uyeleri tarafından yapılan oylama sonucunda seçilmiştir.Hotărârile erau adoptate de comitia curiata în urma votului ginților.
Katip Çelebi ilk çevirmenlerdendir.Az eljárás az előbbi fordítottja.
Burada 3. katip idi.Ez volt a harmadik profi klubja.
Vahiy katipleri değişik din ve milliyetlere sahip insanlardan oluşmaktaydı.A tagjai különböző vallásos neveltetésű és nemzetiségű emberekből állt.
1902-1908 yılları Feldkirch ve Viyana'da katip oldu.1902–1908 között Münchenben Azbe és Stuck növendéke volt.
Ahkam Katipliği yaptı.Vos megölte Karkkót.
Dosya:Nuh Naci Yazgan.jpg Katipzade Nuh Naci Yazgan (d.Youssou N’Dour (lausutaan jussu n̩ˈduːʀ; s.
1988 yılında katip pozisyonundaki ilk yurtdışı görevi Yunanistan'ın Yugoslavya Büyükelçiliği oldu.Η πρώτη ξένη θέση ήταν στην Ελληνική Πρεσβεία στο Βελιγράδι της Γιουγκοσλαβίας το 1988.
1894 yılında hukuk doktorasını aldı ve bir avukat olmadan önce bir adli katip olarak çalıştı.Han blev student 1894 og fik som ung kontorplads hos en sagfører og tog her præliminæreksamen.
Dediler: - Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.Mereka menjawab dengan menantang: "Kami tetap tidak akan mengikuti kemauanmu dan tidak takut ancamanmu.
Bonifacio yönetimindeki Katipunan, 1896'da, Filipin Devrimi'ni başlatmıştır.Bonifacio cùng Katipunan bắt đầu cuộc Cách mạng Philippines vào năm 1896.
Dediler: - Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.賈堅はこれに対して「我は逃れようとも叶わぬであろう。
Dediler: - Ondan dahi korkumuz yoktur, katipleri razı etmişiz.老翁曰:「別擔心,我將計之。
26. dönemde Meclis Katip Üyesi olmuş Şubat 2017'de görevinden istifa etmiştir.2017年2月因涉嫌职务犯罪,其第十二届全国人民代表大会代表职务终止。
Katip'in hapisten çıkma fırsatı vardır.출소(出所)는 죄수가 교도소에서 복역을 마치고 나오는 일이다.
Burada 3. katip idi.세 번째 연구로는 면접조사였다.
Fakat Avam Kamarası katipleri, bu rakamın 1,9 milyondan daha az olduğunu söyledi.עריקאת אישר כי המשלחת הפלסטינית לא הסכימה להתפשר יותר מ-1.9%.
1894 yılında hukuk doktorasını aldı ve bir avukat olmadan önce bir adli katip olarak çalıştı.През 1611 г. той става доктор по право и работи известно време като адвокат.
1894 yılında hukuk doktorasını aldı ve bir avukat olmadan önce bir adli katip olarak çalıştı.V roku 1859 dokončil právnickú školu a nastúpil ako úradník na ministerstve spravodlivosti.
Takımı geçici bir süre yardımcı teknik adam Enver Katip çalıştırmaya başladı.Kurį vyrą atiduoti į rekrutus galutinai nuspręsdavo dvarininkas.
Bu gişelerdeki görünmez katipleri her hafta değiştirebilirdik ama bu yolsuzluğu değiştiremezdik.접수창구 안에 숨은 직원들을 교체할 수는 있었지만, 부패한 행동을 변화시키지는 못했습니다.
Bu gişelerdeki görünmez katipleri her hafta değiştirebilirdik ama bu yolsuzluğu değiştiremezdik.Mohli sme vymeniť neviditeľných úradníkov za okienkom každý týždeň, ale neodstránili by sme úplatkárstvo.
Bu gişelerdeki görünmez katipleri her hafta değiştirebilirdik ama bu yolsuzluğu değiştiremezdik.Ми могли щотижня змінювати невидимих чиновників у цих будках, але нам не вдавалося подолати корупцію.
Bu gişelerdeki görünmez katipleri her hafta değiştirebilirdik ama bu yolsuzluğu değiştiremezdik.Мы могли менять невидимых клерков в киосках каждую неделю, но мы не могли изменить этот коррупционный порядок.
Bu gişelerdeki görünmez katipleri her hafta değiştirebilirdik ama bu yolsuzluğu değiştiremezdik.יכולנו להחליף את הפקידים הבלתי נראים בתוך הדוכנים, אחת לשבוע, אבל לא יכולנו להחליף את השיטה המושחתת הזאת.
Bu gişelerdeki görünmez katipleri her hafta değiştirebilirdik ama bu yolsuzluğu değiştiremezdik.يمكننا أن تغير الكَتبة الخفيين داخل الأكشاك كل أسبوع، و لكننا لا نستطيع تغيير هذه الممارسة الفاسدة.
Bu gişelerdeki görünmez katipleri her hafta değiştirebilirdik ama bu yolsuzluğu değiştiremezdik.不正行為は 変わりませんでした 世界銀行のドイツ人担当者に 私は言いました
Bu katip, din adamı statüsündeydi. Böylece, biz şuan okuma yazma bilen biriyle muhatap oluyoruzDus dit was een geletterd iemand. met een hoge status had in de Egyptische samenleving.
Bu katip, din adamı statüsündeydi.Písař měl status duchovního.
Bu katip, din adamı statüsündeydi.Писар мав священний статус.
Katipler artık bilgisayarlar.Urzędnikami są komputery.
Katipler artık bilgisayarlar.Well, máy vi tính là thư ký.
Katipler artık bilgisayarlar.Tak tedy, na místě úředníků jsou dnes počítače.
Katipler artık bilgisayarlar.A számítógépek lettek a hivatalnokok.
Katipler artık bilgisayarlar.Beh, gli impiegati sono i computer.
Katipler artık bilgisayarlar.Bem, os escriturários são os computadores.
Katipler artık bilgisayarlar.Eh bien, les employés sont les ordinateurs.
Katipler artık bilgisayarlar.Funcționarii sunt calculatoarele.
Katipler artık bilgisayarlar.Juru tulis sekarang adalah komputer-komputer.
Katipler artık bilgisayarlar.글쎄요. 서기는 컴퓨터입니다.
Katipler artık bilgisayarlar.Los empleados ahora son las computadoras.
Katipler artık bilgisayarlar.Nou, het kantoorpersoneel bestaat uit computers.
Katipler artık bilgisayarlar.No, virkailijat ovat tietokoneita.
Katipler artık bilgisayarlar.Nun, die Beamten sind die Computer.
Katipler artık bilgisayarlar.Nuž, úradníkmi sú počítače.
Katipler artık bilgisayarlar.Ε, λοιπόν οι γραφιάδες είναι οι υπολογιστές.
Katipler artık bilgisayarlar.Ну, офисные работники и компьютеры.
Katipler artık bilgisayarlar.Писарите са заместени от компютри.
Katipler artık bilgisayarlar.У ролі клерків працюють комп'ютери.
Katipler artık bilgisayarlar.הרי הפקידים הם המחשבים בעצם.
Katipler artık bilgisayarlar.المحررين هم الحواسيب.
Katipler artık bilgisayarlar.どの職場にも 山ほど置いてあります
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod